6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Aciz vesikası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6160 E. 2012/5937 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aciz vesikası bankacılık işlemleri dolandırıcılık tmsf garantörlük vade i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 41BK 53 · TTK — TTK 321

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu off shore hesabının, davacıların 12.10.1999 tarihli müşterek ve müteselsil hesap açma talimatı ile açıldığı, davacılara hesap cüzdanı verildiği, (5.500) TL bedelli hesaba vade sonu olan 23.11.1999 tarihinde tahakkuk ettirilen (531,62) TL faizin (31,62) TL'nın aynı gün çekildiği, kalan (6.000) TL'nın 04.01.2000 vadeli % 83 faiz oranı ile temdit edildiği, vade sonunda (573,04) TL faiz de eklenmek suretiyle 16.02.2000 vadeli % 77 faiz oranı ile yeniden temdit edildiği, davacıların bu işlemlere herhangi bir itirazda bulunmadığı, diğer bir değişle olağan faiz oranlarının çok üzerinde faizler uygulanıp bunun sonucu oluşan artışları hesap cüzdanlarına işleyerek Devlet güvencesi dışında kalan bu hesap türünü seçip benimsedikleri, davalı Banka'nın gönderilen havaleye muhabir banka olmaktan başka bir katkısının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ile davalı Banka'nın borcunu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl ve birleşen davalar, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Davalar davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı taraf mevduatının, davacıların iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece davacıların kendi iradesi ile Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına para yatırdığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Oysa İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 E.-K. sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Nitekim işbu davada da davacılar, davalı banka şubesinde hesap açtırdıkları sırada davalı banka çalışanlarının kendilerine offshore isimli çok karlı bir hesap çeşitlerinin bulunduğunu, bu hesabın da diğer hesapları gibi davalı bankanın garantisinde olduğunu, hesap cüzdanındaki ibarelerin de offshore bankasının kendilerinin iştiraki olduğunu gösterdiğini, aksi halde davalı bankanın unvanının kullanılmasının mümkün olamayacağını, bu banka adına kendilerinin hesap açamayacağından, formalite olarak bir kısım evrakı imzalamalarının gerektiğini söylediklerini bildirmişlerdir.

Bu durumda mahkemece, davacılar tarafından sunulan aciz vesikası gözetildiğinde, davacıların alacağını Yurt Security Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davalı Banka hakkındaki işbu davanın erken açılmadığı, ceza mahkemesindeki belirlemelerin ve mahkumiyet kararının BK’nun 53. maddesi çerçevesinde hukuk hakimini bağlayacağı gözetilmek suretiyle BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş.'nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, açıklanan gerekçe ile açılan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

2- Bozma neden ve kapsamına göre, davalı bankanın borcunu üstlenen sıfatıyla TMSF. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Aciz vesikası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2783 E. 2012/9074 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yargı yolu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/962 E. 2012/7177 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12755 E. 2014/2154 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6917 E. 2012/13422 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Erken açılan dava

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10759 E. 2013/9176 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5618 E. 2012/13084 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8007 E. 2011/8765 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/6160 E.  ,  2012/5937 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2009 tarih ve 2007/451-2009/432 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalı Banka'nın borcunu üslenen sıfatıyla TMSF vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av.... ile davalı vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı bankanın Eskişehir Şubesi'ne giden müvekkillerinin, banka çalışanlarınca yanıltılıp paralarının Yurt Security Off Shore Ltd. hesaplarına havale edildiğini, davalı bankanın hakim ortağı ....ve yöneticilerinin, mudileri bu şekilde dolandırmak suçundan cezalandırıldığını, alacaklarının aciz belgesine bağlandığını ileri sürerek, asıl davada 29.06.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile (52.037,07) TL maddi tazminatın, birleşen davada da (10.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu off shore hesabının, davacıların 12.10.1999 tarihli müşterek ve müteselsil hesap açma talimatı ile açıldığı, davacılara hesap cüzdanı verildiği, (5.500) TL bedelli hesaba vade sonu olan 23.11.1999 tarihinde tahakkuk ettirilen (531,62) TL faizin (31,62) TL'nın aynı gün çekildiği, kalan (6.000) TL'nın 04.01.2000 vadeli % 83 faiz oranı ile temdit edildiği, vade sonunda (573,04) TL faiz de eklenmek suretiyle 16.02.2000 vadeli % 77 faiz oranı ile yeniden temdit edildiği, davacıların bu işlemlere herhangi bir itirazda bulunmadığı, diğer bir değişle olağan faiz oranlarının çok üzerinde faizler uygulanıp bunun sonucu oluşan artışları hesap cüzdanlarına işleyerek Devlet güvencesi dışında kalan bu hesap türünü seçip benimsedikleri, davalı Banka'nın gönderilen havaleye muhabir banka olmaktan başka bir katkısının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ile davalı Banka'nın borcunu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.

1- Asıl ve birleşen davalar, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Davalar davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı taraf mevduatının, davacıların iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece davacıların kendi iradesi ile Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına para yatırdığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Oysa İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 E.-K.

sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Nitekim işbu davada da davacılar, davalı banka şubesinde hesap açtırdıkları sırada davalı banka çalışanlarının kendilerine offshore isimli çok karlı bir hesap çeşitlerinin bulunduğunu, bu hesabın da diğer hesapları gibi davalı bankanın garantisinde olduğunu, hesap cüzdanındaki ibarelerin de offshore bankasının kendilerinin iştiraki olduğunu gösterdiğini, aksi halde davalı bankanın unvanının kullanılmasının mümkün olamayacağını, bu banka adına kendilerinin hesap açamayacağından, formalite olarak bir kısım evrakı imzalamalarının gerektiğini söylediklerini bildirmişlerdir.

Bu durumda mahkemece, davacılar tarafından sunulan aciz vesikası gözetildiğinde, davacıların alacağını Yurt Security Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davalı Banka hakkındaki işbu davanın erken açılmadığı, ceza mahkemesindeki belirlemelerin ve mahkumiyet kararının BK’nun 53. maddesi çerçevesinde hukuk hakimini bağlayacağı gözetilmek suretiyle BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş.'nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, açıklanan gerekçe ile açılan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

2- Bozma neden ve kapsamına göre, davalı bankanın borcunu üstlenen sıfatıyla TMSF. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka'nın borcunu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalı TMSF harçdan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056398900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.