Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4266 E. 2024/2020 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eski hale getirme↗ usuli kazanılmış hak↗ eş rızası↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ muvafakat↗ maddi ve manevi tazminat↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2018 tarih, 2016/738 E. ve 2018/690 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin işletmesinin faaliyete geçmesinden sonra zorunluluk gerektirmeyen dış cephe değişiklikleri ve asansör eklentisinin davacının muvafakati alınmadan yapıldığını, davacının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan (5846 sayılı Kanun) kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, davacının manevi tazminat talebinin haklı olduğu, davacının 27.11.2012 tarihli celsede maddi zararı olmadığını beyan ettiği, davacının eski hale getirme talebinin davalının binada mülkiyet hakkının bulunmaması, kat maliki olmaması ve eski hale getirilme talebinin kat maliklerine yöneltilen bir dava ile mümkün olabileceği nedenleriyle reddinin gerektiği gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kabulüne, maddi tazminat ve eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2020 tarih, 2019/26 E. ve 2020/780 K. sayılı kararıyla; davacının dava konusu binanın mimarı olduğu, mimari projenin davacı tarafından çizildiği ve 12.05.1982 tarihinde onaylandığı, mimari projede ilki 22.04.1985, ikincisi 09.10.2009 tarihli olmak üzere 2 kez tadilat yapıldığı, binanın mimari projesinin başlangıçta konut işlevli bağımsız bölümlerden oluşmakta iken tadilat projeleri ile ilk iki katın iş yerine dönüştürüldüğü, ilk tadilat projesinin yine davacı tarafından yapıldığı, ikinci tadilat projesinin ise davacının muvafakati ile dava dışı başka bir mimar tarafından yapıldığı, davalı tarafından kiracı olarak kullanılan ilk iki katın dış cephesinde yapılan değişikliklerin ve asansörün davacının muvafakatinin bulunduğu 09.10.2009 tarihli tadilat projesine uygun olduğu, davacının yapının eski hale getirilmesi yönündeki talebinin ve buna ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.09.2022 tarih, 2021/1649 E. ve 2022/6073 K. sayılı kararıyla bölge adliye mahkemesince yargılamada eksiklik görülerek dava konusu uyuşmazlık üzerinde inceleme yapılması ve gerekçenin değiştirilmiş olması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince esastan yeni bir karar verilmesi gerektiği, bir yandan kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine ve bunun giderildiğine değinildiği, bir yandan da ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hüküm fıkrası arasında çelişki oluşacağı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu binanın mimarı olduğu, mimari projenin davacı tarafından çizildiği ve 12.05.1982 tarihinde onaylandığı, mimari projede ilki 22.04.1985, ikincisi 09.10.2009 tarihli olmak üzere 2 kez tadilat yapıldığı, binanın mimari projesinin başlangıçta konut işlevli bağımsız bölümlerden oluşmakta iken tadilat projeleri ile ilk iki katın iş yerine dönüştürüldüğü, ilk tadilat projesinin yine davacı tarafından yapıldığı, ikinci tadilat projesinde ise davacının muvafakati ile dava dışı başka bir mimar tarafından yapıldığı, davalı tarafından kiracı olarak kullandığı ilk iki katın dış cephesinde yapılan değişikliklerin ve asansörün davacının muvafakatinin bulunduğu 09.10.2009 tarihli tadilat projesine uygun olduğu, davalı tarafça bina üzerinde yapılan değişikliklerin 5846 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil etmediği, ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebinin kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça harcı yatırılmak suretiyle yapılmış bir istinaf başvurusu bulunmadığı, bu durumun davacı yönünden usuli kazanılmış hak meydana getirdiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi karanının kaldırılmasına, maddi tazminat ve eserin eski hale getirilmesi talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iki farklı bilirkişi raporu bulunduğunu, üçüncü raporun alınması gerektiğini, eser üzerindeki haklarını devretmediğini, bu hususta bir onayının bulunmadığını, tadilat için onay verilmesinin eser üzerindeki hakların devri anlamına gelmediğini, projeye aykırı bir durum oluştuğunu, eski hale getirme talebinin reddine ve maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kararın temyiz incelemesi ile bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5846 sayılı Kanuna dayalı maddi ve manevi tazminat ile eski hale getirme talebi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece dış cephe değişikliklerinin ve asansör eklentisinin davacının muvafakati alınmadan yapıldığı, davacının 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, davacının manevi tazminat talebinin haklı olduğu, davacının maddi zararı olmadığını beyan ettiği, eski hale getirme talebinin davalının binada mülkiyet hakkının bulunmaması, kat maliki olmaması ve eski hale getirilme talebinin kat maliklerine yöneltilen bir dava ile mümkün olabileceği nedenleriyle reddinin gerektiği gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kabulüne, maddi tazminat ve eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporu alınarak davalının kiracı olarak kullandığı ilk iki katın dış cephesinde yapılan değişikliklerin ve asansörün davacının muvafakatinin bulunduğu 09.10.2009 tarihli tadilat projesine uygun olduğu, davalı tarafça bina üzerinde yapılan değişikliklerin 5846 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat ve eserin eski hale getirilmesi talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Buna göre ilk derece mahkemesince, davalı tarafından yapılan tadilatın muvafakat kapsamında olmadığı sonucuna ulaşılmışken, istinaf mahkemesince tam tersine tadilatın muvafakat kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. O halde ilk derece mahkemesince esere tecavüzün varlığı yönündeki tespite ilişkin davalı tarafından istinaf veya temyiz yoluna başvurulmaması göz önüne alındığında, davacı bakımından bu hususta usuli kazanılmış hak oluştuğunun kabulü gerekir. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince davacının 09.10.2009 tarihli tadilat projesine onay gösterdiği kabul edilmişse de, binanın mevcut dış cephe boyasının 2009 tarihli değişiklikteki halinden farklı hale geldiği, davacının dış cephe boyasının değişmesine de muvafakatının olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Buna göre 5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirildiğinde davacının eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına tecavüz bulunduğu gerekçesiyle eski hale getirme talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1649 E. 2022/6073 K.
Ortak:eski hale getirme · istinaf incelemesi · muvafakat · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… 90 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin işletmesinin faaliyete geçmesinden sonra zorunluluk gerektirmeyen dış cephe değişiklikleri ve asansör eklentisinin davacının «muvafakati» alınmadan yapıldığını, davacının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan (5846 sayılı Kanun) kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, davacının manevi tazminat talebinin haklı olduğu, davacının 27.11.2012 tarihli celsede maddi zararı olmadığını beyan ettiği, davacının «eski hale getirme» talebinin davalının binada mülkiyet hakkının bulunmaması, kat maliki olmaması ve eski hale getirilme talebinin kat maliklerine yöneltilen bir dava ile mümkün olabileceği nedenleriyle reddinin gerektiği gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kabulüne, «maddi tazminat» ve eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dış cephe değişikliklerinin ve asansör eklentisinin davacının «muvafakati» alınmadan yapıldığı, davacının 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, davacının manevi tazminat talebinin haklı olduğu, davacının maddi zararı olmadığını beyan ettiği, «eski hale getirme» talebinin davalının binada mülkiyet hakkının bulunmaması, kat maliki olmaması ve eski hale getirilme talebinin kat maliklerine yöneltilen bir dava ile mümkün olabileceği nedenleriyle reddinin gerektiği gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kabulüne, «maddi tazminat» ve eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir.
… iken tadilat projeleri ile ilk iki katın iş yerine dönüştürüldüğü, ilk tadilat projesinin yine davacı tarafından yapıldığı, ikinci tadilat projesinde ise davacının «muvafakati» ile dava dışı başka bir mimar tarafından yapıldığı, davalı tarafından kiracı olarak kullandığı ilk iki katın dış cephesinde yapılan değişikliklerin ve asansörün davacının muvafakatinin bulunduğu 09.10.2009 tarihli tadilat projesine uygun olduğu, davalı tarafça bina üzerinde yapılan değişikliklerin 5846 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil etmediği, ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebinin kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça harcı yatırılmak suretiyle yapılmış bir istinaf başvurusu bulunmadığı, bu durumun davacı yönünden «usuli kazanılmış hak» meydana getirdiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi karanının kaldırılmasına, «maddi tazminat» ve eserin eski hale getirilmesi talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… m dosya kapsamına göre, davalı şirketin işletmesinin faaliyete geçmesinden sonra zorunluluk gerektirmeyen dış cephe değişiklikleri ve asansör eklentisinin davacının «muvafakati» alınmadan yapıldığından davacının 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, davacının manevi tazminat talebinin haklı olduğu, davacının 27/11/2012 tarihli celsede maddi zararı olmadığını beyan ettiği, davacının «eski hale getirme» talebinin davalının binada mülkiyet hakkının bulunmadığı ve kat maliki olmadığından ve eski hale getirilme talebinin kat maliklerine yöneltilen bir dava ile mümkün olabileceği gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kabulüne, «maddi tazminat» ve eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesince, duruşmalı olarak yapılan «istinaf incelemesi» ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava konusu binanın mimarı olduğu, mimari projenin davacı tarafından çizildiği ve 12/05/1982 tarihinde onaylandığı, mimari projede ilki 22/04/1985, ikincisi 09/10/2009 tarihli olmak üzere 2 kez tadilat yapıldığı, binanın mimari projesinin başlangıçta konut işlevli bağımsız bölümlerden oluşmakta iken tadilat projeleri ile ilk iki katın iş yerine dönüştürüldüğü, ilk tadilat projesinin yine davacı tarafından yapıldığı, ikinci tadilat projesinin ise davacının «muvafakati» ile dava dışı başka bir mimar tarafından yapıldığı, alınan 10/08/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve mimari proje ve tadilat projelerinden, davalı tarafından k …
1- Safahati yukarıda özetlenen uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile manevi tazminat talebinin kabulüne, «eski hale getirme» talebinin ise reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince redde konu eski hale getirme talebi bakımından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun reddi · ön inceleme duruşması · münhasırlık
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince, 05/03/2020 tarihli tensip zaptıyla, mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm tesis edildiği belirtildikten sonra «istinaf incelemesinin duruşmalı» yapılmasına ve yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş ve benimsenen bu rapor doğrultusunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başka bir anlatımla, yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde ve bu hale «münhasır» olarak başvurunun esastan reddine karar verilmesi gereklidir.
353/1-b-1 kapsamında «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle ve HMK’nın 369/1. ve 371. maddeleri uyarınca bozulması gerekmiştir.
-
İtirazının reddi | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1006 E. 2014/9150 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… 90 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin işletmesinin faaliyete geçmesinden sonra zorunluluk gerektirmeyen dış cephe değişiklikleri ve asansör eklentisinin davacının «muvafakati» alınmadan yapıldığını, davacının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan (5846 sayılı Kanun) kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, davacının manevi tazminat talebinin haklı olduğu, davacının 27.11.2012 tarihli celsede maddi zararı olmadığını beyan ettiği, davacının «eski hale getirme» talebinin davalının binada mülkiyet hakkının bulunmaması, kat maliki olmaması ve eski hale getirilme talebinin kat maliklerine yöneltilen bir dava ile mümkün olabileceği nedenleriyle reddinin gerektiği gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kabulüne, «maddi tazminat» ve eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir.
… iken tadilat projeleri ile ilk iki katın iş yerine dönüştürüldüğü, ilk tadilat projesinin yine davacı tarafından yapıldığı, ikinci tadilat projesinde ise davacının «muvafakati» ile dava dışı başka bir mimar tarafından yapıldığı, davalı tarafından kiracı olarak kullandığı ilk iki katın dış cephesinde yapılan değişikliklerin ve asansörün davacının muvafakatinin bulunduğu 09.10.2009 tarihli tadilat projesine uygun olduğu, davalı tarafça bina üzerinde yapılan değişikliklerin 5846 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil etmediği, ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebinin kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça harcı yatırılmak suretiyle yapılmış bir istinaf başvurusu bulunmadığı, bu durumun davacı yönünden «usuli kazanılmış hak» meydana getirdiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi karanının kaldırılmasına, «maddi tazminat» ve eserin eski hale getirilmesi talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
… ini, bu hususta bir onayının bulunmadığını, tadilat için onay verilmesinin eser üzerindeki hakların devri anlamına gelmediğini, projeye aykırı bir durum oluştuğunu, «eski hale getirme» talebinin reddine ve «maddi tazminat» talebinin reddine ilişkin kararın temyiz incelemesi ile bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… ar olduğu, bu proje üzerinde onun yazılı izni alınmaksızın tadilat yapıldığı, ayrıca binada da tadilat yapıldığı, davacının, davalıdan toplam 45.000,00 TL tutarında «maddi tazminat» alacağı olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, itirazının iptaline, takibin devamına, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… ar olduğu, bu proje üzerinde onun yazılı izni alınmaksızın tadilat yapıldığı, ayrıca binada da tadilat yapıldığı, davacının, davalıdan toplam 45.000,00 TL tutarında «maddi tazminat» alacağı olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, itirazının iptaline, takibin devamına, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, mimari projeye yapılan tecavüz nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine yönelik itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
… sanat eseri olduğunun kabulü ile her bir binanın çatısında yapılan değişiklik nedeniyle 1.500,00'er TL telif ücreti takdiri suretiyle toplam 45.000,00TL tutarındaki «icra takibine itirazın» iptaline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12555 E. 2012/19166 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca söz konusu mimari yapının eser «tanımına» uymadığını, davacının, mimari yapı bakımından eser korumasından yararlanmasının mümkün olmadığını, öte yandan projenin 5486 sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca değerlendirilmesinde davacının bu projeyi hazırlayıp, sipariş edene «teslim» etmiş ve o sırada projeden doğan mali hakkını elde etmiş olmakla, projenin özgülendiği sanayi sitesi bakımından tekelci hak ileri sürmesinin kabul edilemeyeceği ge …
Ancak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene «teslim» olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı FSEK 14 vd. maddeleri uyarınca sahip olduğu ve devredilemez nitelikteki manevi hakları korunmaya devam etmektedir.
Bu nedenle, 1985 yılında gerçekleştirilen tadilat projesinin 5846 Sayılı FSEK 16. maddesi anlamında davacıya ait orijinal mimari projenin bütünlüğünü ihlal edip etmediği hususunda bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
İtirazının reddi | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3814 E. 2019/5498 K.
Ortak:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak
İncelediğiniz kararda… iken tadilat projeleri ile ilk iki katın iş yerine dönüştürüldüğü, ilk tadilat projesinin yine davacı tarafından yapıldığı, ikinci tadilat projesinde ise davacının «muvafakati» ile dava dışı başka bir mimar tarafından yapıldığı, davalı tarafından kiracı olarak kullandığı ilk iki katın dış cephesinde yapılan değişikliklerin ve asansörün davacının muvafakatinin bulunduğu 09.10.2009 tarihli tadilat projesine uygun olduğu, davalı tarafça bina üzerinde yapılan değişikliklerin 5846 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil etmediği, ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebinin kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça harcı yatırılmak suretiyle yapılmış bir istinaf başvurusu bulunmadığı, bu durumun davacı yönünden «usuli kazanılmış hak» meydana getirdiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi karanının kaldırılmasına, «maddi tazminat» ve eserin eski hale getirilmesi talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
O halde ilk derece mahkemesince esere tecavüzün varlığı yönündeki tespite ilişkin davalı tarafından istinaf veya temyiz yoluna başvurulmaması göz önüne alındığında, davacı bakımından bu hususta «usuli kazanılmış hak» oluştuğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaBozma öncesi verilen tahsil hükmünde FSEK'nın 68/3 maddesi gereğince 3 kat tazminata hükmedildiği ve bu kararı davacının temyiz etmediği gözetildiğinde davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… i, kanun maddesi gereğince mali hakları kullanma yetkisi eser sahibine ait olduğundan ihlal edilen çatı tadilat projesinden kaynaklı dava tarihi itibariyle mimarlık «hizmet bedeli» olarak tespit edilen bedelin üç katınındavacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davanın 4.950,00 TL miktar yönünden itirazın iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, bu miktar üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, mimari projeye yapılan tecavüz nedeniyle uğranılan maddi zararın tazminine yönelik itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
3-Ayrıca davacının tazminat istemi yargılamayı gerektirip, alacak likid olmadığından İİK m 67 gereğince «icra inkar tazminatına» hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine bu yönde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1617 E. 2013/4295 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · eksik inceleme · teslim
Benzer bu kararda1/B, (a) maddesinde yazılı eser «tanımına» uymadıkları, sıradan yapılar oldukları, davacının ...’e dayalı olarak tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mülga 818 sayılı BK'nun 355 vd. maddeleri uyarınca bir eser siparişi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından meydana getirilerek işverene «teslim» olunan ve zemine uygulanan nihai proje üzerindeki mali hakların karşı tarafa geçmesi halinde dahi; eser sahibinin 5846 sayılı ...
… unluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarında bilirkişi heyetinden ek görüş alınarak davacının manevi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirme sonucu bu istemin de reddine karar verilmesi isabetli görülmediğinden kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/611 E. 2018/2137 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılabileceği yönünde bir görüş ve kanaat oluştuğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılmasına, davacı tarafa yeni bir proje müellifiyle sözleşme yapabilmesi için «yetki» verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 18.01.2012 tarihli «ihtarnamede» inşaatın gerçekleştirilmesi için onaylı mimari proje dışında kalan kısımlar bakımından tadilat projesi çizilmesi talep edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4266 E. , 2024/2020 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/2704 Esas, 2023/36 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen eski hale getirme, maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin fenni mesulu ve proje mimarı olduğu Mersin ili Yenişehir ilçesi Bahçe mah. 625 ada 18 no.lu parselde kayıtlı Nezihe Şener apartmanı adlı binanın eser niteliğinde olduğunu, binanın kendi hususiyetini taşıdığını, görsel anlamda da estetik değere sahip mimari güzel sanat eseri olduğunu, bina dış cephesinde bilgisi ve rızası dışında değişiklik yapıldığını, eser sahibi olarak itibarına zarar verdiğini, davalı tarafından yapılan keyfi değişikliğin herhangi bir zorunluluktan kaynaklanmadığını ve haksız olduğunu ileri sürerek binanın eski hale getirilmesine ve 1.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin dava konusu taşınmazda kiracı olduğunu, "Addax" isimli işletmesinin faaliyet gösterdiğini, müvekkilinden önce Özel Akdeniz Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinin faaliyet gösterdiğini, önceki kiracının tadilat yaptığını, söz konusu tadilatlarla ilgili de apartman sakinlerinden oy birliği ile izin alındığını, dava konusu binanın estetik değere sahip olmadığından eser niteliğinde olmadığını, yapılan tadilatların projeye ve bina bütünlüğüne zarar vermediğini, davacının şeref ve haysiyetine zarar vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.10.2018 tarih, 2016/738 E. ve 2018/690 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin işletmesinin faaliyete geçmesinden sonra zorunluluk gerektirmeyen dış cephe değişiklikleri ve asansör eklentisinin davacının muvafakati alınmadan yapıldığını, davacının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan (5846 sayılı Kanun) kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, davacının manevi tazminat talebinin haklı olduğu, davacının 27.11.2012 tarihli celsede maddi zararı olmadığını beyan ettiği, davacının eski hale getirme talebinin davalının binada mülkiyet hakkının bulunmaması, kat maliki olmaması ve eski hale getirilme talebinin kat maliklerine yöneltilen bir dava ile mümkün olabileceği nedenleriyle reddinin gerektiği gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kabulüne, maddi tazminat ve eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2020 tarih, 2019/26 E. ve 2020/780 K. sayılı kararıyla; davacının dava konusu binanın mimarı olduğu, mimari projenin davacı tarafından çizildiği ve 12.05.1982 tarihinde onaylandığı, mimari projede ilki 22.04.1985, ikincisi 09.10.2009 tarihli olmak üzere 2 kez tadilat yapıldığı, binanın mimari projesinin başlangıçta konut işlevli bağımsız bölümlerden oluşmakta iken tadilat projeleri ile ilk iki katın iş yerine dönüştürüldüğü, ilk tadilat projesinin yine davacı tarafından yapıldığı, ikinci tadilat projesinin ise davacının muvafakati ile dava dışı başka bir mimar tarafından yapıldığı, davalı tarafından kiracı olarak kullanılan ilk iki katın dış cephesinde yapılan değişikliklerin ve asansörün davacının muvafakatinin bulunduğu 09.10.2009 tarihli tadilat projesine uygun olduğu, davacının yapının eski hale getirilmesi yönündeki talebinin ve buna ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.09.2022 tarih, 2021/1649 E. ve 2022/6073 K. sayılı kararıyla bölge adliye mahkemesince yargılamada eksiklik görülerek dava konusu uyuşmazlık üzerinde inceleme yapılması ve gerekçenin değiştirilmiş olması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince esastan yeni bir karar verilmesi gerektiği, bir yandan kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine ve bunun giderildiğine değinildiği, bir yandan da ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, hüküm fıkrası arasında çelişki oluşacağı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu binanın mimarı olduğu, mimari projenin davacı tarafından çizildiği ve 12.05.1982 tarihinde onaylandığı, mimari projede ilki 22.04.1985, ikincisi 09.10.2009 tarihli olmak üzere 2 kez tadilat yapıldığı, binanın mimari projesinin başlangıçta konut işlevli bağımsız bölümlerden oluşmakta iken tadilat projeleri ile ilk iki katın iş yerine dönüştürüldüğü, ilk tadilat projesinin yine davacı tarafından yapıldığı, ikinci tadilat projesinde ise davacının muvafakati ile dava dışı başka bir mimar tarafından yapıldığı, davalı tarafından kiracı olarak kullandığı ilk iki katın dış cephesinde yapılan değişikliklerin ve asansörün davacının muvafakatinin bulunduğu 09.10.2009 tarihli tadilat projesine uygun olduğu, davalı tarafça bina üzerinde yapılan değişikliklerin 5846 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil etmediği, ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebinin kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça harcı yatırılmak suretiyle yapılmış bir istinaf başvurusu bulunmadığı, bu durumun davacı yönünden usuli kazanılmış hak meydana getirdiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi karanının kaldırılmasına, maddi tazminat ve eserin eski hale getirilmesi talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iki farklı bilirkişi raporu bulunduğunu, üçüncü raporun alınması gerektiğini, eser üzerindeki haklarını devretmediğini, bu hususta bir onayının bulunmadığını, tadilat için onay verilmesinin eser üzerindeki hakların devri anlamına gelmediğini, projeye aykırı bir durum oluştuğunu, eski hale getirme talebinin reddine ve maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kararın temyiz incelemesi ile bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5846 sayılı Kanuna dayalı maddi ve manevi tazminat ile eski hale getirme talebi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece dış cephe değişikliklerinin ve asansör eklentisinin davacının muvafakati alınmadan yapıldığı, davacının 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, davacının manevi tazminat talebinin haklı olduğu, davacının maddi zararı olmadığını beyan ettiği, eski hale getirme talebinin davalının binada mülkiyet hakkının bulunmaması, kat maliki olmaması ve eski hale getirilme talebinin kat maliklerine yöneltilen bir dava ile mümkün olabileceği nedenleriyle reddinin gerektiği gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kabulüne, maddi tazminat ve eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporu alınarak davalının kiracı olarak kullandığı ilk iki katın dış cephesinde yapılan değişikliklerin ve asansörün davacının muvafakatinin bulunduğu 09.10.2009 tarihli tadilat projesine uygun olduğu, davalı tarafça bina üzerinde yapılan değişikliklerin 5846 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat ve eserin eski hale getirilmesi talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre ilk derece mahkemesince, davalı tarafından yapılan tadilatın muvafakat kapsamında olmadığı sonucuna ulaşılmışken, istinaf mahkemesince tam tersine tadilatın muvafakat kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. O halde ilk derece mahkemesince esere tecavüzün varlığı yönündeki tespite ilişkin davalı tarafından istinaf veya temyiz yoluna başvurulmaması göz önüne alındığında, davacı bakımından bu hususta usuli kazanılmış hak oluştuğunun kabulü gerekir. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince davacının 09.10.2009 tarihli tadilat projesine onay gösterdiği kabul edilmişse de, binanın mevcut dış cephe boyasının 2009 tarihli değişiklikteki halinden farklı hale geldiği, davacının dış cephe boyasının değişmesine de muvafakatının olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Buna göre 5846 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirildiğinde davacının eser sahipliğinden kaynaklanan haklarına tecavüz bulunduğu gerekçesiyle eski hale getirme talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051122700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz