Hizmet kusuru
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2670 E. 2012/4363 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet kusuru↗ yargı yolu↗ tacir sıfatı↗ ticari işletme↗ görevsizlik kararı↗ tacir↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre davalının sermayesinin tamamı devlet ait, kamu hizmeti yürüten kurum olduğu, bu kuruma hizmet kusuru nedeniyle açılan davaların ancak idari yargıda tam yargı davası şeklinde açılacağı belirtilerek davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
TTK'nun 18. maddesinde, tüzel kişilerin tacir sıfatını kazanabilmesinin koşulları düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, ticari ortaklıkları ile amaçlarına ulaşmak için ticari bir işletme işleten dernekler ve özel hukuk hükümleri çevresinde idare edilmek veya ticari biçimde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından oluşturulan kuruluşlar tacir sayılır. Başka bir anlatım ile bazı tüzel kişiler özel yasalarla da kurulabilir. İşte, kendi kuruluş yasaları uyarınca özel hukuk hükümleri çerçevesinde yönetilmek üzere oluşturulan kuruluşlar tacir sayılır. Bu kuruluşların amacının ekonomik olduğu açık ve seçiktir. Ekonomik amaç içermeyen kuruluşların tacir olmadığı da tartışmasızdır. Bu açıklamadan sonra somut olaya geldiğimizde, davalının TTK'nun 3; 11; 12/11; 14 ve 18/1 maddeleri uyarınca, özel hukuk hükümlerine göre faaliyette bulunmak üzere kurulmuş ve tacir sıfatına sahip tüzel kişi olması karşısında aleyhine açılan tazminat davasına bakma görevinin adli yargıya ait olduğu göz önünde bulundurularak, işin esasına girilmesi, taraf kanıtlarının toplanması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12995 E. 2010/4256 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4840 E. 2017/3521 K.
Ortak:yargı yolu · tacir · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre davalının sermayesinin tamamı devlet ait, kamu hizmeti yürüten kurum olduğu, bu kuruma «hizmet kusuru» nedeniyle açılan davaların ancak idari yargıda tam yargı davası şeklinde açılacağı belirtilerek davanın «yargı yolu» bakımından reddine karar verilmiştir.
TTK'nun 18. maddesinde, tüzel kişilerin «tacir sıfatını» kazanabilmesinin koşulları düzenlenmiştir.
Bu maddeye göre, ticari ortaklıkları ile amaçlarına ulaşmak için ticari bir işletme işleten dernekler ve özel hukuk hükümleri çevresinde idare edilmek veya ticari biçimde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından oluşturulan kuruluşlar «tacir» sayılır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davada, haksız düzenlendiği gerekçesi ile yapılan ödemenin «istirdadı» istenen faturanın Nisan 2012 tarihinde düzenlendiği, davacı şirketin bütünü ile özelleştirildiği tarihin ise bu faturanın düzenlenmesinden sonraki döneme ilişkin olan 28/06/2013 tarihi olduğu, mevcut davaya bakma «yetki» ve görevinin idari yargıya ait bulunduğu gerekçesiyle, davanın, «yargı yolunun» caiz olmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sistem kullanım sözleşmesinden kaynaklanan «cezai şart» faturasının haksız olduğunun tespiti ile yapılan ödemenin «istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 02/06/2014 tarih 2013/1806 E 2014/616 K sayılı kararına atıflar yapılarak mevcut davaya bakma «yetki» ve görevinin idari yargıya ait bulunduğu gerekçesiyle, davanın, «yargı yolunun» caiz olmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı Uyuşmazlık Mahkemesi kararı, dava konusu dosyaya ilişkin olmadığı için bağlayıcı olmadığı gibi, «fatura» dönemi itibariyle yürürlükte olan mülga 6762 Sayılı TTK'nın 18'inci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi «tacir» sayılacakları belirtilmiş, aynı Yasa'nın l2/11'inci maddesinde su, gaz, elektrik «dağıtım», telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · dava şartı yokluğu · kâr dağıtımı · istirdat · usulden reddi · yetki · fatura · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında düzenlenen sistem kullanım sözleşmesinden kaynaklanan «cezai şart» faturasının haksız olduğunun tespiti ile yapılan ödemenin «istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 02/06/2014 tarih 2013/1806 E 2014/616 K sayılı kararına atıflar yapılarak mevcut davaya bakma «yetki» ve görevinin idari yargıya ait bulunduğu gerekçesiyle, davanın, «yargı yolunun» caiz olmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davada, haksız düzenlendiği gerekçesi ile yapılan ödemenin «istirdadı» istenen faturanın Nisan 2012 tarihinde düzenlendiği, davacı şirketin bütünü ile özelleştirildiği tarihin ise bu faturanın düzenlenmesinden sonraki döneme ilişkin olan 28/06/2013 tarihi olduğu, mevcut davaya bakma «yetki» ve görevinin idari yargıya ait bulunduğu gerekçesiyle, davanın, «yargı yolunun» caiz olmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla, «görevli» yargı yeri adli yargı olmasına rağmen, davanın, «yargı yolunun» caiz olmaması nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı Uyuşmazlık Mahkemesi kararı, dava konusu dosyaya ilişkin olmadığı için bağlayıcı olmadığı gibi, «fatura» dönemi itibariyle yürürlükte olan mülga 6762 Sayılı TTK'nın 18'inci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi «tacir» sayılacakları belirtilmiş, aynı Yasa'nın l2/11'inci maddesinde su, gaz, elektrik «dağıtım», telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4251 E. 2015/11349 K.
Ortak:görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… dan sonra somut olaya geldiğimizde, davalının TTK'nun 3; 11; 12/11; 14 ve 18/1 maddeleri uyarınca, özel hukuk hükümlerine göre faaliyette bulunmak üzere kurulmuş ve «tacir sıfatına» sahip tüzel kişi olması karşısında aleyhine açılan tazminat davasına bakma görevinin adli yargıya ait olduğu göz önünde bulundurularak, işin esasına girilmesi, taraf kanıtlarının toplanması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş ve davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ilişkin olduğu, bu itibarla bu davalı hakkında açılan davanın idari yargıda görülmesinin gerektiği belirtilmek suretiyle bu davalı yönünden de bozulduğu, mahkemece «bozma sonrası» yapılan yargılama neticesinde bu davalı hakkındaki davanın «tefrik» edilip mahkemenin 2014/66 sayılı esasına kaydedildiği, uyulan bozma ilamında belirtilen gerekçeler uyarınca mahkemenin davaya bakma hususunda «görevli» olmadığı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karapr verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · tefrik · usulden reddi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ilişkin olduğu, bu itibarla bu davalı hakkında açılan davanın idari yargıda görülmesinin gerektiği belirtilmek suretiyle bu davalı yönünden de bozulduğu, mahkemece «bozma sonrası» yapılan yargılama neticesinde bu davalı hakkındaki davanın «tefrik» edilip mahkemenin 2014/66 sayılı esasına kaydedildiği, uyulan bozma ilamında belirtilen gerekçeler uyarınca mahkemenin davaya bakma hususunda «görevli» olmadığı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karapr verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2670 E. , 2012/4363 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2011 tarih ve 2011/1227-2011/1662 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Şirkete sigortalı iş yerinde voltaj dalgalanması sonucu hasar meydana geldiğini, bu hasarın davalının elektirik dağıtımının bakım ve kalitesinin sürekliliğini yerine getirme yükümlülüğünün eksikliği ve hizmet kusuru neticesinde meydana geldiğini ileri sürerek 1.341,00 USD tazminatın ödeme tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin sermayesinin tamamının devlete ait olduğunu, kamu hizmeti yürüttüğünü, kuruma karşı anılan hizmet kusuruna dayalı davaların idari yargının görev alanına girdiğini, ayrıca davacının özel trafosunun bulunması karşısında, müvekkilinin voltaj dalgalanmasından sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre davalının sermayesinin tamamı devlet ait, kamu hizmeti yürüten kurum olduğu, bu kuruma hizmet kusuru nedeniyle açılan davaların ancak idari yargıda tam yargı davası şeklinde açılacağı belirtilerek davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
TTK'nun 18. maddesinde, tüzel kişilerin tacir sıfatını kazanabilmesinin koşulları düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, ticari ortaklıkları ile amaçlarına ulaşmak için ticari bir işletme işleten dernekler ve özel hukuk hükümleri çevresinde idare edilmek veya ticari biçimde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından oluşturulan kuruluşlar tacir sayılır. Başka bir anlatım ile bazı tüzel kişiler özel yasalarla da kurulabilir. İşte, kendi kuruluş yasaları uyarınca özel hukuk hükümleri çerçevesinde yönetilmek üzere oluşturulan kuruluşlar tacir sayılır. Bu kuruluşların amacının ekonomik olduğu açık ve seçiktir. Ekonomik amaç içermeyen kuruluşların tacir olmadığı da tartışmasızdır.
Bu açıklamadan sonra somut olaya geldiğimizde, davalının TTK'nun 3; 11; 12/11; 14 ve 18/1 maddeleri uyarınca, özel hukuk hükümlerine göre faaliyette bulunmak üzere kurulmuş ve tacir sıfatına sahip tüzel kişi olması karşısında aleyhine açılan tazminat davasına bakma görevinin adli yargıya ait olduğu göz önünde bulundurularak, işin esasına girilmesi, taraf kanıtlarının toplanması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049281500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz