YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5792 E. 2024/2491 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ cy/cy kaydı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/287 E., 2021/380 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 2016/21649 işlem numarası ile yaptığı “işmatik” ibareli marka tescil başvurusunun, davalı ...Ş. tarafından “iş”, “işcepmatik”, “bankamatik”, “netmatik”, “vadematik”, “e-bültenmatik”, “gişematik”, “sıramatik”, “cüzdanmatik”, “sunumatik” ibareli markalarına dayalı itirazı sonucunda, YİDK'in 2017/M-7693 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu "İŞMATİK" ibareli markanın, davalı tarafın toplum düzeyinde ulaştığı tanınmışlıktan yararlanmak için değil, müvekkilinin eski ortağı olduğu İşmatik Danışmanlık İnsan Kaynakları ve Yayıncılık Tic. Ltd. Şti’nin başlıca iştigal konusu olan iş ve işçi bulma merkezi, istihdam bürosu olarak hizmet vermek amacıyla başvuruya konu edildiğini, “MATİK” ibaresinin tanımlayıcı olduğunu, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası şartlarının oluşmadığını, dava konusu markanın davalı adına tescilli "MATİK" ibareli markalar ile gerek şekli gerekse de yazı stili bakımından benzerlik teşkil etmediğini ileri sürerek davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı banka vekili, müvekkilinin "BANKAMATİK" kelimesini içeren birçok markasının bulunduğunu ve "İŞ" markasının özel/00989 numarası ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, müvekkilinin "İş" ve "BANKAMATİK" ibareli tanınmış markalarının 1 ila 45 inci sınıflarda tescilli bulunduğunu, dava konusu "İŞMATİK" ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesi uyarınca müvekkilinin markalarına benzer olduğunu ve tüketici nezdinde müvekkil markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusunun 35 inci sınıf hizmetler ve 35/6 ncı sınıf içerisinde yer alan 01 ila 35 inci sınıf tüm emtiaların satışında, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamındaki emtialar ile aynı/ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğu, somut olayda taraf markaları kapsamında yer alan emtiaların birbirine bu denli yakınlaşmış olması göz önünde bulundurulduğunda, markalar arasındaki iltibas tehlikesinin ortadan kaldırılabilmesi için markaları oluşturan şekil, sözcük veya sair unsurların birbirinden ciddi şekilde farklılaşmış olmasının gerektiği, dava konusu "işmatik" markasının ise “iş” ve “matik” ibarelerinin birleştirilmesi ile oluşturulmuş bir kelime markası olduğu, markanın bu şekildeki kombinasyonunda davalının hem “iş” hem de “matik” ibaresi etrafına oluşturduğu seri markalarının ana unsurları ile benzerlik bulunduğu, davacı başvurusunun davalının seri markaları arasına sızdığı ve ayrıca tanınmış davalı markasının da başvuruda yer aldığı, taraf markalarının kapsadığı emtialar arasında benzerli olmadığı görüşü ortaya çıksa dahi, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TÜRKPATENT resmi web sayfasında marka araştırması yapıldığında "matik" ibaresini içerir 2.790 adet kaydın olduğunu, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, tarafların markalarının 35 inci sınıfta aynı hizmetlerde kullanılmak istendiği, ibareler konusunda ise davacının “iş” ve “matik” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan "işmatik" ibareli başvurusunun, davalının tanınmış "İŞ" ibareli markası ile "MATİK" ibaresi etrafına oluşturduğu seri markalarının ana unsurları ile benzerlik oluşturduğu, davacı başvurusunun davalının seri markaları arasına sızdığı ve ayrıca tanınmış davalının "İŞ" markasının da başvuruda yer aldığı, somut uyuşmazlıkta davacının başvurusunda davalı markalarında sıkça yer alan mavi zemin renginin kullanılmış olmasının ve davalının markalarının 556 KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış bulunmasının da benzerliği arttırdığı, "matik" ibaresinin davalının inhisarına verilmesinin elbette ki mümkün olmadığı, ancak davacının anılan ibare ile birlikte "İŞ" ibaresini, üstelik de mavi zemin rengi ile birlikte kullanmasının, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu sonucuna varılmasını zorunlu kıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve müvekkilinin anılan markayı dava dışı İşmatik Danışmanlık İnsan Kaynakları ve Yayıncılık Ltd. Şti.'nin iş ve işçi bulma hizmet sektöründe kullanması için tescil ettirmek istediğini, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının oluşmadığını, taraf markaları arasında iltibasın söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6862 E. 2024/2785 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… e benzer olduğu, somut olayda taraf markaları kapsamında yer alan emtiaların birbirine bu denli yakınlaşmış olması göz önünde bulundurulduğunda, markalar arasındaki «iltibas» tehlikesinin ortadan kaldırılabilmesi için markaları oluşturan şekil, sözcük veya sair unsurların birbirinden ciddi şekilde farklılaşmış olmasının gerektiği, dava …
Şti.'nin iş ve işçi bulma hizmet sektöründe kullanması için tescil ettirmek istediğini, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının oluşmadığını, taraf markaları arasında «iltibasın» söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… aşvurusunu 9. sınıf ürünler bakımından reddettiğini, kararın haksız olduğunu, hukuka uygun bulunmadığını, zira başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında «iltibasa» neden olacak bir benzerlik olmadığını, görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba olarak başvuru konusu işaret ile davalının itiraza mesnet markas …
… niteliğinde olduğu, davacı başvurusunda bu ibarenin yanında davacının “İş” ibaresine de yer verilmiş olmakla davacı başvurusuna davalı markası karşısında yeterince «ayırt edicilik» kazandırıldığı, diğer bir ifade ile, davacı başvurusundan çıkarılan 9. sınıf hizmetlerin alıcıları olan «ortalama tüketicilerin» davalının “cepmatik” ibareli ürün ve hizmetlerini satın almak isterken markaları karıştırarak davacının “İşcepmatik” ibareli ürün ve hizmetlerini satın almasının mümkün bulunmadığı, dava konusu davacı başvuru markasının davalı markası ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olmadığı ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü i …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… arak oluşturulmuş yeni bir marka olduğunu, markalar arasında yapılacak benzerlik incelemesinde, markaların ayırt edici ve baskın unsurları gibi münferit unsurlardan «ziyade» markaların bütünü itibariyle karşılaştırma yapılması gerektiği hususu göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, İşCepMatik markası ile önceki tarihli 2007/51784 tescil numaralı İŞCEP markası arasında «yenilenmiş» bir marka imajı yaratılmış olması dolayısıyla seri marka ilişkisi bulunmakta olup, müvekkili Bankaya ait tescilli olan "BANKAMATİK", "BANKAMATİK+", "CÜZDANMATİK", …
… niteliğinde olduğu, davacı başvurusunda bu ibarenin yanında davacının “İş” ibaresine de yer verilmiş olmakla davacı başvurusuna davalı markası karşısında yeterince «ayırt edicilik» kazandırıldığı, diğer bir ifade ile, davacı başvurusundan çıkarılan 9. sınıf hizmetlerin alıcıları olan «ortalama tüketicilerin» davalının “cepmatik” ibareli ürün ve hizmetlerini satın almak isterken markaları karıştırarak davacının “İşcepmatik” ibareli ürün ve hizmetlerini satın almasının mümkün bulunmadığı, dava konusu davacı başvuru markasının davalı markası ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olmadığı ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü i …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8681 E. 2023/2857 K.
Ortak:istinaf incelemesi · iltibas
İncelediğiniz kararda… e benzer olduğu, somut olayda taraf markaları kapsamında yer alan emtiaların birbirine bu denli yakınlaşmış olması göz önünde bulundurulduğunda, markalar arasındaki «iltibas» tehlikesinin ortadan kaldırılabilmesi için markaları oluşturan şekil, sözcük veya sair unsurların birbirinden ciddi şekilde farklılaşmış olmasının gerektiği, dava …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TÜRKPATENT resmi web sayfasında marka araştırması yapıldığında "matik" ibaresini içerir 2.790 adet «kaydın» olduğunu, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Şti.'nin iş ve işçi bulma hizmet sektöründe kullanması için tescil ettirmek istediğini, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının oluşmadığını, taraf markaları arasında «iltibasın» söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… lı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, ancak mahkemenin yalnızca "cep" asıl unsurlu seri markaları üzerinden değerlendirme yaptığını, markanın başına «ayırt ediciliği» zayıf “İŞ” ibaresini getirmenin, «haksız rekabeti» ve «iltibası» ortadan kaldırmayacağı gibi, bir başka şirketin markasının aynısını, ayırt ediciliği zayıf “İŞ” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, "cep" ibareli markalarının kullanım yoluyla ayırt ediciliğinin arttığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… valının “İŞCEPMATİK” ibaresinin 2017/58475 sayı ile adına tescili için başvuru yaparak, davacı adına tescilli ve tanınmış "CEP" markaları ve "cep matik" markası ile «iltibasa» neden olduğunu, bu markaların neredeyse tamamının davalı markasının tescili için başvurduğu sınıfları da kapsadığını, davalı işaretinin tescili halinde 6769 sayılı …
CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, hizmetin sunuluş şeklini gösteren bir kelime olduğunu, markalar arasında «iltibas» ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · haksız rekabet
Benzer bu kararda… lı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, ancak mahkemenin yalnızca "cep" asıl unsurlu seri markaları üzerinden değerlendirme yaptığını, markanın başına «ayırt ediciliği» zayıf “İŞ” ibaresini getirmenin, «haksız rekabeti» ve «iltibası» ortadan kaldırmayacağı gibi, bir başka şirketin markasının aynısını, ayırt ediciliği zayıf “İŞ” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, "cep" ibareli markalarının kullanım yoluyla ayırt ediciliğinin arttığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Marka Tescili ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11579 E. 2011/13012 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik
Benzer bu kararda… valılar yönünden açılan davalarda ise davalı, Mavi Gıda Gözetim Danışmanlık A.Ş. hakkında açılan davanın sabit olmaması, davalı ... hakkında açılan birleşen davanın «derdestlik», davalı ... adına kayıtlı 185807 nolu markanın kısmi hükümsüzlüğüne, her iki davadaki ilam isteminin ve davacının "Otel Mavi ve Şekil" ibareli markanın adına tesci …
1 benzer karar daha
-
Kurum kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/158 E. 2023/3821 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… e benzer olduğu, somut olayda taraf markaları kapsamında yer alan emtiaların birbirine bu denli yakınlaşmış olması göz önünde bulundurulduğunda, markalar arasındaki «iltibas» tehlikesinin ortadan kaldırılabilmesi için markaları oluşturan şekil, sözcük veya sair unsurların birbirinden ciddi şekilde farklılaşmış olmasının gerektiği, dava …
Şti.'nin iş ve işçi bulma hizmet sektöründe kullanması için tescil ettirmek istediğini, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının oluşmadığını, taraf markaları arasında «iltibasın» söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının başvuru yaptığı "TÜRKİYE İŞ BANKASI İŞCEPMATİK" ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış "CEP" markaları arasında «iltibas» olduğunu, davalının yurtiçinde faaliyet gösteren bir şirket olduğu da dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket e …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; “cep matik” markası ile davalı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, markanın başına «ayırt ediciliği» zayıf “iş” ibaresi getirmenin «haksız rekabeti» ve «iltibası» ortadan kaldırmayacağı gibi bir başka şirketin markasının aynısını ayırt ediciliği zayıf “iş” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğu iddiası dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · taşıyan · ayırt edicilik · haksız rekabet
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; “cep matik” markası ile davalı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, markanın başına «ayırt ediciliği» zayıf “iş” ibaresi getirmenin «haksız rekabeti» ve «iltibası» ortadan kaldırmayacağı gibi bir başka şirketin markasının aynısını ayırt ediciliği zayıf “iş” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğu iddiası dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… larından çok daha uzun yıllardır kullanıldığını, davacı unvanının bütünüyle ve özel stilde yazılmış “iş” kelimesi ile tanındığını, bu unsurların tek başına markanın «ayırt ediciliğinin» yüksek olduğunu, dava konusu markanın yazı şekli ve renkleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı markalarının serisi içinde algılanacağını, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliği bulunmadığını, davacının «kötü niyet» iddialarının mesnetsiz olduğunu, kaldı ki dava konusu markalar arasında benzerlik bulunduğu iddiasının tek başına kötü niyet kapsamında değerlendirilemeyeceğini, d …
… ının farklı mal/hizmetler içermemesi sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında başka bir inceleme yapmaya gerek olmadığı, davacının «kötü niyet» iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5792 E. , 2024/2491 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/802 Esas, 2022/930 Karar
vekili Avukat ...
DAVALILAR 1. Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanlığı
vekili Avukat ...
2. Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili Avukat ...
HÜKÜM
Başvurunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/287 E., 2021/380 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 2016/21649 işlem numarası ile yaptığı “işmatik” ibareli marka tescil başvurusunun, davalı ...Ş. tarafından “iş”, “işcepmatik”, “bankamatik”, “netmatik”, “vadematik”, “e-bültenmatik”, “gişematik”, “sıramatik”, “cüzdanmatik”, “sunumatik” ibareli markalarına dayalı itirazı sonucunda, YİDK'in 2017/M-7693 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa dava konusu "İŞMATİK" ibareli markanın, davalı tarafın toplum düzeyinde ulaştığı tanınmışlıktan yararlanmak için değil, müvekkilinin eski ortağı olduğu İşmatik Danışmanlık İnsan Kaynakları ve Yayıncılık Tic. Ltd. Şti’nin başlıca iştigal konusu olan iş ve işçi bulma merkezi, istihdam bürosu olarak hizmet vermek amacıyla başvuruya konu edildiğini, “MATİK” ibaresinin tanımlayıcı olduğunu, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası şartlarının oluşmadığını, dava konusu markanın davalı adına tescilli "MATİK" ibareli markalar ile gerek şekli gerekse de yazı stili bakımından benzerlik teşkil etmediğini ileri sürerek davalı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı banka vekili, müvekkilinin "BANKAMATİK" kelimesini içeren birçok markasının bulunduğunu ve "İŞ" markasının özel/00989 numarası ile tanınmış marka olarak tescil edildiğini, müvekkilinin "İş" ve "BANKAMATİK" ibareli tanınmış markalarının 1 ila 45 inci sınıflarda tescilli bulunduğunu, dava konusu "İŞMATİK" ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesi uyarınca müvekkilinin markalarına benzer olduğunu ve tüketici nezdinde müvekkil markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusunun 35 inci sınıf hizmetler ve 35/6 ncı sınıf içerisinde yer alan 01 ila 35 inci sınıf tüm emtiaların satışında, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamındaki emtialar ile aynı/ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğu, somut olayda taraf markaları kapsamında yer alan emtiaların birbirine bu denli yakınlaşmış olması göz önünde bulundurulduğunda, markalar arasındaki iltibas tehlikesinin ortadan kaldırılabilmesi için markaları oluşturan şekil, sözcük veya sair unsurların birbirinden ciddi şekilde farklılaşmış olmasının gerektiği, dava konusu "işmatik" markasının ise “iş” ve “matik” ibarelerinin birleştirilmesi ile oluşturulmuş bir kelime markası olduğu, markanın bu şekildeki kombinasyonunda davalının hem “iş” hem de “matik” ibaresi etrafına oluşturduğu seri markalarının ana unsurları ile benzerlik bulunduğu, davacı başvurusunun davalının seri markaları arasına sızdığı ve ayrıca tanınmış davalı markasının da başvuruda yer aldığı, taraf markalarının kapsadığı emtialar arasında benzerli olmadığı görüşü ortaya çıksa dahi, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TÜRKPATENT resmi web sayfasında marka araştırması yapıldığında "matik" ibaresini içerir 2.790 adet kaydın olduğunu, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, tarafların markalarının 35 inci sınıfta aynı hizmetlerde kullanılmak istendiği, ibareler konusunda ise davacının “iş” ve “matik” ibarelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan "işmatik" ibareli başvurusunun, davalının tanınmış "İŞ" ibareli markası ile "MATİK" ibaresi etrafına oluşturduğu seri markalarının ana unsurları ile benzerlik oluşturduğu, davacı başvurusunun davalının seri markaları arasına sızdığı ve ayrıca tanınmış davalının "İŞ" markasının da başvuruda yer aldığı, somut uyuşmazlıkta davacının başvurusunda davalı markalarında sıkça yer alan mavi zemin renginin kullanılmış olmasının ve davalının markalarının 556 KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış bulunmasının da benzerliği arttırdığı, "matik" ibaresinin davalının inhisarına verilmesinin elbette ki mümkün olmadığı, ancak davacının anılan ibare ile birlikte "İŞ" ibaresini, üstelik de mavi zemin rengi ile birlikte kullanmasının, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu sonucuna varılmasını zorunlu kıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve müvekkilinin anılan markayı dava dışı İşmatik Danışmanlık İnsan Kaynakları ve Yayıncılık Ltd. Şti.'nin iş ve işçi bulma hizmet sektöründe kullanması için tescil ettirmek istediğini, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının şartlarının oluşmadığını, taraf markaları arasında iltibasın söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051510900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz