Tanıma Ve Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11616 E. 2010/11986 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tenfiz↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davada yetkili mahkemenin HUMK 17 nci maddesi gereğince Yozgat Mahkemeleri yetkili olduğu, ibraz edilen kararın gıyapda verildiği ve savunma imkanı tanınmadığı, tenfiz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin tenfizi üzerine hüküm Dairemizin 06.07.2010 günlü ilamında yazılı gerekçelerler bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme istemiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2206 E. 2012/3872 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece davada yetkili mahkemenin HUMK 17 nci maddesi gereğince Yozgat Mahkemeleri yetkili olduğu, «ibraz» edilen kararın gıyapda verildiği ve savunma imkanı tanınmadığı, «tenfiz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin tenfizi üzerine hüküm Dairemizin 06.07.2010 günlü ilamında yazılı gerekçelerler bozulmuştur.
Benzer bu kararda… hkemece, davacının Alman mahkemelerinde açtığı davada davalı şirkette ortaklığının bulunduğu kabul edilerek karar verildiği, ancak Türk mahkemelerinde açılan bu tür «alacak davalarının» davacının şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı bulunmadığı gerekçeleri ile TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, kararların Yargıtay'ca onaylandığı, yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, kanun önünde eşitlik ilkesine ve «kamu düzenine» aykırı olacağı, tenfize konu kararda hisselerin iadesine karar verilmediğinden tenfizin kabulü halinde «mükerrer tahsilat» yapılabileceği, yabancı mahkeme yargılamasında davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve gıyap kararı verilerek davacının iddiaları incelenmeden kabul edildiği, bu durumun da Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine dair veril …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · mükerrerlik · kısıtlılık · kamu düzeni · alacak davası · ortaklık ilişkisi
Benzer bu kararda… hkemece, davacının Alman mahkemelerinde açtığı davada davalı şirkette ortaklığının bulunduğu kabul edilerek karar verildiği, ancak Türk mahkemelerinde açılan bu tür «alacak davalarının» davacının şirkete karşı «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, şirket ortağı bulunmadığı gerekçeleri ile TTK 405/2 maddesinde "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yasal düzenleme karşısında reddedildiği, kararların Yargıtay'ca onaylandığı, yasal düzenleme karşısında yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmesi halinde açıkça Türk yasalarına aykırı bir durum oluşacağı, kanun önünde eşitlik ilkesine ve «kamu düzenine» aykırı olacağı, tenfize konu kararda hisselerin iadesine karar verilmediğinden tenfizin kabulü halinde «mükerrer tahsilat» yapılabileceği, yabancı mahkeme yargılamasında davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve gıyap kararı verilerek davacının iddiaları incelenmeden kabul edildiği, bu durumun da Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine dair veril …
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11614 E. 2010/11712 K.
Ortak:yetki/yetkisizlik
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı şirketin ortağı olması nedeniyle HUMK'nun 17.maddesi gereğince «kesin» yetkili mahkemenin Yozgat Mahkemeleri olduğu, öte yandan davalının «savunma hakkının» da ihlal edilmiş bulunduğu, MÖHUK'un 38. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/11616 E. , 2010/11986 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2007 gün ve 2007/280-2007/655 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.07.2010 gün ve 2008/12880-2010/8095 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ve yönetim kurulu başkanı aleyhine davacının Stutgart Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı alacak davasının kabulü kararı verildiğini, yerel mahkeme kararının 24.10.2006 tarihinde kesinleştiğini belirterek yabancı mahkeme ilamının ve masraf tespitine ilişkin ek kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davada yetkili mahkemenin HUMK 17 nci maddesi gereğince Yozgat Mahkemeleri yetkili olduğu, ibraz edilen kararın gıyapda verildiği ve savunma imkanı tanınmadığı, tenfiz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin tenfizi üzerine hüküm Dairemizin 06.07.2010 günlü ilamında yazılı gerekçelerler bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme istemiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044155800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz