6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kişilik haklarına saldırı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15504 E. 2012/6570 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarına saldırı kişilik hakları depo kararı ticari faiz marka hakkına tecavüz uyuşmazlık konusu taşıyan maddi tazminat ilan kusur haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 49 · TTK — TTK 56TTK 57TTK 58

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu tüplere ilişkin tescilli markalarının bulunduğu, davacıya ait tüplerin sadece davacıya bağlı bulunan bayiler tarafından kullanıldığı halde, davacının bayisi olmayan davalıya ait işyerinde ve depolarda müteaddit defalar yapılan tespitlerde çok sayıda Likitgaz marka tüplerin bulunduğu ve davalının fiillerinin TTK'nın 57. maddesi ve 556 sayılı KHK'nin 9, 61 maddeleri çerçevesinde markaya tecavüzü niteliğinde bulunduğu gerekçesi ile davalının eyleminin davacı markasına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüzün menine, taleple bağlı kalınarak 15.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans (ticari) faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hüküm özetinin ilanına ve yerinde olmayan manevi tazminat ile fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar, davalı eylemi davacı markasını taşıyan tüplerin preslenerek hurda haline getirilmesinden ibaret olup, tüplerin dolumu veya başka bir surette piyasaya sürümü gerçekleştirilmediğinden, davalının uyuşmazlık konusu eylemi 556 Sayılı KHK'nun 9 ve 61. maddelerinden kaynaklanan marka hakkına tecavüz oluşturmadığı halde; mahkemece davacının marka hakkına tecavüz edildiğine dair karar gerekçesi yerinde değilse de, dava konusu eylem davacıya ait iş mahsüllerinin davalı tarafça şahsi ihtiyaç dışında elinde bulundurulup piyasada tadavülünün engellenmesi suretiyle TTK'nun 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğundan mahkemenin kararında açıklanan bu yöne ilişkin gerekçesinin yerinde bulunmasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacı temyizine gelince, TTK'nun 58/1-(e) bendi uyarınca haksız rekabet yüzünden zarar gören kişi BK'nun 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini isteyebilir. Anılan Yasa hükmünün yollama yaptığı BK'nun 49. maddesinde açıklanan şartların varlığı halinde manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekir. 3444 Sayılı Yasa ile değişik BK'nun 49. madrdesi uyarınca manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup ayrıca kusurun özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir. O halde, mahkemece davalı eylemlerin hukuka aykırılığı kabul edildiğine göre somut olayın özellikleri de dikkate alınarak takdir edilecek manevi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece davacı tarafın kişilik haklarına bir saldırı söz konusu olmadığından bahisle bu istem bakımından ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kar kaybı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14155 E. 2012/4619 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9476 E. 2011/2063 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15504 E.  ,  2012/6570 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2007/128-2009/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının mülkiyeti müvekkiline ait olan tüpleri piyasadan toplayarak hurda haline getirmek suretiyle ticaret yaptığını, davalının iş yerinde yapılan aramalarda müvekkiline ait LPG tüplerinin bulunduğunu ve davalının eyleminin haksız rekabet fiiline vücut verdiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine, tecavüzün men-i'ne, kar yoksunluğu ve tüplerin değerleri sebebiyle 15.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu tüplere ilişkin tescilli markalarının bulunduğu, davacıya ait tüplerin sadece davacıya bağlı bulunan bayiler tarafından kullanıldığı halde, davacının bayisi olmayan davalıya ait işyerinde ve depolarda müteaddit defalar yapılan tespitlerde çok sayıda Likitgaz marka tüplerin bulunduğu ve davalının fiillerinin TTK'nın 57. maddesi ve 556 sayılı KHK'nin 9, 61 maddeleri çerçevesinde markaya tecavüzü niteliğinde bulunduğu gerekçesi ile davalının eyleminin davacı markasına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüzün menine, taleple bağlı kalınarak 15.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans (ticari) faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hüküm özetinin ilanına ve yerinde olmayan manevi tazminat ile fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar, davalı eylemi davacı markasını taşıyan tüplerin preslenerek hurda haline getirilmesinden ibaret olup, tüplerin dolumu veya başka bir surette piyasaya sürümü gerçekleştirilmediğinden, davalının uyuşmazlık konusu eylemi 556 Sayılı KHK'nun 9 ve 61. maddelerinden kaynaklanan marka hakkına tecavüz oluşturmadığı halde; mahkemece davacının marka hakkına tecavüz edildiğine dair karar gerekçesi yerinde değilse de, dava konusu eylem davacıya ait iş mahsüllerinin davalı tarafça şahsi ihtiyaç dışında elinde bulundurulup piyasada tadavülünün engellenmesi suretiyle TTK'nun 56 vd.

maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğundan mahkemenin kararında açıklanan bu yöne ilişkin gerekçesinin yerinde bulunmasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacı temyizine gelince, TTK'nun 58/1-(e) bendi uyarınca haksız rekabet yüzünden zarar gören kişi BK'nun 49. maddesinde gösterilen şartlar mevcutsa manevi tazminat verilmesini isteyebilir. Anılan Yasa hükmünün yollama yaptığı BK'nun 49. maddesinde açıklanan şartların varlığı halinde manevi tazminatın da hüküm altına alınması gerekir. 3444 Sayılı Yasa ile değişik BK'nun 49. madrdesi uyarınca manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup ayrıca kusurun özel bir kasta veya ağırlığa bağlı olması şart değildir. O halde, mahkemece davalı eylemlerin hukuka aykırılığı kabul edildiğine göre somut olayın özellikleri de dikkate alınarak takdir edilecek manevi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece davacı tarafın kişilik haklarına bir saldırı söz konusu olmadığından bahisle bu istem bakımından ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056932000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.