YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/889 E. 2024/4084 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/342 E., 2022/155 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kararının (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkili adına tescilli "Lav" ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, söz konusu markaları sofra camı sektöründe kullandığını, davalı gerçek kişinin ise 2017/35525 sayılı "TERMOLAV" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve 11. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, ancak başvuru kapsamında kalan mallar yönünden de markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, öte yandan müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve bu nedenle de başvurunun tescilinin doğru olmadığını, müvekkilinin WEB sitesinin, 2013 yılında tescil edildiğini ve o tarihten beri kullanıldığını, davalı gerçek kişinin, müvekkiline ait "lav" markasından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, buna rağmen dava konusu başvuruda bulunmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-766 sayılı kararının iptaline, 2017/35525 sayılı "termolav" ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki malların farklı bulunduklarını, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, başvuru kapsamındaki 11. sınıf malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamında yer almadığını, "lav" ibaresinin pek çok marka başvurusuna konu olduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gibi marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 2017/35525 sayılı marka başvurusunun kapsamında kalan mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan malların benzer olmadıkları, markalar arasında işaret benzerliği bulunsa da emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, aynı kanun maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "LAV" ibareli tanınmış seri markalarının bulunduğunu, bu markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesinin olduğunu, mahkeme kabulünün aksine dava konusu başvuru kapsamındaki malların, müvekkili markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer bulunduklarını, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış marka niteliğinde bulunmaları karşısında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da dava konusu başvurunun tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "TERMOLAV" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "LAV" asıl unsurlu markalar arasında işaretler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik mevcut ise de dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mallarla benzer olmadıkları, bu itibarla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının koşullarının gerçekleşmediği, davacı markasının sofralarda kullanılan cam ürünleri sektöründe tanınmış olduğu, ancak davacı markasının ayırt edicilik düzeyi, marka işaretleri arasındaki benzerlik seviyesi ve dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacı markasının tanınmış olduğu sektörle ilişkisinin bulunmadığı gözetildiğinde anılan kanun maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, her ne kadar asıl davada davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi yerine esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu yanlışlığın kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/889 E. 2024/4084 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · ayırt edicilik · iltibas · husumet · dava şartı · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… maddesinin birinci fıkrasının koşullarının gerçekleşmediği, davacı markasının sofralarda kullanılan cam ürünleri sektöründe tanınmış olduğu, ancak davacı markasının «ayırt edicilik» düzeyi, marka işaretleri arasındaki benzerlik seviyesi ve dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacı markasının tanınmış olduğu sektörle ilişkisinin bulunmadığı gözetildiğinde anılan kanun maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, her ne kadar asıl davada davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi yerine esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu yanlışlığın kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesi ile d …
… n kabul edildiğini ve 11. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, ancak başvuru kapsamında kalan mallar yönünden de markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, öte yandan müvekkili markasının tanınm …
CEVAP 1.Asıl ve birleşen davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki malların farklı bulunduklarını, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… maddesinin birinci fıkrasının koşullarının gerçekleşmediği, davacı markasının sofralarda kullanılan cam ürünleri sektöründe tanınmış olduğu, ancak davacı markasının «ayırt edicilik» düzeyi, marka işaretleri arasındaki benzerlik seviyesi ve dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacı markasının tanınmış olduğu sektörle ilişkisinin bulunmadığı gözetildiğinde anılan kanun maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, her ne kadar asıl davada davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi yerine esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu yanlışlığın kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesi ile d …
… n kabul edildiğini ve 11. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, ancak başvuru kapsamında kalan mallar yönünden de markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, öte yandan müvekkili markasının tanınm …
CEVAP 1.Asıl ve birleşen davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki malların farklı bulunduklarını, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3605 E. 2023/7533 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… n kabul edildiğini ve 11. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, ancak başvuru kapsamında kalan mallar yönünden de markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, öte yandan müvekkili markasının tanınm …
CEVAP 1.Asıl ve birleşen davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki malların farklı bulunduklarını, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, başvuru kapsamındaki 11. sınıf malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamında yer almadığını, "lav" ibaresinin pek çok marka başvurusuna konu olduğunu, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı gibi marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… müvekkilinin ise bisiklet parçası, çamaşır kurutma askısı, ütü masası, pazar arabası gibi ürünler ürettiğini belirterek aynı işi yapmadıklarını, dolayısıyla ortada «iltibasa» neden olabilecek bir husus olmadığını, karışıklığa yol açabilecek bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzemediğini, LAV ile başlayan yüz …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın «sicilden terkini» istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, markaların ayn yada benzer olup olmadığına ve «iltibasın» varlığına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · sicilden terkin · kötü niyet · terkin
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın «sicilden terkini» istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, markaların ayn yada benzer olup olmadığına ve «iltibasın» varlığına ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markanın «münhasır» unsurunu oluşturan “LAVELLA” ibaresi, davacının iddialarına mesnet markalardan 2019/18012 sayılı olanın münhasır unsurunu; 2015/25153 sayılı olanın ise esas unsuru …
… klı mal ya da hizmetler için farklı kişiler tarafından tescil edilmesinin mümkün olduğunu, davacının sessiz kalması nedeniyle dava hakkını yitirdiğini, müvekkilinin «kötü niyetinin» ispat edilemediğini, kararın usule, esasa ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/959 E. 2023/4392 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… n kabul edildiğini ve 11. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, ancak başvuru kapsamında kalan mallar yönünden de markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, öte yandan müvekkili markasının tanınm …
CEVAP 1.Asıl ve birleşen davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki malların farklı bulunduklarını, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, başvuru kapsamındaki 11. sınıf malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamında yer almadığını, "lav" ibaresinin pek çok marka başvurusuna konu olduğunu, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı gibi marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… nin olduğunu, müvekkilinin tescilli markalarının ortak unsuru ve seri markası haline gelmiş olan “LAV” ibaresi ile başvuru markasındaki işaretlerin benzer olduğunu, «ortalama tüketici» tarafından başvuru markasının tescilli tanınmış markasının bir serisi olarak algılanacağını, başvuruya itirazlarının reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin www.lav.com.tr ibareli internet sitesini 30.12.2013 tarihinde adına tescil ettirdiğini ve halen kullandığını, dava konusu başvurunun esas unsurunun LAVA ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında tek harf farkı olduğunu ve bu bakımdan «iltibas» tehlikesinin söz konusu olacağını, davalının müvekkilinin tanınmış LAV markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, buna rağmen yapılan başvurunun «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 03.05.2018 tarih ve 2018/M-3412 sayılı kararının iptalini, davalının 2017/02117 sayılı “LAVABABY" ibareli markası tescil edilmiş is …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · iptal davası · ortalama tüketici · terkin · kötüniyet · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… nin olduğunu, müvekkilinin tescilli markalarının ortak unsuru ve seri markası haline gelmiş olan “LAV” ibaresi ile başvuru markasındaki işaretlerin benzer olduğunu, «ortalama tüketici» tarafından başvuru markasının tescilli tanınmış markasının bir serisi olarak algılanacağını, başvuruya itirazlarının reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin www.lav.com.tr ibareli internet sitesini 30.12.2013 tarihinde adına tescil ettirdiğini ve halen kullandığını, dava konusu başvurunun esas unsurunun LAVA ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında tek harf farkı olduğunu ve bu bakımdan «iltibas» tehlikesinin söz konusu olacağını, davalının müvekkilinin tanınmış LAV markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, buna rağmen yapılan başvurunun «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 03.05.2018 tarih ve 2018/M-3412 sayılı kararının iptalini, davalının 2017/02117 sayılı “LAVABABY" ibareli markası tescil edilmiş is …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… ü fıkrasının uygulanma imkânının bulunmadığı, davacının dayanak markalarının tanınmışlığı hakkında marka işlem dosyası ve dava dosyası kapsamında herhangi bir delil «ibraz» etmemesi nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasından kaynaklı bir tescil engelinin somut uyuşmazlık kapsamında oluşmayacağı, dava konusu ba …
… mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” haricindeki mal/hizmetler bakımından davacının itirazlarının reddi yönünden «iptaline, davaya» konu 2017/02117 sayılı markanın, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler haricinde kalan mal ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8654 E. 2021/6876 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti
Benzer bu karardaDava, 7.766,00 TL alacak için başlatılan icra takibi ile ilgili «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairenin 30/03/2021 günlü ilamıyla bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7051 E. 2016/1593 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaDosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve dava dilekçesindeki talebin niteliği itibariyle 556 sayılı KHK'nın 66/1-c ve 67. maddelerindeki hükümler kapsamında «maddi tazminatın» belirlenmesinde ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/889 E. , 2024/4084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1668 Esas, 2022/1351 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/342 E., 2022/155 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kararının (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkili adına tescilli "Lav" ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, söz konusu markaları sofra camı sektöründe kullandığını, davalı gerçek kişinin ise 2017/35525 sayılı "TERMOLAV" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından kısmen kabul edildiğini ve 11. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, ancak başvuru kapsamında kalan mallar yönünden de markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, öte yandan müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve bu nedenle de başvurunun tescilinin doğru olmadığını, müvekkilinin WEB sitesinin, 2013 yılında tescil edildiğini ve o tarihten beri kullanıldığını, davalı gerçek kişinin, müvekkiline ait "lav" markasından haberdar olmamasının mümkün bulunmadığını, buna rağmen dava konusu başvuruda bulunmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-766 sayılı kararının iptaline, 2017/35525 sayılı "termolav" ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki malların farklı bulunduklarını, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, başvuru kapsamındaki 11. sınıf malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamında yer almadığını, "lav" ibaresinin pek çok marka başvurusuna konu olduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı gibi marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 2017/35525 sayılı marka başvurusunun kapsamında kalan mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan malların benzer olmadıkları, markalar arasında işaret benzerliği bulunsa da emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, aynı kanun maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "LAV" ibareli tanınmış seri markalarının bulunduğunu, bu markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesinin olduğunu, mahkeme kabulünün aksine dava konusu başvuru kapsamındaki malların, müvekkili markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer bulunduklarını, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış marka niteliğinde bulunmaları karşısında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da dava konusu başvurunun tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "TERMOLAV" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "LAV" asıl unsurlu markalar arasında işaretler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik mevcut ise de dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mallarla benzer olmadıkları, bu itibarla 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının koşullarının gerçekleşmediği, davacı markasının sofralarda kullanılan cam ürünleri sektöründe tanınmış olduğu, ancak davacı markasının ayırt edicilik düzeyi, marka işaretleri arasındaki benzerlik seviyesi ve dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacı markasının tanınmış olduğu sektörle ilişkisinin bulunmadığı gözetildiğinde anılan kanun maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, her ne kadar asıl davada davalı ...
hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi yerine esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu yanlışlığın kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054604500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz