6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12251 E. 2012/4774 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
el koyma olağanüstü genel kurul temerrüt tarihi genel kurul kararının iptali muacceliyet icra takibine itiraz vade ticaret sicili taahhütname icra inkar tazminatı inkar tazminatı ilan temerrüt kesin hüküm i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 406

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye koyma borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun muaccel olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir. Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını taahhüt ettiğine dair uyuşmazlık yoktur. Ayrıca, bu genel kurul kararının iptal edildiği hususu da savunulmamıştır. Şirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Mahkemece, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'lük kısmı için anasözleşmenin sermaye arttırımına ilişkin bu genel kurul kararının tescil edildiği 10.10.2001'den itibaren 3 ay sonrası 10.01.2002, 3/4'lük kısmına ise 12.07.2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanmış, tespit edilen miktar doğrultusunda itirazın iptaline karar verilmiştir. Ancak anılan genel kurul kararında “arttırılan şirket sermayesinin 1/4'lük kısmının tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ödeneceği' şeklindeki ibarenin bu miktar yönünden kesin ve belirli bir vade içerdiğinin kabulü doğru değildir. O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, son ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve temerrüt tarihi olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16006 E. 2012/20383 K.

    Ortak: · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12264 E. 2012/3255 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11154 E. 2012/16595 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9001 E. 2012/1370 K.

    Ortak: · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8059 E. 2012/15257 K.

    Ortak: · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9019 E. 2012/1000 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9022 E. 2012/1001 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9018 E. 2012/1695 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/12251 E.  ,  2012/4774 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/06/2009 tarih ve 2007/272-2009/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, 04.08.2001 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında sermaye artırım kararı alındığını ve davalının da bu karara iştirak ettiğini, şirket anasözleşmesinin değişik 6. maddesine göre artırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün, tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanının ise 12.07.2003 tarihinde ödenmesinin gerektiğini, davalının söz konusu borcunu ödememesi nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, ancak itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatınına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının, dava konusu sermaye borcu için usulsüz apel çağrısı yaparak müvekkilini şirketten ıskat ettiğini ve bu payları rüçhan hakkını kullanan bir kısım şirket ortaklarına sattığını, bu kişilerce artırılan sermayeye ilişkin ödeme yapıldığından ancak bu kişilerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep haklarının olabileceğini, müvekkilinin usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğini, davacının kötüniyetli girişimleri nedeniyle müvekkilinin taahhütlerini yerine getiremediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirketin ortağı olduğu, 04.08.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiği, TTK'nun 406. maddesi uyarınca, sermaye koyma borcunun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmemiş olması halinde yetkili organın apel işlemini yapması ile bu borcun muaccel olacağı, ancak borcun ödeneceği tarihin anasözleşmede öngörülmesi halinde ise borcun öngörülen tarihte muaccel hale geleceği, somut uyuşmazlıkta sermaye koyma borcunun muaccel olacağı tarihin genel kurul kararında açıkça belirlendiği ve şirket anasözleşmesinde de bu konuda değişiklik yapıldığı, bu durumda davalının sermaye koyma borcunun apel işleminin yapılması ile muaccel hale geleceği yönündeki savunmasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı şirketin 04.08.2001 tarihli olağan genel kurul toplantısında, şirket sermayesinin arttırımına karar verilmiş, davalı da sermaye arttırımına iştirak etmiştir. Davalının şirket ortağı olduğuna ve sermaye arttırılmasını taahhüt ettiğine dair uyuşmazlık yoktur. Ayrıca, bu genel kurul kararının iptal edildiği hususu da savunulmamıştır. Şirket olağan genel kurulunda, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'ünün tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, kalanın ise 12.07.2003 tarihinde ödeneceği karara bağlanmış ve ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir. Mahkemece, arttırılan şirket sermayesinin 1/4'lük kısmı için anasözleşmenin sermaye arttırımına ilişkin bu genel kurul kararının tescil edildiği 10.10.2001'den itibaren 3 ay sonrası 10.01.2002, 3/4'lük kısmına ise 12.07.2003 tarihinden itibaren faiz hesaplanmış, tespit edilen miktar doğrultusunda itirazın iptaline karar verilmiştir.

Ancak anılan genel kurul kararında “arttırılan şirket sermayesinin 1/4'lük kısmının tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde ödeneceği' şeklindeki ibarenin bu miktar yönünden kesin ve belirli bir vade içerdiğinin kabulü doğru değildir. O halde, davalının sorumlu olduğu sermaye artan bedelinin tamamına, son ödeme tarihi olarak kararlaştırılan ve temerrüt tarihi olan 12.07.2003 tarihinde itibaren faiz hesaplanarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048325400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.