Vekil hamil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1870 E. 2012/7451 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekil hamil↗ intifa hakkı↗ zayi nedeniyle iptal↗ rehin hakkı↗ aktif husumet↗ rehin↗ zayi↗ hamil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olan senetlerin davacı bankaya tahsile yetkili olarak gönderildiği, senetlerin iptali istemiyle dava açabilmek için senedin maliki, intifa hakkı sahibi ya da rehin hakkı sahibi olmak gerektiği, açılan davada davacı bankanın aktif husumet sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle iptal istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı Banka, kendisine tahsil için verilen senetlerin kaybolduğunu ileri sürerek bu davayı açmıştır. Vekil hamil durumunda bulunan davacı Banka, TTK’nun 600/1. maddesi uyarınca bonodan doğan bütün hakları kullanabileceğinden, bu kapsamda bulunan böyle bir davayı açması mümkündür. Bu itibarla, mahkemece, davaya bakılarak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15260 E. 2012/5614 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet kusuru · yargı yolu · ağır kusur · kusur
Benzer bu kararda1- Dava, manevi tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı mümeyyiz davalının nihai olan kendi kararını itiraz üzerine değiştirmesinin ağır «hizmet kusuru» olduğu iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
İdarenin hangi tür eylem ve işlemlerinin «kusur» veya «ağır kusur» teşkil ettiğinin değerlendirilmesi idari yargının görevi dahilinde olup, dava konusu uyuşmazlık 556 Sayılı KHK’nin 71. maddesi kapsamında kabul edilemeyeceği gibi, karar gerekçesinde adı geçen Uyuşmazlık Mahkemesi kararı da mahkemeyi bağlayıcı nitelikte değildir.
Bu itibarla mahkemece, dava dilekçesinin «yargı yolu» yönünden reddine karar vermek gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1870 E. , 2012/7451 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Hasımsız olarak görülen davada Gümüşhane Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/11/2010 tarih ve 2010/465-2010/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Akbank ......, Şubesi tarafından müvekkili bankaya tahsil amaçlı olarak gönderilen iki adet senedin henüz vadeleri gelmeden iadelerinin istenilmesi üzerine müvekkili banka tarafından iade edilirken posta aşamasında kaybolmaları nedeniyle iade edilemediğini, senetlerin kötü niyetli insanların eline geçerek tahsil edilmesinin söz konusu olduğunu, posta aşamasında oluşan aksaklığın doğurduğu sorumluluğun bankalarına yükletilmemesi ve oluşabilecek zararın önüne geçilebilmesi açısından TTK’nun 669. maddesi uyarınca, zayi olan senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olan senetlerin davacı bankaya tahsile yetkili olarak gönderildiği, senetlerin iptali istemiyle dava açabilmek için senedin maliki, intifa hakkı sahibi ya da rehin hakkı sahibi olmak gerektiği, açılan davada davacı bankanın aktif husumet sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle iptal istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı Banka, kendisine tahsil için verilen senetlerin kaybolduğunu ileri sürerek bu davayı açmıştır. Vekil hamil durumunda bulunan davacı Banka, TTK’nun 600/1. maddesi uyarınca bonodan doğan bütün hakları kullanabileceğinden, bu kapsamda bulunan böyle bir davayı açması mümkündür. Bu itibarla, mahkemece, davaya bakılarak neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1012817400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz