YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8681 E. 2023/2857 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/440 E., 2019/407 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "cep" ve "cepte" ibare ve şekillerden oluşmuş 242 adet tescilli ve/veya başvurusu yapılmış markasının bulunduğunu, davalının “İŞCEPMATİK” ibaresinin 2017/58475 sayı ile adına tescili için başvuru yaparak, davacı adına tescilli ve tanınmış "CEP" markaları ve "cep matik" markası ile iltibasa neden olduğunu, bu markaların neredeyse tamamının davalı markasının tescili için başvurduğu sınıfları da kapsadığını, davalı işaretinin tescili halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında aranan aranan 3 koşuldan birinin gerçekleşme ihtimalinin de bulunduğunu, davalı markasının davacı markalarının yeni bir versiyonu, serisi gibi algılanacağını, buna rağmen müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazlarının, TPMK YİDK'nın 21.09.2018 tarih ve 2018/M-8067 sayılı kararı ile reddedildiğini ileri sürerek davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, hizmetin sunuluş şeklini gösteren bir kelime olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dava konusu marka ile davacının markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı tarafından sunulan tanınmışlığa ilişkin delillerin tanınmışlık düzeyini ispata elverişli olmadığı ve markaların benzer olmaması nedeniyle somut olay kapsamında tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, davacının, dava konusu markanın sahibinin kötü niyetli tescil talebinde bulunduğu yönünde ispata elverişli delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; özellikle müvekkilinin değerlendirme yapılmayan “CEP MATİK” markası ile davalı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, ancak mahkemenin yalnızca "cep" asıl unsurlu seri markaları üzerinden değerlendirme yaptığını, markanın başına ayırt ediciliği zayıf “İŞ” ibaresini getirmenin, haksız rekabeti ve iltibası ortadan kaldırmayacağı gibi, bir başka şirketin markasının aynısını, ayırt ediciliği zayıf “İŞ” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, "cep" ibareli markalarının kullanım yoluyla ayırt ediciliğinin arttığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı şirketin başvurusuna konu “İŞCEPMATİK” ibaresi ile davacının itirazına mesnet “CEP” ve “CEPTE” esas ibareli markaları arasında iltibas olmadığı, davalının aynı ibareli başvurusu hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.10.2019 tarih ve 2018/5465 E.- 2019/6095 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kurum kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/158 E. 2023/3821 K.
Ortak:ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… lı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, ancak mahkemenin yalnızca "cep" asıl unsurlu seri markaları üzerinden değerlendirme yaptığını, markanın başına «ayırt ediciliği» zayıf “İŞ” ibaresini getirmenin, «haksız rekabeti» ve «iltibası» ortadan kaldırmayacağı gibi, bir başka şirketin markasının aynısını, ayırt ediciliği zayıf “İŞ” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, "cep" ibareli markalarının kullanım yoluyla ayırt ediciliğinin arttığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… valının “İŞCEPMATİK” ibaresinin 2017/58475 sayı ile adına tescili için başvuru yaparak, davacı adına tescilli ve tanınmış "CEP" markaları ve "cep matik" markası ile «iltibasa» neden olduğunu, bu markaların neredeyse tamamının davalı markasının tescili için başvurduğu sınıfları da kapsadığını, davalı işaretinin tescili halinde 6769 sayılı …
CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, hizmetin sunuluş şeklini gösteren bir kelime olduğunu, markalar arasında «iltibas» ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; “cep matik” markası ile davalı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, markanın başına «ayırt ediciliği» zayıf “iş” ibaresi getirmenin «haksız rekabeti» ve «iltibası» ortadan kaldırmayacağı gibi bir başka şirketin markasının aynısını ayırt ediciliği zayıf “iş” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğu iddiası dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının başvuru yaptığı "TÜRKİYE İŞ BANKASI İŞCEPMATİK" ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış "CEP" markaları arasında «iltibas» olduğunu, davalının yurtiçinde faaliyet gösteren bir şirket olduğu da dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket e …
… larından çok daha uzun yıllardır kullanıldığını, davacı unvanının bütünüyle ve özel stilde yazılmış “iş” kelimesi ile tanındığını, bu unsurların tek başına markanın «ayırt ediciliğinin» yüksek olduğunu, dava konusu markanın yazı şekli ve renkleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı markalarının serisi içinde algılanacağını, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliği bulunmadığını, davacının «kötü niyet» iddialarının mesnetsiz olduğunu, kaldı ki dava konusu markalar arasında benzerlik bulunduğu iddiasının tek başına kötü niyet kapsamında değerlendirilemeyeceğini, d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · taşıyan
Benzer bu kararda… larından çok daha uzun yıllardır kullanıldığını, davacı unvanının bütünüyle ve özel stilde yazılmış “iş” kelimesi ile tanındığını, bu unsurların tek başına markanın «ayırt ediciliğinin» yüksek olduğunu, dava konusu markanın yazı şekli ve renkleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı markalarının serisi içinde algılanacağını, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliği bulunmadığını, davacının «kötü niyet» iddialarının mesnetsiz olduğunu, kaldı ki dava konusu markalar arasında benzerlik bulunduğu iddiasının tek başına kötü niyet kapsamında değerlendirilemeyeceğini, d …
… ının farklı mal/hizmetler içermemesi sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında başka bir inceleme yapmaya gerek olmadığı, davacının «kötü niyet» iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; “cep matik” markası ile davalı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, markanın başına «ayırt ediciliği» zayıf “iş” ibaresi getirmenin «haksız rekabeti» ve «iltibası» ortadan kaldırmayacağı gibi bir başka şirketin markasının aynısını ayırt ediciliği zayıf “iş” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğu iddiası dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1223 E. 2023/4688 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… lı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, ancak mahkemenin yalnızca "cep" asıl unsurlu seri markaları üzerinden değerlendirme yaptığını, markanın başına «ayırt ediciliği» zayıf “İŞ” ibaresini getirmenin, «haksız rekabeti» ve «iltibası» ortadan kaldırmayacağı gibi, bir başka şirketin markasının aynısını, ayırt ediciliği zayıf “İŞ” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, "cep" ibareli markalarının kullanım yoluyla ayırt ediciliğinin arttığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… valının “İŞCEPMATİK” ibaresinin 2017/58475 sayı ile adına tescili için başvuru yaparak, davacı adına tescilli ve tanınmış "CEP" markaları ve "cep matik" markası ile «iltibasa» neden olduğunu, bu markaların neredeyse tamamının davalı markasının tescili için başvurduğu sınıfları da kapsadığını, davalı işaretinin tescili halinde 6769 sayılı …
CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, hizmetin sunuluş şeklini gösteren bir kelime olduğunu, markalar arasında «iltibas» ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… ep" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "cep" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "cep" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle d …
CEVAP 1-Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… da, "cep" ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, 6769 sayılı kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ortalama tüketici · dahili dava
Benzer bu kararda… ep" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "cep" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "cep" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle d …
… da, "cep" ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, 6769 sayılı kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8681 E. , 2023/2857 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/34 Esas, 2021/1100 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/440 E., 2019/407 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "cep" ve "cepte" ibare ve şekillerden oluşmuş 242 adet tescilli ve/veya başvurusu yapılmış markasının bulunduğunu, davalının “İŞCEPMATİK” ibaresinin 2017/58475 sayı ile adına tescili için başvuru yaparak, davacı adına tescilli ve tanınmış "CEP" markaları ve "cep matik" markası ile iltibasa neden olduğunu, bu markaların neredeyse tamamının davalı markasının tescili için başvurduğu sınıfları da kapsadığını, davalı işaretinin tescili halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında aranan aranan 3 koşuldan birinin gerçekleşme ihtimalinin de bulunduğunu, davalı markasının davacı markalarının yeni bir versiyonu, serisi gibi algılanacağını, buna rağmen müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazlarının, TPMK YİDK'nın 21.09.2018 tarih ve 2018/M-8067 sayılı kararı ile reddedildiğini ileri sürerek davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, hizmetin sunuluş şeklini gösteren bir kelime olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dava konusu marka ile davacının markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı tarafından sunulan tanınmışlığa ilişkin delillerin tanınmışlık düzeyini ispata elverişli olmadığı ve markaların benzer olmaması nedeniyle somut olay kapsamında tanınmışlık düzeyinden kaynaklı bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, davacının, dava konusu markanın sahibinin kötü niyetli tescil talebinde bulunduğu yönünde ispata elverişli delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; özellikle müvekkilinin değerlendirme yapılmayan “CEP MATİK” markası ile davalı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, ancak mahkemenin yalnızca "cep" asıl unsurlu seri markaları üzerinden değerlendirme yaptığını, markanın başına ayırt ediciliği zayıf “İŞ” ibaresini getirmenin, haksız rekabeti ve iltibası ortadan kaldırmayacağı gibi, bir başka şirketin markasının aynısını, ayırt ediciliği zayıf “İŞ” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, "cep" ibareli markalarının kullanım yoluyla ayırt ediciliğinin arttığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı şirketin başvurusuna konu “İŞCEPMATİK” ibaresi ile davacının itirazına mesnet “CEP” ve “CEPTE” esas ibareli markaları arasında iltibas olmadığı, davalının aynı ibareli başvurusu hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02.10.2019 tarih ve 2018/5465 E.- 2019/6095 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936680500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz