Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4326 E. 2024/1803 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
natamam (shell) teslim↗ gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi↗ kira kaybı↗ adi yazılı sözleşme↗ infisah↗ geçerlilik şartı↗ satış vaadi sözleşmesi↗ resmi şekil↗ kat karşılığı inşaat sözleşmesi↗ geç teslim↗ mücbir sebep↗ geçersiz sözleşme↗ temlik sözleşmesi↗ ihtirazi kayıt↗ alacağın temliki↗ sözleşmeden doğan dava↗ satış sözleşmesi↗ kira sözleşmesi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cy/cy şerhi↗ cezai şart↗ istinaf incelemesi↗ iş bölümü↗ üçüncü kişi↗ ifa↗ temlik↗ kâr kaybı↗ protokol↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı Otomobil Dünyası İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., 2 Nolu Autopia Gülşah İnşaat San. ve Tic. A.Ş., 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalı arasında Autopia Beylikdüzü Otomobil AVM Projesi'ndeki B-86 ve B-87 numaralı bağımsız bölümlerin satışı hususunda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, akabinde B-86 nolu bölümün tapuda devrinin yapıldığını, diğer taşınmazın tapu devrinin halen gerçekleşmediğini, sözleşme uyarınca 31.12.2011 tarihi itibariyle teslim edilmesi gereken bağımsız bölümlerin fiilen teslim edilmediğini, tarafların daha sonra bir araya gelerek bağımsız bölümlerin en geç 30.01.2013 tarihine kadar teslim edileceğini kararlaştırdıklarını, gecikme sebebiyle davacıların uğradığı zararlara karşılık 30.01.2013 tarihine kadar tahakkuk etmiş geçmiş dönem tazminatları için m² başına 10 USD ödeme yapıldığını, davalının bu tarihte de bağımsız bölümlerin teslimini gerçekleştiremediğini, taşınmazları fiilen 31.07.2014 tarihinde pek çok eksiği ile birlikte teslim ettiğini, taşınmazların sözleşmede kararlaştırılan metrekareden yüzer metrekare daha küçük olduğunu ileri sürerek, sözleşmeye konu iki adet taşınmazın metrekare kaybı ve taşınmazların geç teslimi sebebiyle 01.02.2013 - 31.07.2014 dönemine ilişkin uğradıkları zararın tespiti ile 328.675,50 TL’nin işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında Autopia Beylikdüzü Otomobil AVM Projesi’ndeki B-91, 92, 93, 94, 95 ve 96 numaralı 6 adet bağımsız bölümün satışı hususunda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmede kararlaştırdıkları 31/12/2011 tarihinde bağımsız bölümleri teslim edemediğini, tarafların düzenledikleri ek sözleşme ile bağımsız bölümlerin 30.01.2013 tarihine kadar teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca geçmiş dönem tazminat hakları için metre kare başına ödeme yapıldığını, davalının bağımsız bölümleri, ek sözleşme ile kararlaştırılan tarihe kadar da teslim edemediğini, fiilen 31.07.2014 tarihinde pek çok eksiğiyle teslim ettiğini ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşmeye konu 6 adet taşınmazın geç teslim edilmesi nedeniyle 01.02.2013-31.07.2014 tarihleri arası için uğradıkları zararın tespiti ile şimdilik 301.000,00 TL'nin zararın doğduğu her ay sonundan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini, büyükşehir belediyesinin ruhsat iptali ve inşaatı durdurması gibi mücbir sebepler nedeniyle belli bir zaman inşaat yapılamadığını, taraflar arasında imzalanan ek sözleşme ile mücbir nedenlerin yol açtığı gecikme nedeniyle davacının uğradığı zarara karşılık 30.01.2013 tarihine kadar tahakkuk eden tazminat hakları için ödeme yapıldığını, davalının iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde;mücbir sebepler nedeniyle geç teslim olduğunu, eksik teslim iddialarının doğru olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2017 tarihli ve 2015/241 E., 2017/77 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye göre cezai şart niteliğindeki geç teslimden dolayı kira kaybı istenemeyeceği, ayrıca asıl davaya konu iki adet bağımsız bölümün sözleşmede belirtilen bürüt metrekare ve projeye uygun inşa edildiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2019 tarih ve 2017/3291 E., 2019/2570 K. sayılı kararıyla; gayrimenkul satış vaadine ilişkin sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 237 nci maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 213. maddesi) gereğince resmi şekilde yapılması gerektiği, anılan hükümde öngörülen şeklin geçerlilik şartı olduğu, bu şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler hüküm doğurmayacağından, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tazminat talebinde bulunulamayacağı, her ne kadar asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından taşınmazların tesliminde gecikilen bir dönem için ödeme yapılmış ise de, bu durumun asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından gecikilen sonraki dönemler için ödeme yapılması gerektiği yolunda bir yükümlülük getirmeyeceği, sözleşme konusu taşınmazlardan bir kısmının devri yapılmış olmakla, tarafların geçersiz sözleşmeye bu şekilde geçerlilik tanımaları, yani geçersiz sözleşmenin ifa edilmesinin tazminat ödenmesi için bir dayanak oluşturmayacağı, öte yandan bağımsız bölümlerin devri için tapuda yapılan resmi akitler sırasında geç teslim nedeniyle sözleşmeye bir şerh konulduğu, yahut bu konudaki hakkın saklı tutulduğu hususu ileri sürülmediği gibi ispat da edilmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 13.12.2021 tarih, 2020/4379 E. ve 2021/7101 K. sayılı kararıyla davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davacılar ile davalı şirket arasında tanzim edilen gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde; davalının sıfatının “yüklenici satıcı” olarak gösterildiği ve davacıların da davalının sıfatının yüklenici olduğunu iddia ettiği, geçerli bir kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yükleniciye ait olacağı kararlaştırılan bir bağımsız bölümün, yüklenici tarafından adi yazılı bir sözleşmeyle üçüncü bir kişiye satılması, Yargıtay'ın kökleşmiş uygulamasına göre, tapulu taşınmaza ilişkin bir satış sözleşmesi değil, Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve sonraki maddelerinde düzenlenen "alacağın temliki" hükümlerine tabi bir işlem olduğu, yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, kendisine düşen bir bağımsız bölümü üçüncü kişiye satmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde söz konusu bağımsız bölüm yönünden arsa sahibine karşı sahip olduğu alacağını, diğer bir ifadeyle sözleşmeden doğan kişisel hakkını (bağımsız bölümün mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteme hakkını) üçüncü kişiye temlik etmiş sayılacağı, kısaca, böyle durumlarda yüklenici ile üçüncü kişi arasında bir "alacağın temliki" sözleşmesi bulunduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 184. maddesinde alacağın temliki sözleşmesinin geçerliliğinin ise sadece yazılı şekle tabi tutulmuş olup, resmi şekle bağlanmadığı, temlik alan (alıcı), temlik edene (satıcıya) karşı, geçerli bir satış sözleşmesinden doğan tüm yasal haklarını talep edebileceği, davalı ile arsa sahipleri arasında mevcut ise resmi şekilde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin celbi ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gereğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazları temlik alan davacının, temlik eden davalıya karşı geçerli bir sözleşmeden kaynaklı tüm yasal haklarını talep edebileceği, asıl dava yönünden dava konusu yapılan iki adet taşınmazın sözleşme ve mimari projeye uygun brüt m2 olarak inşa edildiği, dolayısıyla bu yöndeki tazminat isteminin reddine karar verildiği, taşınmazların geç teslimi nedeniyle bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda belirtildiği üzere asıl dava yönünden davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının 289.915,00 TL, birleşen dava yönünden 6 adet taşınmaz için geç teslimden kaynaklı kira kaybının 772.595,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne 289.915,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulüne 772.595,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı Otomobil Dünyası İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., 2 Nolu Autopia Gülşah İnşaat San. ve Tic. A.Ş., 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı Otomobil Dünyası İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., 2 Nolu Autopia Gülşah İnşaat San. ve Tic. A.Ş., 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulduğunu, müvekkilinin davacı tarafa dolar yönünden kira verileceğine dair bir taahhüdünün bulunmadığını, bilirkişi raporunda hesaplanan bu değerlerin piyasa realitesinden uzak ve fahiş olduğunu, emsal kira sözleşmelerinin dosyaya sunulduğunu ancak hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, sözleşmede düzenlenen Shell (natamam) teslim hükümlerine uygun olarak dava konusu taşınmazın davacı tarafından teslim alması için davacıya tebliğ edilen davet yazısının bulunduğunu, davacının dava konusu taşınmazı 2013 yılının Eylül ayında teslim almış sayılması için yeterli olduğunu, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin adi yazılı şekilde düzenlendiğini ve geçersiz olduğunu, davacıların tapuyu devralırken herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, sözleşmenin tarafı Otomobil Dünyası İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş.nin tam bölünme yolu ile infisah ettiğini, bölünme planına göre davalının tüm hak ve borçlarının halef şirket 3 nolu Autopia Yönetim Hizmetleri şirketine geçtiğini ve husumetin bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen ek sözleşme ve protokollerin değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile satışı kararlaştırılan bağımsız bölümlerin sözleşmede belirtilen tarihte teslim edilmemesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 176 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Otomobil Dünyası İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., 2 Nolu Autopia Gülşah İnşaat San. ve Tic. A.Ş., 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sözleşmenin tarafı olan davalı şirketin tam bölünme yoluyla infisah ettiği ve hazırlanan bölünme planına göre davalı şirketin tüm hak ve borçlarının halef olarak 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San.ve Tic. A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğu yönündeki savunmanın, 6102 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesi çerçevesinde değerlendirilmeksizin hüküm tesisi yerinde görülmemiş ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4379 E. 2021/7101 K.
Ortak:gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi · kira kaybı · geçerlilik şartı · satış vaadi sözleşmesi · resmi şekil · kat karşılığı inşaat sözleşmesi · geç teslim · geçersiz sözleşme
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2017 tarihli ve 2015/241 E., 2017/77 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında yapılan «satış vaadi sözleşmesinin» «resmi şekilde» yapılmaması nedeniyle «geçersiz» olduğu, «geçersiz sözleşmeye» göre «cezai şart» niteliğindeki «geç teslimden» dolayı «kira kaybı» istenemeyeceği, ayrıca asıl davaya konu iki adet bağımsız «bölümün» sözleşmede belirtilen bürüt metrekare ve projeye uygun inşa edildiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
… kul satış vaadine ilişkin sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 237 nci maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 213. maddesi) gereğince «resmi şekilde» yapılması gerektiği, anılan hükümde öngörülen şeklin «geçerlilik şartı» olduğu, bu şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler hüküm doğurmayacağından, «geçersiz sözleşmeye» dayalı olarak tazminat talebinde bulunulamayacağı, her ne kadar asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından taşınmazların «tesliminde» gecikilen bir dönem için ödeme yapılmış ise de, bu durumun asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından gecikilen sonraki dönemler için ödeme yapılması gerektiği yolunda bir yükümlülük getirmeyeceği, sözleşme konusu taşınmazlardan bir kısmının devri yapılmış olmakla, tarafların geçersiz sözleşmeye bu şekilde geçerlilik tanımaları, yani geçersiz sözleşmenin «ifa» edilmesinin tazminat ödenmesi için bir dayanak oluşturmayacağı, öte yandan bağımsız bölümlerin devri için tapuda yapılan resmi akitler sırasında «geç teslim» nedeniyle sözleşmeye bir «şerh» konulduğu, yahut bu konudaki hakkın saklı tutulduğu hususu ileri sürülmediği gibi ispat da edilmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin isti …
… lar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalı arasında Autopia Beylikdüzü Otomobil AVM Projesi'ndeki B-86 ve B-87 numaralı bağımsız bölümlerin satışı hususunda «gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi» imzalandığını, akabinde B-86 nolu «bölümün» tapuda devrinin yapıldığını, diğer taşınmazın tapu devrinin halen gerçekleşmediğini, sözleşme uyarınca 31.12.2011 tarihi itibariyle «teslim» edilmesi gereken bağımsız bölümlerin fiilen teslim edilmediğini, tarafların daha sonra bir araya gelerek bağımsız bölümlerin en geç 30.01.2013 tarihine kadar teslim edileceğini kararlaştırdıklarını, gecikme sebebiyle davacıların uğradığı zararlara karşılık 30.01.2013 tarihine kadar tahakkuk etmiş geçmiş dönem tazminatları için m² başına 10 USD ödeme yapıldığını, davalının bu tarihte de bağımsız bölümlerin teslimini gerçekleştiremediğini, taşınmazları fiilen 31.07.2014 tarihinde pek çok eksiği ile birlikte teslim ettiğini, taşınmazların sözleşmede kararlaştırılan metrekareden yüzer metrekare daha küçük olduğunu ileri sürerek, sözleşmeye konu iki adet taşınmazın metrekare «kaybı» ve taşınmazların «geç teslimi» sebebiyle 01.02.2013 - 31.07.2014 dönemine ilişkin uğradıkları zararın tespiti ile 328.675,50 TL’nin işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline k …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında yapılan «satış vaadi sözleşmesinin» «resmi şekilde» yapılmaması nedeniyle «geçersiz» olduğu, «geçersiz sözleşmeye» göre «cezai şart» niteliğindeki «geç teslimden» dolayı «kira kaybı» istenemeyeceği, ayrıca asıl davaya konu iki adet bağımsız «bölümün» sözleşmede belirtilen bürüt metrekare ve projeye uygun inşa edildiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, gayrimenkul satış vaadine ilişkin sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nın 237. maddesi (818 Sayılı BK'nun 213. maddesi) gereğince «resmi şekilde» yapılması gerektiği, anılan hükümde öngörülen şeklin «geçerlilik şartı» olduğu, bu şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler hüküm doğurmayacağından, «geçersiz sözleşmeye» dayalı olarak tazminat talebinde bulunulamayacağı, her ne kadar asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından taşınmazların «tesliminde» gecikilen bir dönem için ödeme yapılmış ise de, bu durumun asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından gecikilen sonraki dönemler için ödeme yapılması gerektiği yolunda bir yükümlülük getirmeyeceği, sözleşme konusu taşınmazlardan bir kısmının devri yapılmış olmakla, tarafların geçersiz sözleşmeye bu şekilde geçerlilik tanımaları, yani geçersiz sözleşmenin «ifa» edilmesinin tazminat ödenmesi için bir dayanak oluşturmayacağı, öte yandan bağımsız bölümlerin devri için tapuda yapılan resmi akitler sırasında «geç teslim» nedeniyle sözleşmeye bir «şerh» konulduğu, yahut bu konudaki hakkın saklı tutulduğu hususu ileri sürülmediği gibi ispat da edilmediğinden, ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine …
2-Asıl ve birleşen davalar, gayrımenkul «satış vaadi sözleşmesi» ile satışı kararlaştırılan bağımsız bölümlerin sözleşmede belirtilen tarihte «teslim» edilmemesi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece sözleşmeler «resmi şekilde» yapılmaması sebebiyle «geçersiz» olduğundan bu talep yönünden davaların reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda davalı ile arsa sahipleri arasında mevcut ise «resmi şekilde» düzenlenen «kat karşılığı inşaat sözleşmesinin» celbi ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın asıl ve birleşen davada davacılar yararına bozularak kaldırılması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5688 E. 2014/10024 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş.nin tam bölünme yolu ile «infisah» ettiğini, bölünme planına göre davalının tüm hak ve borçlarının halef şirket 3 nolu Autopia Yönetim Hizmetleri şirketine geçtiğini ve «husumetin» bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen ek sözleşme ve «protokollerin» değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... yönünden davanın «husumetten» reddine, «dahili» davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... yönünden davanın «husumetten» reddine, «dahili» davalı ...
Şti. yönünden ise davanın kabulüne dair verilen kararın «dahili» davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 11.12.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle dahili davalı şirket yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3116 E. 2022/8583 K.
Ortak:infisah · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş.nin tam bölünme yolu ile «infisah» ettiğini, bölünme planına göre davalının tüm hak ve borçlarının halef şirket 3 nolu Autopia Yönetim Hizmetleri şirketine geçtiğini ve «husumetin» bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen ek sözleşme ve «protokollerin» değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sözleşmenin tarafı olan davalı şirketin tam bölünme yoluyla «infisah» ettiği ve hazırlanan bölünme planına göre davalı şirketin tüm hak ve borçlarının halef olarak 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San.ve Tic.
Benzer bu kararda… obil Dünyası İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin tam bölünme yoluyla bölünmesine ilişkin genel kurul kararının 30.06.2016 tarihinde tescil edildiği, tasfiyesiz «infisah» nedeniyle sicil «kaydının» 30.06.2016 tarihinde «terkin» olduğu, davanın ise 11.07.2016 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde davalı olarak "Hasyap Gayrimenkul Yatırım Pazarlama A.Ş.", davacılar olarak "Otomobil Dünyası İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin gösterildiği, bilahare davacı vekilince «ibraz» edilen 12.07.2016 tarihli dilekçe ile dava dilekçesinin başlığında davacı ...ni sehven davalı, davalı Otomobil Dünyası İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ni de s …
… Ş., DAVALI: Otomobil Dünyası İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. şeklinde düzelttiklerini beyan ettiği, Mahkemenin 19.01.2017 tarihli ön inceleme hazırlık tutanağı «ara» kararı ile "Tam bölünme yoluyla «sicilden terkin» edilen davalı şirket yerine kurulan şirketlere dava dilekçesi ve eklerinin tebliğine" karar verilerek, gerekçeli karar başlığında isimleri yazılı şirketler adına davalı olarak dava «dilekçesinin tebliğ» edildiği, davalı tarafça «husumet itirazında» bulunulduğu, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi uyarınca, ancak karşı tarafın açık «rızası» varsa veya maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan bir talebin bulunması halinde karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği yapılabileceği, dosya kapsamında davalı taraf değişikliği yapılması hususunda davacı tarafça yapılmış herhangi bir talep bulunmadığı, bu hali ile mahkemece talep olmaksızın res'en düzeltilen dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Otomobil Dünyası İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. yerine karar başlığında isimleri yazılı şirketlerin taraf değişikliği sonucunu doğuracak şekilde davaya «dahil» edilerek yargılama yapılıp karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, 6102 sayılı TTK’nın 159. maddesinin birinci fıkrasının, “Bir şirket tam veya kısmi bölünebilir. a) Tam bölünmede, şirketin tüm «malvarlığı» bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur.
Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen bu şirketin, tam bölünme yoluyla bölünmesine ilişkin genel kurul kararının 30.06.2016 tarihinde tescil edildiği, tasfiyesiz «infisah» nedeniyle sicil «kaydının» 30.06.2016 tarihinde «terkin» olduğu, davanın ise 11.07.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetim kayyımı · şirket bölünmesi · yönetim kayyımı · faaliyet raporu · kayyım atanması · husumet itirazı · dava dilekçesinin tebliği · butlan
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/114 Esas sayılı dosyası sonuçlanıncaya kadar yönetim ve sonrasında «denetim kayyımı» olarak Taner ...'ın atandığı, atama kararında kayyımın yetkisi borçlandırma işlemleri dışında acil ve mali konularla sınırlandırılmış olup, «şirketin bölünmesine» ilişkin işlemlerin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin tartışılması gerektiği, kayyım tarafından böyle bir plan hazırlanması görev kapsamında kabul edildiği takdirde «kayyım atanmasının» diğer organların yetkilerini ortadan kaldırmayacağından bu planın genel kurulda onaylanmasında herhangi bir hukuka aykırılık olmayacağı, ayrıca anılan bölünme kararı bakımından TTK’nın 173. maddesinin yollamada bulunduğu 151. maddesinde anılan nisaplara uyulduğunun anlaşıldığı, davacının ikinci iptal «sebebine» ilişkin olarak TTK’nın 171. maddesinde bir takım düzenlemeler öngörüldüğü, buna göre bölünmeye katılan şirketlerden her birinin, genel kurulun kararından iki ay önce merkezlerinde, halka açık «anonim şirketlerin» ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu'nun uygun gördüğü yerlerde, bölünme sözleşmesini veya bölünme planını, bölünme raporunu, «son» üç yılın finansal tabloları ile «faaliyet raporlarını» ve varsa «ara» bilançoları, bölünmeye katılan şirketlerin ortaklarının incelemesine sunacağı, ortakların, bölünmeye katılan şirketlerden, birinci fıkrada sayılan belgelerin kopyalarının kendilerine verilmesini isteyebileceği, suretler için bedel veya herhangi bir gider karşılığı istenemeyeceği, ortakların inceleme hakkına ilişkin düzenlemelere riayet edilmemiş olmasının doktrinde giderilebilir sakatlık olarak nitelendirildiği, giderilebilir sakatlıklarda hukuki sakatlığın giderilmesi için mahkemece süre verileceği, bu süreye ilişkin kanunda bir aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte huzurdaki dava bakımından böyle bir süre verilmesinin anlamının olmadığı, tüm bu tartışmaların ötesinde bölünme planı hazırlanmasının dava dışı kayyımın görev ve yetkisi dahilinde olmadığı sonucuna varılmış veya bölünmeye ilişkin belgelerin talep edildiği halde bir örneğinin kendisine «ibraz» edilmemiş olduğu tespit edilmiş olsa bile; yukarıda da tanımlandığı üzere Otomobil Dünyası A.Ş. yeni kuruluş yoluyla bölünmüş olup, bölünme tescil edildikten sonra tescilin onarıcı etkisi gereği yeni kurulan şirketin «butlanına» veya yokluğuna karar verilemeyeceğini (TTK md.
… Ş., DAVALI: Otomobil Dünyası İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. şeklinde düzelttiklerini beyan ettiği, Mahkemenin 19.01.2017 tarihli ön inceleme hazırlık tutanağı «ara» kararı ile "Tam bölünme yoluyla «sicilden terkin» edilen davalı şirket yerine kurulan şirketlere dava dilekçesi ve eklerinin tebliğine" karar verilerek, gerekçeli karar başlığında isimleri yazılı şirketler adına davalı olarak dava «dilekçesinin tebliğ» edildiği, davalı tarafça «husumet itirazında» bulunulduğu, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi uyarınca, ancak karşı tarafın açık «rızası» varsa veya maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan bir talebin bulunması halinde karşı tarafın rızası aranmaksızın taraf değişikliği yapılabileceği, dosya kapsamında davalı taraf değişikliği yapılması hususunda davacı tarafça yapılmış herhangi bir talep bulunmadığı, bu hali ile mahkemece talep olmaksızın res'en düzeltilen dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Otomobil Dünyası İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. yerine karar başlığında isimleri yazılı şirketlerin taraf değişikliği sonucunu doğuracak şekilde davaya «dahil» edilerek yargılama yapılıp karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, 6102 sayılı TTK’nın 159. maddesinin birinci fıkrasının, “Bir şirket tam veya kısmi bölünebilir. a) Tam bölünmede, şirketin tüm «malvarlığı» bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davacının iptale ilişkin olarak ileri sürdüğü iki nokta bulunduğu, bunlardan ilkinin şirkete atanan «yönetim kayyımının» bölünme ile ilgili «yetki» ve görevinin bulunmaması, ikincisinin ise bölünmeye ilişkin belgelerin talep edildiği halde kendilerine iletilmemiş olması olduğu, davacının, davalı şirkete yöneti …
1 gereği «butlan» veya yokluğa karar verilemeyeceği, her iki kararında geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağı dikkate alındığında bu yönde verilecek karar neticesinde bölünme işleminin iptali veya yok hükmünde olduğu kabul edilecek, bölünen «şirketin ihyası» yeni kurulan şirketlerin ise «fesih» ve terkininin gerekeceği, böyle bir sonucun hem hukuk ve işlem güvenliğinin sarsılmasına neden olacak hem de kanuni düzenlemeye aykırılık teşkil edeceği, yine yeni kurulan «şirketlerin feshi» için bu şirketlerin tescil ve ilanından sonra kanunda öngörülen üç aylık «hak düşürücü süre» de geçirilmiş olduğundan yeni kurulan davalı şirketlerin feshinin de artık mümkün olmadığı, «son» olarak TTK m.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4419 E. 2019/3835 K.
Ortak:infisah
İncelediğiniz karardaA.Ş.nin tam bölünme yolu ile «infisah» ettiğini, bölünme planına göre davalının tüm hak ve borçlarının halef şirket 3 nolu Autopia Yönetim Hizmetleri şirketine geçtiğini ve «husumetin» bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen ek sözleşme ve «protokollerin» değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Sözleşmenin tarafı olan davalı şirketin tam bölünme yoluyla «infisah» ettiği ve hazırlanan bölünme planına göre davalı şirketin tüm hak ve borçlarının halef olarak 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San.ve Tic.
Benzer bu karardaA.Ş.'nin 11.04.2016 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında şirketin tam bölünme suretiyle tasfiyesiz «infisah» kararı alındığını, anılan kararın Ticaret Sicil Gazetesi’nin 11.7.2016 tarih, 9112. sayısının 471. sayfasında tescil ve «ilan» edildiğini bildirmiş ve anılan Ticaret Sicil Gazetesi örneğini «ibraz» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · kayyım atanması · şirketin feshi · kayyım · olağanüstü genel kurul · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih
Benzer bu karardaA.Ş.'nin taraflar arasındaki bölünme sözleşmesi uyarınca bölünmesi, bu mümkün olmadığı takdirde bölünme sözleşmesi uyarınca «şirketin feshi» veya bölünme sözleşmesi ve ek sözleşmeler uyarınca tasfiyesi, olmadığı takdirde haklı nedenlerle şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile «kayyım atanması» istemlerine ilişkindir.
A.Ş.'nin feshi ile tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Yusuf Küskün'ün atanmasına ve kendisine aylık 2.000,00 TL ücretin feshedilen şirketçe ödenmesine, «kayyımın» görevinin «hükmün kesinleşeceği» tarihe kadar aynen devamına dair verilen kararın davacı vekili, davalılar Keleşoğlu İnş.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile 6102 sayılı TTK’nın 531. maddesi uyarınca şirketin «fesih» ile tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
A.Ş.'nin 11.04.2016 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında şirketin tam bölünme suretiyle tasfiyesiz «infisah» kararı alındığını, anılan kararın Ticaret Sicil Gazetesi’nin 11.7.2016 tarih, 9112. sayısının 471. sayfasında tescil ve «ilan» edildiğini bildirmiş ve anılan Ticaret Sicil Gazetesi örneğini «ibraz» etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4326 E. , 2024/1803 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/71 Esas, 2023/335 Karar
DAVACILAR 1- ...
...
BİRLEŞEN DAVADA DAVACI Alkar Otomotiv San. Tic.Ltd. Şti.vekili Avukat ...
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
1 Nolu Autopia Keleş İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş.
2 Nolu Autopia Gülşah İnşaat Sanayi ve Tic.A.Ş.
3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San.ve Tic.A.Ş. vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVA
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/325 E.
DAVA TARİHİ 12.03.2015 (asıl dava), 31.03.2015 (birleşen dava)
HÜKÜM
Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın kabulü
TEMYİZ EDENLER
1-Asıl ve birleşen davada davalı Otomobil Dünyası İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş. 2 Nolu Autopia Gülşah İnşaat San. ve Tic. A.Ş.- 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı Otomobil Dünyası İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., 2 Nolu Autopia Gülşah İnşaat San. ve Tic. A.Ş., 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalı arasında Autopia Beylikdüzü Otomobil AVM Projesi'ndeki B-86 ve B-87 numaralı bağımsız bölümlerin satışı hususunda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, akabinde B-86 nolu bölümün tapuda devrinin yapıldığını, diğer taşınmazın tapu devrinin halen gerçekleşmediğini, sözleşme uyarınca 31.12.2011 tarihi itibariyle teslim edilmesi gereken bağımsız bölümlerin fiilen teslim edilmediğini, tarafların daha sonra bir araya gelerek bağımsız bölümlerin en geç 30.01.2013 tarihine kadar teslim edileceğini kararlaştırdıklarını, gecikme sebebiyle davacıların uğradığı zararlara karşılık 30.01.2013 tarihine kadar tahakkuk etmiş geçmiş dönem tazminatları için m² başına 10 USD ödeme yapıldığını, davalının bu tarihte de bağımsız bölümlerin teslimini gerçekleştiremediğini, taşınmazları fiilen 31.07.2014 tarihinde pek çok eksiği ile birlikte teslim ettiğini, taşınmazların sözleşmede kararlaştırılan metrekareden yüzer metrekare daha küçük olduğunu ileri sürerek, sözleşmeye konu iki adet taşınmazın metrekare kaybı ve taşınmazların geç teslimi sebebiyle 01.02.2013 - 31.07.2014 dönemine ilişkin uğradıkları zararın tespiti ile 328.675,50 TL’nin işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında Autopia Beylikdüzü Otomobil AVM Projesi’ndeki B-91, 92, 93, 94, 95 ve 96 numaralı 6 adet bağımsız bölümün satışı hususunda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmede kararlaştırdıkları 31/12/2011 tarihinde bağımsız bölümleri teslim edemediğini, tarafların düzenledikleri ek sözleşme ile bağımsız bölümlerin 30.01.2013 tarihine kadar teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca geçmiş dönem tazminat hakları için metre kare başına ödeme yapıldığını, davalının bağımsız bölümleri, ek sözleşme ile kararlaştırılan tarihe kadar da teslim edemediğini, fiilen 31.07.2014 tarihinde pek çok eksiğiyle teslim ettiğini ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşmeye konu 6 adet taşınmazın geç teslim edilmesi nedeniyle 01.02.2013-31.07.2014 tarihleri arası için uğradıkları zararın tespiti ile şimdilik 301.000,00 TL'nin zararın doğduğu her ay sonundan itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini, büyükşehir belediyesinin ruhsat iptali ve inşaatı durdurması gibi mücbir sebepler nedeniyle belli bir zaman inşaat yapılamadığını, taraflar arasında imzalanan ek sözleşme ile mücbir nedenlerin yol açtığı gecikme nedeniyle davacının uğradığı zarara karşılık 30.01.2013 tarihine kadar tahakkuk eden tazminat hakları için ödeme yapıldığını, davalının iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde;mücbir sebepler nedeniyle geç teslim olduğunu, eksik teslim iddialarının doğru olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2017 tarihli ve 2015/241 E., 2017/77 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye göre cezai şart niteliğindeki geç teslimden dolayı kira kaybı istenemeyeceği, ayrıca asıl davaya konu iki adet bağımsız bölümün sözleşmede belirtilen bürüt metrekare ve projeye uygun inşa edildiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2019 tarih ve 2017/3291 E., 2019/2570 K. sayılı kararıyla; gayrimenkul satış vaadine ilişkin sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 237 nci maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 213. maddesi) gereğince resmi şekilde yapılması gerektiği, anılan hükümde öngörülen şeklin geçerlilik şartı olduğu, bu şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler hüküm doğurmayacağından, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tazminat talebinde bulunulamayacağı, her ne kadar asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından taşınmazların tesliminde gecikilen bir dönem için ödeme yapılmış ise de, bu durumun asıl ve birleşen davanın davalısı tarafından gecikilen sonraki dönemler için ödeme yapılması gerektiği yolunda bir yükümlülük getirmeyeceği, sözleşme konusu taşınmazlardan bir kısmının devri yapılmış olmakla, tarafların geçersiz sözleşmeye bu şekilde geçerlilik tanımaları, yani geçersiz sözleşmenin ifa edilmesinin tazminat ödenmesi için bir dayanak oluşturmayacağı, öte yandan bağımsız bölümlerin devri için tapuda yapılan resmi akitler sırasında geç teslim nedeniyle sözleşmeye bir şerh konulduğu, yahut bu konudaki hakkın saklı tutulduğu hususu ileri sürülmediği gibi ispat da edilmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 13.12.2021 tarih, 2020/4379 E. ve 2021/7101 K. sayılı kararıyla davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davacılar ile davalı şirket arasında tanzim edilen gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde; davalının sıfatının “yüklenici satıcı” olarak gösterildiği ve davacıların da davalının sıfatının yüklenici olduğunu iddia ettiği, geçerli bir kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yükleniciye ait olacağı kararlaştırılan bir bağımsız bölümün, yüklenici tarafından adi yazılı bir sözleşmeyle üçüncü bir kişiye satılması, Yargıtay'ın kökleşmiş uygulamasına göre, tapulu taşınmaza ilişkin bir satış sözleşmesi değil, Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve sonraki maddelerinde düzenlenen "alacağın temliki" hükümlerine tabi bir işlem olduğu, yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, kendisine düşen bir bağımsız bölümü üçüncü kişiye satmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde söz konusu bağımsız bölüm yönünden arsa sahibine karşı sahip olduğu alacağını, diğer bir ifadeyle sözleşmeden doğan kişisel hakkını (bağımsız bölümün mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteme hakkını) üçüncü kişiye temlik etmiş sayılacağı, kısaca, böyle durumlarda yüklenici ile üçüncü kişi arasında bir "alacağın temliki" sözleşmesi bulunduğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 184.
maddesinde alacağın temliki sözleşmesinin geçerliliğinin ise sadece yazılı şekle tabi tutulmuş olup, resmi şekle bağlanmadığı, temlik alan (alıcı), temlik edene (satıcıya) karşı, geçerli bir satış sözleşmesinden doğan tüm yasal haklarını talep edebileceği, davalı ile arsa sahipleri arasında mevcut ise resmi şekilde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin celbi ile oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gereğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazları temlik alan davacının, temlik eden davalıya karşı geçerli bir sözleşmeden kaynaklı tüm yasal haklarını talep edebileceği, asıl dava yönünden dava konusu yapılan iki adet taşınmazın sözleşme ve mimari projeye uygun brüt m2 olarak inşa edildiği, dolayısıyla bu yöndeki tazminat isteminin reddine karar verildiği, taşınmazların geç teslimi nedeniyle bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda belirtildiği üzere asıl dava yönünden davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının 289.915,00 TL, birleşen dava yönünden 6 adet taşınmaz için geç teslimden kaynaklı kira kaybının 772.595,00 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne 289.915,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulüne 772.595,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı Otomobil Dünyası İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., 2 Nolu Autopia Gülşah İnşaat San. ve Tic. A.Ş., 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı Otomobil Dünyası İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., 2 Nolu Autopia Gülşah İnşaat San. ve Tic. A.Ş., 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulduğunu, müvekkilinin davacı tarafa dolar yönünden kira verileceğine dair bir taahhüdünün bulunmadığını, bilirkişi raporunda hesaplanan bu değerlerin piyasa realitesinden uzak ve fahiş olduğunu, emsal kira sözleşmelerinin dosyaya sunulduğunu ancak hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, sözleşmede düzenlenen Shell (natamam) teslim hükümlerine uygun olarak dava konusu taşınmazın davacı tarafından teslim alması için davacıya tebliğ edilen davet yazısının bulunduğunu, davacının dava konusu taşınmazı 2013 yılının Eylül ayında teslim almış sayılması için yeterli olduğunu, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin adi yazılı şekilde düzenlendiğini ve geçersiz olduğunu, davacıların tapuyu devralırken herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, sözleşmenin tarafı Otomobil Dünyası İnş.
Tur. San. ve Tic. A.Ş.nin tam bölünme yolu ile infisah ettiğini, bölünme planına göre davalının tüm hak ve borçlarının halef şirket 3 nolu Autopia Yönetim Hizmetleri şirketine geçtiğini ve husumetin bu şirkete yöneltilmesi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen ek sözleşme ve protokollerin değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile satışı kararlaştırılan bağımsız bölümlerin sözleşmede belirtilen tarihte teslim edilmemesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 176 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Otomobil Dünyası İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., 2 Nolu Autopia Gülşah İnşaat San. ve Tic. A.Ş., 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sözleşmenin tarafı olan davalı şirketin tam bölünme yoluyla infisah ettiği ve hazırlanan bölünme planına göre davalı şirketin tüm hak ve borçlarının halef olarak 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San.ve Tic. A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğu yönündeki savunmanın, 6102 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesi çerçevesinde değerlendirilmeksizin hüküm tesisi yerinde görülmemiş ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davalı Otomobil Dünyası İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., 2 Nolu Autopia Gülşah İnşaat San. ve Tic. A.Ş., 3 Nolu Autopia Yönetim Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051038000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz