6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İki ortaklı limited şirkette çıkarma davası için genel kurul kararı şartı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/566 E. 2022/511 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

İki ortaklı ve payları eşit olan limited şirketlerde, bir ortağın diğer ortağın haklı sebeple şirketten çıkarılmasını talep etme hakkı bulunmamaktadır; TTK 640/3 uyarınca bu davayı açma hakkı şirkete aittir ve şirketin dava açabilmesi için TTK 616/1-h, 621/1-h uyarınca genel kurulun devredilemez yetkisi kapsamında, TTK 621/1'deki nisapla alınmış bir ortaklar kurulu kararının bulunması şarttır. Eşit paylı ortaklık yapısında bu kararın fiilen alınamaması yasal bir boşluk değil, kanun koyucunun bilinçli tercihidir; bu durumda dava açma hakkı bulunmayan ortakların açtığı dava aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Davacı ortakların diğer ortağın şirketten çıkarılmasını talep etme yetkisinin bulunup bulunmadığı (aktif husumet ehliyeti) → ret

İddia: Davacılar vekili, eşit paylı (%50-%50) iki ortaklı limited şirkette genel kurul kararı alınmasının fiilen mümkün olmadığını, bu durumun yasal bir boşluk oluşturduğunu, mahkemenin bu boşluğu doldurması veya ilgili TTK maddelerinin anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurması gerektiğini, iki kişilik limited ortaklıkta genel kurul kararı aranmaması gerektiğini ve tarafların davada bulunmasının şirketi temsilen sayılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 638/2 uyarınca haklı sebebin varlığı halinde her ortak kendisinin şirketten çıkmasına karar verilmesini isteyebilir; TTK 640/3 ise bir ortağın çıkarılması için dava açma hakkını şirkete tanımıştır. Şirket tarafından haklı sebeple çıkarma davası açılabilmesi için dava açmaya yetkili organın (genel kurul) uygun bir karar alması şarttır. Bu karar alma zorunluluğu TTK 640/III'te açıkça belirtilmemekle birlikte, TTK 616/I-h ve 621/1-h hükümlerinden, bir ortağın çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulmasının genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayıldığı ve bu yetkinin devrinin olanaklı olmadığı anlaşılmaktadır. Çıkarma davası açma kararı TTK 621/I-h'ye göre önemli kararlar arasında sayıldığından, TTK 621/I'deki yeter sayılarla alınması gerekir. İki kişilik limited ortaklıklarda haklı sebeple ortağın çıkarılması için genel kurul kararı aranmaması gerektiği doktrinde savunulsa da (Prof. Dr. Oruç Hami Şener, Limited Ortaklıklar Hukuku s:907), Dairece de benimsenen Yargıtay 11. HD'nin emsal kararlarında iki ortaklı limited şirkette davalı ortağın haklı nedenlerle çıkarılması talebiyle mahkemeye başvurulması için alınan ortaklar kurulu kararının karar nisabını taşıması gerektiğine hükmedilmektedir. Davacılar vekilinin eşit paylı limited ortaklıklarda karar alınmasının imkansızlığı nedeniyle dava açma hakları bulunduğu iddiası yerinde görülmemiştir; zira yasa, haklı sebep gerçekleştiğinde ortağın kendisinin çıkma talep edebileceğini düzenlemiş, ancak bir ortağın diğer ortağın çıkarılmasını talep etme hakkını tanımamıştır. Eşit paylı iki ortaklı limited şirketler için ayrı bir düzenleme öngörülmemiş, haklı sebeple çıkarma davası açma hakkı şirkete tanınmıştır ve şirketin dava açma hakkı TTK 621'de öngörülen nisapla alınan ortaklar kurulu kararına bağlıdır. Bu durum yasal boşluk değil, kanun koyucunun bilinçli tercihi olarak değerlendirilmiş; dava açma hakkı olmayan ortakların açtığı davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İki ortaklı ve eşit paylı limited şirketlerde bir ortağın diğer ortağın çıkarılmasını dava yoluyla talep edemeyeceği, bu davanın şirket tarafından ve genel kurulun nisaba uygun kararına bağlı olarak açılabileceği yönündeki tespit, Yargıtay 11. HD emsal kararlarıyla uyumlu olarak benimsenmiş olup benzer eşit paylı iki ortaklı limited şirket ihtilaflarında emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Haklı sebeple ortaklıktan çıkarma davasının şirket tarafından açılabilmesi için TTK 621/1'deki nisaba uygun ortaklar kurulu kararı alınmış olması; bu kararın bulunmadığı hallerde davayı açan ortağın aktif husumet ehliyeti bulunmadığı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet ehliyeti ortaklıktan çıkarma davası genel kurulun devredilemez yetkileri karar nisabı dava şartı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 638/2TTK 640/3TTK 616/1-hTTK 621/1-hTTK 621/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/566

KARAR NO 2022/511

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/09/2021

NUMARASI 2021/77 Esas - 2021/650 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/03/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, İstanbul Ticaret Sicilinin ... sicil numarasında kayıtlı "... Ltd. Şti." ünvanlı şirketin 1993 yılında davacıların murisi ... ile davalı tarafından kurulduğu ve bu iki ortağın şirketteki paylarının %50 oranında ve eşit olduğu; ...'ın 26/11/2007 tarihinde vefatı üzerine geriye mirasçı olarak davacıları bıraktığı;davalı tarafından davacıların murisi ... aleyhine müdürlükten azil için açılan davanın Kadıköy 4. ATM'nin 2005/19 Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gördüğü ve bu dava ile birleşen Kadıköy 3. ATM'nin 2005/149 Esas sayılı dosyası üzerinden şirketin fesih ve tasfiyesi davası olduğu ve yine birleştirilen Kadıköy 4. ATM'nin 2005/153 esas sayılı dosyasında şirket ile ortak ...

tarafından diğer ortak ... aleyhine müdürlükten azil davası açıldığı yapılan yargılama sonunda 2005/149 Esas sayılı davanın kabulüne ve diğer davaların ise konusuz kalması nedeniyle haklarında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, temyiz üzerine kararın bozularak mahkemenin 2009/873 esasını aldığı ve ...'nin müdürlükten azil davasının kabulüne, diğer davaların reddine karar verildiği ve bu kararın safahattan geçerek kesinleştiği; Kadıköy 4. ATM'nin 2005/156 Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen 2006/384 Karar sayılı karardan da anlaşılacağı üzere ...'nin söz konusu şirketin menkul mallarını daha düşük değerle kendi hakimiyetinde bulunan başka bir şirkete aktarması nedeniyle açılan tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilerek 155.465,36 TL tazminatın tahsiline karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiği;

yine aynı mahiyette Kadıköy 4. ATM'nin 2005/154 Esas sayılı dosyasında verilen tazminat kararının kesinleştiği; ayrıca ... hakkında İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesince 2010/228 Esas sayılı dosya üzerinden görülen dava sonucunda cezalandırılmasına karar verildiği; ...'nin, TPE nezdinde tescilli ... sayılı markayı tek taraflı terkin ettirerek kendisinin hakimiyeti altında olan başka bir şirket adına TPE nezdinde ... sayılı marka olarak tescil ettirdiği ve bu işlemin Ankara 3. FSHH Mahkemesi'nin 2006/267 Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava sonunda iptaline karar verildiği ve safahattan geçerek kesinleştiği; ... tarafından davacılar aleyhine açılan ve İstanbul Anadolu 2.

ATM'nin 2010/834 Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava hakkında fesih ve tasfiyeye ilişkin karara karşı istinaf üzerine BAM tarafından kararın kaldırılarak davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği; bütün bu davalardan da anlaşılacağı üzere davalının şirketi çalışamaz hale düşürdüğü, ileri sürülerek davalı ...'nin şirket ortaklığından haklı nedenlerle çıkarılmasına, şirketin davacı ortaklarla devamına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, TTK. madde 640 düzenlemesine göre ortaklıktan çıkarma davasını ancak şirketin açabileceği, TTK. madde 638 düzenlemesine göre de haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın ancak kendisinin şirketten çıkarılmasını talep edebileceği ve bir ortağın başka bir ortağın şirketten çıkarılmasını talep etme yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacıların aktif husumet ehliyetine sahip olmadıklarını ve bu yönden dava şartı eksikliği bulunduğu sonucuna varılmış olup yasal düzenlemelerin bütünlüğü, farklı ihtimallerin şirketin devamlılığı esasına göre yasa koyucu tarafından yukarıya aktarılan maddelerde ön görülen şekilde karşılanmasının tercih edilmiş olması yasa koyucu yerine doldurulması gereken bir boşluk da bulunmadığı ,şirket adına açılan bir dava söz konusu olmadığı için genel kurul kararına yönelik dava şartı yokluğu incelenmeden aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacılar vekili; yasanın 621/1.ve 640/1.maddelerinde öngörülen genel kurul kararı alınması ortaklık yapısı %50'şer oranında olan ortaklıklar için mümkün olmadığını, bu durumda yasal boşluğun mahkemece doldurulması veya bu maddelerdeki anayasaya aykırılık iddiaları yönünden Anayasa Mahkemesine başvurulması yönündeki talebin hiçbir gerekçe göstermeden reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, iki kişilik limited ortaklıkta genel kurul kararı aranmayacağını, iki ortaklı limited şirketlerde tüm ortakların taraf olduğu davalarda ayrıca tüzel kişiliğin hasım gösterilmemesinin sonuca etkili bulunmadığını, tarafların davada yer alması halinde davanın şirkete karşı açılmasının şirketi temsilen olduğunun kabulünün gerekeceğini, mahkemece bir ortağın başka bir ortağın şirketten çıkarılmasının dava etmesi mümkün değildir gerekçesinin yerinde olmadığını, bu sebeplerden dolayı kararının kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davanın tarafları "... Ltd. Şti." ünvanlı şirketin %50 oranında ortaklarıdır. TTK nun 638/2.maddesi ile haklı sebebin varlığı halinde her ortağın şirketten çıkmasına karar verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. TTK 640(3) de ise ortağın çıkarılması için dava açma hakkı şirkete tanınmıştır.Şirket tarafından haklı sebeble çıkarma davasının açılabilmesi için ,dava açmaya yetkili ortaklığın uygun bir karar alması şarttır.Karar alma zorunluluğu ,haklı sebeble çıkarılmayı düzenleyen TTK 640/III düzenlemesinde açıkça belirtilmemektedir.Ancak TTK 616/I ve 621/1- h hükümlerinden bir karar alınması gerektiği anlaşılmaktadır.TTK 616/I-h de bir ortağın ortaklıktan çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulmasının genel kurulun devredilemez yetkileri arasında saydığından bu yetkinin devri de olanaklı değildir.Genel kurulun çıkarma davası açma kararı TTK 621/I -h ye göre önemli kararlar arasında sayıldığından TTK 621/I deki yeter sayılarla alınabilir.

Somut olayda davacı şirket iki ortaklı (davacılar murisi ve davalı ) limited şirket olup oy oranları eşittir.İki kişilik limited ortaklıkta haklı sebeble ortağın çıkartılması için ortaklık genel kurulu aranmaması gerektiği doktrinde savunulsa da (Prof Dr.Oruç Hami Şener -Limited Ortaklıklar Hukuku s:907) Dairemizce de benimsenen Yargıtay 11 HD emsal kararlarında " şirketin iki ortaklı bir limited şirket olmasına, 6102 sayılı TTK'nın 616/1-h ve 621/1-h bentleri çerçevesinde iki ortaklı limited şirkette davalı ortağın haklı nedenlerle şirketten çıkarılması talebiyle mahkemeye başvurulması için alınan ortaklar kurulu kararının karar nisabını taşıması gerektiği"ne hükmedilmektedir.(Yargıtay 11 HD 2017/5410 esas,2019/4147 karar sayılı 10.6.2019 tarihli ilamı ) Davacılar vekili eşit paylı limited ortaklıklarda karar alınmasının imkansızlığı nedeniyle davacıların dava açma hakkı bulunduğunu ileri sürmüş ise de ;haklı sebeb gerçekleştiğinde ortağın çıkma talep edebileceğini düzenlemiş ise de ;bir ortağın diğer ortağın çıkarılmasını talep etme hakkı yasada tanınmamıştır.

Eşit paylı iki ortaklı limited şirketlerde de ayrı bir düzenleme öngörülmemiş haklı sebeble çıkarma davası açma hakkı şirkete tanınmıştır.Şirketin dava açma hakkı TTK 621.madde de öngörülen nisapla alınan ortaklar kurulu kararı alınmasına bağlıdır. Anılan durumun yasal boşluk değil bilinçli tercih olduğu değerlendirilerek dava açma hakkı olmayan ortakların açtığı davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 31/03/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/104883 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.