Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/1194 E. 2024/1967 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilanço esası↗ fon kurulu kararı↗ infisah↗ re'sen gözetilme↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ kamu düzenine aykırılık↗ emredici hüküm↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ münhasırlık↗ sicilden terkin↗ rücuen tazminat↗ tazminat davası↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ tasfiye memuru↗ kamu düzeni↗ tüzel kişilik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ anonim şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ek tasfiye↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ dahili dava↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/636 E, 2023/599 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun usulden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Ulusal Basın Gazetecilik Matbaacılık ve Yay. San. A.Ş. ile Medya Park Yay. San. A.Ş. aleyhine Adana 9. İş Mahkemesinin 2021/173 esasına kayden rücuen tazminat davası açıldığını ancak adı geçen şirketlerin ticaret sicilden terkin edilmesi nedeni ile davada taraf teşkilinin sağlanamadığını belirterek şirketlerin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı tarafından dava konusu şirketler aleyhine Adana 9. İş Mahkemesinin 2021/173 E. sayılı dosyası ile dava açtığı, yargılama aşamasında dava konusu şirketlerin tasfiye nedeniyle sicilden terkin edildiği, ilgili mahkeme tarafından davacı tarafa ihya davası açmak için yetki verildiği, davacı tarafın iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü 334756-0 sicil nosunda kayıtlı Medya Park Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin ve 414906-0 sicil nosunda kayıtlı Ulusal Basın Gazetecilik Matbaacılık ve Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin Adana 9.İş Mahkemesinin 2021/173 E. sayılı dosyasına münhasır olmak üzere 6101 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ihyasına ve her iki şirket için ...'ın tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verildiği halde müvekkil kurum lehine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmolunmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasını istemiştir
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise re'sen gözetilmek suretiyle yapıldığı, somut uyuşmazlığa konu Medya Park Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun 09.11.2017 tarihli ve 561 sayılı kararı gereği 03.12.2007 tarihinde; Ulusal Basın Gazetecilik Matbaacılık ve Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin ise 01.11.2007 tarihinde sicilden re'sen terkin edildiği, her iki şirketin de 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 02.09.2006 tarihli ve 26277 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmeliğin 6, 7 ve 8.1 maddeleri çerçevesinde tüzel kişiliğin devam etmesinin Fon alacaklarının tahsili açısından yarar sağlanmayacağı ve borca batık olduğu tespit edildiğinden Fon Kurulu kararı ile tasfiyesine ve ilansız olarak sicilden terkin edilmesine karar verildiği, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün davada yasal hasım olması ve şirketlerin tasfiyesi ve terkininde dahili bulunmayıp, sadece terkin işlemini tescil etmesi sebebiyle iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine takdir edilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak 5411 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında; "...bu kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15 (7) maddesi kapsamında olan şirketler ile sermayesinin yarısından fazlasını temsil eden hisselere Fonun, Fon bankasının veya Fon iştiraklerinin sahip olduğu şirketler, yönetim kurullarının alacaklı ve borçlularına fonun belirlediği esaslar dahilinde yapılacak ilanı müteakiben düzenlenen bilançoları esas alınarak Fon Kurulu kararıyla İİK, TTK hükümlerine tabii olmaksızın tasfiye olunurlar....Tasfiyeye ilişkin Fon kararı şirketin infisah ettirilmesi anlamında olup, bu şirketler Fonun yazılı bildirimi üzerine ilgili sicilden başkaca bir işleme gerek olmaksızın terkin olunur...Fon Kurulu tarafından tasfiyesine karar verilen şirketin iflas ve ihyası istenemez.." hükmünün yer aldığı, Mahkemece emredici hükme aykırı olarak Fon Kurulu kararı ile tasfiye olunan dava konusu şirketlerin ihyasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne dair kararı sadece vekâlet ücreti yönünden istinaf ettiklerini, davalının istinafının olmadığını, istinaf mahkemesine verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5411 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca sicilden terkin olunan şirketlerin ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 320 nci maddesinin birinci fıkrası, 355, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5411 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası.
3. 02.09.2006 tarihli ve 26277 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmelik.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8627 E. 2012/13197 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, (10.000) TL «maddi tazminat» ile davacının isminin belirtilmemesi nedeniyle takdir edilen (5.000) TL manevi tazminatın davalı Merkez Matbaacılık Yayıncılık ve San Tic.
A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar hakkındaki davanın «husumetten» reddine dair verilen karar, davacı vekili ile davalı Merkez Matbaacılık Yayıncılık San.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15246 E. 2015/781 K.
Ortak:şirketin tasfiyesi · sicilden terkin · tüzel kişilik · ek tasfiye · terkin
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin 2021/173 E. sayılı dosyası ile dava açtığı, yargılama aşamasında dava konusu şirketlerin «tasfiye» nedeniyle «sicilden terkin» edildiği, ilgili mahkeme tarafından davacı tarafa «ihya davası» açmak için «yetki» verildiği, davacı tarafın iş bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü 334756-0 sicil nosunda kayıtlı Medya Park Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin ve 414906-0 sicil nosunda kayıtlı Ulusal Basın Gazetecilik Matbaacılık ve Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin Adana 9.İş Mahkemesinin 2021/173 E. sayılı dosyasına «münhasır» olmak üzere 6101 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ihyasına ve her iki şirket için ...'ın «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiştir.
… nuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca «istinaf incelemesinin» istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve «kamu düzenine aykırılık» görüldüğü takdirde ise re'«sen gözetilmek» suretiyle yapıldığı, somut uyuşmazlığa konu Medya Park Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun 09.11.2017 tarihli ve 561 sayılı kararı gereği 03.12.2007 tarihinde; Ulusal Basın Gazetecilik Matbaacılık ve Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin ise 01.11.2007 tarihinde sicilden re'«sen terkin» edildiği, her iki şirketin de 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 02.09.2006 tarihli ve 26277 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmeliğin 6, 7 ve 8.1 maddeleri çerçevesinde «tüzel kişiliğin» devam etmesinin Fon alacaklarının tahsili açısından yarar sağlanmayacağı ve borca batık olduğu tespit edildiğinden Fon Kurulu kararı ile tasfiyesine ve ilansız olarak «sicilden terkin» edilmesine karar verildiği, davalı ...
Sicil Müdürlüğü'nün davada «yasal hasım» olması ve «şirketlerin tasfiyesi» ve terkininde «dahili» bulunmayıp, sadece «terkin» işlemini tescil etmesi sebebiyle iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine takdir edilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak 5411 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında; "...bu kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15 (7) maddesi kapsamında olan şirketler ile sermayesinin yarısından fazlasını «temsil» eden hisselere Fonun, Fon bankasının veya Fon iştiraklerinin sahip olduğu şirketler, «yönetim kurullarının» alacaklı ve borçlularına fonun belirlediği esaslar dahilinde yapılacak «ilanı» müteakiben düzenlenen «bilançoları esas» alınarak Fon Kurulu kararıyla İİK, TTK hükümlerine tabii olmaksızın «tasfiye» olunurlar....Tasfiyeye ilişkin Fon kararı şirketin «infisah» ettirilmesi anlamında olup, bu şirketler Fonun yazılı bildirimi üzerine ilgili sicilden başkaca bir işleme gerek olmaksızın terkin olunur...Fon Kurulu tarafından tasfiyesine karar verilen şirketin «iflas» ve «ihyası» istenemez.." hükmünün yer aldığı, Mahkemece «emredici» hükme aykırı olarak Fon Kurulu kararı ile tasfiye olunan dava konusu şirketlerin ihyasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararı «kaldırılarak yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaFon Kurulu kararı alındığı, vaki icra takip tarihi itibariyle icra takibine başlayan şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulduğu ve bu nedenle geçerli bir icra takibinin bulunmadığı kabul edilmiş ise de, gerek Fon Kurulu kararının içeriği gerekse Yasa'nın 134/9. maddesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında, Fon Kurulu kararı alındıktan sonra «şirket tasfiyeye» girecek olup, «tasfiye işlemleri» henüz takip tarihi itibariyle tamamlanmadığı gibi, şirketin «ticaret sicilinden terkini» de icra takibi sonrasında 26.07.2007 tarihinde gerçekleşmiştir.
… savunma ve tüm dosya kapsamına göre; Fon Kurulu'nun 28/06/2007 tarihli kararı ile alacaklı şirketin fona ilansız aktarılmasına karar verildiği, söz konusu şirketin «sicilden terkin» işlemi 26/07/2007 tarihinde yapıldığı, icra takibinin ise 23/07/2007 tarihli olduğu, takip tarihi itibari ile «tüzel kişiliği» bulunmayan takip alacaklısı...'nin takip yapmasının mümkün olmadığı, ortada geçerli bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve ispat edilemediğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda takip tarihi olan 23.07.2007 itibariyle şirketin henüz «terkin» edilmediği ve «tüzel kişiliğinin» bulunduğu, şirketin terkininden sonra da... tarafından kanuni halef sıfatıyla bu davanın açıldığı gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye işlemleri · ticaret sicilinden terkin · icra takibine itiraz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaFon Kurulu kararı alındığı, vaki icra takip tarihi itibariyle icra takibine başlayan şirketin «tüzel kişiliğinin» «son» bulduğu ve bu nedenle geçerli bir icra takibinin bulunmadığı kabul edilmiş ise de, gerek Fon Kurulu kararının içeriği gerekse Yasa'nın 134/9. maddesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında, Fon Kurulu kararı alındıktan sonra «şirket tasfiyeye» girecek olup, «tasfiye işlemleri» henüz takip tarihi itibariyle tamamlanmadığı gibi, şirketin «ticaret sicilinden terkini» de icra takibi sonrasında 26.07.2007 tarihinde gerçekleşmiştir.
… savunma ve tüm dosya kapsamına göre; Fon Kurulu'nun 28/06/2007 tarihli kararı ile alacaklı şirketin fona ilansız aktarılmasına karar verildiği, söz konusu şirketin «sicilden terkin» işlemi 26/07/2007 tarihinde yapıldığı, icra takibinin ise 23/07/2007 tarihli olduğu, takip tarihi itibari ile «tüzel kişiliği» bulunmayan takip alacaklısı...'nin takip yapmasının mümkün olmadığı, ortada geçerli bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve ispat edilemediğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, alacağın tahsili amacıyla yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11663 E. 2014/1583 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · ara karar · vade · kâr kaybı · istirdat
Benzer bu karardaOysa, üzerinde davacının da imzasının bulunduğu yatırım fonu talep «formu» isimli belgede, fon girişinin «ara» dönemde gerçekleşmesi nedeniyle «vade» sonunda ana para «kaybı» yaşanacağı hususunda bankaca bilgilendirme yapıldığı gibi, ayrıca fonun erken bozulması durumunda zarar edileceğinin davacı tarafça hayatın olağan koşulu uyarınca bilinmesi gerektiğinin kabulü gerekir.
Dava, yatırım fonu hesabından kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece fon alım satım işlemlerinin bankacılık ve sermaye piyasası mevzuatı kurallarına uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12872 E. 2017/1432 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temlik sözleşmesi · sorumluluk davası · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · temlik · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaA.Ş.'ye «temlik» edildiği, fonun davalılar hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın «alacağın temliki sözleşmesine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, fonun bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak fonun sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, banka çalışanı olan davalıların sorumluluğunun kaynağı olan kredinin fonun tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, alacağın kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı şirkete temlik edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu bağlamda Fon‘un artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının «aktif husumet ehliyetinin» devam ettiğinin ilkesel olarak kabulü ile uyuşmazlığın ele alınması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı tarafça usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklanan alacakların 02/12/2004 tarihli «alacağın temliki sözleşmesi» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı ...
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17191 E. 2014/18348 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temlik sözleşmesi · aktif husumet yokluğu · sorumluluk davası · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · temlik
Benzer bu karardaVarlık Yönetimi A.Ş'ne «temlik» edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davalarında ileri sürdüğü zararın kredi «alacağı temlik sözleşmelerine» konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, fonun bu zarara dayanarak talepte bulunduğu, ancak fonun sorumluluğun kaynağı olan söz konusu şirketlerden olan alacağını 3. bir kişiye devretmek suretiyle artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, banka çalışanı olan davalının sorumluluğunun kaynağı olan kredinin fonun tasarrufundan çıktığı, alacağın temlik edilmesi sonucu davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1- Asıl ve birleşen dava, davalının usulsüz kredi kullandırdığı iddiasına dayalı mali «sorumluk davası» olup, uyuşmazlık, «temliknamenin» kapsamının ne olduğu, başka bir deyişle dava konusu zararın tümünü kapsayıp kapsamadığı noktasında toplanmaktadır.Mahkemece, alacağın kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı şirkete temlik edildiği, Fon‘un davalı hakkında açmış olduğu sorumluluk davasında ileri sürdüğü zararın temlik sözleşmesine konu edilen kredilerin verilmesinden doğan zarar olduğu, bu bağlamda Fon‘un artık «asıl alacak» üzerindeki tasarruf «yetkisini» tamamen yitirdiği, davacının «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, kural olarak «alacağın temliki» ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz ise de, TMSF.nun temlik ettiği alacak kredi borçlarından doğan alacak olup, kabulün aksine temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı karar ve işlemleri ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır.Esasen, davanın «sorumluluk davası» olduğu da nazara alınarak temlikin ivazlı olup olmaması ancak dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak bir husus olması nedeniyle temliknamenin davacının «aktif husumetini» etkilemeyeceğinin kabulü gerekir.
… e de; davacı tarafça usulsüz ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle verildiği iddia edilen kredilerden kaynaklanan alacakların 14/02/2006 ve 27/02/2006 tarihli kredi «alacağı temlik sözleşmeleri» doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından dava dışı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/1194 E. , 2024/1967 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1941 Esas, 2023/2033 Karar
HÜKÜM
İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/636 E, 2023/599 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun usulden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Ulusal Basın Gazetecilik Matbaacılık ve Yay. San. A.Ş. ile Medya Park Yay. San. A.Ş. aleyhine Adana 9. İş Mahkemesinin 2021/173 esasına kayden rücuen tazminat davası açıldığını ancak adı geçen şirketlerin ticaret sicilden terkin edilmesi nedeni ile davada taraf teşkilinin sağlanamadığını belirterek şirketlerin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı tarafından dava konusu şirketler aleyhine Adana 9. İş Mahkemesinin 2021/173 E. sayılı dosyası ile dava açtığı, yargılama aşamasında dava konusu şirketlerin tasfiye nedeniyle sicilden terkin edildiği, ilgili mahkeme tarafından davacı tarafa ihya davası açmak için yetki verildiği, davacı tarafın iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü 334756-0 sicil nosunda kayıtlı Medya Park Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin ve 414906-0 sicil nosunda kayıtlı Ulusal Basın Gazetecilik Matbaacılık ve Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin Adana 9.İş Mahkemesinin 2021/173 E.
sayılı dosyasına münhasır olmak üzere 6101 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ihyasına ve her iki şirket için ...'ın tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verildiği halde müvekkil kurum lehine yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmolunmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılmasını istemiştir
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise re'sen gözetilmek suretiyle yapıldığı, somut uyuşmazlığa konu Medya Park Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun 09.11.2017 tarihli ve 561 sayılı kararı gereği 03.12.2007 tarihinde; Ulusal Basın Gazetecilik Matbaacılık ve Yayıncılık Sanayi Anonim Şirketi'nin ise 01.11.2007 tarihinde sicilden re'sen terkin edildiği, her iki şirketin de 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 02.09.2006 tarihli ve 26277 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmeliğin 6, 7 ve 8.1 maddeleri çerçevesinde tüzel kişiliğin devam etmesinin Fon alacaklarının tahsili açısından yarar sağlanmayacağı ve borca batık olduğu tespit edildiğinden Fon Kurulu kararı ile tasfiyesine ve ilansız olarak sicilden terkin edilmesine karar verildiği, davalı ...
Sicil Müdürlüğü'nün davada yasal hasım olması ve şirketlerin tasfiyesi ve terkininde dahili bulunmayıp, sadece terkin işlemini tescil etmesi sebebiyle iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine takdir edilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak 5411 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında; "...bu kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15 (7) maddesi kapsamında olan şirketler ile sermayesinin yarısından fazlasını temsil eden hisselere Fonun, Fon bankasının veya Fon iştiraklerinin sahip olduğu şirketler, yönetim kurullarının alacaklı ve borçlularına fonun belirlediği esaslar dahilinde yapılacak ilanı müteakiben düzenlenen bilançoları esas alınarak Fon Kurulu kararıyla İİK, TTK hükümlerine tabii olmaksızın tasfiye olunurlar....Tasfiyeye ilişkin Fon kararı şirketin infisah ettirilmesi anlamında olup, bu şirketler Fonun yazılı bildirimi üzerine ilgili sicilden başkaca bir işleme gerek olmaksızın terkin olunur...Fon Kurulu tarafından tasfiyesine karar verilen şirketin iflas ve ihyası istenemez.." hükmünün yer aldığı, Mahkemece emredici hükme aykırı olarak Fon Kurulu kararı ile tasfiye olunan dava konusu şirketlerin ihyasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, buna göre davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne dair kararı sadece vekâlet ücreti yönünden istinaf ettiklerini, davalının istinafının olmadığını, istinaf mahkemesine verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5411 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca sicilden terkin olunan şirketlerin ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 320 nci maddesinin birinci fıkrası, 355, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5411 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası.
3.
02. 09.2006 tarihli ve 26277 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun Kontrolündeki Şirketlerin Tasfiyesine Dair Yönetmelik.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051090600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz