6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rücu alacağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6709 E. 2010/12464 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takipsizlik kararı tahkikat usulüne uygun tebliğ rücuen tahsil uyuşmazlık konusu ihbar tebligat sigorta poliçesi dava sebebi teslim

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı ...'a velayeten ... temyiz etmiştir.

1- Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, somut olayda dava dilekçesi, davalıya Tebligat Yasası’nın 21 nci maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur. Anılan yasal düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde tebligatın nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır. Tebligat Tüzüğü’nün 28 inci maddesinde de muhatabın adreste geçici bulunmama halinde tebligat memurunun nasıl davranacağı düzenlenmiştir. HGK’nun 29.12.1993 tarih, 18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Tebligat Yasası’nın 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28 nci maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, v.s tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim etmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda davalıya duruşma gününü bildirir tebligat parçasının incelenmesinde böyle bir araştırma yapılmadığı gibi belirtilen hususları içerir bir tebliğden sözedilmesi de esasen olanaklı değildir. Kaldı ki, mümeyyiz davalının gerek takipsizlik kararındaki adresi, gerek yangın raporundaki adresi, gerekse temyiz dilekçesine ekli belgelerdeki adresi dava dilekçesindeki adresi ile örtüşmediği de sabittir. Bu durum karşısında, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü mümkün değildir. O halde, dava dilekçesinin geçerli şekilde davalıya tebliği sağlanmadan ve taraf teşkili yapılmadan yazılı olduğu şekilde davanın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı ...'a velayeten ...'ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14350 E. 2012/4724 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücû tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/471 E. 2010/12459 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15640 E. 2012/5606 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13088 E. 2012/4223 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tapu İptali Ve Tescil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17595 E. 2013/10936 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6709 E.  ,  2010/12464 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.01.2008 tarih ve 2007/842-2008/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...'a velayeten ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline sigortalı konutun davalının 6 yaşındaki oğlunun çıkarmış olduğu yangın sonucu hasarlandığını, sigortalısına müvekkilince 4.190 YTL ödendiğini ileri sürerek, şimdilik bu meblağın davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı ...'a velayeten ... temyiz etmiştir.

1- Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup, somut olayda dava dilekçesi, davalıya Tebligat Yasası’nın 21 nci maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur. Anılan yasal düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde tebligatın nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır. Tebligat Tüzüğü’nün 28 inci maddesinde de muhatabın adreste geçici bulunmama halinde tebligat memurunun nasıl davranacağı düzenlenmiştir. HGK’nun 29.12.1993 tarih, 18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Tebligat Yasası’nın 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28 nci maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, v.s tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim etmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.

Uyuşmazlık konusu olayda davalıya duruşma gününü bildirir tebligat parçasının incelenmesinde böyle bir araştırma yapılmadığı gibi belirtilen hususları içerir bir tebliğden sözedilmesi de esasen olanaklı değildir. Kaldı ki, mümeyyiz davalının gerek takipsizlik kararındaki adresi, gerek yangın raporundaki adresi, gerekse temyiz dilekçesine ekli belgelerdeki adresi dava dilekçesindeki adresi ile örtüşmediği de sabittir. Bu durum karşısında, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü mümkün değildir. O halde, dava dilekçesinin geçerli şekilde davalıya tebliği sağlanmadan ve taraf teşkili yapılmadan yazılı olduğu şekilde davanın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı ...'a velayeten ...'ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı ...'a velayeten ...'ın temyiz itirazlarının kabulüyle kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046470400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.