Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5626 E. 2024/2281 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamu düzeni↗ temlik↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/129 E., 2021/320 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin MORAD TEA markasının tescil sahibi olduğunu, Morad Tea markasıyla çay, kahve, çikolata esaslı içecek üretimi ve satışını yaptığını, davalının ise müvekkilinin markasına benzer MURAD SAH TEA ile üretim yaptığının tespit edildiğini, davalının Murat Şah markası ile müvekkilinin Morad Tea markasının benzer olduğunu ve aynı sınıfları kapsadığını ileri sürerek davalının Murad Şah adlı markasının hükümsüzlüğüne, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan (TÜRKPATENT) tescil ve sicilden terkinine, ayrıca 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla marka siciline tedbir konulmasına, yine söz konusu marka adı altında bir üretim veya satış var ise tedbiren durdurulmasına, akabinde toplatılmasına, yargılama sonucu verilecek kararın TÜRKPATENT'e gönderilmesine, Türkiye Genelinde yayınlanan bir gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların farklı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin markalarının belli bir tanınmışlığı olduğunu, karışıklık riski olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporundan ve toplanan delillerden dava konusu "MURAD ŞAH " ibareli marka ile davacıya ait "MORAD TEA" ibareli tescilli markaları arasında, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğu, her iki markanın aynı sınıfta yer aldığı ve orta seviyedeki tüketicilerin bir kısmı için bile olsa benzerlik algısı yaratacağından taraf markaları arasında benzerliğin bulunduğu anlaşıldığı ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli "MURAD ŞAH" markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi heyetince tespit edildiği üzere davacı adına tescilli markanın "MORAD" ibaresinden ibaret olduğunu, keza aynı bilirkişi heyeti müvekkil adına korunan markanın "MURAD ŞAH " kompozisyonu olduğunu rapor ettiğini, bilindiği üzere kelime markalarında, harf benzerliği tek başına iltibas ölçüsü olmadığını, bununla birlikte müvekkil adına tescilli markada esas unsurun "MURAD" ibaresi olduğu kabul edilse dahi; bu ibare/kelimenin bu ülkede/ hedef müşteri kitlesinde muhakkak bir anlamı, anlam bakımından bir karşılığı bulunduğunu, oysa "MORAD" hiçbir anlamı olmayan cali, uydurma bir ibare olduğunu, markaların anlamları itibariyle de iltibas ihtimali bulunmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının hukuki bir konu olduğunu ve iltibas hakkında bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulamayacağına karar verdiğini, mamafih, işbu davada da "iltibas" takdiri hakkında mübrez bilirkişi raporuna itibar edilmemesi gerektiğini ileri sürerek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli marka ile davacı adına tescilli marka arasında iltibas bulunduğunun tespit edildiği, buna göre Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kabulüne yönelik kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12368 E. 2012/19157 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · haksız rekabet
Benzer bu karardaZira, hüküm bu şekliyle, ambalaj tecavüzü bulunmayan, sırf davalı adına tescilli Hamman Tea markası ile üretilen emtiaların üretiminde kullanılan makine ve teçhizatların da toplatılması sonucunu doğuracak, «infazda tereddüt» yaratacaktır.
… lı markasının hükümsüz kılınması için yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük talebinin reddine, davalı tarafın kullandığı davaya konu ambalaj biçiminin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle haksız rekabetin önlenmesine karar verilmiş ise de; hükmün 3 nolu bendinde ''Davalı tarafın Hamman Tea markası ile ürettiği emtiaların ima …
… tış yapılan yerlerden toplatılması sonucu doğuracağından, mahkemece hüküm fıkrasının 3 nolu bendindeki karar yerinde görülmemiş, dava konusu taleple sınırlı olarak, «infazda» teraddüte yer vermeyecek şekilde, davaya konu ambalaj örneği de karara eklenmek suretiyle, infaza elverişli karar oluşturulmak üzere, hükmün bozulmasına karar verm …
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2391 E. 2013/20861 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vazgeçmiş sayılma · ön inceleme duruşması · kesin süre · haksız rekabet · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davacı vekiline dava tarihinde yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK uyarınca delillerinin «ibrazını» sağlamaya yönelik «kesin süre» verilmediği gibi, yargılama aşamasında ilk duruşma tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 140/5. maddesindeki "Ön «inceleme duruşmasında», taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla …
Bu hususların verilen «kesin süre» içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan «vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilir." hükmüne uygun şekilde de kesin süre verilmemiştir.
Bu durumda, davacı tarafın delillerinin «ibrazını» sağlamaya yönelik «kesin süre» verilmeksizin mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… eği davacının iddia ettiği doğrultuda 556 sayılı KHK'nun 8/4. maddesinin davaya tatbikinin mümkün olmadığı, davalı markasının 2007 yılında tescil edilmesi nedeniyle «haksız rekabetin» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1310 E. 2023/4762 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · ayırt edicilik · dahili dava
Benzer bu kararda… ldiği "kahve çekirdeği", "çay yaprağı" anlamına geldiğinin tespit edildiği, bu nedenle "the coffee bean & tea leaf" ibaresinin başvuru kapsamında yer alan 30.sınıfa «dahil» mallar bakımından bir teşebbüsün mallarını diğer teşebbüsün mallarından ayırt etme koşulunu sağlamadığı ve 30.sınıftaki mallar bakımından tanımlayıcı bir adlandırma olduğu kanaatine varıldığı, markada yer alan kahve çekirdeği, çay yaprağı ve basit geometrik şekillerin ise "the coffee bean & tea leaf" ibaresi üzerinde oluşan tanımlayıcı algıyı değiştirmediği ifadeleri ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri uyarınca reddedildiğini, kararın «hakkaniyete» aykırı olduğunu, başvuruya konu müvekkiline ait markanın yalnız tek unsurdan oluşmayan, şekil ve kelime ibarelerinden oluşan bir marka olduğunu, bu nedenle markanın bir bütün olarak değerlendirilmesinin esas olduğunu, müvekkiline ait markanın bilinen ve «ayırt edicilik» kazanmış bir ibare olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2018-M-11712 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
… in şu anda zaten koruma altında olduğunu, diğer yandan müvekkilinin, markasını gerek 35. sınıf kapsamında gerekse 30. sınıf kapsamında gerçekleştirilen kullanım ile «ayırt edicilik» kazandığını, müvekkilinin önceki tescili ile kazanılmış hakkının mevcut olduğunun kabulü gerektiğini, diğer yandan reddedilen ve 30. sınıf 3. alt sınıfında bulunan …
… coffee bean & tea leaf” ibaresinin dava konusu mallar bakımından ayırt edici niteliği haiz olmadığı, diğer yandan marka başvurusunda yer alan şekil unsurlarının da «ayırt ediciliğe» katkı sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… yla usuli kazanılmış hakkının mevcut olduğunun kabulü gerektiğini, yerel mahkeme, gerekçeli kararında özetle; müvekkil markasının başvuruya konu emtialar bakımından «ayırt edicilik» vasfını haiz olmadığı, Türkiye'de kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, marka ibaresinin tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle d …
4 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5409 E. 2019/7446 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:normlar hiyerarşisi · iç yönerge · tahrifat · sahtecilik · ihbar olunan · münhasırlık · garantörlük · marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… yazılan müzekkereye verilen cevapla, 2011-2012 yılı ihalesini alan firmanın Şeka firması olduğu, 01.03.2010 tarihinde ihale konusu temizlik malzemelerin hastahaneye «teslim» edildiği, yapılan muayene üzerine malzemelerin şartnameye uygun görülmemesi üzerine malların TSE’ye tahlil için gönderildiği ve ürünlerin TSE standartlarına uygun görülmediğinin bildirildiği, ihaleye katılan Şeka firmasının 21 ayrı belgeyle gerçekte TSE standartlarına uymayan ya da mal üreticisi firmaya ait olmayan ya da başka firmalara ait TSE belgelerini ihale birimine sunmakla 21 defa marka ihlali eyleminde bulunduğu, ancak davacı vekilinin talebinin tek bir marka ihlaline ilişkin olduğu, Şeka firmasının hastahaneye teslim ettiği malların tamamına yakınının «ihbar olunan» firmadan alındığı, Şeka’nın basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek sunduğu malların ve TSE belgelerinin sıhhatini kontrol etmesi gerekirken bunun yapılmadığı, ihale birimine sunulan malların etiketinin TSE «garanti» markası yanında “ŞK ŞAH LION” ibareli mal markalarını da içerdiği, Şah Kimya firması tarafından üretilen malların tamamında, TSE markası ya da davacı kurum tarafından kullanılan ISO9001-2008 markalarının kullanıldığı, ihale birimine sunulan malların TS standartlarına aykırılığının TSE Gebze şube ve laboratuvarı ile ihale birimi muayene kabul «komisyonu» tarafından tespit edildiği, davalı Şah Kimya firmasına ait «ticari defterlerin» tetkikinden malları ihale birimine teslim eden ihbar olunan firma ile arasında yoğun ticari ilişki bulunduğunun tespit edildiği, ihbar olunan şirketin TSE evsafına aykırı olarak üretilen malları Şah Kimya firmasından satın aldığı, dolayısıyla evsafa aykırı mal ürettiği halde TSE markasının ihale konusu mallar üzerinde kullanılması sebebiyle davalı Şah Kimya firmasının da marka ihlalinden sorumlu olduğu, davacı her ne kadar TSE «yönergesine» göre maddi ve manevi tazminat talep etmişse de, marka hakkının ihlali halinde hangi kriterlere göre hesaplama yapılacağının 556 sayılı KHK’da açıkça belirlendiği, kanun koyucunun iradesi bir yana bırakılarak kurumun kendi iç uygulamasında ve yaptığı sözleşmelerde geçerli olacak yönergeye dayalı olarak hesaplama yapılmasının «normlar hiyerarşisine» aykırılık teşkil edeceği, nitekim Yargıtay’ın güncel uygulamasının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 3.635,58 TL maddi ve …
Şti olduğu, bu şirkete davaya konu sıvı el sabununu satan firmasının ise «ihbar olunan» şirket olduğu, davalı şirket yetkilisinin TSE belgesinde «tahrifat» yaptığı iddiasıyla belgede «sahtecilik» suçundan yargıladığı ceza davasından da beraat ettiği, belge üzerinde yapılan tahrifatın davalı şirket tarafından yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Ancak yukarıda da açıklandığı üzere, davacı yanca evsafa aykırı mal üretilmesi vakıasına dayalı olarak maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmamış, «münhasıran», TSE belgesinde «sahtecilik» yapıldığı vakıasına dayanılmıştır.
Şti vekili tarafından asıl davaya ilişkin olarak ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı vekili, davalı şirketin bir hastahanetarafından açılan ihale dosyasına “ŞK ŞAH LİON” ibareli markası altında ürettiği sıvı el sabunu ürünü için sunduğu TSE uygunluk belgesinin sahte olduğunu ileri sürerek, «marka hakkına tecavüz» nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4416 E. 2024/781 K.
Ortak:kamu düzeni · ilan · iltibas
İncelediğiniz kararda… ukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli marka ile davacı adına tescilli marka arasında «iltibas» bulunduğunun tespit edildiği, buna göre Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kabulüne yönelik kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kara …
… sürerek davalının Murad Şah adlı markasının hükümsüzlüğüne, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan (TÜRKPATENT) tescil ve sicilden terkinine, ayrıca 3. kişilere devir ve «temlikinin» önlenmesi amacıyla marka siciline tedbir konulmasına, yine söz konusu marka adı altında bir üretim veya satış var ise tedbiren durdurulmasına, akabinde toplatılmasına, yargılama sonucu verilecek kararın TÜRKPATENT'e gönderilmesine, Türkiye Genelinde yayınlanan bir gazetede «ilan» edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… " ibareli marka ile davacıya ait "MORAD TEA" ibareli tescilli markaları arasında, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğu, her iki markanın aynı sınıfta yer aldığı ve orta seviyedeki tüketicilerin bir kısmı için bile olsa benzerlik algısı yarataca …
Benzer bu kararda… nın 2017/21246 tescil numaralı "Mahmood Saboni" markasını kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkili adına tescilli markalar ile davalı adına tescilli marka arasında «iltibas» bulunduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, davalının tecavüzünün önlenmesine, davalıya ait ürünlerin toplatılmasına ve el konulmasına, davalı tarafından açılan web sitesinin kapatılmasına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
… adı altında üretip piyasaya sürdüğü markanın "MAHMOUD" ibaresi ile kutunun ortasında kullandığı logonun müvekkil şirketin tescilli markası ile aynı olması nedeniyle «üçüncü kişiler» nezdinde «iltibas» yarattığını, müvekkil şirkete ait “MAHMOOD TEA” ibareli tescilli markası ile davalı tarafından “mahmood sabonı (mahmood el saboni sabunsag mümtaz” adı ibareli şekil markası aynen, benzer ve markalar arasında iltibas yaratacak birebir özellikler bulunduğunu, müvekkili şirketin tescilli markalarına yapılan tecavüzden dolayı müvekkil maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkili şirketin «ticari itibarı» da zedelendiğini, «basiretli tacir» olma yükümü altında bulunan davalının müvekkilin markalarına ve ürün ambalajlarına iltibas ve tecavüze neden olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine yönelik kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · basiretli tacir · üçüncü kişi · tacir
Benzer bu kararda… adı altında üretip piyasaya sürdüğü markanın "MAHMOUD" ibaresi ile kutunun ortasında kullandığı logonun müvekkil şirketin tescilli markası ile aynı olması nedeniyle «üçüncü kişiler» nezdinde «iltibas» yarattığını, müvekkil şirkete ait “MAHMOOD TEA” ibareli tescilli markası ile davalı tarafından “mahmood sabonı (mahmood el saboni sabunsag mümtaz” adı ibareli şekil markası aynen, benzer ve markalar arasında iltibas yaratacak birebir özellikler bulunduğunu, müvekkili şirketin tescilli markalarına yapılan tecavüzden dolayı müvekkil maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkili şirketin «ticari itibarı» da zedelendiğini, «basiretli tacir» olma yükümü altında bulunan davalının müvekkilin markalarına ve ürün ambalajlarına iltibas ve tecavüze neden olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapor …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3541 E. 2023/7441 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… " ibareli marka ile davacıya ait "MORAD TEA" ibareli tescilli markaları arasında, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğu, her iki markanın aynı sınıfta yer aldığı ve orta seviyedeki tüketicilerin bir kısmı için bile olsa benzerlik algısı yarataca …
… bilirkişi heyeti müvekkil adına korunan markanın "MURAD ŞAH " kompozisyonu olduğunu rapor ettiğini, bilindiği üzere kelime markalarında, harf benzerliği tek başına «iltibas» ölçüsü olmadığını, bununla birlikte müvekkil adına tescilli markada esas unsurun "MURAD" ibaresi olduğu kabul edilse dahi; bu ibare/kelimenin bu ülkede/ hedef müşt …
… ukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli marka ile davacı adına tescilli marka arasında «iltibas» bulunduğunun tespit edildiği, buna göre Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kabulüne yönelik kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kara …
Benzer bu kararda… ortadan kaldırmayacağını, taraf markalarının esas unsurunun "Akbar" ibaresi olduğunu, markaların tescilli olduğu ve kullanıldığı emtiaların da aynı olması nedeniyle «iltibasın» söz konusu olduğunu, davalı kullanımının müvekkiline ait markalara tecavüz ve «haksız rekabet» de oluşturduğunu ileri sürerek 2016/02093 sayılı "NURAKBAR" ve 2015/14790 sayılı "AY AKBAR TEA" ibareli tescilli markaların hükümsüzlüğüne, 2018/63401 sayılı "SUN …
… run "AKBAR" ibaresi olduğunu, müvekkilinin markalarındaki ''LÜKS'', ''LÜX'' ibareleri ile davalı markalarındaki ''...'' ''AY'' ibarelerinin yan unsurlar olduğunu ve «ayırt edicilik» katmadığını, raporda müvekkili adına tescilli markalarda esas unsurun "AKBAR" ibaresi değil "A.B.L" ibaresi olduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, oysa müvekkiline ait markalarda "AKBAR" ibaresinden önce gelen "A.B.L" ifadesinin, "AKBAR" ve "LÜKS/LÜX" kelimelerinde yer ... ilk harflerden oluşturulduğunu ve markanın kısaltması olduğunu, müvekkiline ait markanın ... bir marka olduğunu, ... markaların koruma alanı diğer markalara kıyasla daha geniş olacağının «iltibas» değerlendirmesinde ürün ve «ortalama tüketicinin» dikkate alınmadığını, AKBAR ibaresi markaların birbirinin devamı olduğu izlenimi uyandırdığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemişt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · ayırt edicilik · haksız rekabet
Benzer bu kararda… run "AKBAR" ibaresi olduğunu, müvekkilinin markalarındaki ''LÜKS'', ''LÜX'' ibareleri ile davalı markalarındaki ''...'' ''AY'' ibarelerinin yan unsurlar olduğunu ve «ayırt edicilik» katmadığını, raporda müvekkili adına tescilli markalarda esas unsurun "AKBAR" ibaresi değil "A.B.L" ibaresi olduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, oysa müvekkiline ait markalarda "AKBAR" ibaresinden önce gelen "A.B.L" ifadesinin, "AKBAR" ve "LÜKS/LÜX" kelimelerinde yer ... ilk harflerden oluşturulduğunu ve markanın kısaltması olduğunu, müvekkiline ait markanın ... bir marka olduğunu, ... markaların koruma alanı diğer markalara kıyasla daha geniş olacağının «iltibas» değerlendirmesinde ürün ve «ortalama tüketicinin» dikkate alınmadığını, AKBAR ibaresi markaların birbirinin devamı olduğu izlenimi uyandırdığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemişt …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının tescilli markalarının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği ve tescilsiz markasal kullanımları nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, kaldırılması ve tecavüzün devamını önleyerek tedbirlerin alınmasıyla ürünler ve üretimde kullanılan araçlara el konulmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
… ortadan kaldırmayacağını, taraf markalarının esas unsurunun "Akbar" ibaresi olduğunu, markaların tescilli olduğu ve kullanıldığı emtiaların da aynı olması nedeniyle «iltibasın» söz konusu olduğunu, davalı kullanımının müvekkiline ait markalara tecavüz ve «haksız rekabet» de oluşturduğunu ileri sürerek 2016/02093 sayılı "NURAKBAR" ve 2015/14790 sayılı "AY AKBAR TEA" ibareli tescilli markaların hükümsüzlüğüne, 2018/63401 sayılı "SUN …
… ın tescilli markasının "A.B.L AKBARLÜKS" olduğu, davalının tescilli markalarının ise "NURAKBAR" ve "AY AKBAR TEA" olduğu, markaların içinde geçen "AKBAR" ibaresinin «münhasıran» davacıya ait olmadığı, "AKBAR" ibaresinin çay markası olarak Sri Lanka merkezli Akbar Brothers Ltd.'ye ait çay şirketi tarafından ... yıllardır kullanıldığı, ülkem …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2172 E. 2023/5919 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… " ibareli marka ile davacıya ait "MORAD TEA" ibareli tescilli markaları arasında, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğu, her iki markanın aynı sınıfta yer aldığı ve orta seviyedeki tüketicilerin bir kısmı için bile olsa benzerlik algısı yarataca …
… bilirkişi heyeti müvekkil adına korunan markanın "MURAD ŞAH " kompozisyonu olduğunu rapor ettiğini, bilindiği üzere kelime markalarında, harf benzerliği tek başına «iltibas» ölçüsü olmadığını, bununla birlikte müvekkil adına tescilli markada esas unsurun "MURAD" ibaresi olduğu kabul edilse dahi; bu ibare/kelimenin bu ülkede/ hedef müşt …
… ukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli marka ile davacı adına tescilli marka arasında «iltibas» bulunduğunun tespit edildiği, buna göre Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kabulüne yönelik kararda «kamu düzenine» aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kara …
Benzer bu kararda… en kararı ile davacı adına tescilli "Do Ghazal" ve "Alghazaleen" ibareli markalarla davalı tarafından markasal olarak kullanılan "ALGAZAL +Şekil" ibareleri arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunduğu, davalının söz konusu ibareyi üzerinde kullandığı çay ürününün de davacı markalarının kapsamında aynen yer aldığı, dolayısıyla markaya tecavüzün gerçekleştiği, her ne kadar davalı tarafça "sahibinden.com" sitesinde satışının olmadığı savunulmuş ise de esasen söz konusu ibarenin kullanıldığının davalı tarafından kabul edilmesi karşısında bu savunmanın yerinde görülmediği, 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi hükmü karşısında davalının işbu davada tescilli markalarına dayanmasının da söz konusu olmadığı, davacı markalarında kullanılan ve «ayırt ediciliği» çok yüksek olan ikisinin yarısı dolu, birinin içi boş ve diğerinin içinde ceylan figürü olan şeklin davalının 2018/23234 sayılı markasında kullanılmasının, davalının «kötüniyetini» gösterdiği, davacı yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · kötüniyet · taşıyan · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla davalının, davacı adına tescilli markalar ile benzer olan ALGAZAL TEA+Şekil ibareli markayı «taşıyan» çay paketlerini satışa arz etmesinin davacı adına tescilli 94/010669 (154734), 2005/36201, 2016/75079, 2016/75094 ve 2016/75098 sayılı markalara tecavüz oluşturduğu, davacının, tecavüzün tespiti ile men ve refi yönündeki taleplerinin yerinde olduğu, davalı markalarından 2018/23234 sayılı markanın tescilinin «kötüniyetli» olabileceği, davalının 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi uyarınca tescilli markalarını savunma olarak ileri süremeyeceği, davacının tanınmışlığını ispat edemediği, sessiz kalma yoluyla hak «kaybı» savunmasının mevcut dosya kapsamı itibariyle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacıya ait tescilli markalarından doğan haklarına vaki tec …
… en kararı ile davacı adına tescilli "Do Ghazal" ve "Alghazaleen" ibareli markalarla davalı tarafından markasal olarak kullanılan "ALGAZAL +Şekil" ibareleri arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunduğu, davalının söz konusu ibareyi üzerinde kullandığı çay ürününün de davacı markalarının kapsamında aynen yer aldığı, dolayısıyla markaya tecavüzün gerçekleştiği, her ne kadar davalı tarafça "sahibinden.com" sitesinde satışının olmadığı savunulmuş ise de esasen söz konusu ibarenin kullanıldığının davalı tarafından kabul edilmesi karşısında bu savunmanın yerinde görülmediği, 6769 sayılı Kanun'un 155 inci maddesi hükmü karşısında davalının işbu davada tescilli markalarına dayanmasının da söz konusu olmadığı, davacı markalarında kullanılan ve «ayırt ediciliği» çok yüksek olan ikisinin yarısı dolu, birinin içi boş ve diğerinin içinde ceylan figürü olan şeklin davalının 2018/23234 sayılı markasında kullanılmasının, davalının «kötüniyetini» gösterdiği, davacı yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… ştırılmadığını, davacının markaları tanınmış marka değilken müvekkiline ait markaların tanınmış olduklarını, mahkemece, davacı markasının kullanılmama nedeniyle hak «kaybına» uğradığı hususunun hatalı değerlendirildiğini, davacıya ait markaların hiçbirinin Türkiye'de kullanılmadığını, müvekkilinin 20 yıla yakın bir süredir "algazal tea" markasının sahibi olduğunu, davacının ise tüm bu süre boyunca müvekkiline karşı sessiz kaldığını, bu şekilde müvekkilin markası hakkında hükümsüzlük talebinde bulunma yahut işbu davadaki gibi tecavüzün tespitini talep etme hakkını kaybettiğini, kararda ise sessiz kalma yoluyla hak kaybı kurumuna değinilmediğini, yerel mahkemenin müvekkilinin «kötüniyetli» olduğuna yönelik tespitinin de yersiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, durdurulması ve men'i istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5626 E. , 2024/2281 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/556 Esas, 2022/1141 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/129 E., 2021/320 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin MORAD TEA markasının tescil sahibi olduğunu, Morad Tea markasıyla çay, kahve, çikolata esaslı içecek üretimi ve satışını yaptığını, davalının ise müvekkilinin markasına benzer MURAD SAH TEA ile üretim yaptığının tespit edildiğini, davalının Murat Şah markası ile müvekkilinin Morad Tea markasının benzer olduğunu ve aynı sınıfları kapsadığını ileri sürerek davalının Murad Şah adlı markasının hükümsüzlüğüne, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan (TÜRKPATENT) tescil ve sicilden terkinine, ayrıca 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla marka siciline tedbir konulmasına, yine söz konusu marka adı altında bir üretim veya satış var ise tedbiren durdurulmasına, akabinde toplatılmasına, yargılama sonucu verilecek kararın TÜRKPATENT'e gönderilmesine, Türkiye Genelinde yayınlanan bir gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların farklı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin markalarının belli bir tanınmışlığı olduğunu, karışıklık riski olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporundan ve toplanan delillerden dava konusu "MURAD ŞAH " ibareli marka ile davacıya ait "MORAD TEA" ibareli tescilli markaları arasında, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğu, her iki markanın aynı sınıfta yer aldığı ve orta seviyedeki tüketicilerin bir kısmı için bile olsa benzerlik algısı yaratacağından taraf markaları arasında benzerliğin bulunduğu anlaşıldığı ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli "MURAD ŞAH" markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi heyetince tespit edildiği üzere davacı adına tescilli markanın "MORAD" ibaresinden ibaret olduğunu, keza aynı bilirkişi heyeti müvekkil adına korunan markanın "MURAD ŞAH " kompozisyonu olduğunu rapor ettiğini, bilindiği üzere kelime markalarında, harf benzerliği tek başına iltibas ölçüsü olmadığını, bununla birlikte müvekkil adına tescilli markada esas unsurun "MURAD" ibaresi olduğu kabul edilse dahi; bu ibare/kelimenin bu ülkede/ hedef müşteri kitlesinde muhakkak bir anlamı, anlam bakımından bir karşılığı bulunduğunu, oysa "MORAD" hiçbir anlamı olmayan cali, uydurma bir ibare olduğunu, markaların anlamları itibariyle de iltibas ihtimali bulunmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının hukuki bir konu olduğunu ve iltibas hakkında bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulamayacağına karar verdiğini, mamafih, işbu davada da "iltibas" takdiri hakkında mübrez bilirkişi raporuna itibar edilmemesi gerektiğini ileri sürerek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporu ile davalı adına tescilli marka ile davacı adına tescilli marka arasında iltibas bulunduğunun tespit edildiği, buna göre Mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kabulüne yönelik kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051353900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz