İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15088 E. 2012/5946 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': ['6102/1067']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazmin↗ donatan↗ riziko↗ hak düşürücü süre↗ iflas↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 1067. maddesi hükmüne göre teslimden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ... şirketi nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı emtianın davalının donatanı olduğu gemi ile Türkiye’den Fransa’ya taşınması sonrasında bir kısım emtianın hasarlı olarak alıcısına teslim edildiği iddiasına dayalı, alacağın rücuen tazmini amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, bir yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı, icra takibine başlanılmasının dava açma olarak nitelendirilemeyeceği, Yargıtay’ın son içtihatlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, TTK’nun 1067. maddesinde “…bir yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde..." ifadesi kullanılmış olup, “mahkemede dava açılması” deyimine yer verilmemiştir. Bu hususta uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermek açısından Dairemizce eski tarihli uygulamalarının isabetli olacağı ve TTK’nun 1067. maddesindeki “mahkemeye müracaat” ibaresinin mahkemede dava açılması deyiminden farklı anlamı bulunduğu ve mahkemeye müracaat deyiminin daha geniş kapsamlı olduğu, bu deyimin icra takibinde bulunma iflas masasına alacağın yazdırılması gibi hususları da kapsadığı kabul edilmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, dava konusu olayda hak düşürücü süre içinde icra takibine başlanıldığı ve dolayısı ile hak düşücücü sürenin geçmediği gözetilerek işin esasına girilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8215 E. 2013/13034 K.
Ortak:teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 1067. maddesi hükmüne göre «teslimden» itibaren 1 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı ... şirketi nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın davalının «donatanı» olduğu gemi ile Türkiye’den Fransa’ya taşınması sonrasında bir kısım emtianın hasarlı olarak alıcısına «teslim» edildiği iddiasına dayalı, alacağın «rücuen tazmini» amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, bir yıllık «hak düşürücü süre» içinde dava açılmadığı, icra takibine başlanılmasının dava açma olarak nitelendirilemeyeceği, Yargıtay’ın «son» içtihatlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, TTK’nun 1067. maddesinde “…bir yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde..." ifadesi kullanılmış olup, “mahkemede dava açılması” deyimine yer verilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/«son» maddesi uyarınca onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/«son» maddesi uyarınca onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/362 E. 2013/1716 K.
Ortak:hak düşürücü süre · teslim · i̇i̇k 72/son · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 1067. maddesi hükmüne göre «teslimden» itibaren 1 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, bir yıllık «hak düşürücü süre» içinde dava açılmadığı, icra takibine başlanılmasının dava açma olarak nitelendirilemeyeceği, Yargıtay’ın «son» içtihatlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, TTK’nun 1067. maddesinde “…bir yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde..." ifadesi kullanılmış olup, “mahkemede dava açılması” deyimine yer verilmemiştir.
Dava, davacı ... şirketi nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın davalının «donatanı» olduğu gemi ile Türkiye’den Fransa’ya taşınması sonrasında bir kısım emtianın hasarlı olarak alıcısına «teslim» edildiği iddiasına dayalı, alacağın «rücuen tazmini» amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava alacak istemine ilişkin olup, Dairemizin «son» yıllarda istikrar kazanan içtihatları gereğince her ne kadar bir yıl içerisinde takip yapılmasıyla 6762 sayılı TTK’nun 1067. maddesinde öngörülen «hak düşürücü süre» korunur ise de bu korumanın geçerli olabilmesi için itirazla duran takiple ilgili olarak itirazın iptali davasının süresinde açılmış olması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın her iki davalı yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Açılan dava itirazın iptali olmayıp, alacak davasıdır ve «alacak davası» 1 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığından ve bu nedenle de takibin 1 yıllık sürede yapılması alacak davası bakımından bir koruma sağlamayacağından ve mahkemenin davalı ... aleyhine açılan davanın reddine ilişkin kararı bu gerekçe ile sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · itirazın iptali davası · iptal davası · alacak davası · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın her iki davalı yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta her ne kadar takibin 1067. maddesinde öngörülen bir yıllık süre içerisinde yapıldığı anlaşılmakta ise de mahkemenin kabulünün aksine «itirazın iptali davası» açılmamış ve dolayısıyla takip sonuçsuz kalmıştır.
Açılan dava itirazın iptali olmayıp, alacak davasıdır ve «alacak davası» 1 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığından ve bu nedenle de takibin 1 yıllık sürede yapılması alacak davası bakımından bir koruma sağlamayacağından ve mahkemenin davalı ... aleyhine açılan davanın reddine ilişkin kararı bu gerekçe ile sonucu itibariyle doğru bulunduğundan davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16463 E. 2013/20760 K.
Ortak:riziko · hak düşürücü süre · teslim · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 1067. maddesi hükmüne göre «teslimden» itibaren 1 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı ... şirketi nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın davalının «donatanı» olduğu gemi ile Türkiye’den Fransa’ya taşınması sonrasında bir kısım emtianın hasarlı olarak alıcısına «teslim» edildiği iddiasına dayalı, alacağın «rücuen tazmini» amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, bir yıllık «hak düşürücü süre» içinde dava açılmadığı, icra takibine başlanılmasının dava açma olarak nitelendirilemeyeceği, Yargıtay’ın «son» içtihatlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, TTK’nun 1067. maddesinde “…bir yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde..." ifadesi kullanılmış olup, “mahkemede dava açılması” deyimine yer verilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067 maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içersinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davaya konu emtianın davalı tarafça «teslim» alındığı tarihin 07.09.2007 olduğu, teslim tarihinden itibaren TTK 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık «hak düşürücü süre» içinde davanın açılması gerektiği,davacının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davayı açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava,davacı ... nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında «hasar» meydana geldiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · hasar
Benzer bu karardaDava,davacı ... nezdinde nakliyat «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın davalı tarafından taşınması sırasında «hasar» meydana geldiği iddiasına dayalı olarak rücuen alacağın tazmini amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına,%40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
… emeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığının kabulü gerekir.Somut olayda «hasarın» davacı tarafından 07.09.2007 tarihinde tespit edildiği,davacının sigortalısına ödediği paranın rücuen davalıdan tahsili amacıyla 04.09.2008 tarihinde icra takibi başlattığı nazara alındığında,1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçmediğinin belirlenmiş olmasına göre mahkemece davanın 1 yılllık hak düşürücü sürenin içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması do …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15088 E. , 2012/5946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2010 tarih ve 2006/448-2010/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliye sigorta sözleşmesi ile sigortalı emtianın davalılar tarafından taşınması sırasında alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalıların haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nın 1067. maddesi hükmüne göre teslimden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı ... şirketi nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı emtianın davalının donatanı olduğu gemi ile Türkiye’den Fransa’ya taşınması sonrasında bir kısım emtianın hasarlı olarak alıcısına teslim edildiği iddiasına dayalı, alacağın rücuen tazmini amacıyla girişilen takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, bir yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı, icra takibine başlanılmasının dava açma olarak nitelendirilemeyeceği, Yargıtay’ın son içtihatlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, TTK’nun 1067. maddesinde “…bir yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde..." ifadesi kullanılmış olup, “mahkemede dava açılması” deyimine yer verilmemiştir. Bu hususta uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermek açısından Dairemizce eski tarihli uygulamalarının isabetli olacağı ve TTK’nun 1067. maddesindeki “mahkemeye müracaat” ibaresinin mahkemede dava açılması deyiminden farklı anlamı bulunduğu ve mahkemeye müracaat deyiminin daha geniş kapsamlı olduğu, bu deyimin icra takibinde bulunma iflas masasına alacağın yazdırılması gibi hususları da kapsadığı kabul edilmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, dava konusu olayda hak düşürücü süre içinde icra takibine başlanıldığı ve dolayısı ile hak düşücücü sürenin geçmediği gözetilerek işin esasına girilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056404700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz