YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/222 E. 2024/3647 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katılma yoluyla istinaf↗ yerleşim yeri↗ olumsuz oy↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/415 E., 2020/115 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Kurum vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Anadolu” ibareli çok sayıda markanın sahibi olduğunu, “Anadolu” ibareli markaların maruf hale geldiğini, davalı şahısça yapılan 2017/41520 sayılı “Anadolutatlari.com” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin “Anadolu”, “Anadolu Çiftliği”, “Anadolu Sofrası”, “Anadolu Kangal” ve “Anadolu+şekil” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların görsel, anlamsal, fonetik ve genel izlenim olarak benzer olduğunu, davalıya ait markanın müvekkilinin seri markası olarak anlaşılacağını, başvurunun tescil edilmesi halinde, bu marka ile müvekkiline ait markaların aynı reyonda satılacağını ve müvekkili markalarının sağladığı kalite ve güven duygusunun zarar göreceğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şahıs, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "anadolutatlari.com" ibareli başvuru markası ile davacının "Anadolu" ibareli markası arasında başvuru markasının kapsamındaki bilirkişi raporunda aynı olduğu tespit edilen 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama tüketicilerin davacının "Anadolu" ibareli markalı ürününü satın almak isterken davalının başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, yukarıda sayılan mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda iltibas koşulunun oluştuğu, hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalardaki ortak “Anadolu” ibaresinin birçok ticaret markasında kullanıldığını, davalının ibareyi tamlama olarak kullanması nedeniyle taraf markalarının farklılaştığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararınında 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında yeterli değerlendirme yapılmadığını ve müvekkile ait markaların tanınmış olduğuna veya olmadığına dair bir ifadeye yer verilmediğini, oysa müvekkile ait markaların tanınmış olduğunu, davalının tesciline izin verilmesi halinde anılan Yasa hükmünde sayılan risklerin gerçekleşeceğini, bu hususa karar metninde yer verilmesinde hukuki yararları bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, dava konusu "Anadolutatlari.com" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin, bir coğrafi yer adı olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1999 tarih, 1999/5790-9590 E.K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "Anadolutatlari.com" ibaresinden, davacının itirazına mesnet marklarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağı, bunun dışında dosya kapsamına sunulan delillerle davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı gibi aynı davacı tarafından, işbu davaya konu başvuru tarihinden sonra yapılan marka başvuruları nedeniyle açılan davalarda, davacının Anadolu ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirip getirmediğinin tespiti için Dairelerinin 2019/1331E., 2021/1467 K. sayılı dosyasında duruşma açılarak alınan bilirkişi raporlarında da "Anadolu" ibaresinin kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğinin ispatlanamadığının açıklandığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı değerlendirildiğinden davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, katılma yoluyla yaptıkları istinaf başvurusu hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bu durumun bozma sebebi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf nedenleri aşılarak karar verildiğini zira hükümsüzlük davası hakkında istinaf itirazı olmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesinin bu davanın da reddine karar verdiğini, bunun yanında Bölge Adliye Mahkemesinin, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığına ilişkin gerekçesinde de isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 359 uncu maddesi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinini birinci ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Kurum ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı olduğu şekilde davalı Kurum vekilin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de kararın, "İleri Sürülen İstinaf Sebepleri" başlığını taşıyan kısmında davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri gösterilmediği gibi "Gerekçe" başlığını taşıyan kısmında da davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve hüküm fıkrasında da davacı vekilinin başvurusuna ilişkin olarak olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir.
2.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine aykırı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1284 E. 2023/5114 K.
Ortak:yerleşim yeri · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "Anadolutatlari.com" ibaresinden, davacının itirazına mesnet marklarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, bunun dışında dosya kapsamına sunulan delillerle davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı gi …
… mındaki bilirkişi raporunda aynı olduğu tespit edilen 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden «ortalama tüketici» kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama tüketicilerin davacının "Anadolu" ibareli markalı ürününü satın almak isterken davalının başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, yukarıda sayılan mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda «iltibas» koşulunun oluştuğu, hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edil …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle gör …
Benzer bu kararda… i ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın da "Anadolu Kutumda" ibaresinden ve “Anadolu” ve “kutumda” ibarelerinin ortasından geçecek şekilde sopa ve sopaya bağlı hurçtan oluşan şekil unsurundan oluştuğu, davacının itirazına mesnet marklarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale geldiği iddiasını ispatlayamaması ve anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, dava konusu markada yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının dava konusu markayı ile davacı markalarından farklılaştırdığı, buna göre taraflar …
… LİĞİ", "ANADOLU SOFRASI" ve "ANADOLU+ŞEKİL" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2017/19219 sayılı "ANADOLU KUTUMDA" ibareli marka başvurusuna «iltibas» ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın TPMK YİDK tarafından "Anadolu" ibaresinin bir coğrafi yer adı olup zayıf bir ibare olduğundan ba …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer alan «uyuşmazlık konusu» hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetlerin aynı tür olduğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olduğu, anılan ibarenin kullanımının kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında davalı başvuru ile davacı markalarının benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve «kötü niyete» dayalı itirazlarının ise bu iddialarını ispata yarar delil «ibraz» edememesi ve taraf markaları arasında «iltibas» olmadığından yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kötü niyet · bilirkişi incelemesi · ibraz
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında yer alan «uyuşmazlık konusu» hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetlerin aynı tür olduğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olduğu, anılan ibarenin kullanımının kimsenin tekeline bırakılamayacağı, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında davalı başvuru ile davacı markalarının benzer olmadığı, davacının tanınmışlık ve «kötü niyete» dayalı itirazlarının ise bu iddialarını ispata yarar delil «ibraz» edememesi ve taraf markaları arasında «iltibas» olmadığından yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… bakımından, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da herhangi bir inceleme yapılmadığı, bu nedenle anılan iddianın değerlendirilmesi için duruşma açılarak «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, bilirkişi heyetince, davacı yanca sunulan deliller tek tek değerlendirilmek suretiyle hazırlanan 04.10.2021 tarihli kök raporda, davacı yanın, mesnet markalarının kullanımla ayırt edici hale getirildiğine yönelik iddiasını ispat edemediğinin mütalaa edildiği ve bu rapordaki görüşlere iştirak edildiği, dava konusu "Anadolu Kutumda +şekil" ibareli marka ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında, «uyuşmazlık konusu» 29. ve 29.
-
YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4958 E. 2024/969 K.
Ortak:yerleşim yeri · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… mındaki bilirkişi raporunda aynı olduğu tespit edilen 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden «ortalama tüketici» kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama tüketicilerin davacının "Anadolu" ibareli markalı ürününü satın almak isterken davalının başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, yukarıda sayılan mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda «iltibas» koşulunun oluştuğu, hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edil …
… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "Anadolutatlari.com" ibaresinden, davacının itirazına mesnet marklarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, bunun dışında dosya kapsamına sunulan delillerle davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı gi …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle gör …
Benzer bu kararda… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "bizanadoluyuz" ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, bunun dışında davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının, dava konusu başvuruyu davacı markalarından farklılaştırdığı, bu haliyle tarafların marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesince dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gözetilerek bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yönden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı TÜRKPATENT vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiği, somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talebin birleştirildiği ve YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin birlikte talep edildiği, Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, ilk derece mahkemesi kararının, davalı şirket tarafından istinaf edilmediği, davalı TÜRKPATENT'in belirtilen istinaf itirazları ile YİDK kararının «iptali davası» yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı şirketi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansımasının düşünülemeyeceği, dolayısıyla YİDK kararının iptali davası yö …
… ı ile ses, anlam, görünüş ve genel izlenim bakımından aynı ve benzer bulunduğunu, baskın unsur olarak "Anadolu" ibaresinin kullanılmasının, seri marka izlenimine ve «iltibasa» sebep olduğunu, tescili istenen mal/hizmet sınıflarının da aynı ve benzer bulunduğunu, müvekkilinin "Anadolu" markasının ayırt edici gücünün ve bilinirliğinin yüks …
… ve hizmet sınıfında ayırt edici hale geldiği, bu tespitin sonucuna göre de taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı hususunda inceleme yapılmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkile ait çok sayıda markanın TÜRKPATENT'te tescilli olduğu ve kullanıldığı dikkate alındığında, ortalama bir tüketicinin davalı markasını müvekkile ait seri markalardan birisi olarak algılayacağını, dava konusu marka ile müvekkile ait markaların birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı olarak nitelendirilmesi ihtimalinin oluşabileceğini, tüketicinin davalı markasını müvekkile ait marka olarak yorumlayabileceğini, dava konusu markanın görsel mizanpajındaki farklılıkların düşük olduğunu, markaların genel izlenim bakımından, işitsel, görsel ve anlamsal açıdan benzer olduğu, aralarında iltibas tehlikesinin mevcut olduğunu,"ANADOLU" ibaresinin coğrafi alan olduğu ve bu nedenle ayırt edici niteliği bulunmadığı belirtilmiş olup bu tespitin yerinde olmadığını, müvekkiline ait dava konusu markaların; ciddi ve yoğun bir şekilde kullanılmakta olup tüketiciler nezdinde «ayırt edicilik» kazandığını ileri sürerek kararın müvekkili aleyhine olan kısmının bozulmasına karar verilmesini, marka hükümsüzlüğü yönünden davanın kabulü kararı hukuka uygun ol …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iptal davası · uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · ayırt edicilik
Benzer bu karardaKararın davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "bizanadoluyuz" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında, «uyuşmazlık konusu» 29. sınıf mallar yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, işaretler yönünden ise; taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresi, bir coğrafi yer adı olup, Yargıtay 11.
… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "bizanadoluyuz" ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, bunun dışında davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer kelime ve şekil unsurlarının, dava konusu başvuruyu davacı markalarından farklılaştırdığı, bu haliyle tarafların marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesince dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gözetilerek bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yönden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı TÜRKPATENT vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerektiği, somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talebin birleştirildiği ve YİDK kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin birlikte talep edildiği, Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, ilk derece mahkemesi kararının, davalı şirket tarafından istinaf edilmediği, davalı TÜRKPATENT'in belirtilen istinaf itirazları ile YİDK kararının «iptali davası» yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı şirketi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansımasının düşünülemeyeceği, dolayısıyla YİDK kararının iptali davası yö …
… ve hizmet sınıfında ayırt edici hale geldiği, bu tespitin sonucuna göre de taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunup bulunmadığı hususunda inceleme yapılmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkile ait çok sayıda markanın TÜRKPATENT'te tescilli olduğu ve kullanıldığı dikkate alındığında, ortalama bir tüketicinin davalı markasını müvekkile ait seri markalardan birisi olarak algılayacağını, dava konusu marka ile müvekkile ait markaların birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı olarak nitelendirilmesi ihtimalinin oluşabileceğini, tüketicinin davalı markasını müvekkile ait marka olarak yorumlayabileceğini, dava konusu markanın görsel mizanpajındaki farklılıkların düşük olduğunu, markaların genel izlenim bakımından, işitsel, görsel ve anlamsal açıdan benzer olduğu, aralarında iltibas tehlikesinin mevcut olduğunu,"ANADOLU" ibaresinin coğrafi alan olduğu ve bu nedenle ayırt edici niteliği bulunmadığı belirtilmiş olup bu tespitin yerinde olmadığını, müvekkiline ait dava konusu markaların; ciddi ve yoğun bir şekilde kullanılmakta olup tüketiciler nezdinde «ayırt edicilik» kazandığını ileri sürerek kararın müvekkili aleyhine olan kısmının bozulmasına karar verilmesini, marka hükümsüzlüğü yönünden davanın kabulü kararı hukuka uygun ol …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5758 E. 2024/2268 K.
Ortak:yerleşim yeri · ortalama tüketici · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… mındaki bilirkişi raporunda aynı olduğu tespit edilen 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden «ortalama tüketici» kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama tüketicilerin davacının "Anadolu" ibareli markalı ürününü satın almak isterken davalının başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, yukarıda sayılan mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda «iltibas» koşulunun oluştuğu, hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edil …
… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "Anadolutatlari.com" ibaresinden, davacının itirazına mesnet marklarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, bunun dışında dosya kapsamına sunulan delillerle davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı gi …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle gör …
Benzer bu kararda… ddedildiğini, "Anadolu" ibaresinin dava konusu markada da aynen asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, bu durumun «iltibasa» neden olacağını, dava konusu markayı gören «ortalama tüketicinin» müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacağını, "Anadolu" ibaresinin müvekkilinin yoğun kullanımı sonucu ayırt edici hale geldiğini ve markalarının tan …
… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle «iltibasa» neden olmayacağı, davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, davacının murisine ait ve murisinden intikal eden markalara dayalı olarak açtığı işbu davayı Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesi uyarınca diğer «mirasçıların» «muvafakati» olmadan tek başına açabilecek olmasına rağmen ilk derece mahkemesince diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması yerinde değilse de bu hususun sonuca etkil …
… , zira taraf markalarında yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup tek bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının anılan ibarenin kullanılması sonucu «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, taraf markalarında yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · mirasçılık · muvafakat · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… özdeşleştiğini, dava konusu marka kapsamında bulunan 29. sınıf malların fazla zaman ayrılmadan alalade inceleme ile satın alındığını, diğer taraftan mahkemece diğer «mirasçıların» davaya «muvafakatının» sağlanması yönündeki «ara» kararın yerinde olmadığını, zira müvekkilinin tek başına işbu davayı açabileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar …
… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle «iltibasa» neden olmayacağı, davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini ispatlayamadığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, davacının murisine ait ve murisinden intikal eden markalara dayalı olarak açtığı işbu davayı Türk Medeni Kanunu'nun 702 nci maddesi uyarınca diğer «mirasçıların» «muvafakati» olmadan tek başına açabilecek olmasına rağmen ilk derece mahkemesince diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması yerinde değilse de bu hususun sonuca etkil …
… , zira taraf markalarında yer alan "Anadolu" ibaresinin coğrafi yer adı olup tek bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının anılan ibarenin kullanılması sonucu «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasının da ispatlanamadığı, taraf markalarında yer alan diğer unsurların markaları farklılaştırdığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12593 E. 2017/760 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · ticaret unvanı
Benzer bu karardaBaşvuru konusu markayı oluşturan kelimeler davacı şirketin «ticaret unvanı» ile birebir aynı olup ayrıca şekil unsuru da içermektedir.
İlinin tescili istenen ürün bakımından «münhasıran» coğrafi kaynak belirtilen bir yer olduğuna dair bir savunma bulunmadığına ve ticaret unvanındaki ürün adı ve şekil unsuru ile birlikte tescilinin talep edildiği de …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1338 E. 2024/4445 K.
Ortak:yerleşim yeri · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "Anadolutatlari.com" ibaresinden, davacının itirazına mesnet marklarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, bunun dışında dosya kapsamına sunulan delillerle davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı gi …
… mındaki bilirkişi raporunda aynı olduğu tespit edilen 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden «ortalama tüketici» kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama tüketicilerin davacının "Anadolu" ibareli markalı ürününü satın almak isterken davalının başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, yukarıda sayılan mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda «iltibas» koşulunun oluştuğu, hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edil …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle gör …
Benzer bu kararda… i ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf «yerleşim yeri» adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın da "MMPANADOLU” ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği" "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da davacının esasen herkesin kullanımına açık "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale geldiği iddiasını ispatlayamaması ve anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının «iltibasa» neden olmayacağı, dava konusu markada markanın başında yer alan "MMP" ibaresinin bu markayı davacının itiraza mesnet markalarından farklılaştırdığı, buna göre tarafların marka işaretleri benzer olmadığından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluşmadığı gözetilerek bu yönden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu yönden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, Mahkemece her iki talebin de kabulüne karar verildiği halde, İlk Derece Mahkemesi kararının diğer davalı tarafından istinaf edilmediği, davalı TÜRKPATENT'in istinaf itirazları ile YİDK kararının «iptali davası» yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalıyı ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansımasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf …
2.Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde; taraf markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak «iltibas» oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığını, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında da haklı olarak vurgulandığı üzere, «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmayacağının tespitinde belirleyici unsurun, markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · istinaf incelemesi · iptal davası · uyuşmazlık konusu · yargılama gideri · ayırt edicilik · dahili dava
Benzer bu kararda2.Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde; taraf markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak «iltibas» oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığını, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında da haklı olarak vurgulandığı üzere, «ayırt ediciliğin» ve işaretlerin benzerlik ve karıştırılma ihtimaline neden olup olmayacağının tespitinde belirleyici unsurun, markanın münferit unsurlarından daha «ziyade» markanın bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı «dahil»).
Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı «dahil»).
… tan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) mal ve hizmetleri bakımından davacının itirazlarının reddi yönünden «iptaline, davaya» konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/222 E. , 2024/3647 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1565 Esas, 2022/1264 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/415 E., 2020/115 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Kurum vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Anadolu” ibareli çok sayıda markanın sahibi olduğunu, “Anadolu” ibareli markaların maruf hale geldiğini, davalı şahısça yapılan 2017/41520 sayılı “Anadolutatlari.com” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin “Anadolu”, “Anadolu Çiftliği”, “Anadolu Sofrası”, “Anadolu Kangal” ve “Anadolu+şekil” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların görsel, anlamsal, fonetik ve genel izlenim olarak benzer olduğunu, davalıya ait markanın müvekkilinin seri markası olarak anlaşılacağını, başvurunun tescil edilmesi halinde, bu marka ile müvekkiline ait markaların aynı reyonda satılacağını ve müvekkili markalarının sağladığı kalite ve güven duygusunun zarar göreceğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şahıs, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "anadolutatlari.com" ibareli başvuru markası ile davacının "Anadolu" ibareli markası arasında başvuru markasının kapsamındaki bilirkişi raporunda aynı olduğu tespit edilen 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" malları yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ortalama tüketicilerin davacının "Anadolu" ibareli markalı ürününü satın almak isterken davalının başvuru markalı ürünü satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, yukarıda sayılan mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda iltibas koşulunun oluştuğu, hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, markalardaki ortak “Anadolu” ibaresinin birçok ticaret markasında kullanıldığını, davalının ibareyi tamlama olarak kullanması nedeniyle taraf markalarının farklılaştığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararınında 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında yeterli değerlendirme yapılmadığını ve müvekkile ait markaların tanınmış olduğuna veya olmadığına dair bir ifadeye yer verilmediğini, oysa müvekkile ait markaların tanınmış olduğunu, davalının tesciline izin verilmesi halinde anılan Yasa hükmünde sayılan risklerin gerçekleşeceğini, bu hususa karar metninde yer verilmesinde hukuki yararları bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, dava konusu "Anadolutatlari.com" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli markaları arasında, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin, bir coğrafi yer adı olup, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi'nin 26.11.1999 tarih, 1999/5790-9590 E.K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla yanlarına ilave ekler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, dava konusu markanın "Anadolutatlari.com" ibaresinden, davacının itirazına mesnet marklarının ise "Anadolu", "Anadolu Çiftliği", "Anadolu Kangal", "Anadolu Sofrası" ibarelerinden oluştuğu, görüldüğü üzere taraf markalarında "Anadolu" ibaresi ortak olsa da anılan ibarenin coğrafi yer adı olması nedeniyle taraf markalarında bu ibarenin ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağı, bunun dışında dosya kapsamına sunulan delillerle davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiğini de ispatlayamadığı gibi aynı davacı tarafından, işbu davaya konu başvuru tarihinden sonra yapılan marka başvuruları nedeniyle açılan davalarda, davacının Anadolu ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirip getirmediğinin tespiti için Dairelerinin 2019/1331E., 2021/1467 K.
sayılı dosyasında duruşma açılarak alınan bilirkişi raporlarında da "Anadolu" ibaresinin kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğinin ispatlanamadığının açıklandığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı değerlendirildiğinden davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, katılma yoluyla yaptıkları istinaf başvurusu hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bu durumun bozma sebebi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf nedenleri aşılarak karar verildiğini zira hükümsüzlük davası hakkında istinaf itirazı olmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesinin bu davanın da reddine karar verdiğini, bunun yanında Bölge Adliye Mahkemesinin, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığına ilişkin gerekçesinde de isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 359 uncu maddesi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ıncı maddesinini birinci ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Kurum ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı olduğu şekilde davalı Kurum vekilin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de kararın, "İleri Sürülen İstinaf Sebepleri" başlığını taşıyan kısmında davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri gösterilmediği gibi "Gerekçe" başlığını taşıyan kısmında da davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve hüküm fıkrasında da davacı vekilinin başvurusuna ilişkin olarak olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir.
2.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine aykırı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043664600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz