Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2844 E. 2024/4012 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava açma ehliyeti↗ sınırlı ihya↗ re'sen terkin↗ malvarlığına ilişkin dava↗ sermaye artırımı↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ cy/cy kaydı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/534 E., 2023/599 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Yemcilik Ticaret Limited Şirketinin Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünde 08225 sicil numarasıyla kayıtlıyken 03.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden silindiğini, ihyası talep edilen şirketin aktif mal varlığına kayıtlı .... plakalı kamyonetin bulunduğunu, bahse konu kamyonet hakkında işlem yapılabilmesi için şirket yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanması ile Sakarya Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ... Yemcilik Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın esasına geçilmeden davanın usulden reddinin gerektiğini, ticaret sicil kaydı silinmiş şirketin dava açma ehliyetinin bulunmadığını, terkin işleminin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereğince Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 08225 ticaret sicil numarasında kayıtlı (Mersis no ....) ... Yemcilik Ticaret Limited Şirketinin adına kayıtlı.... plakalı aracın ek tasfiyesi ile sınırlı olarak ihyası ile sicile tesciline, tasfiye memuru olarak şirketin önceki yetkilisi davacı ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaydı silinen şirketin, kanunun amir hükümleri gereğince ticaret sicilden terkin edildiğini, sermaye artırımı yapmayan şirketlerin ticaret sicilden silinmesi ile ilgili kanunun amir hükmü bulunmakta olup kesinlikle ihyasının mümkün olmadığını, ihyası istenilen şirkete, oda kaydının silineceğine ilişkin ihtarları içeren tebligatlar yapıldığını, tebligat yapılmasına rağmen davalı Kuruma davacı taraftan herhangi bir müracaat olmadığını, hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını belirterek istinaf taleplerinin kabulüne, yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Yemcilik Ticaret Limited Şirketinin Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünde.... sicil numarasıyla kayıtlıyken 30.06.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca re'sen sicilden terkin edildiği, dosya kapsamı delillere göre terkin işleminin usulüne uygun yapıldığı ve bunun aksi bir iddianın bulunmadığı, trafik sicil kayıtlarına göre .... plaka sayılı aracın halen sicilden terkin edilen ... Yemcilik Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunduğu, şirketin eski ortağı olan davacının şirketin tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesini istemekte haklı hukuki yararının bulunduğu, şirketin 30.06.2014 tarihinde sicilden terkin edilmesi ve davanın 04.10.2023 tarihinde açılması dikkate alındığında, eldeki davanın yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre 10 yıllık süre içinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, şirketin ihya işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasının da doğru olduğu, davanın ihya işleminin usulsüz olmasına değil, tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesi nedenine dayalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sicilden 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin ihyası 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2844 E. 2024/4012 K.
Ortak:dava açma ehliyeti · re'sen terkin · malvarlığına ilişkin dava · sermaye artırımı · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaYemcilik Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunduğu, şirketin eski ortağı olan davacının şirketin tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesini istemekte haklı «hukuki yararının» bulunduğu, şirketin 30.06.2014 tarihinde «sicilden terkin» edilmesi ve davanın 04.10.2023 tarihinde açılması dikkate alındığında, eldeki davanın yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre 10 yıllık süre içinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «şirketin ihya» işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, davalının «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasının da doğru olduğu, davanın ihya işleminin usulsüz olmasına değil, tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesi nedenine day …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «kaydı» silinen şirketin, kanunun amir hükümleri gereğince ticaret «sicilden terkin» edildiğini, «sermaye artırımı» yapmayan şirketlerin ticaret sicilden silinmesi ile ilgili kanunun amir hükmü bulunmakta olup kesinlikle ihyasının mümkün olmadığını, «ihyası» istenilen şirkete, oda kaydının silineceğine ilişkin ihtarları içeren «tebligatlar» yapıldığını, tebligat yapılmasına rağmen davalı Kuruma davacı taraftan herhangi bir müracaat olmadığını, hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını belirterek istinaf t …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sicilden 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaYemcilik Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunduğu, şirketin eski ortağı olan davacının şirketin tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesini istemekte haklı «hukuki yararının» bulunduğu, şirketin 30.06.2014 tarihinde «sicilden terkin» edilmesi ve davanın 04.10.2023 tarihinde açılması dikkate alındığında, eldeki davanın yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre 10 yıllık süre içinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «şirketin ihya» işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, davalının «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasının da doğru olduğu, davanın ihya işleminin usulsüz olmasına değil, tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesi nedenine day …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «kaydı» silinen şirketin, kanunun amir hükümleri gereğince ticaret «sicilden terkin» edildiğini, «sermaye artırımı» yapmayan şirketlerin ticaret sicilden silinmesi ile ilgili kanunun amir hükmü bulunmakta olup kesinlikle ihyasının mümkün olmadığını, «ihyası» istenilen şirkete, oda kaydının silineceğine ilişkin ihtarları içeren «tebligatlar» yapıldığını, tebligat yapılmasına rağmen davalı Kuruma davacı taraftan herhangi bir müracaat olmadığını, hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını belirterek istinaf t …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sicilden 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3923 E. 2024/5993 K.
Ortak:dava açma ehliyeti · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · taraf ehliyeti · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaYemcilik Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunduğu, şirketin eski ortağı olan davacının şirketin tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesini istemekte haklı «hukuki yararının» bulunduğu, şirketin 30.06.2014 tarihinde «sicilden terkin» edilmesi ve davanın 04.10.2023 tarihinde açılması dikkate alındığında, eldeki davanın yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre 10 yıllık süre içinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «şirketin ihya» işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, davalının «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasının da doğru olduğu, davanın ihya işleminin usulsüz olmasına değil, tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesi nedenine day …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın esasına geçilmeden davanın «usulden reddinin» gerektiğini, «ticaret sicil» «kaydı» silinmiş şirketin dava «açma ehliyetinin» bulunmadığını, «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «usulden reddinin» gerektiğini, «ticaret sicil» «kaydı» silinmiş şirketin dava «açma ehliyetinin» bulunmadığını, «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 54 VE 852 plaka sayılı araç üzerine «ihyası» istenen şirket lehine «rehin» tesis edildiği, şirketin önceki yetkilisi davacının 54 VE 852 plaka sayılı araç üzerine konulan rehin kaldırılması amacıyla şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle Asyalı Özdemirler Otomotiv İnşaat Gıda Turizm Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin 54 YP 878 plakalı araç üzerinde şirket lehine mevcut 16.11.2005 tarihli rehnin «terkini» ile sınırlı olarak ihyasına, «tasfiye memuru» olarak şirketin önceki yetkilisi davacı ...'in atanmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin · kamu düzeni
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ticaret sicilden resen silinen ...'nin tek yetkilisi olduğunu, sicilden silinme sürecine ilişkin olarak «tasfiye» sürecinin tamamlanmamış olması sebebiyle çeşitli mağduriyetlerin yaşandığını, 16.11.2005 tarihinde 2006 Model, Suziki Swift markalı, 54 YP 878 plaka sayılı araç üzerine şirket tarafından «rehin» tesis edildiğini, rehin borçlusu tarafından borcun ödenmiş olmasına rağmen rehnin kaldırılmadığını belirterek 16.11.2005 tarihinde 2006 Model, Suziki Swif markalı, …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 54 VE 852 plaka sayılı araç üzerine «ihyası» istenen şirket lehine «rehin» tesis edildiği, şirketin önceki yetkilisi davacının 54 VE 852 plaka sayılı araç üzerine konulan rehin kaldırılması amacıyla şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle Asyalı Özdemirler Otomotiv İnşaat Gıda Turizm Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin 54 YP 878 plakalı araç üzerinde şirket lehine mevcut 16.11.2005 tarihli rehnin «terkini» ile sınırlı olarak ihyasına, «tasfiye memuru» olarak şirketin önceki yetkilisi davacı ...'in atanmasına karar verilmiştir.
… uki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca; «kamu düzenine» ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/91 E. 2016/4911 K.
Ortak:şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · taraf ehliyeti · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaYemcilik Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunduğu, şirketin eski ortağı olan davacının şirketin tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesini istemekte haklı «hukuki yararının» bulunduğu, şirketin 30.06.2014 tarihinde «sicilden terkin» edilmesi ve davanın 04.10.2023 tarihinde açılması dikkate alındığında, eldeki davanın yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre 10 yıllık süre içinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «şirketin ihya» işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, davalının «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasının da doğru olduğu, davanın ihya işleminin usulsüz olmasına değil, tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesi nedenine day …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın esasına geçilmeden davanın «usulden reddinin» gerektiğini, «ticaret sicil» «kaydı» silinmiş şirketin dava «açma ehliyetinin» bulunmadığını, «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «kaydı» silinen şirketin, kanunun amir hükümleri gereğince ticaret «sicilden terkin» edildiğini, «sermaye artırımı» yapmayan şirketlerin ticaret sicilden silinmesi ile ilgili kanunun amir hükmü bulunmakta olup kesinlikle ihyasının mümkün olmadığını, «ihyası» istenilen şirkete, oda kaydının silineceğine ilişkin ihtarları içeren «tebligatlar» yapıldığını, tebligat yapılmasına rağmen davalı Kuruma davacı taraftan herhangi bir müracaat olmadığını, hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını belirterek istinaf t …
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · hukuki menfaat · şirket müdürü · taşıyan · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… Tasfiye Edilmemiş Anonim veya Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicilinden Silinmelerine İlişkin Tebliğin” “Çeşitli Hükümler” başlığını «taşıyan» 16/2 maddesinin “Bu tebliğ hükümlerine göre; ticaret sicilinden silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler” hükmünü amir olduğu, söz konusu amir hüküm uyarınca «şirket müdürü» ile hissedarlarının resen «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» için mahkemeye başvurma hak ve yetkilerinin bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d, 115. maddeleri uyarınca davacıların aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. bendinin «son» cümlesinde öngörülen "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü gereğince, yasal süresi içinde açılan işbu davada, davacıların, «ihyası» istenilen şirketi «temsile» yetkili kişiler olduğu ve dava açmakta hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aktif dava «ehliyetleri» bulunmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmesi isabetli bulunmamış ve hükmün davacılar lehine bozulması gerekmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6857 E. 2022/8914 K.
Ortak:re'sen terkin · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · hukuki yarar · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaYemcilik Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunduğu, şirketin eski ortağı olan davacının şirketin tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesini istemekte haklı «hukuki yararının» bulunduğu, şirketin 30.06.2014 tarihinde «sicilden terkin» edilmesi ve davanın 04.10.2023 tarihinde açılması dikkate alındığında, eldeki davanın yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre 10 yıllık süre içinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «şirketin ihya» işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, davalının «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasının da doğru olduğu, davanın ihya işleminin usulsüz olmasına değil, tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesi nedenine day …
Yemcilik Ticaret Limited Şirketinin Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünde 08225 sicil numarasıyla kayıtlıyken 03.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden silindiğini, «ihyası» talep edilen şirketin aktif mal varlığına kayıtlı .... plakalı kamyonetin bulunduğunu, bahse konu kamyonet hakkında işlem yapılabilmesi için şirket yetkilisi ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanması ile Sakarya Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ...
Yemcilik Ticaret Limited Şirketinin adına kayıtlı.... plakalı aracın ek tasfiyesi ile sınırlı olarak «ihyası» ile sicile tesciline, «tasfiye memuru» olarak şirketin önceki yetkilisi davacı ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2020/118 esası üzerinden 20/07/2020 tarihinde «ihyası» istenen şirkete yönelik açılan «rücu davası» sebebiyle «hukuki menfaati» bulunan davacı tarafından eldeki davanın 30/09/2021 tarihinde açıldığı, ihyası istenen şirkete ait «ticaret sicil» kayıtlarına göre şirketin 13/08/2015 tarihinde sicilden «resen terkin» edildiği, bu halde, mahkemece ihya istemine yönelik davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmaması nedeniyle davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, «tasfiye» memurunun ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, …
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın» öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» suretiyle yapılması usule aykırı olmakla birlikte, davalı ...'nce «ihyası» istenen şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebi» ile silinme hususu da kanunda tadadi olarak sayılan hallerden bulunmamaktadır.
5174 Sayılı TOBB Kanununa göre oda «kaydının» silinmesine ilişkin yapılan işlem özel kanunla konulmuş özel bir «tasfiye usulü» olup, TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen «sicilden terkin» işlemine uygulanamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye usulü · rücu davası · resen terkin · hukuki menfaat · rücu · hak düşürücü süre · ihtar · ilan
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2020/118 esası üzerinden 20/07/2020 tarihinde «ihyası» istenen şirkete yönelik açılan «rücu davası» sebebiyle «hukuki menfaati» bulunan davacı tarafından eldeki davanın 30/09/2021 tarihinde açıldığı, ihyası istenen şirkete ait «ticaret sicil» kayıtlarına göre şirketin 13/08/2015 tarihinde sicilden «resen terkin» edildiği, bu halde, mahkemece ihya istemine yönelik davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmaması nedeniyle davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle, «tasfiye» memurunun ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, …
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın» öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» suretiyle yapılması usule aykırı olmakla birlikte, davalı ...'nce «ihyası» istenen şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebi» ile silinme hususu da kanunda tadadi olarak sayılan hallerden bulunmamaktadır.
Bölge adliye mahkemesince, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5174 Sayılı TOBB Kanununa göre oda «kaydının» silinmesine ilişkin yapılan işlem özel kanunla konulmuş özel bir «tasfiye usulü» olup, TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen «sicilden terkin» işlemine uygulanamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4424 E. 2019/1037 K.
Ortak:ihya · taraf ehliyeti · hukuki yarar · ticaret sicili · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın esasına geçilmeden davanın «usulden reddinin» gerektiğini, «ticaret sicil» «kaydı» silinmiş şirketin dava «açma ehliyetinin» bulunmadığını, «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «kaydı» silinen şirketin, kanunun amir hükümleri gereğince ticaret «sicilden terkin» edildiğini, «sermaye artırımı» yapmayan şirketlerin ticaret sicilden silinmesi ile ilgili kanunun amir hükmü bulunmakta olup kesinlikle ihyasının mümkün olmadığını, «ihyası» istenilen şirkete, oda kaydının silineceğine ilişkin ihtarları içeren «tebligatlar» yapıldığını, tebligat yapılmasına rağmen davalı Kuruma davacı taraftan herhangi bir müracaat olmadığını, hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını belirterek istinaf t …
Yemcilik Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla şirkete ait «tasfiye» edilmemiş «malvarlığının» bulunduğu, şirketin eski ortağı olan davacının şirketin tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesini istemekte haklı «hukuki yararının» bulunduğu, şirketin 30.06.2014 tarihinde «sicilden terkin» edilmesi ve davanın 04.10.2023 tarihinde açılması dikkate alındığında, eldeki davanın yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre 10 yıllık süre içinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, «şirketin ihya» işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, davalının «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasının da doğru olduğu, davanın ihya işleminin usulsüz olmasına değil, tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesi nedenine day …
Benzer bu kararda… toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicilden silinmekle dava ve hukuki işlem «ehliyetini» yitirdiğini «ticaret sicil» işleminin iptaline karar verilmesinin şirketin sicile kendiliğinden «kaydını» sağlayamayacağı, ayrıca «ihya» kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça işlemin iptali talep edilip, ihya talep edilmediğinden iptal davasında «hukuki yararı» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davacı Şirketin «kaydının» silinmiş olması nedeniyle taraf «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda usule aykırılık bulunmadığından davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adl …
Kaydı silinen şirket hakkında devam eden davalar bulunması nedeniyle şirketin, 6102 sayılı Yasa’nın Geçici 7/.... maddesi uyarınca Geçici 7. maddeye dayalı olarak bir şirketin «kaydının» silinmesi işlemi hukuka uygun olmadığından ve silinme işleminin iptali halinde şirketin varlığı devam edeceğinden davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2844 E. , 2024/4012 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/534 E., 2023/599 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Yemcilik Ticaret Limited Şirketinin Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünde 08225 sicil numarasıyla kayıtlıyken 03.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden silindiğini, ihyası talep edilen şirketin aktif mal varlığına kayıtlı .... plakalı kamyonetin bulunduğunu, bahse konu kamyonet hakkında işlem yapılabilmesi için şirket yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanması ile Sakarya Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ... Yemcilik Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın esasına geçilmeden davanın usulden reddinin gerektiğini, ticaret sicil kaydı silinmiş şirketin dava açma ehliyetinin bulunmadığını, terkin işleminin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereğince Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 08225 ticaret sicil numarasında kayıtlı (Mersis no ....) ... Yemcilik Ticaret Limited Şirketinin adına kayıtlı.... plakalı aracın ek tasfiyesi ile sınırlı olarak ihyası ile sicile tesciline, tasfiye memuru olarak şirketin önceki yetkilisi davacı ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaydı silinen şirketin, kanunun amir hükümleri gereğince ticaret sicilden terkin edildiğini, sermaye artırımı yapmayan şirketlerin ticaret sicilden silinmesi ile ilgili kanunun amir hükmü bulunmakta olup kesinlikle ihyasının mümkün olmadığını, ihyası istenilen şirkete, oda kaydının silineceğine ilişkin ihtarları içeren tebligatlar yapıldığını, tebligat yapılmasına rağmen davalı Kuruma davacı taraftan herhangi bir müracaat olmadığını, hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını belirterek istinaf taleplerinin kabulüne, yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Yemcilik Ticaret Limited Şirketinin Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğünde.... sicil numarasıyla kayıtlıyken 30.06.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca re'sen sicilden terkin edildiği, dosya kapsamı delillere göre terkin işleminin usulüne uygun yapıldığı ve bunun aksi bir iddianın bulunmadığı, trafik sicil kayıtlarına göre .... plaka sayılı aracın halen sicilden terkin edilen ... Yemcilik Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunduğu, şirketin eski ortağı olan davacının şirketin tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesini istemekte haklı hukuki yararının bulunduğu, şirketin 30.06.2014 tarihinde sicilden terkin edilmesi ve davanın 04.10.2023 tarihinde açılması dikkate alındığında, eldeki davanın yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatlarına göre 10 yıllık süre içinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde dosya kapsamı delillerle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, şirketin ihya işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı, davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasının da doğru olduğu, davanın ihya işleminin usulsüz olmasına değil, tasfiye edilmemiş malvarlığının tasfiyesi nedenine dayalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sicilden 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054553900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz