İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/3696 E. 2010/10277 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz↗ içtihadı birleştirme kararı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, 2.759,00 TL'nın 23.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsil edilecek şekilde itirazın iptali ile takibin devamına, inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1-Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır.Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 sayılı Kararı’nda da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davasının amacı borçlunun itirazı sonucu duran bir icra takibinin devamını sağlamaktır.Bu durumda mahkemece takibe tamamen veya kısmen haksız olarak itiraz edildiği sonucuna varılması halinde haklılık durumuna göre itiraz sonucu duran icra takibinin devamına olanak verecek şekilde hüküm kurulması gerekmektedir.Oysaki mahkemece kısa kararda 2.759,00 YTL’nin faiziyle tahsiline denilmek suretiyle itirazın iptali davasında tahsile ilişkin hüküm kurulmuş, gerekçeli kararda ise bu miktarın tahsiline olanak verecek şekilde itirazın iptali ile takibine devamına karar verilerek kısa kararda tahsil, gerekçeli kararda ise itirazın iptaline ilişkin hüküm tesis edilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre de davalıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1659 E. 2013/3138 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz kararda… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/288 E. 2013/912 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz kararda… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaSomut olaya gelindiğinde, mahkemece 02.11.2011 tarihli oturumda verilen kısa kararda davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine; davacının birleşen dosyadaki davasının reddine dair hüküm kurulmuş iken, gerekçeli kararda davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine, 74.224,24 TL «maddi tazminatın» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6092 E. 2012/13282 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz kararda… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, «maddi tazminata» ilişkin davanın kabulüne, manevi tazminata ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olaya gelindiğinde, mahkemece 23.02.2011 tarihli oturumda verilen kısa kararda «maddi tazminata» ilişkin olarak davanın kabulüne, 3.300,00 TL'nın davalıdan tahsiline dair hüküm kurulmuş iken gerekçeli kararda davanın 3.244,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2461 E. 2010/8505 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz kararda… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu kararda… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:satış sözleşmesi · cy/cy şerhi · reeskont faizi · ıslah
Benzer bu kararda… itine, davalı kooperatifin 16.10.2005 tarihli genel kurul gündeminin 7 nci maddesi gereğince alınan kararın “Peşin satış yapılan, genel kurul kararı olan dairelerin «reeskont faizi» hesaplanarak aradaki farkı ödedikleri takdirde kendilerine verilmesine, kabul etmedikleri takdirde ödedikleri paranın Kooperatifler Kanununa aykırı olduğundan hesaplanarak paranın ödenerek kooperatif hissesine geçirilmesine, genel kurul kararı olmaksızın peşin satışı yapılan dairelerin iptaline, kooperatif yönetimince tapu verilmemesine, verilmişse iptaline oy birliğiyle karar verilmiştir” şeklindeki kısmının yok hükmünde olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, davacı vekilinin diğer davalılara yönelik tapu iptal ve tescil isteminin sözleşmelerin tapu siciline «şerhi» şeklinde «ıslah» edilen davasının reddine karar verilmiştir.
1-Dava, ortaklığın tespiti, 16.10.2005 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali, alacak ve «satış sözleşmelerinin» tapuya tescili istemlerine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3966 E. 2010/10273 K.
Ortak:infaz · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, 2.759,00 TL'nın 23.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsil edilecek şekilde itirazın iptali ile takibin devamına, «inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kooperatife ödenmemiş aidat borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının 3.201,00 YTL asıl borç, 192,00 YTL «yasal faiz» olmak üzere toplam 3.393,00 YTL alacağa karşı yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, «asıl alacak» üzerinden hesaplanacak % 40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece verilen kısa kararda «inkar tazminatına» hükmedilmemiş olmasına rağmen gerekçeli kararda inkar tazminatına karar verilmiş olması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye yol açıldığı gibi, kararın gerekçesinde takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması gerektiği belirtildiği halde, hükümde takibe konu asıl alacağa yasal faiz oranları uygulanacağı hususu belirtilmeden takibin devamına karar verilmesi suretiyle takipte istenen aylık % 10 «gecikme faizi» oranının uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesisi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında da çelişkiye yol açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · asıl alacak · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kooperatife ödenmemiş aidat borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının 3.201,00 YTL asıl borç, 192,00 YTL «yasal faiz» olmak üzere toplam 3.393,00 YTL alacağa karşı yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, «asıl alacak» üzerinden hesaplanacak % 40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece verilen kısa kararda «inkar tazminatına» hükmedilmemiş olmasına rağmen gerekçeli kararda inkar tazminatına karar verilmiş olması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye yol açıldığı gibi, kararın gerekçesinde takibe konu asıl alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması gerektiği belirtildiği halde, hükümde takibe konu asıl alacağa yasal faiz oranları uygulanacağı hususu belirtilmeden takibin devamına karar verilmesi suretiyle takipte istenen aylık % 10 «gecikme faizi» oranının uygulanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm tesisi suretiyle hüküm ile gerekçe arasında da çelişkiye yol açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14182 E. 2016/2176 K.
Ortak:infaz · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, 2.759,00 TL'nın 23.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsil edilecek şekilde itirazın iptali ile takibin devamına, «inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan icra takip miktarı kadar alacağı olduğu, davalının «icra takibine itirazının» haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, «asıl alacak» üzerinden %20 «icra inkar tazminatının» davacı lehine hükmedilmesine, karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece verilen kısa kararda, “Davacının davasının kabulüne, %20 «icra inkar tazminatına» davacı lehine hükmedilmesine” karar verilmiş iken gerekçeli kararda kısa karardan farklı olarak “Davacının davasının kabulüne % 30 icra inkar tazminatına davacı lehine hükmedilmesine ” karar verilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişkili bir durum yaratılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan icra takip miktarı kadar alacağı olduğu, davalının «icra takibine itirazının» haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, «asıl alacak» üzerinden %20 «icra inkar tazminatının» davacı lehine hükmedilmesine, karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece verilen kısa kararda, “Davacının davasının kabulüne, %20 «icra inkar tazminatına» davacı lehine hükmedilmesine” karar verilmiş iken gerekçeli kararda kısa karardan farklı olarak “Davacının davasının kabulüne % 30 icra inkar tazminatına davacı lehine hükmedilmesine ” karar verilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişkili bir durum yaratılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13413 E. 2012/4129 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz kararda… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaBu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · davanın konusuz kalması · hukuki yarar · geçersizlik · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının faydalı model belgesinin, yıllık ücretlerinin ödenmemesi «sebebi» ile «geçersizlik» sürecine girdiğini, davalının «mücbir sebep» başvurusunun TPE tarafından reddedildiği, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK’nin 134. maddesi hükmü uyarınca, mücbir sebep başvurusu reddedilen belge sahibinin, belgeyi tekrar geçerli hale getiremeyeceği, davalının bu yolda bir yasal olanağının kalmadığı ve faydalı modelden doğan haklarının sona erdiği, dava açıldığı sırada askıda geçersizliği söz konusu olan belgenin, dava devam ederken yıllık ücretlerin «son» ödendiği tarihten bu yana geçersiz kaldığı, hükümsüzlük kararına konu edilebilecek bir belge bulunmadığı, «hukuki yararın» ve davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemenin gerekçesinde davanın «hukuki yarar» yokluğundan ve konusu kalmadığından reddi gerektiği belirtilmiş iken, hüküm kısmında davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmekle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması doğru görülmemiştir.
Davalı adına tescilli faydalı model belgesinin yargılama sırasında hükümsüz kaldığı anlaşıldığından «davanın konusuz kalması» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde çelişkili verilen kararın bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz kararda… açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının tescilli markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde üretimde bulunduğu, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, 3.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/3696 E. , 2010/10277 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.02.2009 tarih ve 2008/1308 - 2009/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar Tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan emtianın davalıların maliki ve sürücüsü oldukları araçta taşındığı sırada meydana gelen trafik kazası sonucu hasarlandığını, hasarlanan emtia bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini, bu suretle sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalıların oluşan zarardan sorumlu olmaları nedeniyle haklarında icra takibine geçildiğini, ancak davalıların haksız olarak takibe itirazda bulunduklarını ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., 31 kolinin hasar gördüğünü savunmuş, diğer davalı davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, 2.759,00 TL'nın 23.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsil edilecek şekilde itirazın iptali ile takibin devamına, inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1-Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. HUMK’nun 382 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır.Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına duyulan güven sarsılmış olacaktır.Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 sayılı Kararı’nda da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davasının amacı borçlunun itirazı sonucu duran bir icra takibinin devamını sağlamaktır.Bu durumda mahkemece takibe tamamen veya kısmen haksız olarak itiraz edildiği sonucuna varılması halinde haklılık durumuna göre itiraz sonucu duran icra takibinin devamına olanak verecek şekilde hüküm kurulması gerekmektedir.Oysaki mahkemece kısa kararda 2.759,00 YTL’nin faiziyle tahsiline denilmek suretiyle itirazın iptali davasında tahsile ilişkin hüküm kurulmuş, gerekçeli kararda ise bu miktarın tahsiline olanak verecek şekilde itirazın iptali ile takibine devamına karar verilerek kısa kararda tahsil, gerekçeli kararda ise itirazın iptaline ilişkin hüküm tesis edilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması doğru görülmemiş, kararın öncelikle bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre de davalıların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030576300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz