Senedin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13099 E. 2012/3817 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme yeri↗ zayi nedeniyle iptal↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ hasımsız dava↗ lehtar↗ zayi↗ yargılama giderleri↗ iptal davası↗ bono↗ vade↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın zayi nedeniyle senet iptali davası olduğu, davalının bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olamayacağı, ilan süresinde bir talebin bulunmadığı gerekçeleri ile 20.04.2008 tanzim, 20.03.2009 vade tarihli, lehtarı ..., borçlusu ... olan 50.000 TL bedeli senedin zayi nedeniyle iptaline, senedin bedelinin ödenmesi kabul edildiğinden davacıya ait banka hesabının ödeme yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
TTK'nun 688.maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 669 vd. Maddeleri uyarınca bononun kaybedilmesi halinde bono alacaklısının öncelikle hasımsız olarak zayi iptal davası açmış olması ve alacağı bu belge ile senet borçlusuna başvurması gerekir. Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre zayi iptal davasının hasımlı olarak açılması da mümkün değildir. (24.12.1979 gün E.5832, 79-5872 K.) Bu itibarla, mahkemece zayi iptal istemiyle birlikte tahsil istemini de içeren davaya bakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11610 E. 2011/4136 K.
Ortak:zayi nedeniyle iptal · hasımsız dava · zayi · iptal davası · bono · vade
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın «zayi» nedeniyle senet «iptali davası» olduğu, davalının bu nedenle «yargılama giderlerinden sorumlu» olamayacağı, «ilan» süresinde bir talebin bulunmadığı gerekçeleri ile 20.04.2008 tanzim, 20.03.2009 «vade» tarihli, «lehtarı» ..., borçlusu ... olan 50.000 TL bedeli senedin «zayi nedeniyle iptaline», senedin bedelinin ödenmesi kabul edildiğinden davacıya ait banka hesabının «ödeme yeri» olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Maddeleri uyarınca «bononun» kaybedilmesi halinde bono alacaklısının öncelikle «hasımsız» olarak «zayi» «iptal davası» açmış olması ve alacağı bu belge ile senet borçlusuna başvurması gerekir.
TTK'nun 688.maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 669 vd.
Benzer bu karardaDairemizin sözü edilen ilamı, yırtılmış halde «yetkili hamilin» elinde bulunan «bono» nedeniyle yetkili hamilce hasımlı şekilde açılan «zayi nedeniyle iptal» davasına ilişkin olup, somut uyuşmazlıkla bir benzerliği bulunamamaktadır.
İlama konu olayda, «hasımsız» açılması gereken «çek iptali davası» hasımlı açılmış, yırtılmış halde de olsa, davacının elinde «bono» bulunmakta ve davalı yan, bononun ödeme nedeniyle yırtıldığını ileri sürmektedir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinin kaybolması halinde uygulanacak hükümlerin yırtılmış hali ile davacının elinde bulunan çeke uygulanamayacağını, bu durumda borçluya karşı «istihkak davası» açılması, hakkın mevcudiyetin ispatı ve yırtılan senedin iptali ile «vadesi» gelmemiş ise yenisinin tanzim ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istihkak davası · istihkak · çek iptali davası · delillerin toplanmaması · yetkili hamil · çek iptali · eş rızası · hamil
Benzer bu karardaDava, «yetkili hamili» olduğu çeklerin «rızası» dışında kullanılamaz hale gelerek «zayi» olması nedeniyle TTK’nun 669. maddesine dayalı iptal istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin 24.12.1979 tarih ve 1979/5832-5872 E-K. sayılı ilamı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, kambiyo senetlerinin kaybolması halinde uygulanacak hükümlerin yırtılmış hali ile davacının elinde bulunan çeke uygulanamayacağını, bu durumda borçluya karşı «istihkak davası» açılması, hakkın mevcudiyetin ispatı ve yırtılan senedin iptali ile «vadesi» gelmemiş ise yenisinin tanzim ettirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin sözü edilen ilamı, yırtılmış halde «yetkili hamilin» elinde bulunan «bono» nedeniyle yetkili hamilce hasımlı şekilde açılan «zayi nedeniyle iptal» davasına ilişkin olup, somut uyuşmazlıkla bir benzerliği bulunamamaktadır.
İlama konu olayda, «hasımsız» açılması gereken «çek iptali davası» hasımlı açılmış, yırtılmış halde de olsa, davacının elinde «bono» bulunmakta ve davalı yan, bononun ödeme nedeniyle yırtıldığını ileri sürmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10451 E. 2012/13060 K.
Ortak:hasımsız dava · lehtar · zayi · iptal davası
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın «zayi» nedeniyle senet «iptali davası» olduğu, davalının bu nedenle «yargılama giderlerinden sorumlu» olamayacağı, «ilan» süresinde bir talebin bulunmadığı gerekçeleri ile 20.04.2008 tanzim, 20.03.2009 «vade» tarihli, «lehtarı» ..., borçlusu ... olan 50.000 TL bedeli senedin «zayi nedeniyle iptaline», senedin bedelinin ödenmesi kabul edildiğinden davacıya ait banka hesabının «ödeme yeri» olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Maddeleri uyarınca «bononun» kaybedilmesi halinde bono alacaklısının öncelikle «hasımsız» olarak «zayi» «iptal davası» açmış olması ve alacağı bu belge ile senet borçlusuna başvurması gerekir.
Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre «zayi» iptal davasının hasımlı olarak açılması da mümkün değildir. (24.12.1979 gün E.5832, 79-5872 K.) Bu itibarla, mahkemece zayi iptal istemiyle birlikte tahsil istemini de içeren davaya bakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesi ile «keşidecisi» bulunduğu çekin tanzim tarihi ve bedelinin «tahrif» edildiğini belirterek «çek iptali» isteminde bulunmuş ve mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, hasımlı olarak açılan işbu davada, çek keşide edilen «lehtarın» davalı olarak gösterilmesi ve iddia edilen maddi vakıalar karşısında, «hasımsız» olarak açılan bir «zayi nedeniyle çek iptali» davasının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, mahkemece davanın «sahtelik» nedeniyle «menfi tespit» ve bu nedenle «çek iptali davası» olarak görülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, TTK m.669 vd. maddelerine göre değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · çek hamili · çek iptali davası · tahrifat · sahtelik · çek iptali · hamil · keşideci
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, çekin iptalinin «çek hamili» tarafından istenebileceği, yasa gereği «keşideciye» bu hakkın tanınmadığı, davanın «çek iptali» ve «menfi tespit» olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesi ile «keşidecisi» bulunduğu çekin tanzim tarihi ve bedelinin «tahrif» edildiğini belirterek «çek iptali» isteminde bulunmuş ve mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, hasımlı olarak açılan işbu davada, çek keşide edilen «lehtarın» davalı olarak gösterilmesi ve iddia edilen maddi vakıalar karşısında, «hasımsız» olarak açılan bir «zayi nedeniyle çek iptali» davasının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, mahkemece davanın «sahtelik» nedeniyle «menfi tespit» ve bu nedenle «çek iptali davası» olarak görülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, TTK m.669 vd. maddelerine göre değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13099 E. , 2012/3817 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.02.2010 tarih ve 2009/238 - 2010/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesi gereği davalıya verilen 50.000 TL kapora karşılığında davalıdan 20.04.2008 tanzim, 20.03.2009 vade tarihli ve 50.000 TL bedelli bono alındığını, daire satışından vazgeçildiğini, ancak alınan bononun zayi edildiğini ileri sürerek senedin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisi tarafından davacıya verilen senedin iadesi halinde kapora olarak aldığı 50.000 TL'yi ödeyeceğini, ancak senedin tanzim tarihinin 12.05.2008 vade tarihinin ise 31.12.2008 olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın zayi nedeniyle senet iptali davası olduğu, davalının bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olamayacağı, ilan süresinde bir talebin bulunmadığı gerekçeleri ile 20.04.2008 tanzim, 20.03.2009 vade tarihli, lehtarı ..., borçlusu ... olan 50.000 TL bedeli senedin zayi nedeniyle iptaline, senedin bedelinin ödenmesi kabul edildiğinden davacıya ait banka hesabının ödeme yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
TTK'nun 688.maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Yasa'nın 669 vd. Maddeleri uyarınca bononun kaybedilmesi halinde bono alacaklısının öncelikle hasımsız olarak zayi iptal davası açmış olması ve alacağı bu belge ile senet borçlusuna başvurması gerekir. Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre zayi iptal davasının hasımlı olarak açılması da mümkün değildir. (24.12.1979 gün E.5832, 79-5872 K.) Bu itibarla, mahkemece zayi iptal istemiyle birlikte tahsil istemini de içeren davaya bakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049311800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz