6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/889 E. 2024/4084 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet yokluğu pasif husumet husumet yokluğu ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/342 E., 2022/155 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kararının (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkili adına tescilli "Lav" ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, söz konusu markaları sofra camı sektöründe kullandığını, davalı gerçek kişinin ise 2017/35525 sayılı "TERMOLAV" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve 11. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, ancak başvuru kapsamında kalan mallar yönünden de markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, öte yandan müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve bu nedenle de başvurunun tescilinin doğru olmadığını, müvekkilinin WEB sitesinin, 2013 yılında tescil edildiğini ve o tarihten beri kullanıldığını, davalı gerçek kişinin, müvekkiline ait "lav" markasından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, buna rağmen dava konusu başvuruda bulunmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-766 sayılı kararının iptaline, 2017/35525 sayılı "termolav" ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl ve birleşen davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki malların farklı bulunduklarını, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, başvuru kapsamındaki 11. sınıf malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamında yer almadığını, "lav" ibaresinin pek çok marka başvurusuna konu olduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gibi marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Birleşen davada davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 2017/35525 sayılı marka başvurusunun kapsamında kalan mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan malların benzer olmadıkları, markalar arasında işaret benzerliği bulunsa da emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, aynı kanun maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "LAV" ibareli tanınmış seri markalarının bulunduğunu, bu markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesinin olduğunu, mahkeme kabulünün aksine dava konusu başvuru kapsamındaki malların, müvekkili markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer bulunduklarını, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış marka niteliğinde bulunmaları karşısında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da dava konusu başvurunun tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "TERMOLAV" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "LAV" asıl unsurlu markalar arasında işaretler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik mevcut ise de dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mallarla benzer olmadıkları, bu itibarla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının koşullarının gerçekleşmediği, davacı markasının sofralarda kullanılan cam ürünleri sektöründe tanınmış olduğu, ancak davacı markasının ayırt edicilik düzeyi, marka işaretleri arasındaki benzerlik seviyesi ve dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacı markasının tanınmış olduğu sektörle ilişkisinin bulunmadığı gözetildiğinde anılan kanun maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, her ne kadar asıl davada davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi yerine esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu yanlışlığın kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/889 E. 2024/4084 K.

    Ortak: · dava şartı · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3605 E. 2023/7533 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/959 E. 2023/4392 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8654 E. 2021/6876 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7051 E. 2016/1593 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/889 E.  ,  2024/4084 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1668 Esas, 2022/1351 Karar

HÜKÜM

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2021/342 E., 2022/155 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kararının (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkili adına tescilli "Lav" ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, söz konusu markaları sofra camı sektöründe kullandığını, davalı gerçek kişinin ise 2017/35525 sayılı "TERMOLAV" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve 11. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, ancak başvuru kapsamında kalan mallar yönünden de markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, öte yandan müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve bu nedenle de başvurunun tescilinin doğru olmadığını, müvekkilinin WEB sitesinin, 2013 yılında tescil edildiğini ve o tarihten beri kullanıldığını, davalı gerçek kişinin, müvekkiline ait "lav" markasından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, buna rağmen dava konusu başvuruda bulunmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-766 sayılı kararının iptaline, 2017/35525 sayılı "termolav" ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl ve birleşen davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki malların farklı bulunduklarını, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, başvuru kapsamındaki 11. sınıf malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamında yer almadığını, "lav" ibaresinin pek çok marka başvurusuna konu olduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gibi marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Birleşen davada davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 2017/35525 sayılı marka başvurusunun kapsamında kalan mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan malların benzer olmadıkları, markalar arasında işaret benzerliği bulunsa da emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, aynı kanun maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "LAV" ibareli tanınmış seri markalarının bulunduğunu, bu markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesinin olduğunu, mahkeme kabulünün aksine dava konusu başvuru kapsamındaki malların, müvekkili markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer bulunduklarını, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış marka niteliğinde bulunmaları karşısında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da dava konusu başvurunun tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "TERMOLAV" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "LAV" asıl unsurlu markalar arasında işaretler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik mevcut ise de dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mallarla benzer olmadıkları, bu itibarla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının koşullarının gerçekleşmediği, davacı markasının sofralarda kullanılan cam ürünleri sektöründe tanınmış olduğu, ancak davacı markasının ayırt edicilik düzeyi, marka işaretleri arasındaki benzerlik seviyesi ve dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacı markasının tanınmış olduğu sektörle ilişkisinin bulunmadığı gözetildiğinde anılan kanun maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, her ne kadar asıl davada davalı ...

hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi yerine esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu yanlışlığın kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054604500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.