Kâr payı müktesep haktır; ancak haklı sebeple kâr dağıtmayıp yedeğe ayırmak mümkündür
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13427 E. 2012/4691 K. · · İlk derece: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Gerekçe özeti
Kâr payı müktesep haktır ve genel kurul bilançoya göre doğan kazancı keyfi biçimde dağıtmaktan kaçınamaz; ancak şirketin mali yapısının güçlendirilmesi, gelişmesi ve otofinansmanının sağlanması gibi haklı sebeplerle kârın dağıtılmayarak olağanüstü yedeğe ayrılması mümkündür. Hâkim ortaktan gayrimenkul alımı gibi işlemlerde sermayenin yeterliliği ve ortak menfaatlerine aykırılık; kâr dağıtmama kararında ise şirketin finansman ihtiyacı, ilgili sektörde uzman bilirkişi kurulunca incelenerek karar verilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Hâkim ortaklara ait gayrimenkullerin satın alınmasına ilişkin (6 nolu) kararın iptali istemi → tartışılmadı
İddia: Şirket yöneticileri şirket kaynaklarını kendi şahsi menfaatlerine kullanmış; hâkim ortaklara ait gayrimenkullerin satın alınmasına ilişkin karar hukuka ve iyiniyete aykırıdır.
Gerekçe: Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazların objektif değerlerinden satın alındığı belirtilerek karar riskleri bertaraf etmeye ve şirket potansiyelini geliştirmeye yönelik iç politika olarak değerlendirilmişse de, bu satın almalar için şirket sermayesinin yeterli olup olmadığı ve işlemin ortakların menfaatlerine aykırılık teşkil edip etmediği açıklığa kavuşturulmamıştır; aralarında şirket finansmanı konusunda uzman bir öğretim üyesinin bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulundan görüş alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz mütalaaya dayalı hüküm kurulması doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kârın dağıtılmayarak olağanüstü yedeğe ayrılmasına ilişkin (5 nolu) kararın iptali → tartışılmadı
Gerekçe: Kâr payı almak müktesep haklardandır ve genel kurul bilançoya göre ortaya çıkan kazancı keyfi bir şekilde dağıtmaktan sarfınazar edemez; ancak şirketin mali yapısının güçlendirilmesi, ortaklığın gelişmesi ve otofinansmanının sağlanması gibi haklı sebeplerle kârın dağıtılmayarak olağanüstü yedek akçeye ayrılması mümkündür. Davalının şirketin finansman ihtiyacı bulunduğu yönündeki savunması gözetilerek şirket finansmanı uzmanı bilirkişi kurulundan bu yönde de görüş alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora dayalı olarak iptal isteminin kabulü doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kâr payının müktesep hak olmakla birlikte otofinansman gibi haklı sebeplerle yedeğe ayrılabileceği ve bu değerlendirmenin uzman bilirkişi kuruluyla yapılması gerektiği yönünde bağlayıcı Yargıtay içtihadıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr payı (müktesep hak)↗ olağanüstü yedek akçe↗ otofinansman / haklı sebep↗ örtülü kâr dağıtımı↗ hâkim ortakla işlem↗ yönetici ücreti↗ eksik inceleme / bilirkişi↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haklı sebeplerle kârın olağanüstü yedek akçeye ayrılabilmesi ve sermaye artırımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16317 E. 2014/18707 K.
Ortak:Genel kurul kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · sermaye artırımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen genel kurul kararının 5. maddesinde şirketin safi karını sermayeye eklemek yerine olağan üstü «yedek akçe» olarak ayırması, öte yandan da 8. maddede «sermaye artırımına» gidilmesinin kendi içinde çelişki oluşturduğu, zira şirketin paraya ihtiyacı olduğu ve artırımda kullanılabilecek iç kaynaklar da bulunduğuna göre doğrudan bu kaynağın kullanılması, ihtiyaç hala giderilemiyorsa geri kalan kısım için dış kaynaklardan artırım yapılması gerektiği, aksi takdirde mevcut ortaklar «bedelsiz» pay alma hakkında «mahrum» kalacakları gibi daha sonra yapılacak dış kaynaklı artırımda da hisselerine tekabül edecek «rüçhan hakkı» karşılığı yeni payların azalması nedeniyle de mağdur edilmiş olacakları, TTK.nın 381.maddesinde atıf yapılan «dürüstlük kurallarının» da bunu gerektirdiği, genel kurulda alınan diğer kararların iptali için somut bir gerekçe bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 19/01/ …
Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
-
Kârın ihtiyari kısmının yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet yönünden denetlenmesi zorunluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9365 E. 2014/16936 K.
Ortak:Genel kurul kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı dağıtımı · yedek akçe
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mahkeme kararı ile gündeme «yönetim kurulu» üye seçimine dair madde eklendiği, bu nedenle toplantı gündemine bağlılık ilkesinin uygulanmayacağı, Genel Kurulun yeni yönetim kurulu üyelerini seçebileceği, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile de önceki yönetim kurulu üyelerinin görevinin sona ereceği, davacıların yönetim kurulu üyelerinin şirketteki A ve B grubu pay sahibi üyelerinden oluşması gerektiğine ilişkin iddialarının da «esas sözleşmedeki» 6. maddeye göre de imtiyazların kaldırılmış olması karşısında iddialarının yerinde olmadığı, ayrıca «kar payı dağıtımına» ilişkin 7. maddede 2010-2011-2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışındaki kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususunun oy çokluğuyla kabul edildiği, bu kararın da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının davalı şirketin 25.6.2013 tarihli genel kurul toplantı gündeminin 7 ve 9. maddelerinde alınan kararların iptaline ilişkin davasının Reddine, söz konusu kararların iptaline karar verilmediğinden davaya konu genel kurul «kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına» ilişkin talebinin Reddine karar verilmiştir.
Mahkemece mecburi temettü dışında kalan kısım için «kar dağıtım» kararı alınmayarak «yedek akçeye» ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen %5 «kar payı» dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli «kar payı dağıtılmasının» temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel kurul kararının yanlış yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış …
2- Dava, «anonim şirket» «olağan genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, davalı şirketin 25.06.2013 tarihli genel kurulunun 7. maddesinde " 2010,2011,2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışında kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususu" oyçokluğuyla kabul edilmiştir.
Bu oylamada red oyu kullanan ve «muhalefet şerhi» düşülmesini isteyen davacılar ise, karın «yedek akçede» tutulmasını kabul etmediklerini, %50sinin «dağıtılmasını» istediklerini beyan etmişlerdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8115 E. 2018/1689 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ana sözleşme değişikliği · genel kurul kararının iptali
Benzer bu karardaDava «anonim şirket» genel kurul toplantısında alınan kâr «dağıtımı» konusunda «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan kararın kâr «dağıtımını» tamamen engellemediği, net kârın «şirket zarar» etmemesi şartına bağlı olarak dağıtılmak istendiği, ilaveten pay sahibi lehine yeni getirilen bir düzenleme ile kâr avansı kavramının da «ana sözleşme değişikliğine» alındığı, iptali istenen kararın şirketin mali yönden güçlü kılınmasına yönelik olduğu, genel kurulda alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin 17. maddede kârın tespiti ve «dağıtılması» düzenlenmiş olup, kanuni «yedek akçe» ve birinci temettü ayrılmasına ilişkin düzenlemeden sonra, kalan meblağın tamamı veya bir kısmının olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasına veya şirket sermayesine ilave edilmesine karar verilebileceği, yine yukarıda belirtilen dağıtım ve tahsislerden sonra kalan net kârdan genel kurulca saptanacak oran ve miktardaki meblağ ödedikleri sermayeye göre dağıtılmak üzere «pay sahipleri» için ikinci kâr «payı» olarak ayrılabileceği veya sermayeye ilave edilebileceği belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK’nin 453. maddesinde «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin usul kuralları düzenlenmiş, yine iç kaynaklardan sermaye arttırımına ilişkin 462. maddede «sermaye artırımının» genel kurul kararı ve «esas sözleşmenin» ilgili maddelerinin değişik şeklinin tescili ile kesinleşeceği düzenlenmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18079 E. 2013/15429 K.
Ortak:Genel kurul kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yedek akçe · pay sahipliği · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · yetkisizlik kararı · ilan
Benzer bu kararda… imsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 394 maddesi gereği,genel kurulun esas sermayenin artırılmasına yönelik kararında aksine şart olmadıkça «pay sahiplerinden» her birinin yeni senetlerden şirket sermayesindeki payına uygun miktarı alabileceği,bu hususun da «ilan» edileceğinin düzenlenmesine rağmen buna aykırı hareket edilmesinin ve bilançoda bulunan hususlarla ilgili hiçbir görüşme yapılamamasının afaki iyi niyet kurallarına aykırı olup, sermaya arttırm kararının çoğunluğun «yetkisini» kötüye kullanarak azınlığın ve münferit pay sahiplerinin haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle 30.07.1999 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Dava, sermaye arttırımına ilişkin «olağanüstü genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davalı taraf, şirketin borcu olduğunu bu nedenle sermaye arttırımı kararı alındığını savunmuştur.
… yapılmadan, sermaye arttırım kararının, 6762 sayılı TTK'nın 394. maddesine uymadığı, davalı şirketin 31.12.1998 tarihli bilançosunda bulunan değer artış fonu, yasal «yedek akçe», diğer yedekler ve özel fonlarla ilgili hiçbir görüşme yapılmadığı, gündemde yer almayan hususların olanağanüstü genel kurul toplantısında görüşüldüğü gerekçesiyle …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13427 E. , 2012/4691 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2010 tarih ve 2007/178-2010/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette % 10 hisse sahibi olduğunu, 09.06.2006 tarihli davalı şirket olağan genel kurulunda; 2005 yılı kârının dağıtılmayarak olağanüstü yedek ayrılmasına ilişkin 5 nolu, hakim ortaklara ait gayrimenkullerin satın alınmasına ilişkin 6 nolu ve yönetim kurulu başkan ve yardımcısına aylık 15.000 TL, yönetim kurulu üyesine aylık 12.000 TL net ücret verilmesi ve bu kararın 01.06.2005 tarihinden itibaren uygulanmasına ilişkin 8 nolu kararların hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu; dağıtılmayan kâr sermayeye ilave edilse ortakların sermayedeki nominal hisse değerleri yükselecek iken bu işlem yapılmayarak ve yöneticilere yüksek ücretler verilerek şirketin safi kârı düşürülüp, kârdan da pay verilmeyerek müvekkilinin müktesep hakkının ihlal edildiğini;
şirket sermayesi gayrimenkul satın almaları için yeterli olmadığı halde şirket yöneticilerinin şirket kaynaklarını kendi şahsi menfaatleri için kullanmakta olduklarını; yöneticilere aşırı maaş bağlanmasının hem örtülü kâr dağıtımı anlamına geldiğini, hem de şirket kârını yok etmek amacına yönelik olduğunu, uygulamanın 01.06.2005 tarihinden başlatılmasının da 31.08.2005 tarihli genel kurul kararının iptaline ilişkin açtıkları dava sonucunda önceden aldıkları ücretin iade edilmesi ihtimaline karşı, kararın etkisini kaldırmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, anılan 5, 6 ve 8 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anonim şirket ortaklarının kazanç payına hak kazanmaları için, şirketin kâr elde etmesi ve dağıtılabilir yedek akçelere sahip bulunması yanında genel kurulun kâr dağıtımına karar vermesi de gerektiğini; yönetim kurulu başkanına ait arsaların satın alınmasının gelişim projelerinin gerçekleştirilmesi için gerekli ve şirketin uğraması muhtemel zararlarının önlenmesi için zorunlu olduğunu, ayrıca yapılan işlemlerin rayiç değerlerin altında bulunduğunu; şirket yöneticilerinin tüm mesailerini şirket için harcadıklarını, ayrıca kullanılan krediler için bankalara şahsi kefalet vermekte olduklarını, ücretin uygulama tarihinin de 01.06.2006 yerine maddi hata sonucu 01.06.2005 olarak yazıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kâr dağıtılmayarak olağanüstü yedek akçeye ayrılması konusundaki 5 nolu kararın rasyonel gerekçelere dayanmadığı; hakim ortaklara ait gayrimenkullerin satın alınmasına ilişkin 6 nolu kararın, taşınmazlar rayiç değerleri üzerinden satın alınmış olduğundan afaki iyiniyet kurallarına uygun olduğu; yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenmesine karar verilen ücretilerin, davalı şirketin ticari ve mali potansiyeline göre yüksek olduğu gerekçesiyle, 5 ve 8 nolu kararların iptaline, 6 nolu karar ilişkin iptal isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.
Davalı şirketin 09.06.2006 günü yapılan genel kurulunda alınan 6 nolu kararla yönetim kurulu başkanı Gündüz Hekimgil'e ait iki ayrı taşınmazın % 50'şer hisselerinin acilen satın alınmasına karar verilmiş, davacı ise dava dilekçesinde şirket yöneticilerinin açıkça şirket kaynaklarını kendi şahsi menfaatlerine kullandıklarını iddia etmiştir. Mahkemece hükme alınan 11.03.2008 havale tarihli raporda söz konusu taşınmazların objektif değerlerinden satın alınmış olduğu belirtilerek, karar muhtemel riskleri bertaraf etme ve şirket potansiyelini geliştirmeye yönelik bir iç politika olarak mütalaa edilmiş ise de, söz konusu satın almalar için şirket sermayesinin yeterli olup olmadığı ve işlemin ortakların menfaatlerine aykırılık teşkil edip etmediği gibi hususlar açıklığa kavuşturulmuş değildir.
Bu bakımdan, aralarında şirket finansmanı konusunda uzman bir öğretim üyesinin bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulundan görüş alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, taşınmaz alımlarının gerekli olup olmadığı hususundaki yetersiz mütalaaya dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Kâr payı almak müktesep haklardandır. Genel kurulda alınan kararla, ana sözleşme gereği % 5 birinci tertip yedek akçe ve % 5 temettü ayrılmış, kalan 455.962,67 TL'nin ise olağanüstü yedek akçe olarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verilmiştir. Genel kurul bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde sarfınazar edemez ise de, şirketin mali yapısının güçlendirilmesi, ortaklığın gelişmesinin ve şirketin otofinansmanının sağlanması gibi haklı sebeplerle kârın dağıtılmayarak, olağanüstü yedek akçeye ayrılması mümkündür. Mahkemece, anılan hususlar ve davalı tarafın, şirketin finansman ihtiyacı bulunduğu yolundaki savunması gözetilerek, (2) nolu bentte belirtilen şekilde oluşturulacak bilirkişi kurulundan, bu yönde de görüş alınması ve sonucu çerçevesinde genel kurul kararı iptali istemi hakkında karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora dayalı olarak talebin kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048820300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz