Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/496 E. 2023/3184 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '30 günlük', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıpsız benzeri ile değiştirme↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ misli ile değiştirme↗ garanti kapsamı↗ değer kaybı↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ esnaf↗ ihbar yükümlülüğü↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ depo kararı↗ sözleşmenin feshi↗ vekâlet ücreti↗ hakkaniyet↗ garantörlük↗ mahsup↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ görevsizlik kararı↗ esastan ret↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/6 E., 2021/362 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanı kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. .Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.04.2017 tarihinde davalıdan 215.603,69 TL bedel ile araç satın aldığını, aracın 2 yıl garanti kapsamında olduğunu, aracı aldıktan sonra arıza meydana geldiğini, aracın servise götürüldüğünü, servis tarafından garanti kapsamında onarıldığını ve fakat daha sonra aynı ve farklı sorunlar ortaya çıkması sonucu aracın 22 kez daha servise gittiğini, araçta meydana gelen arazılardan dolayı davacının mağduriyet yaşadığını ileri sürerek gizli ayıp mevcut olan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilerek davacıya teslimine, bu mümkün olmadığı takdirde satın alma tarihinden itibaren işleyecek olan faizle beraber aracın satın alma bedeli olan 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın ticari taksi olarak kullanılması nedeniyle davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, davacı tarafın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki 30 günlük ayıp ihbar yükümlülüğüne ve süresine uymadığını, 4 üncü maddeye dayalı talep haklarını kaybettiğini, araçta gizli ayıbın mevcut olduğu kabul edilecek dahi olsa hak düşürücü sürelere uyulmadığını, esas yönünden de davacının haklı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satılan aracın 10 kez arızalandığı ve gizli ayıp olduğu, araçtaki ayıbın niteliği dikkate alındığında, davacının aracı kullanmaktan beklediği faydayı sağlayamadığı, önemli derecede gizli ayıp olduğu, ayıbın niteliği dikkate alındığında davacının ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 227 nci maddesinin alıcıya bu hakkı tanıdığı gerekçesi ile aracın davacı tarafın kullanımdayken kaza yapıldığından değer kaybı depo edilmek suretiyle davanın kabulüne dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile dava konusu ayıplı malın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve trafik cezalarından ari bir şekilde davalıya iadesine, dava konusu yapılan aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine, depo edilen miktarın karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın görevsizlik nedeniyle reddedilmesi gerekirken itirazlarının dikkate alınmadan ve görev yönünden bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu, davacı tacir ile davalı tacir arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, araç ve parçaların hiçbir şekilde teknik incelemeye tabi tutulmadan varsayıma dayanarak aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğu sonucuna varıldığını, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, davaya konu aracın davacı tarafından 4 yıla yakın ve 118.904 km kullanıldığının bilirkişi raporlarında değerlendirilmediğini, mahkemece dava konusu araçtaki değer kaybının davalı tarafa ödenmesine karar verilmişse de hükmedilen miktarın piyasa şartlarının çok altında olduğunu, davacı tarafın 4 yıla yakın bir süre ile aracını kullandığı dikkate alındığında araca ilişkin menfaatlerinin mahsup edilmesinin hakkaniyete ve hukuka uygun olacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işletme hesabına göre defter tutuğu, basit usulde vergi mükellefi olduğu, davacının faaliyetinin esnaf faaliyeti olduğu, işin hacmi itibariyle ticari muhasebeyi gerektirmediği, ticari faaliyet boyutuna erişmediği, davacının iş yeriyle ilgili faaliyetlerinin esnaf sınırında kaldığı, bu hali ile asliye hukuk mahkemesi olarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davanın kabulü yönündeki mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itiraz sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, aracın misliye değişim şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olup ayıplı olduğu iddia edilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile bedel iadesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 227 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3665 E. 2023/7293 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp ihbarı · ayıp · hakkaniyet · garantörlük · mahsup · ihbar · teslim
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.04.2017 tarihinde davalıdan 215.603,69 TL bedel ile araç satın aldığını, aracın 2 yıl «garanti kapsamında» olduğunu, aracı aldıktan sonra arıza meydana geldiğini, aracın servise götürüldüğünü, servis tarafından garanti kapsamında onarıldığını ve fakat daha sonra aynı ve farklı sorunlar ortaya çıkması sonucu aracın 22 kez daha servise gittiğini, araçta meydana gelen arazılardan dolayı davacının mağduriyet yaşadığını ileri sürerek «gizli ayıp» mevcut olan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilerek davacıya «teslimine», bu mümkün olmadığı takdirde satın alma tarihinden itibaren işleyecek olan faizle beraber aracın satın alma bedeli olan 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar sa …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın ticari taksi olarak kullanılması nedeniyle davanın «görevsizlik» nedeniyle reddi gerektiğini, davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, davacı tarafın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki 30 günlük «ayıp ihbar yükümlülüğüne» ve süresine uymadığını, 4 üncü maddeye dayalı talep haklarını kaybettiğini, araçta gizli ayıbın mevcut olduğu kabul edilecek dahi olsa hak düşürücü sürelere uyulma …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satılan aracın 10 kez arızalandığı ve «gizli ayıp» olduğu, araçtaki ayıbın niteliği dikkate alındığında, davacının aracı kullanmaktan beklediği faydayı sağlayamadığı, önemli derecede gizli ayıp olduğu, ayıbın niteliği dikkate alındığında davacının ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 227 nci maddesinin alıcıya bu hakkı tanıdığı gerekçesi ile aracın davacı tarafın kullanımdayken kaza yapıldığından «değer kaybı» «depo» edilmek suretiyle davanın kabulüne dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile dava konusu ayıplı malın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve traf …
Benzer bu kararda… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
2.Davalı Doğuş Otomotiv...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ayıp ihbarının» süresinde yapılmadığını, «delil tespitinin» hukuka aykırı yapıldığını, müvekkilinin «garanti sorumluluğunun» olmadığını, araçtaki arızanın onarımla giderilebilecek nitelikte olduğunu, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporununda da bu hususun belirtildiğini, bu nedenle «misliyle değişim» talebinin «hakkaniyete» aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının dikkate alınmadığını, alıcının elde ettiği faydaların ve araç üzerind …
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan «delil tespitinin» hukuka aykırı olduğunu, «ayıp ihbar sürelerine» uyulmadığını, «eksik harç» alındığını, arızanın onarımla giderilebileceğini, Mahkemece, araçtan elde edilen faydaların dikkate alınıp «mahsup» edilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti sorumluluğu · misliyle değişim · ayıp ihbar süresi · ihbar süresi · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · eksik harç · terditli dava
Benzer bu kararda2.Davalı Doğuş Otomotiv..A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, davanın eksik harçla açıldığını, sonradan ortaya çıkan ayıbın onarımla giderilebilecek nitelikte olup «misliyle değişim» talebinin haksız olduğunu ve misliyle değişim durumunda araçta elde edilen faydanın mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan «delil tespitinin» hukuka aykırı olduğunu, «ayıp ihbar sürelerine» uyulmadığını, «eksik harç» alındığını, arızanın onarımla giderilebileceğini, Mahkemece, araçtan elde edilen faydaların dikkate alınıp «mahsup» edilmemesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
CEVAP 1.Davalı Aykar...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» riayet etmediğini, «delil tespit» işleminin hukuka aykırı olduğunu, araçta imalat hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı yanca araçtan elde edilen menfaatlerin düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… KEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın motor silindir kapağında çatlak bulunduğu, söz konusu ayıbın «gizli ayıp» niteliğinde olduğu, gizli ayıp, bizzat davalı Aykar..A.Ş. tarafından tespit edildiğinden ayrıca «ihbar» edilmesine gerek bulunmadığı, dolayısıyla «ayıp ihbarının», 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süre içerisinde yapıldığının kabulü gerektiği, ayıptan, davalı Aykar...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalının ise genel hükümlere göre «garanti» veren sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının seçimlik hakkını ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinden yana kullandığı, ayıbın, aracın en önemli parçası olan motorda meydana geldiği, motorun onarımı mümkünse de, onarım sonrasında aracın orjinalliğinin ortadan kalkacağı ve aracın değerinin düşeceği, bu nedenle davacının ayıplı olarak üretilen motorun onarılması suretiyle aracın bu haliyle kullanmaya zorlanamayacağı, davacının sıfır kilometre olarak aldığı araçtan beklediği verimi alamaması nedeniyle «sözleşmeden dönme hakkını» kullanmasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5425 E. 2022/9642 K.
Ortak:garanti kapsamı · değer kaybı · ayıp · bedel iadesi · garantörlük · kâr kaybı · ihbar · teslim
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.04.2017 tarihinde davalıdan 215.603,69 TL bedel ile araç satın aldığını, aracın 2 yıl «garanti kapsamında» olduğunu, aracı aldıktan sonra arıza meydana geldiğini, aracın servise götürüldüğünü, servis tarafından garanti kapsamında onarıldığını ve fakat daha sonra aynı ve farklı sorunlar ortaya çıkması sonucu aracın 22 kez daha servise gittiğini, araçta meydana gelen arazılardan dolayı davacının mağduriyet yaşadığını ileri sürerek «gizli ayıp» mevcut olan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilerek davacıya «teslimine», bu mümkün olmadığı takdirde satın alma tarihinden itibaren işleyecek olan faizle beraber aracın satın alma bedeli olan 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar sa …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satılan aracın 10 kez arızalandığı ve «gizli ayıp» olduğu, araçtaki ayıbın niteliği dikkate alındığında, davacının aracı kullanmaktan beklediği faydayı sağlayamadığı, önemli derecede gizli ayıp olduğu, ayıbın niteliği dikkate alındığında davacının ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 227 nci maddesinin alıcıya bu hakkı tanıdığı gerekçesi ile aracın davacı tarafın kullanımdayken kaza yapıldığından «değer kaybı» «depo» edilmek suretiyle davanın kabulüne dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile dava konusu ayıplı malın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve traf …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın ticari taksi olarak kullanılması nedeniyle davanın «görevsizlik» nedeniyle reddi gerektiğini, davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, davacı tarafın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki 30 günlük «ayıp ihbar yükümlülüğüne» ve süresine uymadığını, 4 üncü maddeye dayalı talep haklarını kaybettiğini, araçta gizli ayıbın mevcut olduğu kabul edilecek dahi olsa hak düşürücü sürelere uyulma …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
… eklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların halen devam ettiğine ve araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin «ibraz» edildiği, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, dolayısıyla misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebinin yerinde bulunduğu, dosya içeriğine göre «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın belirlendiği, bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 34 RA 6157 plakalı aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · bedel indirimi · dönme hakkı · sözleşmeden dönme · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · denetime elverişlilik · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2.onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, TBK'nın 227/3.maddesi gereğince «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL değerinde «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle «mahrum kalınan» kazanç veya ikame araç alacağı bulunduğu, bu miktarın «denetime elverişli» bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam; 14.600,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
227/4, “Alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilir” şeklinde düzenlenmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan iki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu araçtaki ayıpların giderildiği, «sözleşmeden dönme» ve ayıpsız misli ile değişim talebinin yerinde görülmediği, ancak bu «ayıplar» nedeniyle araçta «değer kaybı» oluştuğu, kullanılmayan süre için «maddi tazminat» istenebileceği belirtilerek «misliyle değişim» ve «bedel iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için maddi tazminat ve değer kaybı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, aracın «misliyle değişimini» talep etmişse de hakim, somut olayın koşullarına göre satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebilecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1715 E. 2023/5437 K.
Ortak:değer kaybı · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ihbar yükümlülüğü · ayıp · kâr kaybı · ihbar · teslim
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın ticari taksi olarak kullanılması nedeniyle davanın «görevsizlik» nedeniyle reddi gerektiğini, davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, davacı tarafın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki 30 günlük «ayıp ihbar yükümlülüğüne» ve süresine uymadığını, 4 üncü maddeye dayalı talep haklarını kaybettiğini, araçta gizli ayıbın mevcut olduğu kabul edilecek dahi olsa hak düşürücü sürelere uyulma …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satılan aracın 10 kez arızalandığı ve «gizli ayıp» olduğu, araçtaki ayıbın niteliği dikkate alındığında, davacının aracı kullanmaktan beklediği faydayı sağlayamadığı, önemli derecede gizli ayıp olduğu, ayıbın niteliği dikkate alındığında davacının ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 227 nci maddesinin alıcıya bu hakkı tanıdığı gerekçesi ile aracın davacı tarafın kullanımdayken kaza yapıldığından «değer kaybı» «depo» edilmek suretiyle davanın kabulüne dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile dava konusu ayıplı malın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve traf …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.04.2017 tarihinde davalıdan 215.603,69 TL bedel ile araç satın aldığını, aracın 2 yıl «garanti kapsamında» olduğunu, aracı aldıktan sonra arıza meydana geldiğini, aracın servise götürüldüğünü, servis tarafından garanti kapsamında onarıldığını ve fakat daha sonra aynı ve farklı sorunlar ortaya çıkması sonucu aracın 22 kez daha servise gittiğini, araçta meydana gelen arazılardan dolayı davacının mağduriyet yaşadığını ileri sürerek «gizli ayıp» mevcut olan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilerek davacıya «teslimine», bu mümkün olmadığı takdirde satın alma tarihinden itibaren işleyecek olan faizle beraber aracın satın alma bedeli olan 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar sa …
Benzer bu kararda… yıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü «şikayetinin» davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve «özen yükümlülüğü» yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeksizin «teslim» alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen «ihbar sürelerine» riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, «ayıp iddialarının» bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybının» dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmedi …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar yükümlülüğünü» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine uygun yerine getirmediğini, davanın ithalatçı olan Borusan Otomotiv Paz. ve Tic.
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle araçtaki ayıbın «gizli ayıp» niteliği taşımasına, kullanımla ortaya çıkabileceğine, «ayıp ihbarının» süresinde olmasına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisi için yeterli bulunmasına, davalının davanın ihbarı talebi ile ilgili olarak ihbarı istenen şirketin açık adresinin bildirilmediği böylece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 62 nci maddesinde davanın ihbarı için aranılan koşulların davalı tarafından tam olarak sağlanmadığından İlk Derece Mahkemesince bu hususta işlem yapılmadığının anlaşılmasına, kararda «kamu düzenine» ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın u …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıptan sorumluluk · ayıp iddiası · ihbar süresi · ihtirazi kayıt · özen yükümlülüğü · keşif · şikayet · ifa
Benzer bu kararda… yıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü «şikayetinin» davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve «özen yükümlülüğü» yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeksizin «teslim» alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen «ihbar sürelerine» riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, «ayıp iddialarının» bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybının» dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmedi …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçta üretim hatası/«gizli ayıp» olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, «keşif» ve «bilirkişi incelemeleri» ile servis kayıtlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 vd. göre satıcının «ayıptan sorumluluğunun» bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça «teslim» alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu, davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen «ifa» mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
A.Ş.'ye «ihbarını» talep ettiklerini, dava konusu araçta «ayıp» bulunmadığını, dava konusu araçla ilgili olarak davacının her türlü «şikayetinin» dikkate alındığını ve servis tarafından şikayetlerinin giderildiğini, davacının «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin aracı «teslim» aldığını, araç kullanımıyla elde edilen faydaların ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen kayıpların da hesaba katılması gerektiğini savunarak davanın istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/496 E. , 2023/3184 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1409 Esas, 2021/1603 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/6 E., 2021/362 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanı kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. .Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.04.2017 tarihinde davalıdan 215.603,69 TL bedel ile araç satın aldığını, aracın 2 yıl garanti kapsamında olduğunu, aracı aldıktan sonra arıza meydana geldiğini, aracın servise götürüldüğünü, servis tarafından garanti kapsamında onarıldığını ve fakat daha sonra aynı ve farklı sorunlar ortaya çıkması sonucu aracın 22 kez daha servise gittiğini, araçta meydana gelen arazılardan dolayı davacının mağduriyet yaşadığını ileri sürerek gizli ayıp mevcut olan aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilerek davacıya teslimine, bu mümkün olmadığı takdirde satın alma tarihinden itibaren işleyecek olan faizle beraber aracın satın alma bedeli olan 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın ticari taksi olarak kullanılması nedeniyle davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğini, davacı tarafın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki 30 günlük ayıp ihbar yükümlülüğüne ve süresine uymadığını, 4 üncü maddeye dayalı talep haklarını kaybettiğini, araçta gizli ayıbın mevcut olduğu kabul edilecek dahi olsa hak düşürücü sürelere uyulmadığını, esas yönünden de davacının haklı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satılan aracın 10 kez arızalandığı ve gizli ayıp olduğu, araçtaki ayıbın niteliği dikkate alındığında, davacının aracı kullanmaktan beklediği faydayı sağlayamadığı, önemli derecede gizli ayıp olduğu, ayıbın niteliği dikkate alındığında davacının ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 227 nci maddesinin alıcıya bu hakkı tanıdığı gerekçesi ile aracın davacı tarafın kullanımdayken kaza yapıldığından değer kaybı depo edilmek suretiyle davanın kabulüne dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile dava konusu ayıplı malın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ve trafik cezalarından ari bir şekilde davalıya iadesine, dava konusu yapılan aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine, depo edilen miktarın karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın görevsizlik nedeniyle reddedilmesi gerekirken itirazlarının dikkate alınmadan ve görev yönünden bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu, davacı tacir ile davalı tacir arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, araç ve parçaların hiçbir şekilde teknik incelemeye tabi tutulmadan varsayıma dayanarak aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğu sonucuna varıldığını, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, davaya konu aracın davacı tarafından 4 yıla yakın ve 118.904 km kullanıldığının bilirkişi raporlarında değerlendirilmediğini, mahkemece dava konusu araçtaki değer kaybının davalı tarafa ödenmesine karar verilmişse de hükmedilen miktarın piyasa şartlarının çok altında olduğunu, davacı tarafın 4 yıla yakın bir süre ile aracını kullandığı dikkate alındığında araca ilişkin menfaatlerinin mahsup edilmesinin hakkaniyete ve hukuka uygun olacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının işletme hesabına göre defter tutuğu, basit usulde vergi mükellefi olduğu, davacının faaliyetinin esnaf faaliyeti olduğu, işin hacmi itibariyle ticari muhasebeyi gerektirmediği, ticari faaliyet boyutuna erişmediği, davacının iş yeriyle ilgili faaliyetlerinin esnaf sınırında kaldığı, bu hali ile asliye hukuk mahkemesi olarak karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davanın kabulü yönündeki mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itiraz sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, aracın misliye değişim şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olup ayıplı olduğu iddia edilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde sözleşmenin feshi ile bedel iadesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 227 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932928200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz