Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14924 E. 2011/4342 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek hamili↗ çek karnesi↗ sahtecilik↗ şikayet↗ dolandırıcılık↗ hamil↗ keşideci↗ tebligat↗ çek↗ tacir↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının davalı tarafından... adına açılan hesaptan keşide edilen çekin hamili olduğu, keşidecinin nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çekin keşide edenin gerçek... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacının başlattığı icra takibinde gerçek... veya onun kimliğini kullanana bir tebligat yapılmadığı, sahtecilik veya dolandırıcılık konusunda itiraz ve şikayetin olmadığı, davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.02.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden çek karnesi düzenlemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre bankalar, çekle işleyecek hesap açarken, çek karnesi verirken ve bu kanunla kendilerine verilen görev ve mükellefiyetleri yerine getirirken bu
işlemlerin gerektirdiği basiret ve itinayı göstermek zorundadırlar. Esasen bankalar tacir olup, basiretli olarak davranmak durumundadırlar. Bu düzenlemenin amacı, uygulamada kötü niyetli kişilerce açılan hesapların açılmasına engel olmaktır. Davacı da ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu, ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Somut uyuşmazlıkta davalı bankanın çek hesabı açtığı keşidecinin hayali kişi olduğu, gerçekte var olan...’ın çek hesabı açmadığı, çek hesabı açan kişinin kimliğine dair herhangi bir bilgi olmadığı çekişmesiz ve dosya kapsamı ile sabit olup, davacının, bu hayali kişi hakkında tüm yasal yolları tüketmesinin söz konusu edilmesi mümkün değildir. Davalı Banka'nın hayali bir kişi adına çek karnesi verdiği iddia olunduğuna göre mahkemece bu konuda gerekli araştırma yapılarak, 3167 sayılı Kanun uyarınca bankanın gerekli özeni gösterip göstermediği belirlenmeli, davacının uğradığı zararda bankaya bir kusur atfedilip atfedilemeyeceği, BK’nun 44. maddesi uyarınca davacının da hukuki ilişkiye girdiği kişilerin seçimi ile ilgili gerekli özeni gösterip göstermediği yönünden müterafik kusurlu sayılıp sayılmayacağı hususları tartışılıp değerlendirilmeli, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2008/10528 Esas, 2010/1393 Karar ve 08.02.2010 tarihli onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1705 E. 2010/7468 K.
Ortak:çek karnesi · sahtecilik · şikayet · dolandırıcılık · hamil · keşideci · çek · tacir · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının davalı tarafından... adına açılan hesaptan keşide edilen çekin «hamili» olduğu, «keşidecinin» nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çekin keşide edenin gerçek... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacının başlattığı icra takibinde gerçek... veya onun kimliğini kullanana bir «tebligat» yapılmadığı, «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda itiraz ve «şikayetin» olmadığı, davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle da …
Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre bankalar, çekle işleyecek hesap açarken, «çek karnesi» verirken ve bu kanunla kendilerine verilen görev ve mükellefiyetleri yerine getirirken bu işlemlerin gerektirdiği basiret ve itinayı göstermek zorundadırlar.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «keşidecinin» nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çeki keşide edenin gerçek ... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacı tarafından bu çeke dayalı olarak yapılan bir icra takibi bulunmadığı, bu nedenle gerçek ...’ın bu «çek» düzenlemesi ile ilgili «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda herhangi bir itirazı veya «şikayetine» ilişkin bir başvuru da bulunmadığı, söz konusu çekin ödenmemesinden dolayı bir zararın doğması için çeki keşide eden borçlusuna karşı tüm hukuki yolların denenmiş ve alacağın alınamamış olması gerektiği, davacının öncelikle ... ve kendisine çeki keşide eden ve ... kimliğini kullanan şahsa karşı talepte bulunması, bu kişinin kendisi tarafından davalı banka şubesinden çek «defteri» alınmadığı ve çek altındaki imzanın kendisine ait olmadığı konusundaki yapacağı itiraz üzerine sahtecilik iddiasında bulunması halinde bu sahtecilik fiilinin tespi …
Mahkemece, davacı tarafından dava konusu çeke dayalı olarak yapılan bir icra takibi bulunmadığı, «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda itiraz ve «şikayetin» olmadığı, davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «keşidecinin» nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çeki keşide edenin gerçek ... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacı tarafından bu çeke dayalı olarak yapılan bir icra takibi bulunmadığı, bu nedenle gerçek ...’ın bu «çek» düzenlemesi ile ilgili «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda herhangi bir itirazı veya «şikayetine» ilişkin bir başvuru da bulunmadığı, söz konusu çekin ödenmemesinden dolayı bir zararın doğması için çeki keşide eden borçlusuna karşı tüm hukuki yolların denenmiş ve alacağın alınamamış olması gerektiği, davacının öncelikle ... ve kendisine çeki keşide eden ve ... kimliğini kullanan şahsa karşı talepte bulunması, bu kişinin kendisi tarafından davalı banka şubesinden çek «defteri» alınmadığı ve çek altındaki imzanın kendisine ait olmadığı konusundaki yapacağı itiraz üzerine sahtecilik iddiasında bulunması halinde bu sahtecilik fiilinin tespi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13483 E. 2012/4224 K.
Ortak:çek karnesi · sahtecilik · hamil · çek · kusur
İncelediğiniz karardaDavalı Banka'nın hayali bir kişi adına «çek karnesi» verdiği iddia olunduğuna göre mahkemece bu konuda gerekli araştırma yapılarak, 3167 sayılı Kanun uyarınca bankanın gerekli özeni gösterip göstermediği belirlenmeli, davacının uğradığı zararda bankaya bir «kusur» atfedilip atfedilemeyeceği, BK’nun 44. maddesi uyarınca davacının da hukuki ilişkiye girdiği kişilerin seçimi ile ilgili gerekli özeni gösterip göstermediği yönünd …
Mahkemece, davacının davalı tarafından... adına açılan hesaptan keşide edilen çekin «hamili» olduğu, «keşidecinin» nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çekin keşide edenin gerçek... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacının başlattığı icra takibinde gerçek... veya onun kimliğini kullanana bir «tebligat» yapılmadığı, «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda itiraz ve «şikayetin» olmadığı, davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle da …
Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «sahte kimlik» fotokopisine dayalı olarak «çek karnesi» veren banka hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
Banka, ya da özel finans kurumu, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti ve sair konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun’un 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörülen basiret ve itinayı gös …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte kimlik · uygun illiyet bağı · illiyet bağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabını açarken 3167 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen belgeleri ilgilisinden aldığı, ... adı ile «sahtecilik» yapan 3. kişinin eylemi yönünden davalı bankaya atfedilebilecek bir «kusurun» olmadığı, zarar ile bankanın eylemi arasında «uygun illiyet bağının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «sahte kimlik» fotokopisine dayalı olarak «çek karnesi» veren banka hakkında açılan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13610 E. 2011/8722 K.
Ortak:çek karnesi · hamil · keşideci · çek · kusur
İncelediğiniz karardaDavalı Banka'nın hayali bir kişi adına «çek karnesi» verdiği iddia olunduğuna göre mahkemece bu konuda gerekli araştırma yapılarak, 3167 sayılı Kanun uyarınca bankanın gerekli özeni gösterip göstermediği belirlenmeli, davacının uğradığı zararda bankaya bir «kusur» atfedilip atfedilemeyeceği, BK’nun 44. maddesi uyarınca davacının da hukuki ilişkiye girdiği kişilerin seçimi ile ilgili gerekli özeni gösterip göstermediği yönünd …
Mahkemece, davacının davalı tarafından... adına açılan hesaptan keşide edilen çekin «hamili» olduğu, «keşidecinin» nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çekin keşide edenin gerçek... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacının başlattığı icra takibinde gerçek... veya onun kimliğini kullanana bir «tebligat» yapılmadığı, «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda itiraz ve «şikayetin» olmadığı, davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle da …
Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda, davacının çekin «keşidecisini» görmeden «çek» alması nedeniyle ağır kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, bu kararın Dairemiz “keşideci tarafından imzalanarak tedavüle çıkarılan çekin, çek alacaklısı tarafından çekin diğer unsurlarının düzenlenerek kendi borcuna ilişkin olarak alacaklısına verilmesinin mümkün olduğu, böyle bir durumda keşideciyi görmeden çeki kabul eden davacının ağır kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığı, sahte belgeler ile «çek karnesi» düzenlenmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, ancak dava konusu olayda davacının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği” gerek …
2-Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ağır kusur · kusur oranı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “«keşideci» tarafından çekin boş olarak imzalanmak suretiyle tedavüle sokulmasının mümkün olduğu, davacının bu şekilde keşideciyi görmeden çeki kabul etmesinin «ağır kusur» sayılamayacağı gerekçesiyle” bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı bankanın hayali kişi adına «çek karnesi» vermek suretiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda tarafların «kusur oranlarının» belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm kusurun davalı bankada olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13587 E. 2012/4356 K.
Ortak:çek hamili · çek karnesi · hamil · çek · tacir · kusur
İncelediğiniz karardaDavalı Banka'nın hayali bir kişi adına «çek karnesi» verdiği iddia olunduğuna göre mahkemece bu konuda gerekli araştırma yapılarak, 3167 sayılı Kanun uyarınca bankanın gerekli özeni gösterip göstermediği belirlenmeli, davacının uğradığı zararda bankaya bir «kusur» atfedilip atfedilemeyeceği, BK’nun 44. maddesi uyarınca davacının da hukuki ilişkiye girdiği kişilerin seçimi ile ilgili gerekli özeni gösterip göstermediği yönünd …
Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre bankalar, çekle işleyecek hesap açarken, «çek karnesi» verirken ve bu kanunla kendilerine verilen görev ve mükellefiyetleri yerine getirirken bu işlemlerin gerektirdiği basiret ve itinayı göstermek zorundadırlar.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın «çek» hesabı açarken ve «çek karnesi» verirken gerekli basiret ve özeni göstermek zorunda olduğu, davalının 3167 sayılı yasada belirtilen hususları gözeterek çek karnesi verse idi, gerçek kimliği farklı olan kişiye ...adına çek karnesi vermeyeceğini, dolayısı ile davalının basiretli bir «tacir» gibi davranmadığı gerekçeleri ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, her ne kadar gerekli araştırmayı yapmadan hesap açan davalı banka kusurlu ve meydana gelen zarardan sorumlu ise de, «çek hamili» de, ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Bu sebeple, «hamil» olan davacı, olayda müterafik kusurlu kabul edilip, tarafların buna göre belirlenecek «kusur» oranları çerçevesinde karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6529 E. 2011/17647 K.
Ortak:çek karnesi · sahtecilik · hamil · çek · tacir · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavalı Banka'nın hayali bir kişi adına «çek karnesi» verdiği iddia olunduğuna göre mahkemece bu konuda gerekli araştırma yapılarak, 3167 sayılı Kanun uyarınca bankanın gerekli özeni gösterip göstermediği belirlenmeli, davacının uğradığı zararda bankaya bir «kusur» atfedilip atfedilemeyeceği, BK’nun 44. maddesi uyarınca davacının da hukuki ilişkiye girdiği kişilerin seçimi ile ilgili gerekli özeni gösterip göstermediği yönünd …
Mahkemece, davacının davalı tarafından... adına açılan hesaptan keşide edilen çekin «hamili» olduğu, «keşidecinin» nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çekin keşide edenin gerçek... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacının başlattığı icra takibinde gerçek... veya onun kimliğini kullanana bir «tebligat» yapılmadığı, «sahtecilik» veya «dolandırıcılık» konusunda itiraz ve «şikayetin» olmadığı, davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle da …
Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden «çek karnesi» düzenlemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu çeki «ciro» yoluyla devraldığı, çekin tahsil amacıyla bankaya «ibraz» edilmesi üzerine hesabın sahte belgelerle açıldığının anlaşıldığı, «sahtecilik» olayı ile ilgili ceza kovuşturmasının devam ettiği, davacının alacağının tahsili için «cirantalara» karşı başlattığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı, «tacir» olan davalı bankanın işlerini «basiretli tacir» gibi yürütmek zorunda bulunduğu, davalı bankanın «çek karnesi» vermiş olduğu şahıstan temin ettiği belgelerin gerçeğe uygun olmadıkları, davalının bu belgelerle yetindiği, dava dışı hesap sahibinin «ticari itibarı» ve sosyal ekonomik durumu ile ilgili gerekli araştırmayı yapmadığı, bu kişinin ikameti ve işyeri ile ilgili edinilen bilgileri şahsın çevresinden teyit ettirdiğini kanıtlayamadığı, gerekli özeni göstermeyen davalının meydana gelen davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.400 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Dava, davalı bankanın sahte belgelere dayalı olarak «çek karnesi» vermesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bir banka yada özel finans kurumu, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu, ikameti ve sair konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan hayali bir kişi adına hesap açarak «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise, o banka ya da kurumun dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanunu’nun 1/2, 2. ve TTK'nun 20/2. maddelerinde öngörüle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · ciranta · kusur oranı · basiretli tacir · ciro · avans faizi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu çeki «ciro» yoluyla devraldığı, çekin tahsil amacıyla bankaya «ibraz» edilmesi üzerine hesabın sahte belgelerle açıldığının anlaşıldığı, «sahtecilik» olayı ile ilgili ceza kovuşturmasının devam ettiği, davacının alacağının tahsili için «cirantalara» karşı başlattığı icra takibinin sonuçsuz kaldığı, «tacir» olan davalı bankanın işlerini «basiretli tacir» gibi yürütmek zorunda bulunduğu, davalı bankanın «çek karnesi» vermiş olduğu şahıstan temin ettiği belgelerin gerçeğe uygun olmadıkları, davalının bu belgelerle yetindiği, dava dışı hesap sahibinin «ticari itibarı» ve sosyal ekonomik durumu ile ilgili gerekli araştırmayı yapmadığı, bu kişinin ikameti ve işyeri ile ilgili edinilen bilgileri şahsın çevresinden teyit ettirdiğini kanıtlayamadığı, gerekli özeni göstermeyen davalının meydana gelen davacı zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 12.400 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı «hamilin» de olayda müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi, tarafların buna göre «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14924 E. , 2011/4342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.06.2008 gün ve 2007/122 - 2008/291 sayılı kararı onayan Daire’nin 08.02.2010 gün ve 2008/10528 - 2010/1393 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi... olan davalıya ait çekin hamili olduğunu, keşidecinin kimliğinin gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını, takibin sonuçsuz kaldığını, davalının çek hesabı açarken üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiğini, müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek, 18.386,81 YTL zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin bir kusurunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı tarafından... adına açılan hesaptan keşide edilen çekin hamili olduğu, keşidecinin nüfus bilgilerinin farklı bulunduğu, ancak hesabı açanın ve çekin keşide edenin gerçek... olup olmadığı yönünde bir tespit olmadığı, davacının başlattığı icra takibinde gerçek... veya onun kimliğini kullanana bir tebligat yapılmadığı, sahtecilik veya dolandırıcılık konusunda itiraz ve şikayetin olmadığı, davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.02.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı bankanın sahte belgelere istinaden çek karnesi düzenlemesi nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davacının davalıya başvurabilmesi için gerçek borçluya karşı tüm yasal yolların tüketilmesi gerektiği, henüz dava açma hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmüne göre bankalar, çekle işleyecek hesap açarken, çek karnesi verirken ve bu kanunla kendilerine verilen görev ve mükellefiyetleri yerine getirirken bu
işlemlerin gerektirdiği basiret ve itinayı göstermek zorundadırlar. Esasen bankalar tacir olup, basiretli olarak davranmak durumundadırlar. Bu düzenlemenin amacı, uygulamada kötü niyetli kişilerce açılan hesapların açılmasına engel olmaktır. Davacı da ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu, ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Somut uyuşmazlıkta davalı bankanın çek hesabı açtığı keşidecinin hayali kişi olduğu, gerçekte var olan...’ın çek hesabı açmadığı, çek hesabı açan kişinin kimliğine dair herhangi bir bilgi olmadığı çekişmesiz ve dosya kapsamı ile sabit olup, davacının, bu hayali kişi hakkında tüm yasal yolları tüketmesinin söz konusu edilmesi mümkün değildir.
Davalı Banka'nın hayali bir kişi adına çek karnesi verdiği iddia olunduğuna göre mahkemece bu konuda gerekli araştırma yapılarak, 3167 sayılı Kanun uyarınca bankanın gerekli özeni gösterip göstermediği belirlenmeli, davacının uğradığı zararda bankaya bir kusur atfedilip atfedilemeyeceği, BK’nun 44. maddesi uyarınca davacının da hukuki ilişkiye girdiği kişilerin seçimi ile ilgili gerekli özeni gösterip göstermediği yönünden müterafik kusurlu sayılıp sayılmayacağı hususları tartışılıp değerlendirilmeli, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2008/10528 Esas, 2010/1393 Karar ve 08.02.2010 tarihli onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2008/10528 Esas, 2010/1393 Karar ve 08.02.2010 tarihli onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen iadesine, 14.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019139800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz