Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15332 E. 2012/5955 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi↗ acentelik↗ fesih↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 5.571,50 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen 04.06.2004 tarihli acentelik sözleşmesinin 25. maddesinin II-a bendinde “acentenin borcuna fesih tarihinden itibaren aylık %10 faiz uygulanacağı” düzenlenmiş olup, davacı talebi gözönüne alınarak faiz başlangıcı ve oranının buna göre belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/828 E. 2011/10238 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · harç
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın tüketici mahkemesi sıfatıyla «harç» ödenmeksizin açıldığı, uyuşmazlığının TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirmesi nedeniyle davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla devam edilmesine karar verildiği ve davacılar vekiline dava harcını yatırması için verilen süre içinde harcın yatırılmaması nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece dava harcının yatırılmadığı gerekçesi ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmişse de, dosyada 03.11.2009 tarihli dava harcı yatırıldığına ilişkin makbuzun mevcut olduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8842 E. 2010/200 K.
Ortak:eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen 04.06.2004 tarihli «acentelik sözleşmesinin» 25. maddesinin II-a bendinde “acentenin borcuna «fesih» tarihinden itibaren aylık %10 faiz uygulanacağı” düzenlenmiş olup, davacı talebi gözönüne alınarak faiz başlangıcı ve oranının buna göre belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… oranında tahsil edildiği belirlenerek, davalının tahsil ettiği tarihe kadar kendisinin uyguladığı faiz oranı ile sorumlu olduğu, tahsil tarihinden sonrası için ise «avans faizi» ile sorumlu olduğu gözönüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · havale · avans faizi
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin faiz oranına yönelik temyiz itirazlarına gelince, somut olayda, davacının kredili hesabından 02.02.2007 tarihinde «internet bankacılığı» yolu ile usulsüz olarak ...isimli kişinin hesabına «havale» yapılarak toplam 2.250 YTL kredi çekilmiş ve daha sonra davalı banka tarafından bu para davalıdan tahsil edilmiştir.
… oranında tahsil edildiği belirlenerek, davalının tahsil ettiği tarihe kadar kendisinin uyguladığı faiz oranı ile sorumlu olduğu, tahsil tarihinden sonrası için ise «avans faizi» ile sorumlu olduğu gözönüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/450 E. 2020/3236 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde bilirkişi tarafından yapılacak yeni incelemede davacının sunduğu tüm belgeler incelenip verilecek rapor gözönünde bulundurularak tarafların aktif ve «pasif husumet ehliyetinin» değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1668 E. 2013/20443 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · ıslah · dosya masrafı · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket yöneticisi hakkında «haksız rekabet» suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, davalının eylemi nedeniyle davacının ürün satışında yıllara göre azalma olduğu, «maddi tazminat» yönünden TTK'nın 58/2. maddesi gereğince davalının elde etmesi mümkün görünen menfaatin hesaplanması gerektiği, davalı tarafından haksız rekabet yoluyla elde edilen menfaatin 9.571,57 TL olduğu, davalının süresinde «zamanaşımı» definde bulunduğu, «ıslah» edilen kısmın hem bu nedenle hem de «bilirkişi incelemesine» göre reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.571,57 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın 31.10.2002 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece dava kabul edildiği halde hüküm özetinin «ilanına» ilişkin «masrafın» davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15332 E. , 2012/5955 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2010 tarih ve 2009/278-2010/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin acentesi iken sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin 5.571,52 TL alacağı olduğunu ileri sürerek, anılan bedelin fesih tarihinden itibaren aylık %10 faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 5.571,50 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen 04.06.2004 tarihli acentelik sözleşmesinin 25. maddesinin II-a bendinde “acentenin borcuna fesih tarihinden itibaren aylık %10 faiz uygulanacağı” düzenlenmiş olup, davacı talebi gözönüne alınarak faiz başlangıcı ve oranının buna göre belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056353900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz