6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Asli müdahale

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13366 E. 2012/4550 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asli müdahale tek satıcılık sözleşmesi tek satıcılık aktif dava ehliyeti kâr dağıtımı taraf ehliyeti maddi ve manevi tazminat havale haksız rekabet ibraz

Atıf yapılan mevzuat: FSEK · HUMK · TTK — TTK 56

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sadece distribütör olduğu, dava tarihi itibariyle inhisari lisans sözleşmesi bulunmadığından davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı ve müdahillik talebinin de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve asli müdahale talep eden şirket vekili temyiz etmiştir.

1) Dava, tek satıcılık sözleşmesine dayalı olarak davacı tarafından satılan bilgisayar yazılımlarının taklitlerinin davalı tarafından satılmasının haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Tek satıcılık sözleşmesi, yapımcı (sağlayıcı) ile tek satıcı (tek elden dağıtıcı) arasındaki hukuki ilişkiyi düzenleyen, çerçeve niteliğinde ve sürekli bir sözleşme olup, yapımcı ürünlerin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya bedeli karşılığında göndermeyi, buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunmayı yüklenir. ( Bkz.Prof.Dr.Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, C.1/1, Ank.1985. Sh.27 vd.) Dosyaya ibraz olunan 11.07.2006 tarihli belge ile de davacının Delcam ürünlerinin Türkiye’deki tek satıcısı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu itibarla, inhisari lisans sözleşmesinin dava tarihi itibariyle bulunmamasına rağmen davacının dava dilekçesinde davalı tarafından satılan ürünlerin taklit olduğunu ve bu nedenle kendi satışlarının azalması suretiyle maddi zararının oluştuğunu iddia etmiş olması karşısında, davacı isteminin dayanağının TTK 56. maddesi uyarınca haksız rekabet nedeniyle tazminat istemi olarak kabulü gereklidir.

Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK 56. maddesi çerçevesinde ele alınarak çözümü gerekirken, yazılı gerekçeyle davacının inhisari lisans sözleşmesini dava tarihinden sonra ibraz ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

2) Asli müdahale talep eden vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; davaya konu bilgisayar yazılımlarının üretici olduğu ileri sürülen Delcam PLC şirketinin 14 Kasım 2009 tarihli belgeyle yetkilendirdiği kişi tarafından mahkemeye sunulan 20.11.2009 havale tarihli asli müdahillik dilekçesinin reddi de doğru olmamıştır. Zira; asli müdahale, HUMK'nda açık ve genel bir hükümle düzenlenmemiş olmakla birlikte, doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. (Bkz.[…],HMU,III.c.,2525-2530 s.,İstanbul,1982) Somut olayda da, üretici şirketin müdahillik dilekçesinde davalı eylemi nedeniyle oluşan zararlarının tazmini için tazminat talebinde bulunmuş olduğundan bu dilekçenin asli müdahillik talebi olarak kabulü gereklidir. Bu durumda, her ne kadar asli müdahale davasının ayrı bir dava olarak açılması gerekli ise de, asli müdahil tarafından harçlandırılmış olarak ve asıl davanın bütün taraflarını belirterek mahkemeye dilekçe ile başvurmuş bulunmasına göre, bağlantı nedeniyle davanın bu şekilde birlikte görülmesi mümkün olacaktır.

O halde mahkemece, asli müdahale davacısının dilekçesinin açıklattırılarak tazminat talebinin FSEK. 68 ve 70.maddelerine dayalı miktarının belirlenmesi için müdahil vekiline süre verilmesi, dilekçesi davalıya tebliğ edilerek usulüne uygun taraf teşkili sağlandıktan sonra yapılacak yargılamada delillerin tartışılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle de asli müdahil yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5477 E. 2022/2637 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmelerin nisbiliği ilkesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4373 E. 2019/5710 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmelerin nisbiliği ilkesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9402 E. 2016/4290 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/454 E. 2017/3242 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13366 E.  ,  2012/4550 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2009 tarih ve 2007/35-2009/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve asli müdahale talep eden şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye’de tek satıcısı bulunduğu bilgisayar yazılımlarının lisanssız korsan üretimlerinin davalı tarafından kullanılmasının müvekkilinin maddi ve manevi haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında Delcam PLC yetkilisi olduğunu beyan eden ... davaya davacı yanında asli müdahil olmak için dilekçe ibraz etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sadece distribütör olduğu, dava tarihi itibariyle inhisari lisans sözleşmesi bulunmadığından davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı ve müdahillik talebinin de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve asli müdahale talep eden şirket vekili temyiz etmiştir.

1) Dava, tek satıcılık sözleşmesine dayalı olarak davacı tarafından satılan bilgisayar yazılımlarının taklitlerinin davalı tarafından satılmasının haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Tek satıcılık sözleşmesi, yapımcı (sağlayıcı) ile tek satıcı (tek elden dağıtıcı) arasındaki hukuki ilişkiyi düzenleyen, çerçeve niteliğinde ve sürekli bir sözleşme olup, yapımcı ürünlerin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede tekele sahip olarak satmak üzere tek satıcıya bedeli karşılığında göndermeyi, buna karşılık tek satıcı da sözleşme konusu malları kendi adına ve hesabına satarak malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunmayı yüklenir. ( Bkz.Prof.Dr.Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, C.1/1, Ank.1985. Sh.27 vd.) Dosyaya ibraz olunan 11.07.2006 tarihli belge ile de davacının Delcam ürünlerinin Türkiye’deki tek satıcısı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, inhisari lisans sözleşmesinin dava tarihi itibariyle bulunmamasına rağmen davacının dava dilekçesinde davalı tarafından satılan ürünlerin taklit olduğunu ve bu nedenle kendi satışlarının azalması suretiyle maddi zararının oluştuğunu iddia etmiş olması karşısında, davacı isteminin dayanağının TTK 56. maddesi uyarınca haksız rekabet nedeniyle tazminat istemi olarak kabulü gereklidir.

Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK 56. maddesi çerçevesinde ele alınarak çözümü gerekirken, yazılı gerekçeyle davacının inhisari lisans sözleşmesini dava tarihinden sonra ibraz ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

2) Asli müdahale talep eden vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; davaya konu bilgisayar yazılımlarının üretici olduğu ileri sürülen Delcam PLC şirketinin 14 Kasım 2009 tarihli belgeyle yetkilendirdiği kişi tarafından mahkemeye sunulan 20.11.2009 havale tarihli asli müdahillik dilekçesinin reddi de doğru olmamıştır. Zira; asli müdahale, HUMK'nda açık ve genel bir hükümle düzenlenmemiş olmakla birlikte, doktrinde ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. (Bkz.[…],HMU,III.c.,2525-2530 s.,İstanbul,1982) Somut olayda da, üretici şirketin müdahillik dilekçesinde davalı eylemi nedeniyle oluşan zararlarının tazmini için tazminat talebinde bulunmuş olduğundan bu dilekçenin asli müdahillik talebi olarak kabulü gereklidir.

Bu durumda, her ne kadar asli müdahale davasının ayrı bir dava olarak açılması gerekli ise de, asli müdahil tarafından harçlandırılmış olarak ve asıl davanın bütün taraflarını belirterek mahkemeye dilekçe ile başvurmuş bulunmasına göre, bağlantı nedeniyle davanın bu şekilde birlikte görülmesi mümkün olacaktır.

O halde mahkemece, asli müdahale davacısının dilekçesinin açıklattırılarak tazminat talebinin FSEK. 68 ve 70.maddelerine dayalı miktarının belirlenmesi için müdahil vekiline süre verilmesi, dilekçesi davalıya tebliğ edilerek usulüne uygun taraf teşkili sağlandıktan sonra yapılacak yargılamada delillerin tartışılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle de asli müdahil yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenler de asli müdahale talep eden taraf yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı vekili ve asli müdahale talep eden şirket'e iadesine, 23/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048913600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.