İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8448 E. 2012/4314 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlığın giderilmesi kararı↗ sevk irsaliyesi↗ irsaliye↗ uyuşmazlık konusu↗ bilirkişi incelemesi↗ ihtarname↗ dava sebebi↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra taraflardan delilleri istenmiş, davacı vekili daha önce ibraz ettiği delillerini tekrar sunmuş, davalı vekili başkaca delil sunmamış, mahkemece, bozma ilamından önce alınan 28.08.2004 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar esas alınarak, davanın önceki kararda olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa uyulan bozma ilamında, taraflar arasında teslim edilen süt miktarı konusunda uyuşmazlık olduğu belirtilmiş, bu uyuşmazlığın giderilmesinin gerekliliği üzerinde durulmuştur. Davacı, gerek davalıya keşide ettiği 04.09.2002 tarihli ihtarnamede ve gerekse 02-10/08/2002 tarihlerini kapsayan 9 adet sevk irsaliyesinde, teslim ettiği süt miktarını 69.011 lt olarak belirtilmiş, davalı ise, davacıya keşide ettiği 13.09.2002 tarihli cevabi ihtarnamesinde, davalara cevap dilekçelerinde ve 02-10/08/2002 tarihlerini kapsayan 8 adet tutanakta teslim alınan sütün 61.885 lt olduğunu kabul etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, hesaplama davacının iddia ettiği miktara göre yapılmıştır. Halbuki miktar konusunda taraflar arasında bir uzlaşma bulunmamaktadır. Miktar konusundaki uyuşmazlığın sebebini, davacının 06.08.2002 tarihli sevk irsaliyesinde belirtilen 7126 lt sütü teslim ettiğini iddia etmesine karşın, davalının o gün süt teslimatı yapılmadığı yönündeki itirazı oluşturmaktadır.
Şu halde, taraflarca sunulan delillere göre teslim edilen süt miktarının tespiti ve uyuşmazlık konusu olmayan 06.08.2002 tarihli 6.800 TL miktarlı ödeme de dikkate alınarak, davacının süt bedeli dolayısı ile bir alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12810 E. 2014/2636 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı, gerek davalıya keşide ettiği 04.09.2002 tarihli «ihtarnamede» ve gerekse 02-10/08/2002 tarihlerini kapsayan 9 adet «sevk irsaliyesinde», «teslim» ettiği süt miktarını 69.011 lt olarak belirtilmiş, davalı ise, davacıya keşide ettiği 13.09.2002 tarihli cevabi ihtarnamesinde, davalara cevap dilekçelerinde ve 02-10/08/2002 tarihlerini kapsayan 8 adet tutanakta teslim alınan sütün 61.885 lt olduğunu kabul etmiştir.
Miktar konusundaki uyuşmazlığın «sebebini», davacının 06.08.2002 tarihli «sevk irsaliyesinde» belirtilen 7126 lt sütü «teslim» ettiğini iddia etmesine karşın, davalının o gün süt teslimatı yapılmadığı yönündeki itirazı oluşturmaktadır.
Oysa uyulan bozma ilamında, taraflar arasında «teslim» edilen süt miktarı konusunda uyuşmazlık olduğu belirtilmiş, bu «uyuşmazlığın giderilmesinin» gerekliliği üzerinde durulmuştur.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/91 esas sayılı dosyasında, müvekkilinin süt üreticilerinden topladığı sütleri davalıya «teslim» ettiğini, süt bedellerini kendisinin ödediğini, buna karşılık süt üreticilerinden «temlikname» aldığını, icra takibinde 6.800 TL «kısmi ödeme» düşüldükten sonra 12.790,91 TL «asıl alacak» talep ettiklerini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiş, Dairemizin bozma ilamında ise taraflar arasında teslim edilen süt miktarı konusunda uyuşmazlık bulunduğu, davacının 69.011 Lt süt teslim ettiğini, davalının ise 61.885 Lt süt aldığını beyan ettiği, aralarındaki ihtilafın 06.08.2002 tarihli 7.126 Lt süt teslimine ilişkin «sevk irsaliyesinden» kaynaklandığı, teslim edilen süt miktarının tespiti ile ödenen 6.800 TL'nin de yapılan hesaplamada nazara alınması gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece isabetli o …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davaya yönelik «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin «hükmün kesinleştiği», birleşen 2003/114 esas sayılı davada 7.126 Lt sütün «teslim» edildiğinin ispatlanamadığı, bu miktar sütün taşıma bedelinden düşülmesi durumunda alacak miktarının 2.190,73 TL olduğu, birleşen 2004/91 esas sayılı davada ise talep edilen miktardan ödenen 6.800 TL'nin «mahsup» edildiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen 2004/91 esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 12.790,91 T …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/91 esas sayılı dosyasında süt üreticilerinden topladığı sütlere karşılık almış olduğu «temliknamelerdeki» toplam süt miktarının 69.001 Lt olduğu, işbu dava yönünden de «teslim» edilen süt miktarı yönünden uyuşmazlık bulunduğu nazara alınmadan, yani bir başka deyişle teslim edilmeyen süt miktarı sadece birleşen Ödemiş 2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · hükmün kesinleşmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · mahsup · temlik · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davaya yönelik «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin «hükmün kesinleştiği», birleşen 2003/114 esas sayılı davada 7.126 Lt sütün «teslim» edildiğinin ispatlanamadığı, bu miktar sütün taşıma bedelinden düşülmesi durumunda alacak miktarının 2.190,73 TL olduğu, birleşen 2004/91 esas sayılı davada ise talep edilen miktardan ödenen 6.800 TL'nin «mahsup» edildiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen 2004/91 esas sayılı dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 12.790,91 T …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/91 esas sayılı dosyasında, müvekkilinin süt üreticilerinden topladığı sütleri davalıya «teslim» ettiğini, süt bedellerini kendisinin ödediğini, buna karşılık süt üreticilerinden «temlikname» aldığını, icra takibinde 6.800 TL «kısmi ödeme» düşüldükten sonra 12.790,91 TL «asıl alacak» talep ettiklerini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiş, Dairemizin bozma ilamında ise taraflar arasında teslim edilen süt miktarı konusunda uyuşmazlık bulunduğu, davacının 69.011 Lt süt teslim ettiğini, davalının ise 61.885 Lt süt aldığını beyan ettiği, aralarındaki ihtilafın 06.08.2002 tarihli 7.126 Lt süt teslimine ilişkin «sevk irsaliyesinden» kaynaklandığı, teslim edilen süt miktarının tespiti ile ödenen 6.800 TL'nin de yapılan hesaplamada nazara alınması gerektiğine işaret olunmuş, mahkemece isabetli o …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/91 esas sayılı dosyasında süt üreticilerinden topladığı sütlere karşılık almış olduğu «temliknamelerdeki» toplam süt miktarının 69.001 Lt olduğu, işbu dava yönünden de «teslim» edilen süt miktarı yönünden uyuşmazlık bulunduğu nazara alınmadan, yani bir başka deyişle teslim edilmeyen süt miktarı sadece birleşen Ödemiş 2.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/114 esas sayılı dosyasında talep edilen nakliye bedelinden «mahsup» edilip, birleşen Ödemiş 2.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6685 E. 2021/7156 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz karardaMiktar konusundaki uyuşmazlığın «sebebini», davacının 06.08.2002 tarihli «sevk irsaliyesinde» belirtilen 7126 lt sütü «teslim» ettiğini iddia etmesine karşın, davalının o gün süt teslimatı yapılmadığı yönündeki itirazı oluşturmaktadır.
Benzer bu karardaBu aşamada bozma «sebebine» göre temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… eliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7/1-a maddesi anlamında soyut «ayırt ediciliği» haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/«son» maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14626 E. 2011/8716 K.
Ortak:ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra taraflardan delilleri istenmiş, davacı vekili daha önce «ibraz» ettiği delillerini tekrar sunmuş, davalı vekili başkaca delil sunmamış, mahkemece, bozma ilamından önce alınan 28.08.2004 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar esas alınarak, davanın önceki kararda olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa uyulan bozma ilamında, taraflar arasında «teslim» edilen süt miktarı konusunda uyuşmazlık olduğu belirtilmiş, bu «uyuşmazlığın giderilmesinin» gerekliliği üzerinde durulmuştur.
Davacı, gerek davalıya keşide ettiği 04.09.2002 tarihli «ihtarnamede» ve gerekse 02-10/08/2002 tarihlerini kapsayan 9 adet «sevk irsaliyesinde», «teslim» ettiği süt miktarını 69.011 lt olarak belirtilmiş, davalı ise, davacıya keşide ettiği 13.09.2002 tarihli cevabi ihtarnamesinde, davalara cevap dilekçelerinde ve 02-10/08/2002 tarihlerini kapsayan 8 adet tutanakta teslim alınan sütün 61.885 lt olduğunu kabul etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı tarafa delillerini «ibraz» etmesi için verilen «kesin sürenin» usulüne uygun verilmediği, davacının «teslim» ettiğini ileri sürdüğü sütü teslim alan kişinin davalının çalışanı olup olmadığının ve akdi ilişkinin varlığının tesbiti için davalı şirketin yetkilisinin «isticvap» edilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında süt toplama ve satımı konusunda «cari hesap ilişkisinin» bulunduğu, davaya konu süt bedelleri ile taşıma bedeli dışındaki teslim edilen süt bedellerinin davalı tarafından cari hesap ilişkisi içinde ödendiği, davaya konu iki ayrı teslim belgesinde imzası bulunan kişinin davalı adına sütleri teslim alan kişi olduğu, ancak davalı tarafından teslim alınan bu sütlerin ve nakliye bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.200,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ilişkisi · isticvap · cari hesap · kesin süre · temerrüt faizi · temerrüt · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı tarafa delillerini «ibraz» etmesi için verilen «kesin sürenin» usulüne uygun verilmediği, davacının «teslim» ettiğini ileri sürdüğü sütü teslim alan kişinin davalının çalışanı olup olmadığının ve akdi ilişkinin varlığının tesbiti için davalı şirketin yetkilisinin «isticvap» edilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında süt toplama ve satımı konusunda «cari hesap ilişkisinin» bulunduğu, davaya konu süt bedelleri ile taşıma bedeli dışındaki teslim edilen süt bedellerinin davalı tarafından cari hesap ilişkisi içinde ödendiği, davaya konu iki ayrı teslim belgesinde imzası bulunan kişinin davalı adına sütleri teslim alan kişi olduğu, ancak davalı tarafından teslim alınan bu sütlerin ve nakliye bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.200,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8448 E. , 2012/4314 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2004/91 E.S.
Taraflar arasında görülen davada Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/02/2010 tarih ve 2009/324-2010/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ,... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davalının müvekkiline teslim ettiği sütlerin bozuk çıktığını, ancak bedellerinin peşin ödenmiş olması nedeniyle iade etmediğini, ayrıca davalıya verilen soğutma tankının da iade edilmediğini, davalının 9 gün boyunca bozuk süt teslim etmesi nedeniyle fabrikanın 1/3 kapasite düşüklüğü olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000 TL ödenen süt bedellerinin istirdadı, 1.000 TL soğutma tankı bedeli ve 1.000 TL fabrikanın kapasite düşüklüğü nedeniyle uğranılan zarar olmak üzere 3.000 TL’nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı/birleşen davaların davacısı vekili, asıl davanın reddi ile birleşen davalarında, müvekkilinin üreticilerden temlikname ile devraldığı süt bedellerinin ve ayrıca kendisi tarafından yapılan süt taşıma bedelinin davacı yanca ödenmediğini ileri sürerek, 14.023 TL süt bedeli, 2.687 TL taşıma bedelinin davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemenin, asıl davanın reddine, birleşen 2004/91 esas sayılı davanın 12.790,91 TL süt bedeli olarak kısmen kabulüne birleşen 2003/114 esas sayılı davanın 2.442,98 YTL olarak kısmen kabulüne ilişkin kararı, Daire'miz'in 6.04.20009 tarihli ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, tüm dosya kapsamı ve bozma öncesi alınan 28.08.2004 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleşen davaların 12.790,91 TL ve 2.442,98 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davanın davacısı-birleşen davaların davalısı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıda (2) ve (3) nolu bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyasındaki bilgilere göre, mahkemenin 03.05.2007 tarihli ilk kararının birleşen davaların davacısı tarafından Ödemiş İcra Müdürlüğünün 2007/3057 E sayılı dosyasında takibe konulduğu, takip dosyasına sunulan 14.05.2008 tarihli temlikname ile
davacı ...'ın iş bu davalara konu alacaklarını dava dışı Habib Dönmez'e temlik ettiği, temliknamenin icra müdürlüğünce mümeyyiz davalıya tebliğ olunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda HUMK.nun 186 (HMK 124) maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, aktif dava ehliyeti kalmayan davacının huzuruyla davaya devam olunup, davacı yararına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Kabule göre de, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği yerine getirilmemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra taraflardan delilleri istenmiş, davacı vekili daha önce ibraz ettiği delillerini tekrar sunmuş, davalı vekili başkaca delil sunmamış, mahkemece, bozma ilamından önce alınan 28.08.2004 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar esas alınarak, davanın önceki kararda olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa uyulan bozma ilamında, taraflar arasında teslim edilen süt miktarı konusunda uyuşmazlık olduğu belirtilmiş, bu uyuşmazlığın giderilmesinin gerekliliği üzerinde durulmuştur. Davacı, gerek davalıya keşide ettiği 04.09.2002 tarihli ihtarnamede ve gerekse 02-10/08/2002 tarihlerini kapsayan 9 adet sevk irsaliyesinde, teslim ettiği süt miktarını 69.011 lt olarak belirtilmiş, davalı ise, davacıya keşide ettiği 13.09.2002 tarihli cevabi ihtarnamesinde, davalara cevap dilekçelerinde ve 02-10/08/2002 tarihlerini kapsayan 8 adet tutanakta teslim alınan sütün 61.885 lt olduğunu kabul etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, hesaplama davacının iddia ettiği miktara göre yapılmıştır. Halbuki miktar konusunda taraflar arasında bir uzlaşma bulunmamaktadır.
Miktar konusundaki uyuşmazlığın sebebini, davacının 06.08.2002 tarihli sevk irsaliyesinde belirtilen 7126 lt sütü teslim ettiğini iddia etmesine karşın, davalının o gün süt teslimatı yapılmadığı yönündeki itirazı oluşturmaktadır.
Şu halde, taraflarca sunulan delillere göre teslim edilen süt miktarının tespiti ve uyuşmazlık konusu olmayan 06.08.2002 tarihli 6.800 TL miktarlı ödeme de dikkate alınarak, davacının süt bedeli dolayısı ile bir alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049327300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz