6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2206 E. 2012/3872 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer tahsilat savunma hakkının kısıtlanması pay sahipliği savunma hakkı mükerrerlik kısıtlılık kamu düzeni alacak davası tenfiz ortaklık ilişkisi ek tasfiye

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440 · TTK — TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacının Alman mahkemelerinde açtığı davada davalı şirkette ortaklığının bulunduğu kabul edilerek karar verildiği, ancak Türk mahkemelerinde açılan bu tür alacak davalarının davacının şirkete karşı ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, şirket ortağı bulunmadığı gerekçeleri ile TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, kararların Yargıtay'ca onaylandığı, yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, kanun önünde eşitlik ilkesine ve kamu düzenine aykırı olacağı, tenfize konu kararda hisselerin iadesine karar verilmediğinden tenfizin kabulü halinde mükerrer tahsilat yapılabileceği, yabancı mahkeme yargılamasında davalının savunma hakkının kısıtlandığı ve gıyap kararı verilerek davacının iddiaları incelenmeden kabul edildiği, bu durumun da Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek karar davacı yararına bozulmuştur.

Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11616 E. 2010/11986 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4308 E. 2011/15004 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Pay sahipliği

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8698 E. 2011/12207 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13096 E. 2012/20503 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13095 E. 2012/20502 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/2206 E.  ,  2012/3872 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2009 tarih ve 2009/298-2009/529 sayılı kararı bozan Daire’nin 14/11/2011 gün ve 2010/4308-2011/15004 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden kar payı karşılığında para tahsil ettiğini ve parasını geri ödemediğini, müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine Herne-Wanna Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan alacak davasının kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, Herne-Wanna Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararın ve masraf tespitine ilişkin kararın tenfizini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yabancı mahkeme ilamının maddi hukukumuzdaki kamu düzenine aykırı olduğunu, Türk mahkemelerinde aynı konudaki davalarda verilen kararlarla çeliştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının Alman mahkemelerinde açtığı davada davalı şirkette ortaklığının bulunduğu kabul edilerek karar verildiği, ancak Türk mahkemelerinde açılan bu tür alacak davalarının davacının şirkete karşı ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, şirket ortağı bulunmadığı gerekçeleri ile TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, kararların Yargıtay'ca onaylandığı, yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, kanun önünde eşitlik ilkesine ve kamu düzenine aykırı olacağı, tenfize konu kararda hisselerin iadesine karar verilmediğinden tenfizin kabulü halinde mükerrer tahsilat yapılabileceği, yabancı mahkeme yargılamasında davalının savunma hakkının kısıtlandığı ve gıyap kararı verilerek davacının iddiaları incelenmeden kabul edildiği, bu durumun da Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.11.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek karar davacı yararına bozulmuştur.

Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 15/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049585100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.