Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15260 E. 2012/5614 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet kusuru↗ yargı yolu↗ ağır kusur↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, YİDK’nun kararlarına karşı iki ay içinde yetkili mahkemede dava açılabileceği, kurulun itiraz üzerine ikinci bir karar alarak verdiği kararı değiştiremeyeceği, davalının ağır ihmali ve hizmet kusurunun bulunduğu, manevi tazminat şartlarının oluştuğu, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı TPE yönünden davanın kısmen kabulüne, 7.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline, diğer davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, manevi tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı mümeyyiz davalının nihai olan kendi kararını itiraz üzerine değiştirmesinin ağır hizmet kusuru olduğu iddiasıyla işbu davayı açmıştır. İdarenin hangi tür eylem ve işlemlerinin kusur veya ağır kusur teşkil ettiğinin değerlendirilmesi idari yargının görevi dahilinde olup, dava konusu uyuşmazlık 556 Sayılı KHK’nin 71. maddesi kapsamında kabul edilemeyeceği gibi, karar gerekçesinde adı geçen Uyuşmazlık Mahkemesi kararı da mahkemeyi bağlayıcı nitelikte değildir.
Bu itibarla mahkemece, dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine karar vermek gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı TPE vekilinin temyiz sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11469 E. 2014/1490 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · keşide tarihi · kıymetli evrak · zayi · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «keşide tarihi», talep ve davaya konu belgenin «kıymetli evrak vasfını» taşıması ile, yasal düzenlemede ki hüküm ve kıymeti nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeni ile iptal kararı verilmesi talebine ilişkin olup, davacı «hamili» olduğunu iddia ettiği çeki zayi ettiğini bildirerek dava açmıştır.
Mahkemece karar gerekçesinde dava konusu çekin «kıymetli evrak» niteliği taşıdığının kabul edilmiş olmasına rağmen istemin içeriği anlaşılamayan gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazı yerinde görülerek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18696 E. 2013/10425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet alım sözleşmesi · hile · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda… ın baştan itibaren kötü niyetli olduğunun sübut bulmadığı, davalı işçilerine yapılan ödemenin davacının isteği ile yapıldığı, davalının davacı şirketi yanıltması ve «hilesi» söz konusu olmadığından davalı zenginleşen iyi niyetli kabul edilerek iade ile yükümlü olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan özettende anlaşılacağı üzere taraflar arasında «hizmet alım sözleşmesi» imzalanmış ve davacı taraf da bu sözleşmeye istinaden fazla ödediği tutarın tahsili için işbu davayı açmıştır.
Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken olayda uygulama yeri olmayan «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre davanın reddi doğru olmamış hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1870 E. 2012/7451 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:intifa hakkı · zayi nedeniyle iptal · rehin hakkı · aktif husumet · rehin · zayi · hamil · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olan senetlerin davacı bankaya tahsile yetkili olarak gönderildiği, senetlerin iptali istemiyle dava açabilmek için senedin maliki, «intifa hakkı» sahibi ya da «rehin hakkı» sahibi olmak gerektiği, açılan davada davacı bankanın «aktif husumet» sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle iptal» istemine ilişkindir.
Vekil «hamil» durumunda bulunan davacı Banka, TTK’nun 600/1. maddesi uyarınca bonodan doğan bütün hakları kullanabileceğinden, bu kapsamda bulunan böyle bir davayı açması mümkündür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15260 E. , 2012/5614 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2006/496-2010/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ‘BRAVVO’ ibareli tescilli markası bulunduğunu, davalı şirketin ise ‘BRAVA, BRAVO’ ibarelerini tescil için başvurduğunu, yaptıkları itiraz üzerine davalı markalarından ‘ ve bunların motorları, karoserleri ve bunlara ait parçalar aksesuarlar’ kısmının çıkarıldığını, sonradan davalı şirketin itirazı üzerine usulsüz olarak YİDK’nun verdiği ilk kararı değiştirdiğini, bu olaydan sonradan haberleri olduğunu, yapılan hatalı işlem nedeniyle dava açmak zorunda kaldıklarını, üzüntüye kapıldıklarını, itibarlarının zedelendiğini ileri sürerek, 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YİDK’nun resen veya ilgililerin müracaatı üzerine hatalı işlemi geri almak ve yaptığı tescili terkin etme hakkının bulunduğunu, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Fiat Auto Spa vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, YİDK’nun kararlarına karşı iki ay içinde yetkili mahkemede dava açılabileceği, kurulun itiraz üzerine ikinci bir karar alarak verdiği kararı değiştiremeyeceği, davalının ağır ihmali ve hizmet kusurunun bulunduğu, manevi tazminat şartlarının oluştuğu, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı TPE yönünden davanın kısmen kabulüne, 7.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline, diğer davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, manevi tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı mümeyyiz davalının nihai olan kendi kararını itiraz üzerine değiştirmesinin ağır hizmet kusuru olduğu iddiasıyla işbu davayı açmıştır. İdarenin hangi tür eylem ve işlemlerinin kusur veya ağır kusur teşkil ettiğinin değerlendirilmesi idari yargının görevi dahilinde olup, dava konusu uyuşmazlık 556 Sayılı KHK’nin 71. maddesi kapsamında kabul edilemeyeceği gibi, karar gerekçesinde adı geçen Uyuşmazlık Mahkemesi kararı da mahkemeyi bağlayıcı nitelikte değildir.
Bu itibarla mahkemece, dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine karar vermek gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı TPE vekilinin temyiz sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE vekilinin itirazlarının incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı TPE'ye iadesine, 09/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057680000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz