Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3605 E. 2023/7533 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık↗ sicilden terkin↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ terkin↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/87 E., 2021/252 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012 yılından beri kullanmakta olduğu LAV markası ile faaliyetlerine devam ettiğini, markanın nihai tüketici nezdinde maruf ve meşhur hale geldiğini ve söz konusu LAV ibareli markasının tanınmış marka statüsünde tescilli olduğunu, müvekkili adına LAV esas unsurlu çok sayıda seri marka tescili bulunduğunu, davalıya ait ve dava konusu LAVELLA ibareli markanın müvekkili markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu, tescilli olduğu emtia ve hizmetlerin de benzer olduğunu, ortalama alıcı kitlesinin tamamı karıştırma tehlikesine maruz kalmasa bile bir kısmının bu risk altında bulunmasının bile karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiğinin kabulü için yeterli olduğunu, davalı yanın tescilli ve tanınmış olan LAV markasından da haberdar olduğunu ve bilerek marka tescil talebinde bulunduğunu ileri sürerek davalı adına 2019/18012 sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğü ve terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının cam üretimi yaptığını, müvekkilinin ise bisiklet parçası, çamaşır kurutma askısı, ütü masası, pazar arabası gibi ürünler ürettiğini belirterek aynı işi yapmadıklarını, dolayısıyla ortada iltibasa neden olabilecek bir husus olmadığını, karışıklığa yol açabilecek bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzemediğini, LAV ile başlayan yüzlerce tescilli marka olduğunu, markalar arasında hem okunuş hem de görsel anlamda benzerlik olmadığını, müşteri gruplarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markanın münhasır unsurunu oluşturan “LAVELLA” ibaresi, davacının iddialarına mesnet markalardan 2019/18012 sayılı olanın münhasır unsurunu; 2015/25153 sayılı olanın ise esas unsurunu oluşturduğu, markalar arasında ayniyete yakın derecede benzerlik olduğu ve davacının iddialarına mesnet markalar ile davalı adına tescilli markanın aynı veya benzer olması koşulunun sağlandığı ve hükümsüzlük koşullarının somut olayda mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirketin iştigal alanlarının ve müşteri kitlesinin farklı olduğunu, her iki marka arasında karışıklığa yol açacak derecede bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzer olmadığını, markanın farklı mal ya da hizmetler için farklı kişiler tarafından tescil edilmesinin mümkün olduğunu, davacının sessiz kalması nedeniyle dava hakkını yitirdiğini, müvekkilinin kötü niyetinin ispat edilemediğini, kararın usule, esasa ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, markalar arasında ayniyete yakın derecede benzerlik olduğu ve davacının iddialarına mesnet markalar ile davalı adına tescilli markanın aynı veya benzer olması koşulunun, karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimalinin sağlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın sicilden terkini istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, markaların ayn yada benzer olup olmadığına ve iltibasın varlığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 4, 5, 6 ve 25 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/889 E. 2024/4084 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… müvekkilinin ise bisiklet parçası, çamaşır kurutma askısı, ütü masası, pazar arabası gibi ürünler ürettiğini belirterek aynı işi yapmadıklarını, dolayısıyla ortada «iltibasa» neden olabilecek bir husus olmadığını, karışıklığa yol açabilecek bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzemediğini, LAV ile başlayan yüz …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın «sicilden terkini» istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, markaların ayn yada benzer olup olmadığına ve «iltibasın» varlığına ilişkindir.
Benzer bu kararda… n kabul edildiğini ve 11. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, ancak başvuru kapsamında kalan mallar yönünden de markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, öte yandan müvekkili markasının tanınm …
CEVAP 1.Asıl ve birleşen davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki malların farklı bulunduklarını, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, başvuru kapsamındaki 11. sınıf malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamında yer almadığını, "lav" ibaresinin pek çok marka başvurusuna konu olduğunu, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı gibi marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · ayırt edicilik · husumet
Benzer bu kararda… maddesinin birinci fıkrasının koşullarının gerçekleşmediği, davacı markasının sofralarda kullanılan cam ürünleri sektöründe tanınmış olduğu, ancak davacı markasının «ayırt edicilik» düzeyi, marka işaretleri arasındaki benzerlik seviyesi ve dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacı markasının tanınmış olduğu sektörle ilişkisinin bulunmadığı gözetildiğinde anılan kanun maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, her ne kadar asıl davada davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi yerine esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu yanlışlığın kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesi ile d …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/889 E. 2024/4084 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… müvekkilinin ise bisiklet parçası, çamaşır kurutma askısı, ütü masası, pazar arabası gibi ürünler ürettiğini belirterek aynı işi yapmadıklarını, dolayısıyla ortada «iltibasa» neden olabilecek bir husus olmadığını, karışıklığa yol açabilecek bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzemediğini, LAV ile başlayan yüz …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın «sicilden terkini» istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, markaların ayn yada benzer olup olmadığına ve «iltibasın» varlığına ilişkindir.
Benzer bu kararda… n kabul edildiğini ve 11. sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, ancak başvuru kapsamında kalan mallar yönünden de markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, öte yandan müvekkili markasının tanınm …
CEVAP 1.Asıl ve birleşen davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki malların farklı bulunduklarını, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, başvuru kapsamındaki 11. sınıf malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamında yer almadığını, "lav" ibaresinin pek çok marka başvurusuna konu olduğunu, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı gibi marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · ayırt edicilik · husumet
Benzer bu kararda… maddesinin birinci fıkrasının koşullarının gerçekleşmediği, davacı markasının sofralarda kullanılan cam ürünleri sektöründe tanınmış olduğu, ancak davacı markasının «ayırt edicilik» düzeyi, marka işaretleri arasındaki benzerlik seviyesi ve dava konusu başvuru kapsamında kalan malların, davacı markasının tanınmış olduğu sektörle ilişkisinin bulunmadığı gözetildiğinde anılan kanun maddesinin beşinci fıkrasının koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği, her ne kadar asıl davada davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddi yerine esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de istinafa gelenin sıfatına göre bu yanlışlığın kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesi ile d …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/959 E. 2023/4392 K.
Ortak:sicilden terkin · terkin · iltibas
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın «sicilden terkini» istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, markaların ayn yada benzer olup olmadığına ve «iltibasın» varlığına ilişkindir.
… müvekkilinin ise bisiklet parçası, çamaşır kurutma askısı, ütü masası, pazar arabası gibi ürünler ürettiğini belirterek aynı işi yapmadıklarını, dolayısıyla ortada «iltibasa» neden olabilecek bir husus olmadığını, karışıklığa yol açabilecek bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzemediğini, LAV ile başlayan yüz …
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… nin olduğunu, müvekkilinin tescilli markalarının ortak unsuru ve seri markası haline gelmiş olan “LAV” ibaresi ile başvuru markasındaki işaretlerin benzer olduğunu, «ortalama tüketici» tarafından başvuru markasının tescilli tanınmış markasının bir serisi olarak algılanacağını, başvuruya itirazlarının reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin www.lav.com.tr ibareli internet sitesini 30.12.2013 tarihinde adına tescil ettirdiğini ve halen kullandığını, dava konusu başvurunun esas unsurunun LAVA ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında tek harf farkı olduğunu ve bu bakımdan «iltibas» tehlikesinin söz konusu olacağını, davalının müvekkilinin tanınmış LAV markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, buna rağmen yapılan başvurunun «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 03.05.2018 tarih ve 2018/M-3412 sayılı kararının iptalini, davalının 2017/02117 sayılı “LAVABABY" ibareli markası tescil edilmiş is …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · ortalama tüketici · kötüniyet · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… nin olduğunu, müvekkilinin tescilli markalarının ortak unsuru ve seri markası haline gelmiş olan “LAV” ibaresi ile başvuru markasındaki işaretlerin benzer olduğunu, «ortalama tüketici» tarafından başvuru markasının tescilli tanınmış markasının bir serisi olarak algılanacağını, başvuruya itirazlarının reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin www.lav.com.tr ibareli internet sitesini 30.12.2013 tarihinde adına tescil ettirdiğini ve halen kullandığını, dava konusu başvurunun esas unsurunun LAVA ibaresi olduğunu, taraf markaları arasında tek harf farkı olduğunu ve bu bakımdan «iltibas» tehlikesinin söz konusu olacağını, davalının müvekkilinin tanınmış LAV markalarından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, buna rağmen yapılan başvurunun «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 03.05.2018 tarih ve 2018/M-3412 sayılı kararının iptalini, davalının 2017/02117 sayılı “LAVABABY" ibareli markası tescil edilmiş is …
… ü fıkrasının uygulanma imkânının bulunmadığı, davacının dayanak markalarının tanınmışlığı hakkında marka işlem dosyası ve dava dosyası kapsamında herhangi bir delil «ibraz» etmemesi nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasından kaynaklı bir tescil engelinin somut uyuşmazlık kapsamında oluşmayacağı, dava konusu ba …
… mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” haricindeki mal/hizmetler bakımından davacının itirazlarının reddi yönünden «iptaline, davaya» konu 2017/02117 sayılı markanın, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler haricinde kalan mal ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar …
… t vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin sektör bilirkişisinin de içinde bulunduğu bir heyetten yeni rapor alınması talebini gerekçesiz olarak reddettiğini, «eksik inceleme» yapıldığını, müvekkilinin markası ile davacıya ait markalar arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal açıdan far …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3605 E. , 2023/7533 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/634 Esas, 2022/669 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2020/87 E., 2021/252 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012 yılından beri kullanmakta olduğu LAV markası ile faaliyetlerine devam ettiğini, markanın nihai tüketici nezdinde maruf ve meşhur hale geldiğini ve söz konusu LAV ibareli markasının tanınmış marka statüsünde tescilli olduğunu, müvekkili adına LAV esas unsurlu çok sayıda seri marka tescili bulunduğunu, davalıya ait ve dava konusu LAVELLA ibareli markanın müvekkili markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu, tescilli olduğu emtia ve hizmetlerin de benzer olduğunu, ortalama alıcı kitlesinin tamamı karıştırma tehlikesine maruz kalmasa bile bir kısmının bu risk altında bulunmasının bile karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiğinin kabulü için yeterli olduğunu, davalı yanın tescilli ve tanınmış olan LAV markasından da haberdar olduğunu ve bilerek marka tescil talebinde bulunduğunu ileri sürerek davalı adına 2019/18012 sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğü ve terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının cam üretimi yaptığını, müvekkilinin ise bisiklet parçası, çamaşır kurutma askısı, ütü masası, pazar arabası gibi ürünler ürettiğini belirterek aynı işi yapmadıklarını, dolayısıyla ortada iltibasa neden olabilecek bir husus olmadığını, karışıklığa yol açabilecek bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzemediğini, LAV ile başlayan yüzlerce tescilli marka olduğunu, markalar arasında hem okunuş hem de görsel anlamda benzerlik olmadığını, müşteri gruplarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markanın münhasır unsurunu oluşturan “LAVELLA” ibaresi, davacının iddialarına mesnet markalardan 2019/18012 sayılı olanın münhasır unsurunu; 2015/25153 sayılı olanın ise esas unsurunu oluşturduğu, markalar arasında ayniyete yakın derecede benzerlik olduğu ve davacının iddialarına mesnet markalar ile davalı adına tescilli markanın aynı veya benzer olması koşulunun sağlandığı ve hükümsüzlük koşullarının somut olayda mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirketin iştigal alanlarının ve müşteri kitlesinin farklı olduğunu, her iki marka arasında karışıklığa yol açacak derecede bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzer olmadığını, markanın farklı mal ya da hizmetler için farklı kişiler tarafından tescil edilmesinin mümkün olduğunu, davacının sessiz kalması nedeniyle dava hakkını yitirdiğini, müvekkilinin kötü niyetinin ispat edilemediğini, kararın usule, esasa ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, markalar arasında ayniyete yakın derecede benzerlik olduğu ve davacının iddialarına mesnet markalar ile davalı adına tescilli markanın aynı veya benzer olması koşulunun, karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimalinin sağlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın sicilden terkini istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, markaların ayn yada benzer olup olmadığına ve iltibasın varlığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 4, 5, 6 ve 25 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109834500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz