Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/2323 E. 2024/3973 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/547']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiyenin kapanması↗ yeniden tescil↗ husumet itirazı↗ dava dilekçesinin tebliği↗ ticaret sicilinden terkin↗ şirketin tasfiyesi↗ yetki itirazı↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ rücuen tazminat↗ tazminat davası↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2021/523 E., 2022/687 K.
BİRLEŞEN DAVA : Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/172 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından M.K. 15.01.2019 tarihinde tespit edilen meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağladığını, davacının sigortalıya yapmış olduğu ödemeler sebebiyle Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/192 E. sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığını, Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/192 E. sayılı doyasında davalı ... Temizlik Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketine dava dilekçesinin tebliğ edilemediğini, mahkeme tarafından yapılan incelemede şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin tespit edildiğini, taraflarına ihya davasını açmak üzere yetki ve süre verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise mahkemece verilen süre içerisinde şirketin ihyası davasını davalı tasfiye memuruna yöneltmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet yöneltmek kaygısıyla tarafına yöneltilen davanın usule aykırı olması nedeniyle husumet itirazının bulunduğunu, şirketin tasfiye işlemlerinin çok uzun süre önce tamamlandığını, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, ek olarak da yetki itirazının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin ortaklar kurulunun 15.12.2013 tarihli kararıyla tasfiye işlemlerine girişildiği ve tasfiye memuru olarak birleşen davalı ...'in atandığı, tasfiye memuru tarafından gerekli işlemler tamamlanarak, şirketin 30.01.2015 tarihinde terkin edildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 05.02.2015 tarih, 8752 sayılı gazetesiyle terkinin ilan edildiği, şirketin 30.01.2015 tarihi itibariyle tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiş ise de davacının, ihyası istenen şirket hakkında rücuen tazminat davası açtığı, davacının şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu, ihyası talep edilen şirket hakkında açılmış olan dava bulunması nedeniyle ihyasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye niteliğinde olduğu, hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Bozüyük Ticaret Sicil Müdürlüğünün 1654 sicil numarasında kayıtlı ... Temizlik Taahhüt Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ihyasına (ek tasfiyesine), ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ..., istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 30.01.2015 tarihinde tasfiye edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, dava konusu şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak yapıldığını, davacı kurumun iş görmezlik ödeneği ödediği ...'un 02.11.2004-21.12.2004 tarihleri arasında tasfiye edilen şirkette çalışmış olduğunu, şirketin bir sorumluluğu olmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin ve harcın tamamının tarafından tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davacının hukuki yararı bulunduğu hususunda isabetsizlik bulunmadığı, ancak ihyası talep olunan şirket 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca Ticaret Sicilinden terkin edilmiş olduğu, uyuşmazlığın çözümünde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı ve 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğinden davalının bu yöndeki istinaf nedenleri de yerinde görülmediği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra alacaklıların alacağının tahsili istemi ile dava açması durumunda mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilirse tasfiye olunan şirketin sadece bu işlemlerin yapılması için yeniden tesciline karar verileceğinin düzenlendiği halde mahkemece Bozüyük 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin 2021/192 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi gerekirken bu hususun hükümde belirtilmemesinin yerinde görülmediğinden mahkemece Bozüyük 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin 2021/192 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediğinden, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeninden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle ve istinaf mahkemesince kararın kaldırılması nedeniyle lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi kapsamında şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7603 E. 2023/25 K.
Ortak:yeniden tescil · dava dilekçesinin tebliği · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · tazminat davası · ihya · dava şartı · zamanaşımı var · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTemizlik Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketine dava «dilekçesinin tebliğ» edilemediğini, mahkeme tarafından yapılan incelemede şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin tespit edildiğini, taraflarına «ihya» davasını açmak üzere «yetki» ve süre verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise mahkemece verilen süre içerisinde «şirketin ihyası» davasını davalı «tasfiye» memuruna yöneltmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin ortaklar kurulunun 15.12.2013 tarihli kararıyla «tasfiye» işlemlerine girişildiği ve «tasfiye memuru» olarak birleşen davalı ...'in atandığı, tasfiye memuru tarafından gerekli işlemler tamamlanarak, şirketin 30.01.2015 tarihinde «terkin» edildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 05.02.2015 tarih, 8752 sayılı gazetesiyle terkinin «ilan» edildiği, şirketin 30.01.2015 tarihi itibariyle tasfiye nedeniyle «sicilden terkini» gerçekleştirilmiş ise de davacının, ihyası istenen şirket hakkında «rücuen tazminat davası» açtığı, davacının şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararının» bulunduğu, ihyası talep edilen şirket hakkında açılmış olan dava bulunması nedeniyle ihyasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye niteliğinde olduğu, «hak düşürücü sürenin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Bozüyük Ticaret Sicil Müdürlüğünün 1654 sicil numarasında kayıtlı ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/172 E. sayılı dosyası Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın «ihyası» talep edilen şirkete karşı açmış olduğu «derdest» tazminat davasının bulunduğu, şirketin taraf olduğu davanın mevcut olması nedeniyle «ticaret sicil» «kaydının» silinmesinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu, bu nedenle «zamanaşımı» süresinin söz konusu olmadığı ve davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, somut uyuşmazlıkta şirketin, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı Sicil Müdürlüğünce 07.07.2014 tarihinde «sicilden terkin» edildiği ancak şirket «temsilcilerine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge, tebligatın da dosyaya sunulmadığı, bu nedenle terkin işleminin şekil ve esas açısından hukuka uygun olmadığı ve hukuka uygun terkin işlemi yapmayan davalının «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Yıldız Yapı Malzemeleri Depolama Dağ.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince davanın reddinin talep edilmediği sadece davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığına karar verildiğini, «yasal hasım» olan müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu olmadığının bir çok Yargıtay kararı ile kabul edildiğini, şirket 2014 yılında «terkin» edilmesine karşın «ihyaya» esas davanın 2019 yılında açıldığını, bu nedenle terkin tarihinde şirketin taraf olduğu bir davadan söz edilemeyeceğini, terkin edilen şirketin yeniden sicile kayıt edilmesinde müvekkilinin bir tasarrufu bulunmayacağını, müvekkilince yasal sermaye altında bulunan şirketin gerekli «tebligatlar» yapılarak eksiklilerin tamamlanması ve «derdest» davaların bildirilmesi için uyarılmasına rağmen, şirket veya yetkililerince bilgi verilmemesi üzerine terkin edildiğini, davacının dava konusu şirket bakımından «üçüncü kişi» konumunda olduğu da gözetildiğinde ve dava konusu şirketin «ticaret sicilinden terkin» edilmesi işlemine karşı herhangi bir iddia da bulunulmadığı hâlde Mahkemece, müvekkili aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararın kaldırılmasına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar veri …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «şirket ihyası» istemine ilişkin olup ihya koşullarının bulunup bulunmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar usulü · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · yasal hasım · yargılama giderleri · derdestlik · infaz · üçüncü kişi
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince davanın reddinin talep edilmediği sadece davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığına karar verildiğini, «yasal hasım» olan müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu olmadığının bir çok Yargıtay kararı ile kabul edildiğini, şirket 2014 yılında «terkin» edilmesine karşın «ihyaya» esas davanın 2019 yılında açıldığını, bu nedenle terkin tarihinde şirketin taraf olduğu bir davadan söz edilemeyeceğini, terkin edilen şirketin yeniden sicile kayıt edilmesinde müvekkilinin bir tasarrufu bulunmayacağını, müvekkilince yasal sermaye altında bulunan şirketin gerekli «tebligatlar» yapılarak eksiklilerin tamamlanması ve «derdest» davaların bildirilmesi için uyarılmasına rağmen, şirket veya yetkililerince bilgi verilmemesi üzerine terkin edildiğini, davacının dava konusu şirket bakımından «üçüncü kişi» konumunda olduğu da gözetildiğinde ve dava konusu şirketin «ticaret sicilinden terkin» edilmesi işlemine karşı herhangi bir iddia da bulunulmadığı hâlde Mahkemece, müvekkili aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararın kaldırılmasına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar veri …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «yasal hasım» konumunda olan davalı Sicil Müdürlüğünün, şirketin «terkin» işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki «derdest» davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, terkin işleminin usulsüzlüğüne dair başkaca bir sebep ve delil ileri sürülmediği, terkin tarihinden sonra Bozüyük 1.
Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın açıldığı, bu durumda «yasal hasım» konumunda olan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılan davalının «yargılama giderlerine» mahkum edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile «resen terkin» edilmiş olan Yıldız Yapı Malzemeleri Depolama Dağ.
… de özetle; İlk Derece Mahkemesince, şirketin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı Sicil Müdürlüğünce 07.07.2014 tarihinde «sicilden terkin» edildiği; ancak şirket «temsilcilerine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge, tebligatın dosyaya sunulmadığı, bu nedenle terkin işleminin şekil ve esas açısından hukuka uygun olmadığının tespit edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka aykırı olarak bu tespitlerin yok sayıldığını, terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen «ihtarın» öncelikle şirkete yapılacağı düzenlenmiş olup şirketin yetkilisine tebliğ edilmeden doğrudan Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» suretiyle yapılan «ihtarın usule» uygun olmadığını, davada İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce yapılan terkin işleminin hatalı olması karşısında davalı tarafından davaya karşı konularak müdürlük işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddinin de istendiği nazara alındığında somut olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 312 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanma koşulları bulunmayıp aynı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca davalı Sicil Müdürlüğünün «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14639 E. 2017/130 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye · ilan
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin ortaklar kurulunun 15.12.2013 tarihli kararıyla «tasfiye» işlemlerine girişildiği ve «tasfiye memuru» olarak birleşen davalı ...'in atandığı, tasfiye memuru tarafından gerekli işlemler tamamlanarak, şirketin 30.01.2015 tarihinde «terkin» edildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 05.02.2015 tarih, 8752 sayılı gazetesiyle terkinin «ilan» edildiği, şirketin 30.01.2015 tarihi itibariyle tasfiye nedeniyle «sicilden terkini» gerçekleştirilmiş ise de davacının, ihyası istenen şirket hakkında «rücuen tazminat davası» açtığı, davacının şirketin ihyasını istemekte «hukuki yararının» bulunduğu, ihyası talep edilen şirket hakkında açılmış olan dava bulunması nedeniyle ihyasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye niteliğinde olduğu, «hak düşürücü sürenin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Bozüyük Ticaret Sicil Müdürlüğünün 1654 sicil numarasında kayıtlı ...
Temizlik Taahhüt Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ihyasına (ek tasfiyesine), ek «tasfiye» işlemlerini yapmak üzere ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Temizlik Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketine dava «dilekçesinin tebliğ» edilemediğini, mahkeme tarafından yapılan incelemede şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin tespit edildiğini, taraflarına «ihya» davasını açmak üzere «yetki» ve süre verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise mahkemece verilen süre içerisinde «şirketin ihyası» davasını davalı «tasfiye» memuruna yöneltmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece ek «tasfiye» için şirketin ihyasına, tescil ve «ilanına», davalı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece dava kabul edildiğine ve şirketin ihyasına karar verildiğine göre bu tür davalarda «yargılama giderinin» «tasfiye memuru» olan davalı ...'a yüklenmesi gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, bu yön gözetilmeden «yargılama giderlerinin» ve «vekalet ücretinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya ve davanın niteliğine uygun görülmediğinden mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece ek «tasfiye» için şirketin ihyasına, tescil ve «ilanına», davalı ...'ın «tasfiye memuru» olarak atanmasına ve «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece dava kabul edildiğine ve şirketin ihyasına karar verildiğine göre bu tür davalarda «yargılama giderinin» «tasfiye memuru» olan davalı ...'a yüklenmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/2323 E. , 2024/3973 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/882 Esas, 2023/2028 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2021/523 E., 2022/687 K.
BİRLEŞEN DAVA
Bozüyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/172 E. sayılı dosyası
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından M.K.
15. 01.2019 tarihinde tespit edilen meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağladığını, davacının sigortalıya yapmış olduğu ödemeler sebebiyle Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/192 E. sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığını, Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/192 E. sayılı doyasında davalı ... Temizlik Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketine dava dilekçesinin tebliğ edilemediğini, mahkeme tarafından yapılan incelemede şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin tespit edildiğini, taraflarına ihya davasını açmak üzere yetki ve süre verildiğini ileri sürerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise mahkemece verilen süre içerisinde şirketin ihyası davasını davalı tasfiye memuruna yöneltmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet yöneltmek kaygısıyla tarafına yöneltilen davanın usule aykırı olması nedeniyle husumet itirazının bulunduğunu, şirketin tasfiye işlemlerinin çok uzun süre önce tamamlandığını, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, ek olarak da yetki itirazının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin ortaklar kurulunun 15.12.2013 tarihli kararıyla tasfiye işlemlerine girişildiği ve tasfiye memuru olarak birleşen davalı ...'in atandığı, tasfiye memuru tarafından gerekli işlemler tamamlanarak, şirketin 30.01.2015 tarihinde terkin edildiği, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 05.02.2015 tarih, 8752 sayılı gazetesiyle terkinin ilan edildiği, şirketin 30.01.2015 tarihi itibariyle tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiş ise de davacının, ihyası istenen şirket hakkında rücuen tazminat davası açtığı, davacının şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu, ihyası talep edilen şirket hakkında açılmış olan dava bulunması nedeniyle ihyasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince ek tasfiye niteliğinde olduğu, hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Bozüyük Ticaret Sicil Müdürlüğünün 1654 sicil numarasında kayıtlı ...
Temizlik Taahhüt Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ihyasına (ek tasfiyesine), ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ..., istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 30.01.2015 tarihinde tasfiye edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, dava konusu şirketin tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak yapıldığını, davacı kurumun iş görmezlik ödeneği ödediği ...'un 02.11.2004-21.12.2004 tarihleri arasında tasfiye edilen şirkette çalışmış olduğunu, şirketin bir sorumluluğu olmadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin ve harcın tamamının tarafından tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davacının hukuki yararı bulunduğu hususunda isabetsizlik bulunmadığı, ancak ihyası talep olunan şirket 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca Ticaret Sicilinden terkin edilmiş olduğu, uyuşmazlığın çözümünde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı ve 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğinden davalının bu yöndeki istinaf nedenleri de yerinde görülmediği, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra alacaklıların alacağının tahsili istemi ile dava açması durumunda mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilirse tasfiye olunan şirketin sadece bu işlemlerin yapılması için yeniden tesciline karar verileceğinin düzenlendiği halde mahkemece Bozüyük 1.
Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin 2021/192 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi gerekirken bu hususun hükümde belirtilmemesinin yerinde görülmediğinden mahkemece Bozüyük 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin 2021/192 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmediğinden, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeninden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle ve istinaf mahkemesince kararın kaldırılması nedeniyle lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi kapsamında şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1054309900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz