Üye iş yeri sözleşmesinden alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15794 E. 2012/7575 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bloke↗ kusur↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve kısmen yararlanılan bilirkişi raporuna göre, davalı-birleşen davada davacı olan ...’ın kredi kartlarını pos cihazından geçirilmesi ile kendiliğinden provizyon alması gerektiği, aynı gün, aynı süre içinde alışverişin birden çok bölünerek farklı işlemler yapması nedeniyle sahte kredi kartı ibraz edeni cesaretlendirdiği, bu nedenle davalı ...’ın olayda %50 kusurlu olduğu, diğer davalıların sorumluluğunu gerektirir eylemlerinin kesin ve net olarak anlaşılamadığı; birleşen davada ise, bloke edilen miktarın davalı ...’ın sorumlu olduğu miktarın altında kaldığı gözetilerek asıl davada, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların reddine, davalı ...’a karşı açılan davanın kısmen kabulü ile 6.313,10-TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; birleşen davada davacı ...’ın davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava üye iş yeri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Ancak iş yeri sahibi ..., taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak hareket ettiği gibi, davacı bankanın kart sahiplerinden slip bedellerini de tahsil ettiğini kanıtlayamamıştır. Aksine dosya içeriğinden de satış işlemlerinin sahte olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece asıl davanın davalı ... yönünden kabulü gerekirken, kusur oranında paylaşım yaparak hüküm kurulması doğru olmamış, asıl davaya ilişkin hükmün davacı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16535 E. 2013/2036 K.
Ortak:bloke · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… ilmesi ile kendiliğinden provizyon alması gerektiği, aynı gün, aynı süre içinde alışverişin birden çok bölünerek farklı işlemler yapması nedeniyle sahte kredi kartı «ibraz» edeni cesaretlendirdiği, bu nedenle davalı ...’ın olayda %50 kusurlu olduğu, diğer davalıların sorumluluğunu gerektirir eylemlerinin «kesin» ve net olarak anlaşılamadığı; birleşen davada ise, «bloke» edilen miktarın davalı ...’ın sorumlu olduğu miktarın altında kaldığı gözetilerek asıl davada, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların reddine, davalı …
Benzer bu kararda… ilmesi ile kendiliğinden provizyon alması gerektiği, aynı gün, aynı süre içinde alışverişin birden çok bölünerek farklı işlemler yapması nedeniyle sahte kredi kartı «ibraz» edeni cesaretlendirdiği, bu nedenle davalı ...’ın olayda %50 kusurlu olduğu, diğer davalıların sorumluluğunu gerektirir eylemlerinin «kesin» ve net olarak anlaşılamadığı; birleşen davada ise «bloke» edilen miktarın davalı ...’ın sorumlu olduğu miktarın altında kaldığı gözetilerek asıl davada, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların reddine, davalı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2786 E. 2011/2322 K.
Ortak:kusur · ibraz
İncelediğiniz kararda… ilmesi ile kendiliğinden provizyon alması gerektiği, aynı gün, aynı süre içinde alışverişin birden çok bölünerek farklı işlemler yapması nedeniyle sahte kredi kartı «ibraz» edeni cesaretlendirdiği, bu nedenle davalı ...’ın olayda %50 kusurlu olduğu, diğer davalıların sorumluluğunu gerektirir eylemlerinin «kesin» ve net olarak anlaşılamadığı; birleşen davada ise, «bloke» edilen miktarın davalı ...’ın sorumlu olduğu miktarın altında kaldığı gözetilerek asıl davada, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların reddine, davalı …
Bu durumda mahkemece asıl davanın davalı ... yönünden kabulü gerekirken, «kusur» oranında paylaşım yaparak hüküm kurulması doğru olmamış, asıl davaya ilişkin hükmün davacı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ri almaması nedeniyle sorumluluğu bulunup bulunmadığı, üye işyeri sahibi olan davacının kendisine alış verişte sunulan kredi kartının sahte olup olmadığını ve kartı «ibraz» edenin gerçek «hamil» olup olmadığını tespit etmesinin olanaklı bulunup bulunmadığının dikkate alınarak davacıya atfı kabil bir «müterafik kusurun» bulunup bulunmadığının araştırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken,yazılı olduğu şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «üye işyeri sözleşmesi» gereği POS makinesi bağlanan işyerinin kredi kartının sahte olup olmadığını tespit etmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alış verişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya «kusur» izafe edilip edilmeyeceği noktasında toplanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · eksik araştırma · müterafik kusur · güven kurumu · dolandırıcılık · hamil · bilirkişi incelemesi · fatura
Benzer bu kararda… ik alt yapısının davalı bankaca kurulduğundan davacının sisteme müdahale olanağı bulunmadığı, davalı bankanın üye işyerine göre teknik yönden güçlü olması nedeniyle «dolandırıcılık» eylemlerine karşı önlem alması gerektiği, «güven kurumu» olan bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve alınan rapora itibar edilmemiş ise de, yapılan inceleme «eksik araştırmaya» dayalıdır.
… ri almaması nedeniyle sorumluluğu bulunup bulunmadığı, üye işyeri sahibi olan davacının kendisine alış verişte sunulan kredi kartının sahte olup olmadığını ve kartı «ibraz» edenin gerçek «hamil» olup olmadığını tespit etmesinin olanaklı bulunup bulunmadığının dikkate alınarak davacıya atfı kabil bir «müterafik kusurun» bulunup bulunmadığının araştırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken,yazılı olduğu şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «üye işyeri sözleşmesi» gereği POS makinesi bağlanan işyerinin kredi kartının sahte olup olmadığını tespit etmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alış verişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya «kusur» izafe edilip edilmeyeceği noktasında toplanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17878 E. 2014/8442 K.
Ortak:bloke · kusur
İncelediğiniz kararda… ilmesi ile kendiliğinden provizyon alması gerektiği, aynı gün, aynı süre içinde alışverişin birden çok bölünerek farklı işlemler yapması nedeniyle sahte kredi kartı «ibraz» edeni cesaretlendirdiği, bu nedenle davalı ...’ın olayda %50 kusurlu olduğu, diğer davalıların sorumluluğunu gerektirir eylemlerinin «kesin» ve net olarak anlaşılamadığı; birleşen davada ise, «bloke» edilen miktarın davalı ...’ın sorumlu olduğu miktarın altında kaldığı gözetilerek asıl davada, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların reddine, davalı …
Bu durumda mahkemece asıl davanın davalı ... yönünden kabulü gerekirken, «kusur» oranında paylaşım yaparak hüküm kurulması doğru olmamış, asıl davaya ilişkin hükmün davacı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, davalı banka tarafından davacı şirkete verilen pos makinesi kullanılarak yapılan alışveriş bedelinin, davalı bankada «bloke» tutularak davacıya ödenmemesi nedeniyle bu bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece de, davalının «kusuru» bulunmadığı, sahte kartın Yapı Kredi Bankası'na ait olduğu ve bu banka tarafından verilen provizyon sonucu ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davalı bankanın somut olaya ilişkin bir «kusuru» bulunmamakta ise de, yapılan alışveriş karşılığı olan para Yapı Kredi Bankası tarafından davalı bankaya gönderildiğine, bu para halen davalı bankada bulunduğuna ve charge back süresi içerisinde de geri istenilmediğine göre, mahkemece davanın kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma
Benzer bu karardaA.. hakkında «açılmamış sayılmasına» karar verilip bozma yapılmadığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12425 E. 2009/429 K.
Ortak:kusur · ibraz
İncelediğiniz kararda… ilmesi ile kendiliğinden provizyon alması gerektiği, aynı gün, aynı süre içinde alışverişin birden çok bölünerek farklı işlemler yapması nedeniyle sahte kredi kartı «ibraz» edeni cesaretlendirdiği, bu nedenle davalı ...’ın olayda %50 kusurlu olduğu, diğer davalıların sorumluluğunu gerektirir eylemlerinin «kesin» ve net olarak anlaşılamadığı; birleşen davada ise, «bloke» edilen miktarın davalı ...’ın sorumlu olduğu miktarın altında kaldığı gözetilerek asıl davada, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların reddine, davalı …
Bu durumda mahkemece asıl davanın davalı ... yönünden kabulü gerekirken, «kusur» oranında paylaşım yaparak hüküm kurulması doğru olmamış, asıl davaya ilişkin hükmün davacı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, sunulan kanıtlara, banka kayıtlarına ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, POS makinesi slip kopyalarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, anılan makinenin «ibraz» edilen kredi kartına onay verdiği, davacının kredi kartının sahte olup olmadığını bilemeyeceği, kredi kartının sahte olması durumunda davalının onay vermemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «üye işyeri sözleşmesi» gereği POS makinesi bağlanan davacı işyerinde kullanılan kredi kartının sahte olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alışverişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya «kusur» izafe edilip edilmeyeceği, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak bu işlemlerden kimin sorumlu olacağı noktalarında toplanmıştır.
… ıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik birtakım önlemler alınması «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle tarafların «kusurlarının» bulunup bulunmadığı, sözleşme hükümleri dikkate alınarak, sözleşmenin hangi hükümlerini, hangi tarafın somut olayda sözleşmeyi nasıl ihlal ettiği hususlarında, aralarında bankacılık ve uluslararası kredi kartları konusunda ve POS makinesinin teknik yönünden işleyişi alanında uzmanın da yer aldığı yeni bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırılıp, tarafların «kusur oranlarının» saptanması, rapora itirazın yeterince irdelendiği «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · denetime elverişli bilirkişi raporu · kusur oranı · denetime elverişlilik · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda… ıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik birtakım önlemler alınması «dahil» uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle tarafların «kusurlarının» bulunup bulunmadığı, sözleşme hükümleri dikkate alınarak, sözleşmenin hangi hükümlerini, hangi tarafın somut olayda sözleşmeyi nasıl ihlal ettiği hususlarında, aralarında bankacılık ve uluslararası kredi kartları konusunda ve POS makinesinin teknik yönünden işleyişi alanında uzmanın da yer aldığı yeni bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırılıp, tarafların «kusur oranlarının» saptanması, rapora itirazın yeterince irdelendiği «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «üye işyeri sözleşmesi» gereği POS makinesi bağlanan davacı işyerinde kullanılan kredi kartının sahte olup olmadığının tespit edilmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alışverişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya «kusur» izafe edilip edilmeyeceği, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak bu işlemlerden kimin sorumlu olacağı noktalarında toplanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15794 E. , 2012/7575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2000/327 Esas
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.03.2009 tarih ve 2004/446-2009/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ...A.Ş.vekili, müvekkili ile davalı ...’a ait mücevherat firması arasında üye iş yeri sözleşmesi bulunduğunu, yedi adet sahte yurt dışı kredi kartı ile gerçekleştirilen on dört adet işlem karşılığı 12.648.237.250-TL’nin davalı ...’ın hesabına aktarıldığını ve buradan da bu hesap üzerine keşide edilen çeklerle diğer davalılar ... ve ...’ye ödendiğini, davalı ...’ın satış müdürü olarak sorumlu olduğunu, davalı ...’ın sözleşme hükümlerine uymadan işlemleri yapmasında kusurlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 12.648.237.250-TL’nin 10/02/2000 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili asıl davada, müvekkilinin provizyon alarak satış işlemlerini yaptığını savunarak davanın reddini istemiş; birleşen davada haksız şekilde bloke edilen 4.952.953.639-TL’nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ..., davalı ...’ın çalıştığı iş yerinden altın alıp, altınlar karşılığında çek verdiğini, çek bedelini tahsil edip, çalıştığı iş yerine teslim ettiğini, çek bedelinin kendisinin almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve kısmen yararlanılan bilirkişi raporuna göre, davalı-birleşen davada davacı olan ...’ın kredi kartlarını pos cihazından geçirilmesi ile kendiliğinden provizyon alması gerektiği, aynı gün, aynı süre içinde alışverişin birden çok bölünerek farklı işlemler yapması nedeniyle sahte kredi kartı ibraz edeni cesaretlendirdiği, bu nedenle davalı ...’ın olayda %50 kusurlu olduğu, diğer davalıların sorumluluğunu gerektirir eylemlerinin kesin ve net olarak anlaşılamadığı; birleşen davada ise, bloke edilen miktarın davalı ...’ın sorumlu olduğu miktarın altında kaldığı gözetilerek asıl davada, davalılar ..., ...
ve ... aleyhine açılan davaların reddine, davalı ...’a karşı açılan davanın kısmen kabulü ile 6.313,10-TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; birleşen davada davacı ...’ın davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava üye iş yeri sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Ancak iş yeri sahibi ..., taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak hareket ettiği gibi, davacı bankanın kart sahiplerinden slip bedellerini de tahsil ettiğini kanıtlayamamıştır. Aksine dosya içeriğinden de satış işlemlerinin sahte olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece asıl davanın davalı ... yönünden kabulü gerekirken, kusur oranında paylaşım yaparak hüküm kurulması doğru olmamış, asıl davaya ilişkin hükmün davacı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı banka yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 289,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058533000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz