6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka Hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3541 E. 2023/7441 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münhasırlık marka hakkına tecavüz ortalama tüketici ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

( Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI : 2018/524 E., 2020/98 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, tecavüzün tespiti, men'i, ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "A.B.L AKBARLÜKS" ibareli 2006/08030 sayılı markasıyla "A.B.L AKBARLÜX" ibareli 2016/72889 sayılı markasının 30 uncu sınıfta tescilli olup müvekkilinin markalarını tesciline uygun şekilde fiilen kullanıldığını, ithal ettiği çayı tescilli markaları ile iç piyasada pazarladığını, markasının tanınmış marka haline geldiğini, davalının kendi adına tescil ettirdiği 2016/02093 sayılı "NURAKBAR" ve 2015/14790 sayılı "AY AKBAR TEA" markalar ile 2018/63401 başvuru sayılı "SUN AKBAR", 2018/62771 başvuru sayılı "SEÇ AKBAR", 2017/05591 başvuru sayılı "BEST AKBAR" tescilsiz markaları kullandığını, davalının gerek tescilli gerekse tescilsiz olarak kullandığı markalarıyla müvekkilinin ... yıllar uğraş vererek oluşturduğu markası ile ayniyet derecesindeki benzerliğin tüketiciler nezdinde oluşturduğu ... ve imaja zarar verdiğini, başka kişilerin adına tescilli "Akbar" ibareli markalar bulunsa da bunun davalı markası yönünden hükümsüzlük sebeplerini ortadan kaldırmayacağını, taraf markalarının esas unsurunun "Akbar" ibaresi olduğunu, markaların tescilli olduğu ve kullanıldığı emtiaların da aynı olması nedeniyle iltibasın söz konusu olduğunu, davalı kullanımının müvekkiline ait markalara tecavüz ve haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek 2016/02093 sayılı "NURAKBAR" ve 2015/14790 sayılı "AY AKBAR TEA" ibareli tescilli markaların hükümsüzlüğüne, 2018/63401 sayılı "SUN AKBAR", 2018/62771 sayılı "SEÇ AKBAR", 2017/05591 sayılı "BEST AKBAR" ibareli tescilsiz kullanımlar yönünden tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, kaldırılmasına ve tecavüzün devamını önleyerek tedbirlerin alınmasıyla ürünler ve üretimde kullanılan araçlara el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "NURAKBAR" ve "AY AKBAR TEA" ibareli markaların tescil ettirdiğini, bunun dışında "SUN AKBAR", "SEÇ AKBAR" ve "BEST AKBAR" markalarını kullanmadığını, müvekkilinin yasalara uygun şekilde çalışmalarda bulunduğunu, yasalara aykırı hiçbir faaliyet sergilemediğini, taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, "AKBAR" kelimesinin tasarım olmaksızın ... başına marka olarak kullanılamayacağını, "AKBAR" kelimesinin anılan emtialarda dava dışı şahıs adına tescilli olduğunu, markaların ve ambalajların çok farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının "A.B.L AKBARLÜKS" olduğu, davalının tescilli markalarının ise "NURAKBAR" ve "AY AKBAR TEA" olduğu, markaların içinde geçen "AKBAR" ibaresinin münhasıran davacıya ait olmadığı, "AKBAR" ibaresinin çay markası olarak Sri Lanka merkezli Akbar Brothers Ltd.'ye ait çay şirketi tarafından ... yıllardır kullanıldığı, ülkemizde de farklı şahıslar adına tescilli "AKBAR" kelimesinden türetilmiş birden fazla marka bulunduğu, davacı ve davalı tescilli markalarının da "AKBAR" kelimesinden türetildiği, davacının tescilli "A.B.L AKBARLÜKS" markası ile davalının "NURAKBAR" ve "AY AKBAR TEA" markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir benzerlik bulunmadığı, davacının tescilsiz olarak kullandığı iddia olunan "SUN AKBAR", "SEÇ AKBAR" ve "BEST AKBAR" markalarının da davacının tescilli markasına benzer olmadığı ve bu nedenle tecavüz iddialarının kabul edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, müvekkili adına tescilli "A.B.L. AKBARLÜKS" ve "A.B.L. AKBARLÜX" ibareli markalar ile davalı adına tescilli "NURAKBAR" ve "AY AKBAR TEA" ibareli markaların aynı ve/veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalardaki asli unsurun "AKBAR" ibaresi olduğunu, müvekkilinin markalarındaki ''LÜKS'', ''LÜX'' ibareleri ile davalı markalarındaki ''...'' ''AY'' ibarelerinin yan unsurlar olduğunu ve ayırt edicilik katmadığını, raporda müvekkili adına tescilli markalarda esas unsurun "AKBAR" ibaresi değil "A.B.L" ibaresi olduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, oysa müvekkiline ait markalarda "AKBAR" ibaresinden önce gelen "A.B.L" ifadesinin, "AKBAR" ve "LÜKS/LÜX" kelimelerinde yer ... ilk harflerden oluşturulduğunu ve markanın kısaltması olduğunu, müvekkiline ait markanın ... bir marka olduğunu, ... markaların koruma alanı diğer markalara kıyasla daha geniş olacağının iltibas değerlendirmesinde ürün ve ortalama tüketicinin dikkate alınmadığını, AKBAR ibaresi markaların birbirinin devamı olduğu izlenimi uyandırdığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi davalının "SUN AKBAR", "SEÇ AKBAR" ve "BEST AKBAR" markalarını tescilsiz kullandığını ispatlamaya yarar delil bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının tescilli markalarının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği ve tescilsiz markasal kullanımları nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması ve tecavüzün devamını önleyerek tedbirlerin alınmasıyla ürünler ve üretimde kullanılan araçlara el konulmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 25 ... maddesi ve bu maddenin yollamasıyla 5 ile 6 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5749 E. 2024/2338 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12368 E. 2012/19157 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3541 E.  ,  2023/7441 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1152 Esas, 2022/488 Karar

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

( Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI 2018/524 E., 2020/98 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü, tecavüzün tespiti, men'i, ref'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "A.B.L AKBARLÜKS" ibareli 2006/08030 sayılı markasıyla "A.B.L AKBARLÜX" ibareli 2016/72889 sayılı markasının 30 uncu sınıfta tescilli olup müvekkilinin markalarını tesciline uygun şekilde fiilen kullanıldığını, ithal ettiği çayı tescilli markaları ile iç piyasada pazarladığını, markasının tanınmış marka haline geldiğini, davalının kendi adına tescil ettirdiği 2016/02093 sayılı "NURAKBAR" ve 2015/14790 sayılı "AY AKBAR TEA" markalar ile 2018/63401 başvuru sayılı "SUN AKBAR", 2018/62771 başvuru sayılı "SEÇ AKBAR", 2017/05591 başvuru sayılı "BEST AKBAR" tescilsiz markaları kullandığını, davalının gerek tescilli gerekse tescilsiz olarak kullandığı markalarıyla müvekkilinin ...

yıllar uğraş vererek oluşturduğu markası ile ayniyet derecesindeki benzerliğin tüketiciler nezdinde oluşturduğu ... ve imaja zarar verdiğini, başka kişilerin adına tescilli "Akbar" ibareli markalar bulunsa da bunun davalı markası yönünden hükümsüzlük sebeplerini ortadan kaldırmayacağını, taraf markalarının esas unsurunun "Akbar" ibaresi olduğunu, markaların tescilli olduğu ve kullanıldığı emtiaların da aynı olması nedeniyle iltibasın söz konusu olduğunu, davalı kullanımının müvekkiline ait markalara tecavüz ve haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek 2016/02093 sayılı "NURAKBAR" ve 2015/14790 sayılı "AY AKBAR TEA" ibareli tescilli markaların hükümsüzlüğüne, 2018/63401 sayılı "SUN AKBAR", 2018/62771 sayılı "SEÇ AKBAR", 2017/05591 sayılı "BEST AKBAR" ibareli tescilsiz kullanımlar yönünden tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, kaldırılmasına ve tecavüzün devamını önleyerek tedbirlerin alınmasıyla ürünler ve üretimde kullanılan araçlara el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "NURAKBAR" ve "AY AKBAR TEA" ibareli markaların tescil ettirdiğini, bunun dışında "SUN AKBAR", "SEÇ AKBAR" ve "BEST AKBAR" markalarını kullanmadığını, müvekkilinin yasalara uygun şekilde çalışmalarda bulunduğunu, yasalara aykırı hiçbir faaliyet sergilemediğini, taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, "AKBAR" kelimesinin tasarım olmaksızın ... başına marka olarak kullanılamayacağını, "AKBAR" kelimesinin anılan emtialarda dava dışı şahıs adına tescilli olduğunu, markaların ve ambalajların çok farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli markasının "A.B.L AKBARLÜKS" olduğu, davalının tescilli markalarının ise "NURAKBAR" ve "AY AKBAR TEA" olduğu, markaların içinde geçen "AKBAR" ibaresinin münhasıran davacıya ait olmadığı, "AKBAR" ibaresinin çay markası olarak Sri Lanka merkezli Akbar Brothers Ltd.'ye ait çay şirketi tarafından ... yıllardır kullanıldığı, ülkemizde de farklı şahıslar adına tescilli "AKBAR" kelimesinden türetilmiş birden fazla marka bulunduğu, davacı ve davalı tescilli markalarının da "AKBAR" kelimesinden türetildiği, davacının tescilli "A.B.L AKBARLÜKS" markası ile davalının "NURAKBAR" ve "AY AKBAR TEA" markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir benzerlik bulunmadığı, davacının tescilsiz olarak kullandığı iddia olunan "SUN AKBAR", "SEÇ AKBAR" ve "BEST AKBAR" markalarının da davacının tescilli markasına benzer olmadığı ve bu nedenle tecavüz iddialarının kabul edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, müvekkili adına tescilli "A.B.L. AKBARLÜKS" ve "A.B.L. AKBARLÜX" ibareli markalar ile davalı adına tescilli "NURAKBAR" ve "AY AKBAR TEA" ibareli markaların aynı ve/veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalardaki asli unsurun "AKBAR" ibaresi olduğunu, müvekkilinin markalarındaki ''LÜKS'', ''LÜX'' ibareleri ile davalı markalarındaki ''...'' ''AY'' ibarelerinin yan unsurlar olduğunu ve ayırt edicilik katmadığını, raporda müvekkili adına tescilli markalarda esas unsurun "AKBAR" ibaresi değil "A.B.L" ibaresi olduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, oysa müvekkiline ait markalarda "AKBAR" ibaresinden önce gelen "A.B.L" ifadesinin, "AKBAR" ve "LÜKS/LÜX" kelimelerinde yer ...

ilk harflerden oluşturulduğunu ve markanın kısaltması olduğunu, müvekkiline ait markanın ... bir marka olduğunu, ... markaların koruma alanı diğer markalara kıyasla daha geniş olacağının iltibas değerlendirmesinde ürün ve ortalama tüketicinin dikkate alınmadığını, AKBAR ibaresi markaların birbirinin devamı olduğu izlenimi uyandırdığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi davalının "SUN AKBAR", "SEÇ AKBAR" ve "BEST AKBAR" markalarını tescilsiz kullandığını ispatlamaya yarar delil bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının tescilli markalarının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği ve tescilsiz markasal kullanımları nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması ve tecavüzün devamını önleyerek tedbirlerin alınmasıyla ürünler ve üretimde kullanılan araçlara el konulmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 25 ... maddesi ve bu maddenin yollamasıyla 5 ile 6 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990142100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.