Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6350 E. 2011/17847 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 376↗ elbirliği mülkiyeti↗ veraset ilamı↗ tereke↗ temlik sözleşmesi↗ hazirun cetveli↗ pay sahipliği↗ genel kurul kararının iptali↗ mirasçılık↗ temlik↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 25.06.2007 tarihli genel kuruluna sadece yönetim kurulu üyelerinin katıldığı, bu kişilerin oyları ile bilançonun kabulü ile yönetim ve denetim kurullarının ibrasına karar verildiği, alınan kararların TTK’nın 377 ve 374. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan kararların iptaline, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının murisi... davalı şirketin hissedarı iken vefat ettiği ve dosya içinde mevcut veraset ilamına göre geriye davacı dışında iki mirasçı bıraktığı, davalı şirketin 25.06.2007 tarihli genel kuruluna ilişkin hazirun cetvelinde davacının miras hissesine isabet eden şirket hisse miktarının adı gösterilmek üzere yazılı olduğu, davacının da miras hissesine istinaden davalı şirketin anılan genel kuruluna katılmak istediği, ancak murisin hissesi üzerinde tereke mahkemesince tedbir kararı verilmiş olduğu iddiası ile davacının genel kurula alınmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının miras hissesine isabet eden şirket hissesine istinaden davalı şirketin genel kuruluna katılıp katılamayacağı konusunda toplanmaktadır.
Dairemizin 22.02.2007 tarih, 2005/11613 Esas, 2007/3306 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere TMK'nın 676. ve 677. maddelerine göre miras taksiminin yazılı şekilde yapılması geçerlilik koşulu olup, böyle bir taksim anlaşmasında da, terekenin tamamen veya kısmen taksimi veya terekedeki miras hakkının veraset ilamındaki paylara uygun olsun olmasın bölüşümü veya temliki iradesinin mirasçılarca veya ilgili mirasçı tarafından izhar edilmesi, bu yöndeki iradenin açık ve dolaysız olarak yansıtılması zorunludur. Davaya konu şirket hissesi üzerinde mirasçılar tarafından değinilen nitelikte ve yazılı taksim ve temlik sözleşmesinin yapıldığı iddia ve ispat edilememiştir.
TTK'nun 376.maddesinde düzenlenen ve anonim şirket genel kurulu toplantısında hazır bulunan pay sahibi ve temsilcilerinin adı ve soyadlarıyla adreslerini ve pay miktarını gösteren ve başkan tarafından imzalanan bir belge olan hazirun cetveli, pay sahipliği hakkını doğuran, ihdas eden veya yansıtan bir işlev ve güce sahip olmayıp, genel kurul katılımcılarını ve paylarını gösteren açıklayıcı bir değer ve anlam taşır. Dairemiz'in içtihatlarında da, hazirun cetvelinde yazılı pay miktarlarının pay sahipliği hakkının varlığı ve niceliği konusunda bağlayıcı niteliği bulunmadığı, bu hususun şirket kayıtları ve dayanak hak oluşturucu - doğurucu işlemle kanıtlanması gerektiği belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece muristen intikal eden şirket hisselerinin mirasçılar arasında yazılı bir sözleşme ile paylaştırılmadığı, genel kurul tarihi itibariyle miras şirketine mümessil de tayin edilmediği, aynı şekilde davalı şirket tarafından miras paylarına göre hazırlanan hazirun cetvelinin de miras paylaşım sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği ve bu durumda şirket hissesi üzerinde tüm mirasçıların elbirliği mülkiyetinin devam ettiği göz önüne alındığında, genel kurul toplantısına tüm mirasçıların birlikte veya miras şirketi temsilcisi vasıtasıyla katılmaları keza davanın da aynı şekilde miras şirketi adına açılması gerektiğinin nazar alınmaması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/11613 E. 2007/3306 K.
Ortak:temlik sözleşmesi · hazirun cetveli · pay sahipliği · mirasçılık · temlik · anonim şirket · temsil
İncelediğiniz karardaTTK'nun 376.maddesinde düzenlenen ve «anonim şirket» genel kurulu toplantısında hazır bulunan pay sahibi ve «temsilcilerinin» adı ve soyadlarıyla adreslerini ve pay miktarını gösteren ve başkan tarafından imzalanan bir belge olan «hazirun cetveli», «pay sahipliği» hakkını doğuran, ihdas eden veya yansıtan bir işlev ve güce sahip olmayıp, genel kurul katılımcılarını ve paylarını gösteren açıklayıcı bir değer ve anlam taşır.
Davaya konu şirket hissesi üzerinde «mirasçılar» tarafından değinilen nitelikte ve yazılı taksim ve «temlik sözleşmesinin» yapıldığı iddia ve ispat edilememiştir.
Bu itibarla, mahkemece muristen intikal eden şirket hisselerinin «mirasçılar» arasında yazılı bir sözleşme ile paylaştırılmadığı, genel kurul tarihi itibariyle miras şirketine mümessil de tayin edilmediği, aynı şekilde davalı şirket tarafından miras paylarına göre hazırlanan «hazirun cetvelinin» de miras paylaşım sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği ve bu durumda şirket hissesi üzerinde tüm mirasçıların «elbirliği mülkiyetinin» devam ettiği göz önüne alındığında, genel kurul toplantısına tüm mirasçıların birlikte veya miras şirketi «temsilcisi» vasıtasıyla katılmaları keza davanın da aynı şekilde miras şirketi adına açılması gerektiğinin nazar alınmaması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTTK.nun 376 ncı maddesinde düzenlenen ve «anonim şirket» genel kurulu toplantısında hazır bulunan pay sahibi ve «temsilcilerinin» ad ve soyadlarıyla adreslerini ve pay miktarını gösteren ve başkan tarafından imzalanan bir belge olan «hazirun cetveli», «pay sahipliği» hakkını doğuran, ihdas eden veya yansıtan bir işlev ve güce sahip olmayıp, genel kurul katılımcılarını ve paylarını gösteren açıklayıcı bir değer ve anlam taşır.
Ancak, payları «temsilen» pay senedi veya bunların yerine ilmuhaberlerin ihraç edilmemiş olması halinde payların devri BK.nun 163 ncü maddesinde düzenlenen «alacağın temliki» hükümleri uyarınca yazılı devir anlaşması ile devir tarafları arasında yapılır ve şirkete bildirilerek «pay sahipleri» «defterine» «kaydının» sağlanması ile de şirkete karşı hüküm kazanır.
Yatırım A.Ş.'ye izafe edilen (78.000) payın ne şekilde ihdas edildiğinin saptanması, davacı ve çocuklarını pay sayılarının eşit gösterilmesinden sonra kâr «payı dağıtımı» yapılmış ise bu dağıtımların eşitlenen pay sayısına uygun olup olmadığı, 25.12.1998 tarihli genel kurula ilişkin iki farklı «hazirun cetveli» düzenlenmiş olması nedeniyle bunlardan hangisinin geçerli olduğunun irdelenmesi, kısmi miras taksimi veya «temliki» olgusuna delalet eden somut hallerin bulunup bulunmadığının araştırılması ve tüm bu yönlerin ortaya çıkarılıp geniş bir çerçevede tartışması yapıldıktan ve 25.12.1998 tarihinden sonra «pay sahipliğinden» doğan hakların kullanılmasında, sağlanmasında ve tecellisinde ortaya çıkan eylemli uygulama bakımından pay sayısındaki eşitliğin benimsendiğinin kabul edilip edilmeyeceğinin MK.nun 2 nci maddesinde dikkate alınarak değerlendirilmesinden sonra uyuşmazlığın çözümü gerekirken, «eksik inceleme» ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak salt hazirun cetvellerinde yazılı tarafların asıl (kök) pay sahipliğinden farklılık «taşıyan» ve davalı aleyhine tezahür eden pay sayılarının karşılığının paydaşlarca imzalanmasından yola çıkılarak ve bu belgeye yasal içeriğini aşan anlam verilmek suretiyle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıplak pay · kâr payı dağıtımı · alacağın temliki · sermaye artırımı · pay defteri · kâr dağıtımı · bilirkişi incelemesi · kâr payı
Benzer bu karardaYatırım A.Ş.'ye izafe edilen (78.000) payın ne şekilde ihdas edildiğinin saptanması, davacı ve çocuklarını pay sayılarının eşit gösterilmesinden sonra kâr «payı dağıtımı» yapılmış ise bu dağıtımların eşitlenen pay sayısına uygun olup olmadığı, 25.12.1998 tarihli genel kurula ilişkin iki farklı «hazirun cetveli» düzenlenmiş olması nedeniyle bunlardan hangisinin geçerli olduğunun irdelenmesi, kısmi miras taksimi veya «temliki» olgusuna delalet eden somut hallerin bulunup bulunmadığının araştırılması ve tüm bu yönlerin ortaya çıkarılıp geniş bir çerçevede tartışması yapıldıktan ve 25.12.1998 tarihinden sonra «pay sahipliğinden» doğan hakların kullanılmasında, sağlanmasında ve tecellisinde ortaya çıkan eylemli uygulama bakımından pay sayısındaki eşitliğin benimsendiğinin kabul edilip edilmeyeceğinin MK.nun 2 nci maddesinde dikkate alınarak değerlendirilmesinden sonra uyuşmazlığın çözümü gerekirken, «eksik inceleme» ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak salt hazirun cetvellerinde yazılı tarafların asıl (kök) pay sahipliğinden farklılık «taşıyan» ve davalı aleyhine tezahür eden pay sayılarının karşılığının paydaşlarca imzalanmasından yola çıkılarak ve bu belgeye yasal içeriğini aşan anlam verilmek suretiyle …
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve şirket kayıtları üzerindeki «bilirkişi incelemesine» dayanılarak, Ahmet Uzel'in 05.10.1998 tarihinde ölümüyle mirasının davalı Holding ortağı olan eş ve üç çocuğuna eşit paylarla intikal ettiği, sermaye artışından sonra pay «dağıtımının» yapıldığı 25.12.1998 tarihli genel kurul toplantısında düzenlenen «hazirun cetvelinde» «mirasçıların» paylarının (1.949.980.500)'er olarak kabul edildiği, izleyen yıllar hazirun cetvellerinin de aynı şekilde düzenlendiği ve davacının bu cetvelleri bizzat imzalayara …
… a (13.245.288), her üç çocuğunun da (11.982.057) olmasına, paylarını herhangi bir işlemle başkasına devretmediği ve şirketin büyük ortağı Ahmet .'in ölümünden sonra «mirasçılarca» terekenin şirket payları kısmının taksimi yapılmadığı halde 16.03.1998 tarihli «sermaye artırımından» sonra toplanan 25.12.1998 tarihli genel kurul ve sonraki genel kurullarda düzenlenen «hazirun cetvellerinde» müvekkilinin ve davalılardan Önder ve Serdar .'in pay sayısının (1.947.980.500)'şer olarak gösterilmesinin geçerli bir hukuki dayanağının bulunmadığını, murisin ölümü ile ortak sayısının dörde inmesinden sonra TTK.nun 416 ve 417 nci maddelerinin zorunlu kıldığı devir ve buna dayalı şirket işlemi olmadığı halde murisin 05.10.1998 tarihinde ölmesinin ardından davalılardan U… …Sınai Yatırım A.Ş.nin (78.000) adet pay sahibi ortak gösterilmesinin «geçersiz» olduğunu ileri sürerek, bu paylara ilişkin kayıtların terkinini ve müvekkili adına şirket «pay defterine» kaydedilmesini veya payların rayiç diğerinin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı şirket payları senede bağlanmadığı ve bunlara kaimen ilmuhaberler de çıkarılmadığına, bir başka deyişle «çıplak pay» durumunda olduğuna göre, devri, «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3193 E. 2015/4916 K.
Ortak:mirasçılık · temsil
İncelediğiniz karardaBu itibarla, mahkemece muristen intikal eden şirket hisselerinin «mirasçılar» arasında yazılı bir sözleşme ile paylaştırılmadığı, genel kurul tarihi itibariyle miras şirketine mümessil de tayin edilmediği, aynı şekilde davalı şirket tarafından miras paylarına göre hazırlanan «hazirun cetvelinin» de miras paylaşım sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği ve bu durumda şirket hissesi üzerinde tüm mirasçıların «elbirliği mülkiyetinin» devam ettiği göz önüne alındığında, genel kurul toplantısına tüm mirasçıların birlikte veya miras şirketi «temsilcisi» vasıtasıyla katılmaları keza davanın da aynı şekilde miras şirketi adına açılması gerektiğinin nazar alınmaması bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, davacının murisi... davalı şirketin hissedarı iken vefat ettiği ve dosya içinde mevcut «veraset ilamına» göre geriye davacı dışında iki «mirasçı» bıraktığı, davalı şirketin 25.06.2007 tarihli genel kuruluna ilişkin «hazirun cetvelinde» davacının miras hissesine isabet eden şirket hisse miktarının adı gösterilmek üzere yazılı olduğu, davacının da miras hissesine istinaden davalı şirketin anılan genel kuruluna katılmak istediği, ancak murisin hissesi üzerinde «tereke» mahkemesince tedbir kararı verilmiş olduğu iddiası ile davacının genel kurula alınmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
… böyle bir taksim anlaşmasında da, terekenin tamamen veya kısmen taksimi veya terekedeki miras hakkının veraset ilamındaki paylara uygun olsun olmasın bölüşümü veya «temliki» iradesinin «mirasçılarca» veya ilgili mirasçı tarafından izhar edilmesi, bu yöndeki iradenin açık ve dolaysız olarak yansıtılması zorunludur.
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca birden çok «mirasçı» bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · keşif · muvafakat · tüzel kişilik · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMiras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in «keşif» tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ...
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/589 E. 2019/6425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6350 E. , 2011/17847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2009 tarih ve 2007/725-2009/859 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi iken vefat ettiğini, bu nedenle müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, 25.06.2007 tarihli genel kurul toplantısına müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde alınmadığını, bilançonun oylanmasının ertelenmesinin talep edildiğini, ancak genel kurulda bilançonun kabulü ile yönetim ve denetim kurullarının ibrasına ve yeni yönetim ve denetim kurulunun seçilmesine karar verildiğini, bu kararların yönetim kurulu üyesi olan ortaklar tarafından alındığını, yöneticilerin kendi ibralarında oy kullandıklarının yasal olmadığını, ayrıca ibrasına karar verilen denetim raporunu hazırlayan denetçi ile yeni seçilen deneticinin yönetim kurulu üyelerinin işçisi olduklarını ve denetçi niteliklerine sahip olmadıklarını ileri sürerek, genel kurulda alınan tüm kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tereke mahkemesi kararı ile murisin hisselerine elkonulduğunu, bunun gereği olarak davacının genel kurula alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 25.06.2007 tarihli genel kuruluna sadece yönetim kurulu üyelerinin katıldığı, bu kişilerin oyları ile bilançonun kabulü ile yönetim ve denetim kurullarının ibrasına karar verildiği, alınan kararların TTK’nın 377 ve 374. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan kararların iptaline, diğer istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının murisi... davalı şirketin hissedarı iken vefat ettiği ve dosya içinde mevcut veraset ilamına göre geriye davacı dışında iki mirasçı bıraktığı, davalı şirketin 25.06.2007 tarihli genel kuruluna ilişkin hazirun cetvelinde davacının miras hissesine isabet eden şirket hisse miktarının adı gösterilmek üzere yazılı olduğu, davacının da miras hissesine istinaden davalı şirketin anılan genel kuruluna katılmak istediği, ancak murisin hissesi üzerinde tereke mahkemesince tedbir kararı verilmiş olduğu iddiası ile davacının genel kurula alınmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının miras hissesine isabet eden şirket hissesine istinaden davalı şirketin genel kuruluna katılıp katılamayacağı konusunda toplanmaktadır.
Dairemizin 22.02.2007 tarih, 2005/11613 Esas, 2007/3306 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere TMK'nın 676. ve 677. maddelerine göre miras taksiminin yazılı şekilde yapılması geçerlilik koşulu olup, böyle bir taksim anlaşmasında da, terekenin tamamen veya kısmen taksimi veya terekedeki miras hakkının veraset ilamındaki paylara uygun olsun olmasın bölüşümü veya temliki iradesinin mirasçılarca veya ilgili mirasçı tarafından izhar edilmesi, bu yöndeki iradenin açık ve dolaysız olarak yansıtılması zorunludur. Davaya konu şirket hissesi üzerinde mirasçılar tarafından değinilen nitelikte ve yazılı taksim ve temlik sözleşmesinin yapıldığı iddia ve ispat edilememiştir.
TTK'nun 376.maddesinde düzenlenen ve anonim şirket genel kurulu toplantısında hazır bulunan pay sahibi ve temsilcilerinin adı ve soyadlarıyla adreslerini ve pay miktarını gösteren ve başkan tarafından imzalanan bir belge olan hazirun cetveli, pay sahipliği hakkını doğuran, ihdas eden veya yansıtan bir işlev ve güce sahip olmayıp, genel kurul katılımcılarını ve paylarını gösteren açıklayıcı bir değer ve anlam taşır. Dairemiz'in içtihatlarında da, hazirun cetvelinde yazılı pay miktarlarının pay sahipliği hakkının varlığı ve niceliği konusunda bağlayıcı niteliği bulunmadığı, bu hususun şirket kayıtları ve dayanak hak oluşturucu - doğurucu işlemle kanıtlanması gerektiği belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece muristen intikal eden şirket hisselerinin mirasçılar arasında yazılı bir sözleşme ile paylaştırılmadığı, genel kurul tarihi itibariyle miras şirketine mümessil de tayin edilmediği, aynı şekilde davalı şirket tarafından miras paylarına göre hazırlanan hazirun cetvelinin de miras paylaşım sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği ve bu durumda şirket hissesi üzerinde tüm mirasçıların elbirliği mülkiyetinin devam ettiği göz önüne alındığında, genel kurul toplantısına tüm mirasçıların birlikte veya miras şirketi temsilcisi vasıtasıyla katılmaları keza davanın da aynı şekilde miras şirketi adına açılması gerektiğinin nazar alınmaması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039382800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz