Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/16152 E. 2012/6321 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
trafik kazası↗ kâr kaybı↗ içtihadı birleştirme kararı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkete ait araçta yolcu iken yaralandığı ve sakatlandığı, söz konusu trafik kazasının meydana gelişinde davalı şirkete ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının trafik kazası dolayısıyla uğradığı sakatlık nedeniyle manevi olarak elem ve ızdırap çektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının işleteni olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaşanan trafik kazasında yaralanması sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu
para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davalının işleteni olduğu araçta yolcuyken araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirlenen kazada davacının %40 oranında genel beden gücü kaybı oluşmuş, bu durumunun kalıcı olduğu bildirilmiş, mahkemece yazılı gerekçelerle davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu haliyle, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat, davacının olaydan etkileniş derecesine, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve somut olayın özelliklerine uygun düşmemekte ve az olup, mahkemece, davacı lehine daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yukarıda açıklanan şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10487 E. 2012/13620 K.
Ortak:trafik kazası · kâr kaybı
İncelediğiniz kararda… yolcu iken yaralandığı ve sakatlandığı, söz konusu trafik kazasının meydana gelişinde davalı şirkete ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının «trafik kazası» dolayısıyla uğradığı sakatlık nedeniyle manevi olarak elem ve ızdırap çektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davalının işleteni olduğu araçta yolcuyken araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirlenen kazada davacının %40 oranında genel beden gücü «kaybı» oluşmuş, bu durumunun kalıcı olduğu bildirilmiş, mahkemece yazılı gerekçelerle davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davalının işleteni olduğu aracın «trafik kazası» yapmasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının işleteni olduğu araçta yolcuyken araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirlenen kazada davacı ...'nın belden aşağısı felç olmuş ve %100 oranında iş gücü «kaybına» uğranılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3402 E. 2012/6891 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · kusur · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 46.343,77 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacıların murisine atfedilecek «kusur» olmadığına göre, murisin annesi, eşi ve çocukları olan davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, olayın özelliklerine, davacıların murislerinin ölümünden …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3116 E. 2013/3023 K.
Ortak:kâr kaybı · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davalının işleteni olduğu araçta yolcuyken araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirlenen kazada davacının %40 oranında genel beden gücü «kaybı» oluşmuş, bu durumunun kalıcı olduğu bildirilmiş, mahkemece yazılı gerekçelerle davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının % 69 oranında genel beden gücü «kaybı» oluşmuş, başkalarının sürekli bakımına muhtaç olduğu bildirilmiş, mahkemece yazılı gerekçelerle davacı lehine ....000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… oförlerin şehir içi taşımacılık görevi yapıp, bu konuda daha profesyonel olmaları gerektiği nazara alınarak davanın kısmen kabulüne, ....000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7327 E. 2012/12155 K.
Ortak:yasal faiz · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… yolcu iken yaralandığı ve sakatlandığı, söz konusu trafik kazasının meydana gelişinde davalı şirkete ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının «trafik kazası» dolayısıyla uğradığı sakatlık nedeniyle manevi olarak elem ve ızdırap çektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda13.650 TL maddi, 2.000 TL manevi, davacı ... için 1.000 TL, 2.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davada, 5.300 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... «mirasçıları» ile davalı ...'tan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... şirketi tarafından yargılama sırasında ödeme yapıldığından bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · sigorta tazminatı · vekalet ücreti takdiri · mükerrerlik · mirasçılık · mahsup · feragat · hasar
Benzer bu kararda… %25 oranında kusurlu oldukları, davacı ... ve çocuklarının sigorta şirketinden toplam 54.000 TL tahsil ettikleri, her ne kadar adı geçen davacılar vekili bu meblağı «mahsup» ederek bakiye «destekten yoksun kalma tazminatını» talep ettiklerini belirtmiş ise de tahsil edilen 13.500 TL'nin mahsup edilmediği, bu nedenle anılan miktarın davacı ... için istenilen tazminattan mahsup edildiği, birleşen davada da davacı vekilinin aracında meydana gelen «hasar» karşılığında davalı ... şirketinin 4.000 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle asıl davada, davacı ... için 43.340 TL maddi, 5.000 TL manevi, davacı ... için 1.749 TL madd …
3)Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacıların murisi için dava dışı sigorta şirketi tarafından ödenen 54.000 TL «sigorta tazminatının» tamamının «mahsup» edilerekdavacılar tarafından tazminat talebinde bulunulmuş olmasına karşın mahkemece davacılardan Abdüssemad 'ın miras hissesi oranında yapılan mahsubun gözden kaçırılarak davacı ... lehine hüküm altına alınan tazminatın «mükerrer» olarak mahsup yapılması suretiyle belirlenmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
… 000 TL, gerekse davacının kusuruna tekabül eden kısım düşüldükten sonra 5.300 TL'nin sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş olmasına rağmen «vekalet ücreti» hesaplanırken davadan sonra yapılan ödemenin dikkate alınmayarak davalılar ... «mirasçıları» ile ... lehine fazla «vekalet ücreti takdiri» doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5)Taraflar arasındaki davadan dolayı verilen kararı süresinde temyiz eden davalı ... «mirasçıları» vekili yerel mahkemeye sunduğu 13.07.2010 tarihli dilekçesiyle vaki temyizinden yöntemince «feragat» ettiğinden HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddi gerekmiştir
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8437 E. 2011/1490 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davaların birleştirilmesi · davanın açılmamış sayılması · yargılama giderleri · açılmamış sayılma · taşıma sözleşmesi · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Davacılar vekilinin diğer davalılar bakımından ileri sürdüğü temyiz itirazlarına gelince; asıl ve birleşen dava yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, HUMK’nun 45 vd. maddeleri uyarınca «davaların birleştirilmesine» karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini koruduğundan mahkemece her dava için ayrı hüküm kurulmalı, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir.
… ve ... ile davacı ...’in eşi ... ve çocuklarının dava konusu yaralanmalardan dolayı manevi tazminat takdiri gerektiği gerekçesiyle davalı AİG Sigorta A.Ş.hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre, davacı ... dışında kalan diğer davacılar vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13667 E. 2012/20433 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, «maddi tazminat» talebinden vazgeçildiği, davalı ...Ş.'nin manevi tazminattan sorumlu olmayacağı, diğer davalı ...Ş.'nin sigorta kayıtları bulunmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin ve davalı ... şirketleri hakkındaki davanın reddine, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14451 E. 2013/12028 K.
Ortak:trafik kazası · yasal faiz · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… yolcu iken yaralandığı ve sakatlandığı, söz konusu trafik kazasının meydana gelişinde davalı şirkete ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının «trafik kazası» dolayısıyla uğradığı sakatlık nedeniyle manevi olarak elem ve ızdırap çektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… murisinin ölümü nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasında davalı sürücü ...'nun 8/8 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün «asli kusuru» sonucu sebebiyet verdiği kazada davacıların murisinin ölümü nedeniyle olayın özelliği, tarafların «kusur oranı», sıfatları, işgal ettikleri makam ve sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminatın zenginleştirme aracı olmayıp manevi zararı giderici özelliği göz önüne alınarak davanın kısmen kabulü gerektiği, gerekçesiyle davacı ... için 8.000 TL, davacı ... için 8.000 TL, davacı ... için 4.000 TL ve davacı ... için 4.000 TL manevi tazminatın 12/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir.
Dava, davacıların yakınının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı «trafik kazası» neticesi vefatı nedeni ile kazaya karışan aracın şoförü ve maliki aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asli kusur · kusur oranı · kusur
Benzer bu kararda… murisinin ölümü nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasında davalı sürücü ...'nun 8/8 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücünün «asli kusuru» sonucu sebebiyet verdiği kazada davacıların murisinin ölümü nedeniyle olayın özelliği, tarafların «kusur oranı», sıfatları, işgal ettikleri makam ve sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminatın zenginleştirme aracı olmayıp manevi zararı giderici özelliği göz önüne alınarak davanın kısmen kabulü gerektiği, gerekçesiyle davacı ... için 8.000 TL, davacı ... için 8.000 TL, davacı ... için 4.000 TL ve davacı ... için 4.000 TL manevi tazminatın 12/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir.
Somut olayda, kazanın meydana gelmesindeki tüm «kusurun» davalı sürücüde olması, kazanın oluş şekli, davacı anne-babanın ve kardeşlerin olaydan etkileniş derecesi, olay tarihindeki paranın alım gücü dikkate alındığında, …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/16152 E. , 2012/6321 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.07.2010 tarih ve 2010/64 - 2010/496 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 24.02.2009 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu davalının işleteni olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusuru ile meydana gelen trafik kazası neticesi yaralandığını ve yapılan tedaviye rağmen sakat kaldığını, davalı şirketin aynı zamanda araç sürücüsü işçinin işvereni olduğunu, davacının trafik kazası sebebiyle meydana gelen sakatlığı dolayısıyla manevi acılar çektiğini ileri sürerek, 125.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, maluliyet ve tedavi giderleri yönünden kazaya karışan aracın sigortalı olması sebebiyle davacının söz konusu sigorta poliçeleri dolayısıyla maddi tazminat talep edebileceğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminata hükmedilecek ise tazminat miktarının davacının zenginleşmesine sebep olacak miktarda takdir edilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirkete ait araçta yolcu iken yaralandığı ve sakatlandığı, söz konusu trafik kazasının meydana gelişinde davalı şirkete ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının trafik kazası dolayısıyla uğradığı sakatlık nedeniyle manevi olarak elem ve ızdırap çektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının işleteni olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaşanan trafik kazasında yaralanması sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu
para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22. 06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davalının işleteni olduğu araçta yolcuyken araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirlenen kazada davacının %40 oranında genel beden gücü kaybı oluşmuş, bu durumunun kalıcı olduğu bildirilmiş, mahkemece yazılı gerekçelerle davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu haliyle, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat, davacının olaydan etkileniş derecesine, olay tarihindeki paranın alım gücüne ve somut olayın özelliklerine uygun düşmemekte ve az olup, mahkemece, davacı lehine daha ılımlı ve adalete uygun, makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yukarıda açıklanan şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057017000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz