İhya davasında yargı gideri ve vekalet ücretinden tasfiye memuru sorumludur
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/236 E. 2025/237 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Yargı Gideri ve Vekalet Ücretinin Sorumluluğu mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin ek tasfiye amacıyla ihyası davasında, tasfiye sürecinin eksiksiz yürütülmesinden sorumlu olan tasfiye memurudur; ticaret sicili müdürlüğü ise dava açılmasına sebebiyet vermeyen yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez. Buna karşılık, tasfiyeden önce doğan alacak ödenmeden tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle açılan ihya davasında, davaya taraf olarak katılan tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir; bu kalemlerin yasal hasım sıfatıyla davacı üzerinde bırakılması hatalıdır.
Ele alınan sorunlar
Şirketin ek tasfiye amacıyla ihyası talebi → kabul
Gerekçe: Terkin edilen şirketin, davacının taraf olduğu başka bir dava dosyasında (Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/126 Esas) verilecek kararın infazı amacıyla ek tasfiyesinin zorunlu olduğu, bu nedenle davacının ayrı bir ihya davası açmakta hukuki yararının bulunduğu ve TTK 547. madde gereği ek tasfiye için ihya talep edilebileceği kabul edilerek şirketin ihyasına, sicile tescil ve ilanına, tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Yargı gideri ve vekalet ücretinden kimin sorumlu olacağı → kabul
İddia: Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, kararın bu yönden kaldırılarak müvekkili lehine yargı gideri ve vekalet ücreti takdirini talep etmiştir.
Gerekçe: Ticaret sicili müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak bir işlem yapmadığından yasal hasım konumundadır ve aleyhine yargı gideri ile vekalet ücretine hükmedilemez; bu kısım isabetlidir. Ancak tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur; tasfiyeden önce doğan alacak ödenmeden tasfiye sonlandırılmış olup, eksik hasımla açılan davada tasfiye memurunun davaya taraf olarak katılmasının sağlanmış olması yeterlidir. Olağan tasfiye süreci sonunda terkin hallerinde ticaret sicili yasal hasım olduğundan aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilemezse de, davada taraf olan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılıp davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Bu nedenle karar kaldırılarak, davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Ek tasfiye amacıyla açılan ihya davalarında, ticaret sicili müdürlüğünün yasal hasım sıfatıyla yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, bu sorumluluğun davaya taraf olan tasfiye memuruna ait olduğu yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ yasal hasım↗ tasfiye memuru↗ yargı gideri↗ vekalet ücreti↗ TTK 547↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/236
KARAR NO 2025/237
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/11/2023
NUMARASI 2023/549 Esas - 2023/712 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
BİRLEŞTİRİLEN İSTANBUL 5. ATM'NİN 2023/645 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2025
Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
ASIL DAVA
Asıl davada davacı vekili; müvekkili üniversitenin hizmetlerinin yürütülmesi işini üstlenen... Şti ile müvekkili idare arasında hizmet alımı ihale sözleşmeleri imzalandığını, dava dışı ...'ın yüklenici firmalar ile imzalanan ihale sözleşmesi kapsamında müvekkili idare hizmetini yürütmek üzere yüklenici firmalar bünyesinde 23.11.2002-31.03.2018 tarihleri arasında çalıştığını, 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, daha sonra emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, müvekkili idare tarafından dava dışı ...'a 11.11.2020 tarihinde 57.833,40 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, yüklenici şirketler ile müvekkili üniversite arasında imzalanan ihale sözleşmesi ve idari şartnameler uyarınca müvekkili idarenin uğradığı zararın davalı şirketlerden rücuen tahsil edilmesi zorunluluğu doğduğunu, dava dışı işçinin çalıştığı yüklenici firmaların işçilik alacak ve tazminatlarından mevzuat ve ihale dokümanları gereği sorumlu olmaları nedeniyle müvekkili idarenin uğradığı zararın davalı şirketten rücuen tahsil edilebilmesi için Ankara 24.
Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/126 E. sayılı dosyası üzerinden rücu davası açıldığını,Mahkemece 25.04.2023 tarihli celse 1 nolu ara kararı ile şirketin ticaret sicilinden silindiğinin bildirildiği ve ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek ... Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davanın olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili Müdürlüğe yönelttiğini, oysa husumetin aynı zamanda tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerektiğini,Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK M. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “Tasfiye Memuru”nda olduğunu,şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, “yargı gideri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını belirterek müvekkili Müdürlük yönünden davanın reddini,aksi halde müvekkili müdürlük aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Asıl davada ki hukuki sebepler ile dava tasfiye memuruna yöneltilmiştir.
CEVAP
Davalı tasfiye memuru vekili ;şirketin ihyası için daha önceden Bakırköy 7. ATM nin 2015/1144 esas ve de 2016/839 karar sayılı dosyası ile de dava açıldığını, bu dosya kapsamında şirketin ihyasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kesinleşmiş yargı kararıyla şirketin ihyasına karar verildiği için bu hususta yeni bir karar verilmesine gerek bulunmadığını,verilen ihya kararıyla tüm işlemleri gerçekleştirebileceği için bu davanın açılmasına gerek bulunmadığını, Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesi ve sair amir hükümleri uyarınca, tasfiyesi tamamlanmış şirketlerin ihyasının 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, yine şirketin ihyası talepli açılacak davaların ayrıca 10 yıllık genel zaman aşımı süresine tabi olduğunu, somut olayda ise bahse konu 5 yıllık ve 10 yıllık zaman aşımı sürelerinin çoktan geçtiğini, derdest davanın öncelik zaman aşımına uğramış olması nedeniyle ve zaman aşımından reddini, bilahare ise esas ve usulden hukuka aykırı bulunan davanın öncelikle usulden akabinden ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesinin mümkün olduğunu, davacı ile ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu dosyanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğunu, davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyeceğini, TTK nın 547. maddesi kapsamında açılan davada ise zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu olmadığını, davacı tarafından Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/186 Esas sayılı dosyasında terkin edilen şirket aleyhine rücuen tazminat davası açıldığı, Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/186 Esas sayılı dosyasının aralarındaki hukuki ve fiili irtibat bulunan Ankara 24.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/126 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, davacının Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/126 Esas sayılı dosyası ile ilgili verilecek kararların infazı amacıyla ayrı bir ihya davası açmakta hukuki yararının bulunduğu ve davacının TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiye için ihya talep edebileceği anlaşılmakla ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasına, sicile tescil ve ilanına ve yargılama neticesinde ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesini teminen tasfiye memuru atanmasına ve bu hususunda sicile tescil ve ilanına karar verilmesi, davalı sicilin yasal hasım olması nedeniyle yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması mümkün görülmediğini, sicil kaydından alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığını, davalı tasfiye memurunun dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesine, yargı giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili; davanın kabulüne karar verilmesine rağmen lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi nedeniyle kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kaldırılmasını müvekkili lehine yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tasfiye sebebiyle ticaret sicilden terkin edilen şirketin TTK 547 maddesi uyarınca ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmekle birlikte; "Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan davalı ...Sicil Müdürlüğü “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamaz. Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği “Yasal hasım” konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği,Sicil kaydından alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığı, davalı tasfiye memurunun dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi 13.
HDnin 2023/1078 E, 2023/1062 K sayılı emsal kararında da belirtildiği gibi davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemiş, yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.HMK'nin 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı giderinin davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiyeden evvel doğan alaacğın ödenmeden davalı tasfiye memuru tarafından tasfiyenin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.Olağan tasfiye sonunda şirketin sicilden terkin edildiği, gerekçeli kararda TTK nın geçici maddesi uyarınca şirketin sicilden terkin edildiğinin belirtilmesi doğru olmamıştır.Eksik hasımla dava açılmış ise de tasfiye memurunun davaya taraf olarak katılmasının sağlandığı, olağan tasfiye süreci sonunda terkin hallerinde ticaret sicili yasal hasım konumunda olduğu, aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez ise de, davada taraf olan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılarak davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararda belirttiği BAM kararı ise yargıtay 11 HD nin 25.10.2023 tarihli ,2023/5173 esas ,6152 karar sayılı ilamı ile yargı gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilerek düzeltilerek onanmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden yeniden karar verilerek, şirketin Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/126 Esas sayılı dosyası ile ilgili verilecek kararların infazı amacıyla ek tasfiyesi için ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'nun atanmasına, davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 Tarih 2023/549 Esas - 2023/712 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Asıl ve birleşen davanın kabulüne,İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şti'nin Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/126 Esas sayılı dosyası ile ilgili verilecek kararların infazı amacıyla ek tasfiyesi için ihyasına, kararın tescil ve ilanına, tasfiye memuru olarak ...'nun atanmasına, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 794,75-TL posta masrafından oluşan yargı giderinin ve davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin tasfiye memuru ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,"Davacı tarafından yapılan 1.265-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
13/02/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10478 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi