6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/316 E. 2024/2747 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıba karşı tekeffül kesin kabul ayıplı mal ayıp ihbarı ayıp delil tespiti bloke ticari faiz ihbar ihtarname eksik inceleme avans faizi ibraz teslim kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · TBK — TBK 223 · TTK — TTK 23

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesi,1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2875 E. 2023/5203 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Yazılı delil ile ispat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1172 E. 2017/4012 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/316 E.  ,  2024/2747 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/280 Esas, 2022/27 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davalı vekili

Taraflar arasındaki ayıp nedeniyle tazminat istemli davada yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan dış cephe boyası ve inceltici satın aldığını, bu malzemeleri Atatürk Üniversitesinin kampüs alanında bulunan binalarının dış cephe boyama işinde kullandığını, bir süre sonra binaların dış cephelerinde dökülme ve kabarmaların oluştuğunu, Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/52 D. İş sayılı dosyası ile alınan delil tespiti raporunda, boyanın duvardan parçalanarak kalktığı, sorunun astar boya ile uygulanan boya arasındaki bağlayıcıların uyumsuzluğundan kaynaklanmış olabileceği, bozulan kaplamanın, iş iskelesi kurularak kazınması, tamirlerinin yapılması, ilk astar boya sonrası kat kaplama yapılması işinin 567.691,07 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 570.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; boyanın usulüne uygun kullanılmadığını, davacıya satılan boyanın daha fazla yerde kullanıldığını, inceltilerek kullanılan boyada kabarmaların düştüğünü, müvekkilinin satıp teslim ettiği ürünün ayıplı olmadığını, davacının uygulama hatasından kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, davalının 15.000 m² alan boyanması için kendisi tarafından yapılan hesaplamaya göre 480 teneke boya, 230 teneke inceltici ve 100 teneke astar temin edilerek davacı tarafa verildiği, davacı tarafından boyanın %95'i, astarın tamamı, incelticinin ise %90'nın kullanıldığı, davalının iddia ettiği gibi 15.298 m² alan boyansa dahi m²'de kullanılan boya miktarının 0,750 kg/m² olduğu, davalının m²'de 0,800 kg/m² oranında boya kullanılması gerektiğini ileri sürdüğü, davacı tarafından kullanılan oranın somut olayda olduğu gibi dökülme ve soyulmaları meydana getirebilecek nitelikte olmadığının bilirkişi raporlarında belirtildiği, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda da davalı tarafından temin edilen ürünün ayıplı olduğunun belirtildiği hususları dikkate alındığında davalının temin ettiği boyaların ayıplı mal niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, davalı tarafından 06.08.2010 tarihinde malzeme tesliminin yapıldığı, davacının almış olduğu işi 22.12.2010 tarihinde teslim ettiği, Atatürk Üniversitesi tarafından 02.01.2012 tarihinde kesin kabulün yapıldığı, tamirat ve tadilatı yapılan bloklarda kesin kabulün yapılması sonrasında 2012 yılında soyulma ve dökülmelerin meydana gelmesi üzerine davacının 10.05.2012 tarihinde telefonla davalıya arayarak durumu bildirdiği, 07.06.2012 tarihinde tespit yaptırmak üzere Mahkemeye başvurduğu, davalının ise 28.06.2012 tarihli ihtarnamesiyle kendisine telefonla yapılan bu bildirimi kabul etmediği, iş sahibi olan Atatürk Üniversitesinin davacı tarafa 26.04.2013 tarihinde dökülme ve soyulmalara ilişkin yazılı bildirimde bulunduğu dikkate alındığında, davacının olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak olan ayıbın bulunduğunun anlaşılması üzerine derhal satıcıya haber verdiği, bu şekilde yasada ön görülen ihbar süresine uygun hareket ettiği ve Mahkemeye başvurarak tespit yaptırdığı, davalının davacıya temin ettiği boyanın bağlayıcılık özelliğinin zayıf olduğu, soyulma ve dökülmeler nedeniyle davacının aynı işi tekrar yapmak zorunda kaldığı, davalının ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca meydana gelen bu zarardan sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 567.691,01 TL'nin dava tarihi olan 25.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı

Dairenin 21.09.2023 tarihli ve 2022/2875 E. 2023/5203 K. sayılı kararıyla, mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran

Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davalı vekili; davacının usulüne uygun bir ayıp ihbarının bulunmadığını, şifai ayıp ihbarının taraflarınca kabul edilmediğini, davacı malı teslim aldıktan sonra boyanın analizini yaptırmadığından ayıp ihbarının yine süresinde olmadığını, boyanın ayıplı olmadığı yönünde dosyada rapor bulunduğunu, kaldı ki bilirkişi raporlarında boyanın bağlayıcılığının zayıf olmasının boyanın içine konulan incelticinin fazla konulmasından dolayı olduğunun belirtildiğini, davacıya uygulamayı anlatmak için boya yapılan alanda ve Rektörlük binasında dökülme olmadığını, boya ayıplı ise tüm alanlarda dökülme olması gerektiğini, davacı şirketin olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacının boyanın içine fazla miktarda inceltici koyduğunu, davacının alanda eksik boya kullandığını, bu hususta itirazlarının dikkate alınmadığını, satış yapılan başka yerlerde boyalarla ilgili sorun çıkmadığını, Mahkemeye sundukları numunelerin analize gönderilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Mahkemenin hükmettiği tazminat miktarının da doğru olmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek;

kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesi,1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054984900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.