Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1036 E. 2024/4227 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
seçimlik haklar↗ harcın ikmali↗ gizli ayıp↗ delil değerlendirmesi↗ ayıp↗ nispi vekalet ücreti↗ delil tespiti↗ maktu vekalet ücreti↗ şikayet↗ denetime elverişlilik↗ garantörlük↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kâr dağıtımı↗ harç↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/326 Esas, 2019/1221 Karar
Taraflar arasındaki alacak, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve Tur. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın davalı ... Motorlu Araçlar Ticaret ve Turizm A.Ş.'den sıfır km olarak 22.10.2014 tarihinde ....,...,.., ve.... plakalı ..... marka kamyonetleri satın aldığını, bu kamyonetleri kendisinin işletmekte olduğu ve eşi adına kayıtlı olan ... Unlu Mamulleri Gıda Tic. ve San. Ltd. Şti. ünvanlı şirkette ekmek ve diğer ürünlerin dağıtımında kullanmak üzere satın aldığını, kamyonetlerden üçünün müvekkili ... adına,....plakalı kamyonetin ise davacı şirket adına kayıtlı olduğunu, aynı marka ve model olan bu 4 kamyonetin 2015 yılından itibaren mazotla birlikte yağ yakmaya başladığını, yağın mazota, mazotun da yağ deposuna karışması nedeniyle sürekli arıza verdiğini, araçların kullanılamaz hale geldiğini, bu arızaların tüm kamyonetlerde bir hafta - on gün süreyle tekrar ettiğini, her defasında davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yetkili servisine götürülen kamyonetlerin günlerce tamir için bekletildiğini ve her defasında çeşitli tamiratlar yapıldığını ancak aynı arızanın tekrar ettiğini, tespit dosyasında araçların gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, seçimlik haklar saklı kalmak kaydıyla, gizli ayıp nedeniyle sözleşmeden dönerek, araçların iadesi ile araç bedellerinin ve araçlardaki gizli ayıplar nedeniyle tamirde geçen sürelerde araçların kullanılamaması nedeniyle oluşan zararlar için şimdilik 100,00 TL'nin ve delil tespiti için yapılan şimdilik 1.367,60 TL masrafın davalılardan müştereken ve müteselsilen faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, araçlara ait garanti süresinin dolduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde bildirim yapılmamış olması nedeniyle reddi gerektiğini, delil tespiti raporlarının delil olarak değerlendirilemeyeceğini, davacıların araçlarla ilgili şikayetlerinin gerçeği yansıtmadığını, araçların sürekli kısa mesafe kullanılmasından dolayı filtre temizleme aşaması (rejenerasyon) yarıda kalmakta ve bunun da yanmamış yakıtın kartere inmesine neden olduğunu, söz konusu bu prosedürün kullanım kitapçığında detaylı bir şekilde anlatıldığını, araçların kullanım kitabında belirtildiği gibi kullanılmadığını, bakım aralıklarının sıklaştırılmasının maliyet durumu nedeniyle yapılmadığını, araçlardaki şikayetin kullanıcı kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve Tur. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, talep edilen tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, dayanak raporların tamamen hatalı olduğunu, konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilmediğini, arızaların hatalı kullanımdan kaynaklandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yapılan yargılama toplana deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, araçların ekipmanında fonksiyon bozukluğu ve/veya imalattan kaynaklanan her hangi bir gizli ayıp bulunmadığı, kamyonetlerin EURO-5 emisyon standardına haiz olmaları nedeniyle var olan bu ekipmanların uygun çalışma koşullarında kullanılmaması sonucu sorun yaşandığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve Tur. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delil tespiti dosyasında alınan raporda araçların gizli ayıplı olduğunun tespiti üzerine davanın açıldığını, davanın açılmasında müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, mahkemece alınan raporlarda arızanın çok özel ve teknik bilgi gerektiren sürüş rejimi ile ilgili olduğu ve sürücünün bu sürüş tekniğine uyması gerektiğinin belirtildiğini, bu durumun hukuk mantığı ve vicdanına aykırı olduğunu, araçların ekmek dağıtımında kullanıldığını, normal kullanıcıya özel ve teknik konuda yükümlülük yüklenemeyeceğini, müvekkillerine kullanım kılavuzunun teslim edilmediğini, sürüş şekli ve dejenerasyon ile ilgili satım ve onarımlar sırasında da hiçbir bilginin verilmediğini, davalıların yasal düzenlemeler gereği bu kılavuz ve bilgileri verdiğini kanıtlamak zorunda olduklarını, davalı yetkili servisinin dava konusu arızalar ile ilgili yaptığı onlarca ücretsiz tamir ve onarım nedeniyle ayıbın kabul edilmiş sayılması gerektiğini, onarımlarla ilgili yasal yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, raporların denetime elverişsiz olduğunu, itirazların karşılanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve Tur. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi kararının hukuka uygun olduğunu, belirsiz şekilde açılan ve daha sonra her iki davacı açısından 205.968,00 TL'ye yükseltilen davada bu miktar üzerinden harç alındığı halde maktu vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 25.02.2019 tarihli rapor ve 12.06.2019 tarihli ek rapor ile farklı bilirkişi heyetinden alınan 25.11.2019 tarihli raporlarda, dava konusu araçlarda imalattan kaynaklı gizli ayıp bulunmadığı, araçların ekmek dağıtımında kullanılması nedeniyle sorunun aracın sık sık dur kalk şeklinde kullanımından dolayı egzoz sıcaklığının gerekli değerlere ulaşamaması nedeniyle DPF rejenerasyonu yapamamasından kaynaklandığı, dava konusu kamyonetlerin EURO 5 emisyon standartına haiz olmaları nedeniyle var olan ekipmanların uygun çalışma koşullarında kullanılmaması sonucu sorun yaşandığı tespit edildiği, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporları doğrultusunda davanın reddi yönündeki mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf itirazlarının reddine, davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve Tur. A.Ş. vekili istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede, davacıların 01.10.2018 tarihli beyan dilekçesi sunarak davacı ... yönünden toplam 155.601,00 TL alacak, davacı şirket yönünden 50.367,00 TL alacak isteminde bulunulduğu belirtilerek eksik harcın ikmal edildiği, mahkemece red edilen miktarlar yönünden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı, davalının istinaf itirazının kabulüne, yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden istinaf eden davalı yönünden vekalet ücreti düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Uyuşmazlık, davaya konu araçların gizli ayıplı olup olmadığı, davalıların sorumlu olup olmadığı, hususlarında toplanmakta olup, buradan varılacak sonuç dairesinde kararın isabetli olup olmadığıdır.
2.Dava, ayıplı araç iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1083 E. 2023/4284 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp · şikayet · garantörlük · kaldırma ve yeniden hüküm · teslim · Alacak
İncelediğiniz kararda… tildiğini ve her defasında çeşitli tamiratlar yapıldığını ancak aynı arızanın tekrar ettiğini, tespit dosyasında araçların gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, «seçimlik haklar» saklı kalmak kaydıyla, «gizli ayıp» nedeniyle sözleşmeden dönerek, araçların iadesi ile araç bedellerinin ve araçlardaki gizli ayıplar nedeniyle tamirde geçen sürelerde araçların kullanılamaması nedeniyle oluşan zararlar için şimdilik 100,00 TL'nin ve «delil tespiti» için yapılan şimdilik 1.367,60 TL «masrafın» davalılardan müştereken ve müteselsilen faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, araçlara ait «garanti» süresinin dolduğunu, davanın «hak düşürücü süre» içerisinde bildirim yapılmamış olması nedeniyle reddi gerektiğini, «delil tespiti» raporlarının delil olarak değerlendirilemeyeceğini, davacıların araçlarla ilgili «şikayetlerinin» gerçeği yansıtmadığını, araçların sürekli kısa mesafe kullanılmasından dolayı filtre temizleme aşaması (rejenerasyon) yarıda kalmakta ve bunun da yanmamış yakıtın …
… ile, yapılan yargılama toplana deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, araçların ekipmanında fonksiyon bozukluğu ve/veya imalattan kaynaklanan her hangi bir «gizli ayıp» bulunmadığı, kamyonetlerin EURO-5 emisyon standardına haiz olmaları nedeniyle var olan bu ekipmanların uygun çalışma koşullarında kullanılmaması sonucu sorun yaşan …
Benzer bu karardaAnonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın "direksiyonda ses «şikayeti»" nedeniyle onarıma getirildiğini ve davacının onarım hakkının kullandığını, «garanti kapsamında» motor «blok» değişimi yapılarak onarıma karar verildiğini, motor blokunun yurt dışında bulunan üreticiye sipariş edildiğini ve tedarik edilen motor bloku takılarak onarım işlemlerinin tamamlandığını ve aracın 12.10.2015 tarihinde davcıya «teslim» edildiğini, tüm onarım işlemlerinin davacının onayı ve servis hizmetleri «yönergesine» göre yapıldığını, «tacir» olan davacının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını, sonradan ortaya çıkan ayıpların yasal süresi içinde tespit edilerek «ihbar» edilmediğini, onarım talep eden davacının bu nedenle zarara uğradığı iddiasının taleple çelişkili olması nedeniyle dinlenemeyeceğini, arıza halinde onarım hakkını kullanan davacının, onarımın süre alacağını bilerek gerekli tedbirleri alması gerektiğini, aracın günlük kiralama bedeline ilişkin beyanın rayiç değerlerle uyumlu olmadığını, makul onarım süresinin otuz gün olduğunu, yurt dışından sipariş edilen motor bloku gibi büyük onarımlarda bu sürenin aşılabileceğini, müvekkilinin «makul sürede» onarımı tamamlayarak aracı teslim ettiğini, istenilen faizin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, aracın «makul sürede» onarıldığını ve «teslim» edildiğini, talep edilen kiralama bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; a.Aracın alınış amacına uygun kullanıldığını, b.Araçta «gizli ayıp» olduğunu, «kullanım hatası» olmadığını, bu nedenle makul bir onarım zamanının bulunmadığını, Savunarak reddedilen kısım yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kullanım hatası · kira kaybı · garanti kapsamı · ayıp ihbarı · ihtar tebliği · iç yönerge · makul süre · istinaf başvurusunun reddi
Benzer bu karardaAnonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın "direksiyonda ses «şikayeti»" nedeniyle onarıma getirildiğini ve davacının onarım hakkının kullandığını, «garanti kapsamında» motor «blok» değişimi yapılarak onarıma karar verildiğini, motor blokunun yurt dışında bulunan üreticiye sipariş edildiğini ve tedarik edilen motor bloku takılarak onarım işlemlerinin tamamlandığını ve aracın 12.10.2015 tarihinde davcıya «teslim» edildiğini, tüm onarım işlemlerinin davacının onayı ve servis hizmetleri «yönergesine» göre yapıldığını, «tacir» olan davacının süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığını, sonradan ortaya çıkan ayıpların yasal süresi içinde tespit edilerek «ihbar» edilmediğini, onarım talep eden davacının bu nedenle zarara uğradığı iddiasının taleple çelişkili olması nedeniyle dinlenemeyeceğini, arıza halinde onarım hakkını kullanan davacının, onarımın süre alacağını bilerek gerekli tedbirleri alması gerektiğini, aracın günlük kiralama bedeline ilişkin beyanın rayiç değerlerle uyumlu olmadığını, makul onarım süresinin otuz gün olduğunu, yurt dışından sipariş edilen motor bloku gibi büyük onarımlarda bu sürenin aşılabileceğini, müvekkilinin «makul sürede» onarımı tamamlayarak aracı teslim ettiğini, istenilen faizin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
A.Ş.'nin servisine verildiği, arıza nedeniyle 27.08.2015 tarihinde parça siparişi verildiği, aracın tamir edilerek 12.10.2015 tarihinde davacıya «teslim» edildiği, aracın azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, aracın tamirinin azami süreyi 17 gün aştığı, her ne kadar davacı vekili komibine kanal temizleme araçlarının günlük kira bedelinin daha yüksek olduğunu iddia etmiş ise de kamyon vasfı ile davalı Mercedes tarafından üretilen davaya konu aracı kamyon olarak diğer davalı ...'dan satın alındıktan sonra davacı tarafından kanal temizleme aracı haline getirildiği, bu nedenle davalıların «satım sözleşmesine» konu kamyon vasfındaki aracın niteliğinin değiştirilmesi nedeniyle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu tutulamayacağı, davalıların tamir için «makul süreyi» aşan 17 gün için kamyon niteliğinde aracın işletilememesinden kaynaklanan kira zararından sorumlu olacağı ve kamyon niteliğindeki bir aracın gece gündüz çalışma esasına göre 1.500,00 TL günlük kira bedelinin makul olduğu kanaatine varılarak 17 gün için 25.500,00 TL «kira kaybı» zararının davalılara «ihtarın tebliğ» tarihinden itibaren 7 günlük sürenin bitimi tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.500,00 TL'nin 26.11.2015 tarih …
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, aracın «makul sürede» onarıldığını ve «teslim» edildiğini, talep edilen kiralama bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.03.2015 tarihinde davalı Mercedes tarafından üretilen diğer davalı tarafından davacıya satılan kamyon vasıflı aracın «garanti kapsamında» kalan motor arızası nedeniyle 24.08.2015 tarihinde davalı ... ..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14976 E. 2013/20333 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp · garantörlük
İncelediğiniz kararda… tildiğini ve her defasında çeşitli tamiratlar yapıldığını ancak aynı arızanın tekrar ettiğini, tespit dosyasında araçların gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, «seçimlik haklar» saklı kalmak kaydıyla, «gizli ayıp» nedeniyle sözleşmeden dönerek, araçların iadesi ile araç bedellerinin ve araçlardaki gizli ayıplar nedeniyle tamirde geçen sürelerde araçların kullanılamaması nedeniyle oluşan zararlar için şimdilik 100,00 TL'nin ve «delil tespiti» için yapılan şimdilik 1.367,60 TL «masrafın» davalılardan müştereken ve müteselsilen faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… ile, yapılan yargılama toplana deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, araçların ekipmanında fonksiyon bozukluğu ve/veya imalattan kaynaklanan her hangi bir «gizli ayıp» bulunmadığı, kamyonetlerin EURO-5 emisyon standardına haiz olmaları nedeniyle var olan bu ekipmanların uygun çalışma koşullarında kullanılmaması sonucu sorun yaşan …
… .02.2019 tarihli rapor ve 12.06.2019 tarihli ek rapor ile farklı bilirkişi heyetinden alınan 25.11.2019 tarihli raporlarda, dava konusu araçlarda imalattan kaynaklı «gizli ayıp» bulunmadığı, araçların ekmek «dağıtımında» kullanılması nedeniyle sorunun aracın sık sık dur kalk şeklinde kullanımından dolayı egzoz sıcaklığının gerekli değerlere ulaşamaması nedeniyle DPF rejenerasyonu y …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından «garanti» süresinde ortaya çıkan «ayıp» nedeniyle dava tarihinden önce ödenen ve ayıpla «illiyet bağı» içinde bulunan toplam 16.630,08 TL onarım bedelinin BK 61. maddesi gereğince «garanti sorumluluğu» nedeniyle ithalatçı olan davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Garanti Yönetmeliği'nde tamirde geçen sürelerin garanti süresine eklenmesi öngörüldüğünden, davacının tamirde geçen sürelerde aracı kullanamamaktan dolayı uğradığını iddia ettiği zararları garanti nedeniyle sorumlu olan davalıdan talep etme olanağının bulunmadığı, dava konusu araçta ortaya çıkan «gizli ayıp» daha sonradan yapılan onarımlarla giderildiğinden araçta «değer kaybı» olmadığı, değer kaybının BK'nın 202. maddesi kapsamında davalıdan talep edilmesine yasal olanak bulunmadığı, davacı tarafça 28.07.2010 tarihli dilekçeyle zararların tazmini talep edildiğinden davacının «fatura» tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.630,08 TL'nin 28.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek …
2- Ancak, mevcut arızanın araçta «değer kaybına» neden olduğu bilirkişi raporuyla saptandığına göre «garanti» edenin «garanti kapsamında» olan bu zarardan da sorumlu olduğu nazara alınmaksızın 818 Sayılı Borçlar Kanununun 202. maddesi düzenlemesinin bu hususa ilişkin istemin reddine gerekçe yapılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:garanti sorumluluğu · garanti kapsamı · değer kaybı · istifa · illiyet bağı · kâr kaybı · fatura · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından «garanti» süresinde ortaya çıkan «ayıp» nedeniyle dava tarihinden önce ödenen ve ayıpla «illiyet bağı» içinde bulunan toplam 16.630,08 TL onarım bedelinin BK 61. maddesi gereğince «garanti sorumluluğu» nedeniyle ithalatçı olan davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Garanti Yönetmeliği'nde tamirde geçen sürelerin garanti süresine eklenmesi öngörüldüğünden, davacının tamirde geçen sürelerde aracı kullanamamaktan dolayı uğradığını iddia ettiği zararları garanti nedeniyle sorumlu olan davalıdan talep etme olanağının bulunmadığı, dava konusu araçta ortaya çıkan «gizli ayıp» daha sonradan yapılan onarımlarla giderildiğinden araçta «değer kaybı» olmadığı, değer kaybının BK'nın 202. maddesi kapsamında davalıdan talep edilmesine yasal olanak bulunmadığı, davacı tarafça 28.07.2010 tarihli dilekçeyle zararların tazmini talep edildiğinden davacının «fatura» tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.630,08 TL'nin 28.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek …
Bu suretle aynı Yasa'nın 96. maddesinde yer verilen “Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen «istifa» edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir «kusurun» isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur.” hükmü gereğince davalının bu zarardan sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek, «değer kaybına» yönelik istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ancak, mevcut arızanın araçta «değer kaybına» neden olduğu bilirkişi raporuyla saptandığına göre «garanti» edenin «garanti kapsamında» olan bu zarardan da sorumlu olduğu nazara alınmaksızın 818 Sayılı Borçlar Kanununun 202. maddesi düzenlemesinin bu hususa ilişkin istemin reddine gerekçe yapılması doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1036 E. , 2024/4227 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/431 Esas, 2022/1687 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/326 Esas, 2019/1221 Karar
Taraflar arasındaki alacak, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve Tur. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'ın davalı ... Motorlu Araçlar Ticaret ve Turizm A.Ş.'den sıfır km olarak 22.10.2014 tarihinde ....,...,.., ve.... plakalı ..... marka kamyonetleri satın aldığını, bu kamyonetleri kendisinin işletmekte olduğu ve eşi adına kayıtlı olan ... Unlu Mamulleri Gıda Tic. ve San. Ltd. Şti. ünvanlı şirkette ekmek ve diğer ürünlerin dağıtımında kullanmak üzere satın aldığını, kamyonetlerden üçünün müvekkili ... adına,....plakalı kamyonetin ise davacı şirket adına kayıtlı olduğunu, aynı marka ve model olan bu 4 kamyonetin 2015 yılından itibaren mazotla birlikte yağ yakmaya başladığını, yağın mazota, mazotun da yağ deposuna karışması nedeniyle sürekli arıza verdiğini, araçların kullanılamaz hale geldiğini, bu arızaların tüm kamyonetlerde bir hafta - on gün süreyle tekrar ettiğini, her defasında davalı ...
Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yetkili servisine götürülen kamyonetlerin günlerce tamir için bekletildiğini ve her defasında çeşitli tamiratlar yapıldığını ancak aynı arızanın tekrar ettiğini, tespit dosyasında araçların gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, seçimlik haklar saklı kalmak kaydıyla, gizli ayıp nedeniyle sözleşmeden dönerek, araçların iadesi ile araç bedellerinin ve araçlardaki gizli ayıplar nedeniyle tamirde geçen sürelerde araçların kullanılamaması nedeniyle oluşan zararlar için şimdilik 100,00 TL'nin ve delil tespiti için yapılan şimdilik 1.367,60 TL masrafın davalılardan müştereken ve müteselsilen faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, araçlara ait garanti süresinin dolduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde bildirim yapılmamış olması nedeniyle reddi gerektiğini, delil tespiti raporlarının delil olarak değerlendirilemeyeceğini, davacıların araçlarla ilgili şikayetlerinin gerçeği yansıtmadığını, araçların sürekli kısa mesafe kullanılmasından dolayı filtre temizleme aşaması (rejenerasyon) yarıda kalmakta ve bunun da yanmamış yakıtın kartere inmesine neden olduğunu, söz konusu bu prosedürün kullanım kitapçığında detaylı bir şekilde anlatıldığını, araçların kullanım kitabında belirtildiği gibi kullanılmadığını, bakım aralıklarının sıklaştırılmasının maliyet durumu nedeniyle yapılmadığını, araçlardaki şikayetin kullanıcı kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve Tur. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, talep edilen tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, dayanak raporların tamamen hatalı olduğunu, konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilmediğini, arızaların hatalı kullanımdan kaynaklandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yapılan yargılama toplana deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, araçların ekipmanında fonksiyon bozukluğu ve/veya imalattan kaynaklanan her hangi bir gizli ayıp bulunmadığı, kamyonetlerin EURO-5 emisyon standardına haiz olmaları nedeniyle var olan bu ekipmanların uygun çalışma koşullarında kullanılmaması sonucu sorun yaşandığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve Tur. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delil tespiti dosyasında alınan raporda araçların gizli ayıplı olduğunun tespiti üzerine davanın açıldığını, davanın açılmasında müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, mahkemece alınan raporlarda arızanın çok özel ve teknik bilgi gerektiren sürüş rejimi ile ilgili olduğu ve sürücünün bu sürüş tekniğine uyması gerektiğinin belirtildiğini, bu durumun hukuk mantığı ve vicdanına aykırı olduğunu, araçların ekmek dağıtımında kullanıldığını, normal kullanıcıya özel ve teknik konuda yükümlülük yüklenemeyeceğini, müvekkillerine kullanım kılavuzunun teslim edilmediğini, sürüş şekli ve dejenerasyon ile ilgili satım ve onarımlar sırasında da hiçbir bilginin verilmediğini, davalıların yasal düzenlemeler gereği bu kılavuz ve bilgileri verdiğini kanıtlamak zorunda olduklarını, davalı yetkili servisinin dava konusu arızalar ile ilgili yaptığı onlarca ücretsiz tamir ve onarım nedeniyle ayıbın kabul edilmiş sayılması gerektiğini, onarımlarla ilgili yasal yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, raporların denetime elverişsiz olduğunu, itirazların karşılanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... Motorlu Araçlar Tic. ve Tur. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi kararının hukuka uygun olduğunu, belirsiz şekilde açılan ve daha sonra her iki davacı açısından 205.968,00 TL'ye yükseltilen davada bu miktar üzerinden harç alındığı halde maktu vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 25.02.2019 tarihli rapor ve 12.06.2019 tarihli ek rapor ile farklı bilirkişi heyetinden alınan 25.11.2019 tarihli raporlarda, dava konusu araçlarda imalattan kaynaklı gizli ayıp bulunmadığı, araçların ekmek dağıtımında kullanılması nedeniyle sorunun aracın sık sık dur kalk şeklinde kullanımından dolayı egzoz sıcaklığının gerekli değerlere ulaşamaması nedeniyle DPF rejenerasyonu yapamamasından kaynaklandığı, dava konusu kamyonetlerin EURO 5 emisyon standartına haiz olmaları nedeniyle var olan ekipmanların uygun çalışma koşullarında kullanılmaması sonucu sorun yaşandığı tespit edildiği, dosya kapsamına uygun bilirkişi raporları doğrultusunda davanın reddi yönündeki mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf itirazlarının reddine, davalı ...
Motorlu Araçlar Tic. ve Tur. A.Ş. vekili istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede, davacıların 01.10.2018 tarihli beyan dilekçesi sunarak davacı ... yönünden toplam 155.601,00 TL alacak, davacı şirket yönünden 50.367,00 TL alacak isteminde bulunulduğu belirtilerek eksik harcın ikmal edildiği, mahkemece red edilen miktarlar yönünden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı, davalının istinaf itirazının kabulüne, yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden istinaf eden davalı yönünden vekalet ücreti düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Uyuşmazlık, davaya konu araçların gizli ayıplı olup olmadığı, davalıların sorumlu olup olmadığı, hususlarında toplanmakta olup, buradan varılacak sonuç dairesinde kararın isabetli olup olmadığıdır.
2.Dava, ayıplı araç iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057000700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz