6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3605 E. 2023/7533 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık sicilden terkin kötü niyet esastan ret terkin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 25

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI : 2020/87 E., 2021/252 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012 yılından beri kullanmakta olduğu LAV markası ile faaliyetlerine devam ettiğini, markanın nihai tüketici nezdinde maruf ve meşhur hale geldiğini ve söz konusu LAV ibareli markasının tanınmış marka statüsünde tescilli olduğunu, müvekkili adına LAV esas unsurlu çok sayıda seri marka tescili bulunduğunu, davalıya ait ve dava konusu LAVELLA ibareli markanın müvekkili markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu, tescilli olduğu emtia ve hizmetlerin de benzer olduğunu, ortalama alıcı kitlesinin tamamı karıştırma tehlikesine maruz kalmasa bile bir kısmının bu risk altında bulunmasının bile karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiğinin kabulü için yeterli olduğunu, davalı yanın tescilli ve tanınmış olan LAV markasından da haberdar olduğunu ve bilerek marka tescil talebinde bulunduğunu ileri sürerek davalı adına 2019/18012 sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğü ve terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının cam üretimi yaptığını, müvekkilinin ise bisiklet parçası, çamaşır kurutma askısı, ütü masası, pazar arabası gibi ürünler ürettiğini belirterek aynı işi yapmadıklarını, dolayısıyla ortada iltibasa neden olabilecek bir husus olmadığını, karışıklığa yol açabilecek bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzemediğini, LAV ile başlayan yüzlerce tescilli marka olduğunu, markalar arasında hem okunuş hem de görsel anlamda benzerlik olmadığını, müşteri gruplarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markanın münhasır unsurunu oluşturan “LAVELLA” ibaresi, davacının iddialarına mesnet markalardan 2019/18012 sayılı olanın münhasır unsurunu; 2015/25153 sayılı olanın ise esas unsurunu oluşturduğu, markalar arasında ayniyete yakın derecede benzerlik olduğu ve davacının iddialarına mesnet markalar ile davalı adına tescilli markanın aynı veya benzer olması koşulunun sağlandığı ve hükümsüzlük koşullarının somut olayda mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirketin iştigal alanlarının ve müşteri kitlesinin farklı olduğunu, her iki marka arasında karışıklığa yol açacak derecede bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzer olmadığını, markanın farklı mal ya da hizmetler için farklı kişiler tarafından tescil edilmesinin mümkün olduğunu, davacının sessiz kalması nedeniyle dava hakkını yitirdiğini, müvekkilinin kötü niyetinin ispat edilemediğini, kararın usule, esasa ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, markalar arasında ayniyete yakın derecede benzerlik olduğu ve davacının iddialarına mesnet markalar ile davalı adına tescilli markanın aynı veya benzer olması koşulunun, karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimalinin sağlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın sicilden terkini istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, markaların ayn yada benzer olup olmadığına ve iltibasın varlığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 4, 5, 6 ve 25 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/889 E. 2024/4084 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/889 E. 2024/4084 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/959 E. 2023/4392 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3605 E.  ,  2023/7533 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/634 Esas, 2022/669 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2020/87 E., 2021/252 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012 yılından beri kullanmakta olduğu LAV markası ile faaliyetlerine devam ettiğini, markanın nihai tüketici nezdinde maruf ve meşhur hale geldiğini ve söz konusu LAV ibareli markasının tanınmış marka statüsünde tescilli olduğunu, müvekkili adına LAV esas unsurlu çok sayıda seri marka tescili bulunduğunu, davalıya ait ve dava konusu LAVELLA ibareli markanın müvekkili markaları ile karıştırılma ihtimali bulunduğunu, tescilli olduğu emtia ve hizmetlerin de benzer olduğunu, ortalama alıcı kitlesinin tamamı karıştırma tehlikesine maruz kalmasa bile bir kısmının bu risk altında bulunmasının bile karıştırılma ihtimalinin gerçekleştiğinin kabulü için yeterli olduğunu, davalı yanın tescilli ve tanınmış olan LAV markasından da haberdar olduğunu ve bilerek marka tescil talebinde bulunduğunu ileri sürerek davalı adına 2019/18012 sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğü ve terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının cam üretimi yaptığını, müvekkilinin ise bisiklet parçası, çamaşır kurutma askısı, ütü masası, pazar arabası gibi ürünler ürettiğini belirterek aynı işi yapmadıklarını, dolayısıyla ortada iltibasa neden olabilecek bir husus olmadığını, karışıklığa yol açabilecek bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzemediğini, LAV ile başlayan yüzlerce tescilli marka olduğunu, markalar arasında hem okunuş hem de görsel anlamda benzerlik olmadığını, müşteri gruplarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli markanın münhasır unsurunu oluşturan “LAVELLA” ibaresi, davacının iddialarına mesnet markalardan 2019/18012 sayılı olanın münhasır unsurunu; 2015/25153 sayılı olanın ise esas unsurunu oluşturduğu, markalar arasında ayniyete yakın derecede benzerlik olduğu ve davacının iddialarına mesnet markalar ile davalı adına tescilli markanın aynı veya benzer olması koşulunun sağlandığı ve hükümsüzlük koşullarının somut olayda mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirketin iştigal alanlarının ve müşteri kitlesinin farklı olduğunu, her iki marka arasında karışıklığa yol açacak derecede bir benzerlik olmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle benzer olmadığını, markanın farklı mal ya da hizmetler için farklı kişiler tarafından tescil edilmesinin mümkün olduğunu, davacının sessiz kalması nedeniyle dava hakkını yitirdiğini, müvekkilinin kötü niyetinin ispat edilemediğini, kararın usule, esasa ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, markalar arasında ayniyete yakın derecede benzerlik olduğu ve davacının iddialarına mesnet markalar ile davalı adına tescilli markanın aynı veya benzer olması koşulunun, karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimalinin sağlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, marka hükümsüzlüğü ve markanın sicilden terkini istemlerine ilişkin olup, uyuşmazlık, markaların ayn yada benzer olup olmadığına ve iltibasın varlığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 4, 5, 6 ve 25 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1109834500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.