Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6027 E. 2024/3040 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
elbirliği mülkiyeti↗ kayyum atanması↗ aile şirketi↗ cebri icra↗ toplantı ve karar nisabı↗ nisap↗ yönetim kurulu üyeliği↗ gerekçenin düzeltilmesi↗ temsil yetkisi↗ karar nisabı↗ muhalefet şerhi↗ hazirun cetveli↗ esas sözleşme↗ müktesep hak↗ malvarlığına ilişkin dava↗ hakkın kötüye kullanılması↗ emredici hüküm↗ olağanüstü genel kurul↗ genel kurul kararının iptali↗ cy/cy şerhi↗ mirasçılık↗ istinaf incelemesi↗ üçüncü kişi↗ kazanılmış hak↗ olumsuz oy↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ ihtar↗ kâr payı↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2019 tarih, 2017/741 E., 2019/436 K. sayılı kararıyla; dava konusu genel kurul ile ilgili toplantı tarihinin ilan ve toplantı günü hariç 15 gün önceden ortaklara ihtar edildiği, ihtarnamede çağrının kim tarafından yapıldığı, toplantı günü, saati, yeri ve gündemin bildirildiği, ilanın 21.11. 2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği bu durumda çağrının usulüne uygun olduğu, toplantıya katılan temsilciler adına düzenlenen vekaletnamelerde yönetmelikteki unsurları bulunduğu, ancak olağanüstü genel kurul yerine, olağan genel kurul ifadesinin bulunduğu, vekaletnamede genel kurul toplantısının tarihinin açıkça belirtilmiş olması karşısında bu yöndeki eksikliğin genel kurul toplantısının iptalini gerektirecek nitelikte olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 432 nci maddesi uyarınca şirkette pay sahibi olan ...'ın 05.08.2011 tarihinde vefatından sonra mirasçılarının ...., ..., ..... olduğu, genel kurul hazirun cetvelinde de ... mirasçıları olarak her üç mirasçının da adının yazılı olduğu ve hazirun cetvelininde imzalandığı, mirasçıların içlerinden birinin veya üçüncü kişinin temsilci olarak atanmaması her üç mirasçının da genel kurul hazirun cetvelinde imzalarının bulunması nedeniyle genel kurulun iptalini gerektirecek bir husus olmadığı, genel kurulda yönetim kurulunun seçilmesi ile ilgili yapılan oylamaya ilişkin sadece olumlu oy sayısının yazıldığı, olumsuz oy sayısının yazılmadığı bu hususun 6102 sayılı Kanun'un 422 nci maddesindeki emredici hükme ve 28.11.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anonim Şirketlerin Genel Kurul toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkındaki Yönetmelikteki hükümlere açıkça aykırı olan tutanağın geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulune karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2020 tarih, 2019/2474 E. ve 2020/1836 K. sayılı kararıyla; 06.12.2017 tarihli genel kurul toplantısının sadece şirket yönetim kurulunun oluşturulması için mahkemece şirkete atanan kayyum tarafından yapıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 422 nci madddesinde her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarının yazılmasının gerektiği düzenlenmiş ise de, yönetim kurulu üyeliğine seçim işleminde her bir ortağın aldığı kabul oyu yazılmış olduğundan ve şirketin de toplam oy sayısı 50.600 adet hisse olup bu durumda her bir ortağın aldığı kabul oyu bu hisse adedinden düşüldüğünde, o adaya verilmeyen oylar belli olduğu, bu durumda genel kurul tutanağına red oyu sayısının yazılmamış olmasının 6102 sayılı Kanun'un 422 nci maddesine aykırı bir durum teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 02.11.2022 tarih, 2021/3662 E. ve 2022/7682 K. sayılı kararıyla davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar mirasçılarına geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde elbirliği mülkiyet hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul hazirun cetveli incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını temsilen mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar nisaplarının bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 418 inci maddesi ile genel kurullar, bu Kanun’da veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanacağı, ilk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmayacağı, kararların toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verileceğinin düzenlendiği 6102 sayılı Kanun'un payların bölünememesi başlıklı 477 nci maddesinde ise “Pay şirkete karşı bölünemez. Bir payın birden fazla sahibi bulunduğu takdirde, bunlar şirkete karşı haklarını ancak ortak bir temsilci aracılığıyla kullanabilirler. Böyle bir temsilci atamadıkları takdirde, şirketçe söz konusu payın maliklerinden birine yapılacak tebligat tümü hakkında geçerli olur. Genel kurul, sermaye tutarı aynı kalmak şartıyla, esas sözleşmeyi değiştirmek suretiyle, payları, asgari itibarî değer hükmüne uyarak, itibarî değerleri daha küçük olan paylara bölmek veya payları itibarî değerleri daha yüksek olan paylar hâlinde birleştirmek yetkisine haizdir. Şu kadar ki, payların birleştirilebilmesi için her pay sahibinin bu işleme onay vermesi gerekir.” hükmü bulunduğu, aynı Kanunun 494 üncü maddesinin ikinci fıkrasında da “Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer.” hükmünü içerdiği, davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...’ın payı miras olarak intikal ettiği, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi uyarınca mirasçılar kendi arasında anlaşamadığından terekeye temsilci atanması ve sonrasında genel kurulun yapılması gerektiği, somut olayda ancak anılan şekilde genel kurulda toplantı ve karar nisapları oluşacağı, açıklanan nedenlerle genel kurulda toplantı ve karar nisabı oluşmadığından genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar mirasçılarına geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde elbirliği mülkiyet hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul hazirun cetveli incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını temsilen mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar nisaplarının bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...’ın payı miras olarak intikal ettiği, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi uyarınca mirasçılar kendi arasında anlaşamadığından terekeye temsilci atanması ve sonrasında genel kurulun yapılması gerektiği, somut olayda ancak anılan şekilde genel kurulda toplantı ve karar nisapları oluşacağı, açıklanan nedenlerle genel kurulda toplantı ve karar nisabı oluşmadığından genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.12.2017 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilmesi için istinaf başvurusunda bulunulmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin davacı yönünden kesinleştiği, davalı yönünden ise usuli müktesep hak doğduğu, istinaf dairesince incelenmeyen bir konunun temyizde ileri sürülmesi durumunda bu temyiz sebebini incelemesinin mümkün olmadığı, kaldı ki bu hususta davacı tarafından temyiz başvurusunda bile bulunulmadığı gözetildiğinde, artık şirket paylarının temsiliyle ilgili bir değerlendirme yapılmayacağını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 702 nci maddesinin ikinci fıkrasında el birliği mülkiyette ortakların birlikte hareket edeceği öngörüldüğü, dava konusu genel kurula mirasçıların tamamının katıldığını, dolayısıyla genel kurula katılma yönünden birlikte hareket etme gerekliliği yerine getirildiğini, bu durumda toplantı nisabının oluşmadığının ileri sürüleyeceğini, mirasçılardan hiçbirinin payına itiraz etmediği yerde terekeye temsilci atanmasının gerekmediğini, bu nedenle, 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesinin dava konusu olayda uygulama yeri bulunmadığını, hazurun cetvelinde imzası bulunan mirasçıların yazılı belge ile 4721 sayılı Kanun'un 676 ncı maddesinde belirtilen paylaşım sözleşmesi yaptıklarının kabulü gerektiğini, zira hiç bir mirasçının bu paylara toplantı sırasında itirazı olmadığı gibi, halen de bir itirazı bulunmadığını, davacının yönetim kuruluna seçilmemiş olması yani şirket yönetim kurulunun istediği kişilerden oluşmaması üzerine genel kurul iptali davası açması açıkça hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu belirterek Bölge Adiye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 06.12.2017 tarihli genel kurulun alınan kararların iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3662 E. 2022/7682 K.
Ortak:elbirliği mülkiyeti · toplantı ve karar nisabı · nisap · yönetim kurulu üyeliği · karar nisabı · hazirun cetveli · esas sözleşme · malvarlığına ilişkin dava · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… tarih, 2021/3662 E. ve 2022/7682 K. sayılı kararıyla davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar «mirasçılarına» geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde «elbirliği mülkiyet» hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul «hazirun cetveli» incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını «temsilen» mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar «nisaplarının» bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 418 inci maddesi ile genel kurullar, bu Kanun’da veya «esas sözleşmede», aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanacağı, ilk toplantıda anılan «nisaba» ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmayacağı, kararların toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verileceğinin düzenlend …
… esinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar «mirasçılarına» geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde «elbirliği mülkiyet» hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul «hazirun cetveli» incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını «temsilen» mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar «nisaplarının» bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...’ın «payı» miras olarak intikal ettiği, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi uyarınca mirasçılar kendi arasında anlaşamadığından terekeye temsilci atanması ve sonrasında genel kurulun yapılması gerektiği, somut olayda ancak anılan şekilde genel kurulda toplantı ve karar nisapları oluşacağı, açıklanan nedenlerle genel kurulda toplantı ve karar «nisabı» oluşmadığından genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.12.2017 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde old …
… ların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan «malvarlığına» ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer.” hükmünü içerdiği, davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...’ın «payı» miras olarak intikal ettiği, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar «elbirliği mülkiyet» hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi uyarınca «mirasçılar» kendi arasında anlaşamadığından terekeye «temsilci» atanması ve sonrasında genel kurulun yapılması gerektiği, somut olayda ancak anılan şekilde genel kurulda toplantı ve karar nisapları oluşacağı, açıklanan nedenlerle genel kurulda toplantı ve karar «nisabı» oluşmadığından genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasın …
Benzer bu karardaTürk Ticaret Kanunu’nun 418. maddesi ile genel kurullar, bu Kanun’da veya «esas sözleşmede», aksine daha ağır «nisap» öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya «temsilcilerinin» varlığıyla toplanacağı, ilk toplantıda anılan «nisaba» ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmayacağı, kararların toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verileceği düzenlenmişt …
Dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul «hazirun cetveli» incelendiğinde müteveffa ...ın paylarını «temsilen» «mirasçılarının» genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar «nisaplarının» bu şekilde oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu genel kurul ile ilgili toplantı tarihinin «ilan» ve toplantı günü hariç 15 gün önceden ortaklara «ihtar» edildiği, «ihtarnamede» çağrının kim tarafından yapıldığı, toplantı günü, saati, yeri ve gündemin bildirildiği, ilanın 21 Kasım 2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği bu durumda çağrının usulüne uygun olduğu, toplantıya katılan «temsilciler» adına düzenlenen vekaletnamelerde yönetmelikteki unsurları bulunduğu, ancak «olağanüstü genel kurul» yerine, olağan genel kurul ifadesinin bulunduğu, vekaletnamede genel kurul toplantısının tarihinin açıkça belirtilmiş olması karşısında bu yöndeki eksikliğin genel kurul toplantısının iptalini gerektirecek nitelikte olmadığı, TTK. nın 432. maddesi uyarınca şirkette pay sahibi olan ...ın 05/08/2011 tarihinde vefatından sonra «mirasçılarının» ..., ..., ... olduğu, genel kurul «hazirun cetvelinde» de ...mirasçıları olarak her üç mirasçının da adının yazılı olduğu ve hazirun cetvelininde imzalandığı, mirasçıların içlerinden birinin veya «üçüncü kişinin» temsilci olarak atanmaması her üç mirasçının da genel kurul hazirun cetvelinde imzalarının bulunması nedeniyle genel kurulun iptalini gerektirecek bir husus olmadığı, genel kurulda yönetim kurulunun seçilmesi ile ilgili yapılan oylamaya ilişkin sadece olumlu oy sayısının yazıldığı, «olumsuz» oy sayısının yazılmadığı bu hususun TTK'nın 422. maddesindeki «emredici» hükme ve 28/11/2012 tarihli resmi gazetede yayınlanan Anonim Şirketlerin Genel Kurul toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkındaki Yönetmelikteki hükümlere açıkça aykırı olan tutanağın «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulune karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı
Benzer bu karardaMahkemece, «toplantı tutanağına» sadece olumlu oyların yazıldığı, «olumsuz» oyların yazılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince genel kurul tutanağına ret oyunun yazılmamış olmasının TTK 422. maddesine aykırı bir durum teşkil etmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2413 E. 2010/8313 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · hazirun cetveli · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · geçersizlik · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiği bu durumda çağrının usulüne uygun olduğu, toplantıya katılan «temsilciler» adına düzenlenen vekaletnamelerde yönetmelikteki unsurları bulunduğu, ancak «olağanüstü genel kurul» yerine, olağan genel kurul ifadesinin bulunduğu, vekaletnamede genel kurul toplantısının tarihinin açıkça belirtilmiş olması karşısında bu yöndeki eksikliğin genel kurul toplantısının iptalini gerektirecek nitelikte olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 432 nci maddesi uyarınca şirkette pay sahibi olan ...'ın 05.08.2011 tarihinde vefatından sonra «mirasçılarının» ...., ..., ..... olduğu, genel kurul «hazirun cetvelinde» de ... mirasçıları olarak her üç mirasçının da adının yazılı olduğu ve hazirun cetvelininde imzalandığı, mirasçıların içlerinden birinin veya «üçüncü kişinin» temsilci olarak atanmaması her üç mirasçının da genel kurul hazirun cetvelinde imzalarının bulunması nedeniyle genel kurulun iptalini gerektirecek bir husus olmadığı, genel kurulda yönetim kurulunun seçilmesi ile ilgili yapılan oylamaya ilişkin sadece olumlu oy sayısının yazıldığı, «olumsuz» oy sayısının yazılmadığı bu hususun 6102 sayılı Kanun'un 422 nci maddesindeki «emredici» hükme ve 28.11.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anonim Şirketlerin Genel Kurul toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkındaki Yönetmelikteki hükümlere açıkça aykırı olan tutanağın «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulune karar verilmiştir.
… tarih, 2021/3662 E. ve 2022/7682 K. sayılı kararıyla davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar «mirasçılarına» geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde «elbirliği mülkiyet» hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul «hazirun cetveli» incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını «temsilen» mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar «nisaplarının» bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 418 inci maddesi ile genel kurullar, bu Kanun’da veya «esas sözleşmede», aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanacağı, ilk toplantıda anılan «nisaba» ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmayacağı, kararların toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verileceğinin düzenlend …
… esinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar «mirasçılarına» geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde «elbirliği mülkiyet» hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul «hazirun cetveli» incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını «temsilen» mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar «nisaplarının» bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...’ın «payı» miras olarak intikal ettiği, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi uyarınca mirasçılar kendi arasında anlaşamadığından terekeye temsilci atanması ve sonrasında genel kurulun yapılması gerektiği, somut olayda ancak anılan şekilde genel kurulda toplantı ve karar nisapları oluşacağı, açıklanan nedenlerle genel kurulda toplantı ve karar «nisabı» oluşmadığından genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.12.2017 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde old …
Benzer bu kararda… şmiş içtihatlarına göre, her ne kadar genel kurulda alınan kararların ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınması gerekmekte ise de, «hazirun cetvelinin», genel kurul toplantısına iştirak eden ortaklara toplantıya katıldıklarını imzaları ile «tasdik» imkanı veren bir belge olması ve hazirun cetvelinde imzası bulunanların toplantıyı sonuna kadar izleme ve kararlara katılma yükümlülüğü getiren yasal ve sözleşmesel bir düzenlemenin mevcut olmaması nedeniyle yasa veya anasözleşmede belirlenen «toplantı nisabını» etkilememek kaydıyla toplantıya katılan ortakların bir bölümünün daha sonra genel kuruldan ayrılmalarına rağmen geriye kalan ortaklarla karar alınması mümkündür.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 27.7.2008 tarihli «olağanüstü genel kurulun» 189 ortak ile toplandığı, bir kısım ortakların toplantıyı daha sonra «terk» ettikleri, alınan kararların yeterli «nisap» olmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, genel kurulda alınan kararların «yoklukla» sakat olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Buna göre iptali istenen maddenin oylamasına toplam 87 kişi katılmış olup, «toplantı nisabının» oluştuğu buna göre alınan kararın geçerli olması için o anda kullanılan oyların çoğunluğu olan 44 oyla alınması yeterlidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mutlak butlan · butlan · yokluk · tasdik kararı · terkin
Benzer bu karardaDava dilekçesinde bir kısım ortakların toplantıyı «terk» etmeleri nedeniyle geriye kalan ortakların karar alınması için yeterli çoğunluğa sahip olmadıkları belirtilerek alınan kararların iptali istenmiş olup, yukarıda açıklanan nedenlerle bu iddianın yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile söz konusu kararların «mutlak butlan» ile malul olduğunun kabulü ile «geçersiz» sayılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 27.7.2008 tarihli «olağanüstü genel kurulun» 189 ortak ile toplandığı, bir kısım ortakların toplantıyı daha sonra «terk» ettikleri, alınan kararların yeterli «nisap» olmadan alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, genel kurulda alınan kararların «yoklukla» sakat olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
… şmiş içtihatlarına göre, her ne kadar genel kurulda alınan kararların ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınması gerekmekte ise de, «hazirun cetvelinin», genel kurul toplantısına iştirak eden ortaklara toplantıya katıldıklarını imzaları ile «tasdik» imkanı veren bir belge olması ve hazirun cetvelinde imzası bulunanların toplantıyı sonuna kadar izleme ve kararlara katılma yükümlülüğü getiren yasal ve sözleşmesel bir düzenlemenin mevcut olmaması nedeniyle yasa veya anasözleşmede belirlenen «toplantı nisabını» etkilememek kaydıyla toplantıya katılan ortakların bir bölümünün daha sonra genel kuruldan ayrılmalarına rağmen geriye kalan ortaklarla karar alınması mümkündür.
Oysa, davaya konu genel kurul toplantısına ait tutanak incelendiğinde ortaklar listesinde kayıtlı 230 ortaktan 187 ortağın toplantıda asaleten ve vekaleten bulunduğu, oylama sırasında bir kısım ortakların toplantıyı «terk» ettikleri, gündem maddelerinin geride kalan 87 ortağın oybirliği ile karara bağlandığı anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3193 E. 2015/4916 K.
Ortak:mirasçılık · temsil
İncelediğiniz kararda2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiği bu durumda çağrının usulüne uygun olduğu, toplantıya katılan «temsilciler» adına düzenlenen vekaletnamelerde yönetmelikteki unsurları bulunduğu, ancak «olağanüstü genel kurul» yerine, olağan genel kurul ifadesinin bulunduğu, vekaletnamede genel kurul toplantısının tarihinin açıkça belirtilmiş olması karşısında bu yöndeki eksikliğin genel kurul toplantısının iptalini gerektirecek nitelikte olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 432 nci maddesi uyarınca şirkette pay sahibi olan ...'ın 05.08.2011 tarihinde vefatından sonra «mirasçılarının» ...., ..., ..... olduğu, genel kurul «hazirun cetvelinde» de ... mirasçıları olarak her üç mirasçının da adının yazılı olduğu ve hazirun cetvelininde imzalandığı, mirasçıların içlerinden birinin veya «üçüncü kişinin» temsilci olarak atanmaması her üç mirasçının da genel kurul hazirun cetvelinde imzalarının bulunması nedeniyle genel kurulun iptalini gerektirecek bir husus olmadığı, genel kurulda yönetim kurulunun seçilmesi ile ilgili yapılan oylamaya ilişkin sadece olumlu oy sayısının yazıldığı, «olumsuz» oy sayısının yazılmadığı bu hususun 6102 sayılı Kanun'un 422 nci maddesindeki «emredici» hükme ve 28.11.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anonim Şirketlerin Genel Kurul toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkındaki Yönetmelikteki hükümlere açıkça aykırı olan tutanağın «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulune karar verilmiştir.
… tarih, 2021/3662 E. ve 2022/7682 K. sayılı kararıyla davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar «mirasçılarına» geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde «elbirliği mülkiyet» hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul «hazirun cetveli» incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını «temsilen» mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar «nisaplarının» bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 418 inci maddesi ile genel kurullar, bu Kanun’da veya «esas sözleşmede», aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanacağı, ilk toplantıda anılan «nisaba» ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmayacağı, kararların toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verileceğinin düzenlend …
… ların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan «malvarlığına» ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer.” hükmünü içerdiği, davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...’ın «payı» miras olarak intikal ettiği, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar «elbirliği mülkiyet» hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi uyarınca «mirasçılar» kendi arasında anlaşamadığından terekeye «temsilci» atanması ve sonrasında genel kurulun yapılması gerektiği, somut olayda ancak anılan şekilde genel kurulda toplantı ve karar nisapları oluşacağı, açıklanan nedenlerle genel kurulda toplantı ve karar «nisabı» oluşmadığından genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasın …
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca birden çok «mirasçı» bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · keşif · muvafakat · tüzel kişilik · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMiras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in «keşif» tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ...
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6700 E. 2025/4298 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · nisap · karar nisabı · hazirun cetveli · esas sözleşme · emredici hüküm · olağanüstü genel kurul · mirasçılık
İncelediğiniz kararda… tarih, 2021/3662 E. ve 2022/7682 K. sayılı kararıyla davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar «mirasçılarına» geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde «elbirliği mülkiyet» hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul «hazirun cetveli» incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını «temsilen» mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar «nisaplarının» bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 418 inci maddesi ile genel kurullar, bu Kanun’da veya «esas sözleşmede», aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanacağı, ilk toplantıda anılan «nisaba» ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmayacağı, kararların toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verileceğinin düzenlend …
2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiği bu durumda çağrının usulüne uygun olduğu, toplantıya katılan «temsilciler» adına düzenlenen vekaletnamelerde yönetmelikteki unsurları bulunduğu, ancak «olağanüstü genel kurul» yerine, olağan genel kurul ifadesinin bulunduğu, vekaletnamede genel kurul toplantısının tarihinin açıkça belirtilmiş olması karşısında bu yöndeki eksikliğin genel kurul toplantısının iptalini gerektirecek nitelikte olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 432 nci maddesi uyarınca şirkette pay sahibi olan ...'ın 05.08.2011 tarihinde vefatından sonra «mirasçılarının» ...., ..., ..... olduğu, genel kurul «hazirun cetvelinde» de ... mirasçıları olarak her üç mirasçının da adının yazılı olduğu ve hazirun cetvelininde imzalandığı, mirasçıların içlerinden birinin veya «üçüncü kişinin» temsilci olarak atanmaması her üç mirasçının da genel kurul hazirun cetvelinde imzalarının bulunması nedeniyle genel kurulun iptalini gerektirecek bir husus olmadığı, genel kurulda yönetim kurulunun seçilmesi ile ilgili yapılan oylamaya ilişkin sadece olumlu oy sayısının yazıldığı, «olumsuz» oy sayısının yazılmadığı bu hususun 6102 sayılı Kanun'un 422 nci maddesindeki «emredici» hükme ve 28.11.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anonim Şirketlerin Genel Kurul toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkındaki Yönetmelikteki hükümlere açıkça aykırı olan tutanağın «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulune karar verilmiştir.
… esinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar «mirasçılarına» geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde «elbirliği mülkiyet» hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul «hazirun cetveli» incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını «temsilen» mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar «nisaplarının» bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...’ın «payı» miras olarak intikal ettiği, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi uyarınca mirasçılar kendi arasında anlaşamadığından terekeye temsilci atanması ve sonrasında genel kurulun yapılması gerektiği, somut olayda ancak anılan şekilde genel kurulda toplantı ve karar nisapları oluşacağı, açıklanan nedenlerle genel kurulda toplantı ve karar «nisabı» oluşmadığından genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.12.2017 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde old …
Benzer bu karardaTuristik İnşaat ve Ticaret A.Ş. «yönetim kurulu» tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 414. maddesine göre 08.09.2023 tarihinde genel kurul yapılacağının «ilan» edildiğini ve hissedarlara çağrı yapıldığını, 08.09.2023 tarihinde yapılan genel kurula «emredici» hüküm olan 6102 sayılı TTK 414 gereği sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya «temsilcilerinin» katılması gerekirken bu «nisap» sağlanmadan genel kurul yapıldığını, kanunun emrettiği nisap sağlanmadan yapılan genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, 14.08.2023 tarihli ilanda Yönetim Kurulu'nun 08.08.2023 tarihli almış olduğu karara istinaden müteveffa elbirliği hissesinin ...'a ait hisselerin temsil edilmesinde uzlaşılmaması nedeniyle ikinci toplantının 08.09.2023 tarihinde saat 14:00'da «şirket merkezinde» yapılacağının bildirildiğini, ilanda belirtilen ilk toplantının mevcut usulüne uygun bir çağrı da kesinlikle mevcut olmadığını, ilan edilen genel kurul toplantısının diğer hissedarlar ve bakanlık temsilcisi tarafından ikinci toplantı olarak kabul edildiğini ve «toplantı nisabının» aranmadan toplanılarak genel kurul yapıldığını, «genel kurulun çağrı» usulünü belirlediğini ve ardından toplantı ve karar nisaplarının belirlendiğini, güncel durumda şirketin hisse oranlarının muris ... % 67.50, ... % 18,25, ... % 1.75, ... % 1.75, ..., ... % 7,50 şeklinde olduğu, hissedarlardan ... şirketin yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere «defterlerini» hukuka aykırı olarak alıkoyduğundan dava konusu genel kurul kararını dosyaya sunamadıklarını, bu hususla ilgili davacılardan ...'un ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; pay sahibi olan ...'ın vefatı ile dosyada mevcut «veraset ilamına» göre şirketteki hissesinin ..., ..., ..., ..., ..., ... adına «ticaret siciline» kayıt edildiği, 18.07.2023 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile «tereke» uyuşmazlığının sağlanması amacıyla 08.08.2023 tarihli genel kurul yapılacağına karar verildiği, kararı ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, 08.08.2023 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde genel kurul toplanmadan önce «hazirun cetvelinin» 6102 sayılı TTK'nın 417/3 hükmüne göre hazırlanmadığı, hazirun cetvelinde toplantıya katılanların imzalarının alınmadığı, 08.08.2023 tarihli «olağan genel kurul» «toplantı tutanağında», 08.08.2023 tarihli tutanak uyarınca şirket genel kurulu yapılamadığı, ikinci genel kurul yapılması amacıyla 08.09.2023 tarihinde saat 14.00'da gündemi görüşmek üzere toplantıya çağırılmasına dair karar alındığı, genel kurul tutanağına ek olarak tutulan 08.08.2023 tarihli tutanakta ...'a ait hisselerin «temsil» edilmesinde uzlaşılamaması nedeniyle genel kurulun açılamadığına dair tutanak tanzim edildiği ve iş bu tutanağın ... «mirasçıları» tarafından imzalandığı, 08.09.2023 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde genel kurul günü hazirun cetvelinin hazırlandığı bir kısım hissedarların hazirun cetvelini imzaladığı, 08.09.2023 tarihli toplantıda ise 6102 sayılı TTK'nın 418/1 hükmündeki «nisap» şartının gerçekleşmediği, 08.08.2023 tarihinde yapılması öngörülen toplantının TTK'nun 417. maddesi şartlarına uygun olarak hazirun cetveli hazırlanmadan ve bu cetvel toplantıya katılanlar tarafından imzalanmadan genel kurul toplantısına geçildiği ve şirket genel kurulunun yapılamadığı, 08.08.2023 tarihinde yapılmış ilk toplantı olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle 08.09.2023 tarihinde yapılan şirket genel kurulunun ilk toplantı olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu toplantıda da nisap şartının gerçekleşmesi şartının arandığı, nisap şartı gerçekleşmeden yapılan 08.09.2023 tarihli şirket genel kurul toplantısında alınan kararların «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın Toplantı ve karar «nisabı» başlıklı 418. maddesi" (1) Genel kurullar, bu Kanunda veya «esas sözleşmede», aksine daha ağır «nisap» öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya «temsilcilerinin» varlığıyla toplanır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının yokluğu · genel kurula çağrı · tereke temsilcisi · çağrısız genel kurul · çağrı usulsüzlüğü · veraset ilamı · tereke · yoklukla malul karar
Benzer bu karardaSulh Hukuk Mahkemesi'nde 2023/835 E. sayılı dosyası ile «tereke temsilcisi» davası açıldığını ileri sürerek dava konusu 08.09.2023 tarihli şirket «genel kurul kararının yokluğunun» tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; pay sahibi olan ...'ın vefatı ile dosyada mevcut «veraset ilamına» göre şirketteki hissesinin ..., ..., ..., ..., ..., ... adına «ticaret siciline» kayıt edildiği, 18.07.2023 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile «tereke» uyuşmazlığının sağlanması amacıyla 08.08.2023 tarihli genel kurul yapılacağına karar verildiği, kararı ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, 08.08.2023 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde genel kurul toplanmadan önce «hazirun cetvelinin» 6102 sayılı TTK'nın 417/3 hükmüne göre hazırlanmadığı, hazirun cetvelinde toplantıya katılanların imzalarının alınmadığı, 08.08.2023 tarihli «olağan genel kurul» «toplantı tutanağında», 08.08.2023 tarihli tutanak uyarınca şirket genel kurulu yapılamadığı, ikinci genel kurul yapılması amacıyla 08.09.2023 tarihinde saat 14.00'da gündemi görüşmek üzere toplantıya çağırılmasına dair karar alındığı, genel kurul tutanağına ek olarak tutulan 08.08.2023 tarihli tutanakta ...'a ait hisselerin «temsil» edilmesinde uzlaşılamaması nedeniyle genel kurulun açılamadığına dair tutanak tanzim edildiği ve iş bu tutanağın ... «mirasçıları» tarafından imzalandığı, 08.09.2023 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde genel kurul günü hazirun cetvelinin hazırlandığı bir kısım hissedarların hazirun cetvelini imzaladığı, 08.09.2023 tarihli toplantıda ise 6102 sayılı TTK'nın 418/1 hükmündeki «nisap» şartının gerçekleşmediği, 08.08.2023 tarihinde yapılması öngörülen toplantının TTK'nun 417. maddesi şartlarına uygun olarak hazirun cetveli hazırlanmadan ve bu cetvel toplantıya katılanlar tarafından imzalanmadan genel kurul toplantısına geçildiği ve şirket genel kurulunun yapılamadığı, 08.08.2023 tarihinde yapılmış ilk toplantı olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle 08.09.2023 tarihinde yapılan şirket genel kurulunun ilk toplantı olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu toplantıda da nisap şartının gerçekleşmesi şartının arandığı, nisap şartı gerçekleşmeden yapılan 08.09.2023 tarihli şirket genel kurul toplantısında alınan kararların «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Turistik İnşaat ve Ticaret A.Ş. «yönetim kurulu» tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 414. maddesine göre 08.09.2023 tarihinde genel kurul yapılacağının «ilan» edildiğini ve hissedarlara çağrı yapıldığını, 08.09.2023 tarihinde yapılan genel kurula «emredici» hüküm olan 6102 sayılı TTK 414 gereği sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya «temsilcilerinin» katılması gerekirken bu «nisap» sağlanmadan genel kurul yapıldığını, kanunun emrettiği nisap sağlanmadan yapılan genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, 14.08.2023 tarihli ilanda Yönetim Kurulu'nun 08.08.2023 tarihli almış olduğu karara istinaden müteveffa elbirliği hissesinin ...'a ait hisselerin temsil edilmesinde uzlaşılmaması nedeniyle ikinci toplantının 08.09.2023 tarihinde saat 14:00'da «şirket merkezinde» yapılacağının bildirildiğini, ilanda belirtilen ilk toplantının mevcut usulüne uygun bir çağrı da kesinlikle mevcut olmadığını, ilan edilen genel kurul toplantısının diğer hissedarlar ve bakanlık temsilcisi tarafından ikinci toplantı olarak kabul edildiğini ve «toplantı nisabının» aranmadan toplanılarak genel kurul yapıldığını, «genel kurulun çağrı» usulünü belirlediğini ve ardından toplantı ve karar nisaplarının belirlendiğini, güncel durumda şirketin hisse oranlarının muris ... % 67.50, ... % 18,25, ... % 1.75, ... % 1.75, ..., ... % 7,50 şeklinde olduğu, hissedarlardan ... şirketin yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere «defterlerini» hukuka aykırı olarak alıkoyduğundan dava konusu genel kurul kararını dosyaya sunamadıklarını, bu hususla ilgili davacılardan ...'un ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/372 E. sayılı dosyası ile «olağan genel kurulun» yapılması amacıyla bir kısım hissedarlar tarafından dava açıldığını, yönetim kurulunun genel kurulu çağrısız olarak topladığını, «çağrısız genel kurullarda» paydaşların %100'ünün hazır bulunmasını ve duruma birlikte «muvafakat» etmeleri gerektiğinden «nisap» eksikliği nedeniyle birinci genel kurulun açılamadığını, ikinci genel kurulun 08.09.2023 tarihinde bu sefer doğru şekilde çağrılı olarak yapılmasını ortaklaşa karar alındığını, tüm hissedarların 08.09.2023 tarihinde yapılacak genel kurulun ikinci genel kurul olduğunu, ilkinin nisap eksikliği nedeniyle açılamadığı hususunda mutabık kalarak bunu şüpheye yer bırakmaksızın beyan ettiğini, genel kurul çağrısının 14.08.2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ikinci toplantıya davet şeklinde «ilan» edildiğini, davalının şirkette herhangi bir işçi çıkartılmasına ya da şirket mevcudunun eksiltilmesinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6350 E. 2011/17847 K.
Ortak:elbirliği mülkiyeti · hazirun cetveli · genel kurul kararının iptali · mirasçılık · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · temsil · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… tarih, 2021/3662 E. ve 2022/7682 K. sayılı kararıyla davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar «mirasçılarına» geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde «elbirliği mülkiyet» hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul «hazirun cetveli» incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını «temsilen» mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar «nisaplarının» bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 418 inci maddesi ile genel kurullar, bu Kanun’da veya «esas sözleşmede», aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanacağı, ilk toplantıda anılan «nisaba» ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmayacağı, kararların toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verileceğinin düzenlend …
… esinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar «mirasçılarına» geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde «elbirliği mülkiyet» hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul «hazirun cetveli» incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını «temsilen» mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar «nisaplarının» bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...’ın «payı» miras olarak intikal ettiği, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi uyarınca mirasçılar kendi arasında anlaşamadığından terekeye temsilci atanması ve sonrasında genel kurulun yapılması gerektiği, somut olayda ancak anılan şekilde genel kurulda toplantı ve karar nisapları oluşacağı, açıklanan nedenlerle genel kurulda toplantı ve karar «nisabı» oluşmadığından genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.12.2017 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde old …
2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiği bu durumda çağrının usulüne uygun olduğu, toplantıya katılan «temsilciler» adına düzenlenen vekaletnamelerde yönetmelikteki unsurları bulunduğu, ancak «olağanüstü genel kurul» yerine, olağan genel kurul ifadesinin bulunduğu, vekaletnamede genel kurul toplantısının tarihinin açıkça belirtilmiş olması karşısında bu yöndeki eksikliğin genel kurul toplantısının iptalini gerektirecek nitelikte olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 432 nci maddesi uyarınca şirkette pay sahibi olan ...'ın 05.08.2011 tarihinde vefatından sonra «mirasçılarının» ...., ..., ..... olduğu, genel kurul «hazirun cetvelinde» de ... mirasçıları olarak her üç mirasçının da adının yazılı olduğu ve hazirun cetvelininde imzalandığı, mirasçıların içlerinden birinin veya «üçüncü kişinin» temsilci olarak atanmaması her üç mirasçının da genel kurul hazirun cetvelinde imzalarının bulunması nedeniyle genel kurulun iptalini gerektirecek bir husus olmadığı, genel kurulda yönetim kurulunun seçilmesi ile ilgili yapılan oylamaya ilişkin sadece olumlu oy sayısının yazıldığı, «olumsuz» oy sayısının yazılmadığı bu hususun 6102 sayılı Kanun'un 422 nci maddesindeki «emredici» hükme ve 28.11.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anonim Şirketlerin Genel Kurul toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkındaki Yönetmelikteki hükümlere açıkça aykırı olan tutanağın «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulune karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece muristen intikal eden şirket hisselerinin «mirasçılar» arasında yazılı bir sözleşme ile paylaştırılmadığı, genel kurul tarihi itibariyle miras şirketine mümessil de tayin edilmediği, aynı şekilde davalı şirket tarafından miras paylarına göre hazırlanan «hazirun cetvelinin» de miras paylaşım sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği ve bu durumda şirket hissesi üzerinde tüm mirasçıların «elbirliği mülkiyetinin» devam ettiği göz önüne alındığında, genel kurul toplantısına tüm mirasçıların birlikte veya miras şirketi «temsilcisi» vasıtasıyla katılmaları keza davanın da aynı şekilde miras şirketi adına açılması gerektiğinin nazar alınmaması bozmayı gerektirmiştir.
TTK'nun 376.maddesinde düzenlenen ve «anonim şirket» genel kurulu toplantısında hazır bulunan pay sahibi ve «temsilcilerinin» adı ve soyadlarıyla adreslerini ve pay miktarını gösteren ve başkan tarafından imzalanan bir belge olan «hazirun cetveli», «pay sahipliği» hakkını doğuran, ihdas eden veya yansıtan bir işlev ve güce sahip olmayıp, genel kurul katılımcılarını ve paylarını gösteren açıklayıcı bir değer ve anlam taşır.
2-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:veraset ilamı · tereke · temlik sözleşmesi · pay sahipliği · temlik
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının murisi... davalı şirketin hissedarı iken vefat ettiği ve dosya içinde mevcut «veraset ilamına» göre geriye davacı dışında iki «mirasçı» bıraktığı, davalı şirketin 25.06.2007 tarihli genel kuruluna ilişkin «hazirun cetvelinde» davacının miras hissesine isabet eden şirket hisse miktarının adı gösterilmek üzere yazılı olduğu, davacının da miras hissesine istinaden davalı şirketin anılan genel kuruluna katılmak istediği, ancak murisin hissesi üzerinde «tereke» mahkemesince tedbir kararı verilmiş olduğu iddiası ile davacının genel kurula alınmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davaya konu şirket hissesi üzerinde «mirasçılar» tarafından değinilen nitelikte ve yazılı taksim ve «temlik sözleşmesinin» yapıldığı iddia ve ispat edilememiştir.
… böyle bir taksim anlaşmasında da, terekenin tamamen veya kısmen taksimi veya terekedeki miras hakkının veraset ilamındaki paylara uygun olsun olmasın bölüşümü veya «temliki» iradesinin «mirasçılarca» veya ilgili mirasçı tarafından izhar edilmesi, bu yöndeki iradenin açık ve dolaysız olarak yansıtılması zorunludur.
TTK'nun 376.maddesinde düzenlenen ve «anonim şirket» genel kurulu toplantısında hazır bulunan pay sahibi ve «temsilcilerinin» adı ve soyadlarıyla adreslerini ve pay miktarını gösteren ve başkan tarafından imzalanan bir belge olan «hazirun cetveli», «pay sahipliği» hakkını doğuran, ihdas eden veya yansıtan bir işlev ve güce sahip olmayıp, genel kurul katılımcılarını ve paylarını gösteren açıklayıcı bir değer ve anlam taşır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6027 E. , 2024/3040 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/576 Esas, 2023/1244 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen genel kurul kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin aile şirketi olup davacının 500 hissesi olduğunu, şirketin en son 04.02.2010 tarihinde genel kurul toplantısı yaptığını, şirket yönetim kurulu başkanı ...'ın 25.06.2011 tarihinde vefatından sonra şirket genel kurul toplantısı yapılmadığını, şirketin gayri faal kaldığını, yönetim kurulunun oluşturulması için genel kurul yapmak üzere şirkete kayyum atanmasına karar verildiğini, kayyum tarafından yapılan 06.12.2017 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu oluşturulduğunu, ancak bu genel kurula yapılan çağrılarda eksiklik ve usulsüzlük olduğunu, temsil yetkisi olmayan ....'ın toplantıya katılarak ortak .....'a vekaleten oy kullanmasının temsilde usulsüzlük olduğunu, zira ....'ın vekaletnamesinde genel kurulda oy kullanma yetkisinin verilmediğini, bu nedenlerle genel kurul toplantısında toplantı ve karar nisaplarının oluşmadığını, vefat eden ...'ın 49.000 adet payı için terekeye temsilci atanması gerektiğini, yönetim kurulunun iyi niyetle oluşturulmadığını, genel kurul tutanağında oy sayımında sadece olumlu oylar yazılıp olumsuz oylar yazılmayarak yasaya aykırılık yapıldığını, muhalefet şerhleri olmasa da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi maddesi gereği iptal davası açabileceklerini ileri sürerek davalı şirketin 06.12.2017 tarihli genel kurul kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yönetim kurulu başkanı ...'ın vefatından sonra davacıdan kaynaklanan miras ihtilafları yüzünden 5 yıl boyunca şirket genel kurul toplantılarının yapılamadığını, genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapıldığını, ortak.....'un .....'a verdiği vekaletnamede hangi tarihte genel kurula katılmak için verildiğinin açıkça yazılı olduğunu, muris ...'ın ölümü ile şirket hisselerinin mirasçılara intikal ettiğini, kullanılan oy miktarları yönünden gerekli çoğunluğun sağlandığını, davacının muhalefet şerhi olmadığından dava açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2019 tarih, 2017/741 E., 2019/436 K. sayılı kararıyla; dava konusu genel kurul ile ilgili toplantı tarihinin ilan ve toplantı günü hariç 15 gün önceden ortaklara ihtar edildiği, ihtarnamede çağrının kim tarafından yapıldığı, toplantı günü, saati, yeri ve gündemin bildirildiği, ilanın 21.11. 2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği bu durumda çağrının usulüne uygun olduğu, toplantıya katılan temsilciler adına düzenlenen vekaletnamelerde yönetmelikteki unsurları bulunduğu, ancak olağanüstü genel kurul yerine, olağan genel kurul ifadesinin bulunduğu, vekaletnamede genel kurul toplantısının tarihinin açıkça belirtilmiş olması karşısında bu yöndeki eksikliğin genel kurul toplantısının iptalini gerektirecek nitelikte olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 432 nci maddesi uyarınca şirkette pay sahibi olan ...'ın 05.08.2011 tarihinde vefatından sonra mirasçılarının ...., ..., .....
olduğu, genel kurul hazirun cetvelinde de ... mirasçıları olarak her üç mirasçının da adının yazılı olduğu ve hazirun cetvelininde imzalandığı, mirasçıların içlerinden birinin veya üçüncü kişinin temsilci olarak atanmaması her üç mirasçının da genel kurul hazirun cetvelinde imzalarının bulunması nedeniyle genel kurulun iptalini gerektirecek bir husus olmadığı, genel kurulda yönetim kurulunun seçilmesi ile ilgili yapılan oylamaya ilişkin sadece olumlu oy sayısının yazıldığı, olumsuz oy sayısının yazılmadığı bu hususun 6102 sayılı Kanun'un 422 nci maddesindeki emredici hükme ve 28.11.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anonim Şirketlerin Genel Kurul toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkındaki Yönetmelikteki hükümlere açıkça aykırı olan tutanağın geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulune karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2020 tarih, 2019/2474 E. ve 2020/1836 K. sayılı kararıyla;
06. 12.2017 tarihli genel kurul toplantısının sadece şirket yönetim kurulunun oluşturulması için mahkemece şirkete atanan kayyum tarafından yapıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 422 nci madddesinde her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarının yazılmasının gerektiği düzenlenmiş ise de, yönetim kurulu üyeliğine seçim işleminde her bir ortağın aldığı kabul oyu yazılmış olduğundan ve şirketin de toplam oy sayısı 50.600 adet hisse olup bu durumda her bir ortağın aldığı kabul oyu bu hisse adedinden düşüldüğünde, o adaya verilmeyen oylar belli olduğu, bu durumda genel kurul tutanağına red oyu sayısının yazılmamış olmasının 6102 sayılı Kanun'un 422 nci maddesine aykırı bir durum teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 02.11.2022 tarih, 2021/3662 E. ve 2022/7682 K. sayılı kararıyla davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar mirasçılarına geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde elbirliği mülkiyet hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul hazirun cetveli incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını temsilen mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar nisaplarının bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 418 inci maddesi ile genel kurullar, bu Kanun’da veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanacağı, ilk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmayacağı, kararların toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verileceğinin düzenlendiği 6102 sayılı Kanun'un payların bölünememesi başlıklı 477 nci maddesinde ise “Pay şirkete karşı bölünemez.
Bir payın birden fazla sahibi bulunduğu takdirde, bunlar şirkete karşı haklarını ancak ortak bir temsilci aracılığıyla kullanabilirler. Böyle bir temsilci atamadıkları takdirde, şirketçe söz konusu payın maliklerinden birine yapılacak tebligat tümü hakkında geçerli olur. Genel kurul, sermaye tutarı aynı kalmak şartıyla, esas sözleşmeyi değiştirmek suretiyle, payları, asgari itibarî değer hükmüne uyarak, itibarî değerleri daha küçük olan paylara bölmek veya payları itibarî değerleri daha yüksek olan paylar hâlinde birleştirmek yetkisine haizdir. Şu kadar ki, payların birleştirilebilmesi için her pay sahibinin bu işleme onay vermesi gerekir.” hükmü bulunduğu, aynı Kanunun 494 üncü maddesinin ikinci fıkrasında da “Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl;
genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer.” hükmünü içerdiği, davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...’ın payı miras olarak intikal ettiği, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi uyarınca mirasçılar kendi arasında anlaşamadığından terekeye temsilci atanması ve sonrasında genel kurulun yapılması gerektiği, somut olayda ancak anılan şekilde genel kurulda toplantı ve karar nisapları oluşacağı, açıklanan nedenlerle genel kurulda toplantı ve karar nisabı oluşmadığından genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkette en büyük pay sahibi (49.000 adet) olan davacının babası ...’ın vefatı üzerine ...’a ait paylar mirasçılarına geçtiği, her bir mirasçı bu paylar üzerinde elbirliği mülkiyet hükümlerine göre hak sahibi olduğu, dava konusu olan ve iptali istenen genel kurul hazirun cetveli incelendiğinde müteveffa ...’ın paylarını temsilen mirasçılarının genel kurula katıldığı ve mirastan intikal eden payları da ekleyerek oy kullandıkları, toplantı ve karar nisaplarının bu şekilde oluşturulduğunun anlaşıldığı, davacı ve diğer ortaklara mütevaffa ...’ın payı miras olarak intikal ettiği, davacı ve diğer ortaklara geçen paylar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup, henüz müşterek mülkiyete dönüşmediğinden 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi uyarınca mirasçılar kendi arasında anlaşamadığından terekeye temsilci atanması ve sonrasında genel kurulun yapılması gerektiği, somut olayda ancak anılan şekilde genel kurulda toplantı ve karar nisapları oluşacağı, açıklanan nedenlerle genel kurulda toplantı ve karar nisabı oluşmadığından genel kurulda alınan kararlar yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 06.12.2017 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilmesi için istinaf başvurusunda bulunulmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin davacı yönünden kesinleştiği, davalı yönünden ise usuli müktesep hak doğduğu, istinaf dairesince incelenmeyen bir konunun temyizde ileri sürülmesi durumunda bu temyiz sebebini incelemesinin mümkün olmadığı, kaldı ki bu hususta davacı tarafından temyiz başvurusunda bile bulunulmadığı gözetildiğinde, artık şirket paylarının temsiliyle ilgili bir değerlendirme yapılmayacağını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 702 nci maddesinin ikinci fıkrasında el birliği mülkiyette ortakların birlikte hareket edeceği öngörüldüğü, dava konusu genel kurula mirasçıların tamamının katıldığını, dolayısıyla genel kurula katılma yönünden birlikte hareket etme gerekliliği yerine getirildiğini, bu durumda toplantı nisabının oluşmadığının ileri sürüleyeceğini, mirasçılardan hiçbirinin payına itiraz etmediği yerde terekeye temsilci atanmasının gerekmediğini, bu nedenle, 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesinin dava konusu olayda uygulama yeri bulunmadığını, hazurun cetvelinde imzası bulunan mirasçıların yazılı belge ile 4721 sayılı Kanun'un 676 ncı maddesinde belirtilen paylaşım sözleşmesi yaptıklarının kabulü gerektiğini, zira hiç bir mirasçının bu paylara toplantı sırasında itirazı olmadığı gibi, halen de bir itirazı bulunmadığını, davacının yönetim kuruluna seçilmemiş olması yani şirket yönetim kurulunun istediği kişilerden oluşmaması üzerine genel kurul iptali davası açması açıkça hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu belirterek Bölge Adiye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 06.12.2017 tarihli genel kurulun alınan kararların iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 477 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1053141000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz