Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10534 E. 2012/2264 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hayat sigortası↗ teminat kapsamı↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 1328. maddesi gereğince intihar olayının teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, hayat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, TTK’nun 1328 maddesi uyarınca sigortanın 3 yıl süreyle devam etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacıların murisi dava dışı bankadan 15.03.2006 tarihli tarımsal kredi kullanmış, sonrasında hayat sigorta poliçesi tanzim edilmiş ve muris 19.08.2007 tarihinde intihar sonucu vefat etmiştir. Dosyada bulunan ve davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen 23.10.2008 tarihli belgede müteveffa ...’nün ilk sigorta yaptırdığı tarihin 09.09.2003 olduğu belirtilmiş, yine 26.05.2008 tarihli bilgisayar çıktısında da sigorta başlangıç tarihi 09.09.2003 tarihi olan ve sonrasında düzenli olarak 2007 yılına kadar devam eden poliçe bilgilerinden bahsedilmiş olduğu halde mahkemece anılan belgeler değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda anılan belgeler değerlendirilerek, gerektiğinde burada belirtilen poliçeler getirtilmek suretiyle, TTK’nun 1264/4. maddesi uyarınca, 1328. maddesindeki süre şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11171 E. 2011/4102 K.
Ortak:hayat sigortası · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaAncak, davacıların murisi dava dışı bankadan 15.03.2006 tarihli tarımsal kredi kullanmış, sonrasında «hayat sigorta poliçesi» tanzim edilmiş ve muris 19.08.2007 tarihinde intihar sonucu vefat etmiştir.
Dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, TTK’nun 1328 maddesi uyarınca sigortanın 3 yıl süreyle devam etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacılar murisinin sigortalısı bulunduğu 05.09.2006 - 05.09.2007 vadeli kredili «hayat sigorta poliçesine» dayanılarak açılan ölüm «sigorta tazminatının» ödetilmesi istemine ilişkin olup, murisin ölüm nedeninin intihar olduğu çekişme konusu değildir.
TTK'nun 1328. maddesi uyarınca, sigortalının intiharı halinde «hayat sigortası sözleşmesinin» intihar tarihine kadar aralıksız üç yıl devam etmiş olması koşulu ile sigortacı sigorta bedelinin tamamını ödemekle yükümlüdür.
Riziko tarihinde yürürlükte olan 09.12.1996 tarihli Hayat Sigrotaları Yönetmeliği'nin 20/1. maddesinde ise aktüeryal matematiksel karşılıkların, bir yıldan uzun süreli «hayat sigortaları» için tarifelerin onaylı teknik eseslarında belirtilen formül veya esaslara göre ayrılacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:normlar hiyerarşisi · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · emredici hüküm · sigorta sözleşmesi · riziko · geçersizlik
Benzer bu karardaTTK'nun 1328/1. maddesinde de, intihar anında üç yıl devam etme koşulunu taşımayan «sigorta sözleşme» ilişkisinden dolayı riyazi ihtiyatın hak sahiplerince istenebilmesi için «hayat sigortasının» bir yıldan daha uzun süreli olma koşuluna yer verilmediğine göre, bu yönde yapılacak sözleşme veya «normlar hiyerarşisinde» yasanın altındaki bir düzenleme hükmünün TTK'nun 1264/4. maddesinin «emredici» hükmüne aykırı ve buna bağlı olarak da «geçersiz» olacağı açıktır.
Dava, davacılar murisinin sigortalısı bulunduğu 05.09.2006 - 05.09.2007 vadeli kredili «hayat sigorta poliçesine» dayanılarak açılan ölüm «sigorta tazminatının» ödetilmesi istemine ilişkin olup, murisin ölüm nedeninin intihar olduğu çekişme konusu değildir.
TTK'nun 1328. maddesi uyarınca, sigortalının intiharı halinde «hayat sigortası sözleşmesinin» intihar tarihine kadar aralıksız üç yıl devam etmiş olması koşulu ile sigortacı sigorta bedelinin tamamını ödemekle yükümlüdür.
TTK'nun 1264/4. maddesinde yukarıda anılan madde «sigorta ettiren» kimsenin zararına olacak biçimde sözleşme ile değiştirilemeyecek hükümler arasında sayılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5851 E. 2017/6919 K.
Ortak:hayat sigortası · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 1328. maddesi gereğince intihar olayının «teminat kapsamında» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, TTK’nun 1328 maddesi uyarınca sigortanın 3 yıl süreyle devam etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacıların murisi dava dışı bankadan 15.03.2006 tarihli tarımsal kredi kullanmış, sonrasında «hayat sigorta poliçesi» tanzim edilmiş ve muris 19.08.2007 tarihinde intihar sonucu vefat etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta başlangıç tarihinin 26/03/2008, süresinin 3 yıl olduğu, «sigorta teminatının» ilk yıl için 25.000, 00 TL 2. yıl için 18.750,00 TL 3. yıl için 11.250,00 TL olup, murisin vefat tarihine kadar 9.076,46 TL ödediği, vefat tarihinden sonra kooperatif hesaplarından 11.960,34 TL tahsil edildiği, 5.366,00 TL’nin ise, nakit ödendiği, murisin üç yıllık sigorta süresi dolmadan vefat ettiği, 6762 TTK’nın 1328. ve «hayat sigortası» genel şartlarının A.3 maddesine göre vefat yıllık sürenin geçmesinden önce meydana geldiğinden ve sigorta şirketi sigortanın o andaki matematik karşılığından sorumlu olacağından murisin ölüm nedeni intihar olsun ya da olmasın sigorta şirketinin ödemesi gereken tazminat tutarının 11.250,00 TL olduğu, davacı tarafça kredi borcuna karşılık ödenen tutarın banka tarafından iadesi gerekir ise de, davacı ... ...'ın yargılama sırasında vefat etmesi sonrasında dava yasal «mirasçıları» olan çocukları tarafından takip edilmiş ise de, ...
Sigorta A.Ş tarafından sigortalı olması ve sigorta şirketinin «teminat» tutarı olan 11.250,00 TL’nin tamamından sorumlu olduğunun tespitine, müteveffa davacı ... ...'ın eşinin ölüm tarihinden sonra dava tarihine kadar ödediği 5.366,00 TL kredi taksitleri alacağı yönünden ise «mirasçıları» olan diğer davacıların babalarının mirasını reddettikleri mahkeme hükmü ile sabit olmakla reddine karar verilmiştir.
1- Davacı tarafça, davalı bankadan kredi kullanımı sırasında, diğer davalı şirketten «hayat sigortası» yaptırılmasına rağmen murisin ölümünden sonra «kredinin sigorta» tarafından karşılanmaması nedeniyle, krediyi sigorta şirketinin ödemesi gerektiğinin tespiti ile taraflarınca ödenen kredi taksitlerinin davalılardan tahsili talepli olarak açılan işbu davada, mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi sigortası · sigorta teminatı · mirasçılık · zamanaşımı def'i · olumsuz oy · def'i · vade · zamanaşımı
Benzer bu karardaAncak, davalı sigorta şirketi tarafından süresinde ve usulüne uygun «zamanaşımı def»’inde bulunulmuş, yargılama sırasında bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla, davalı sigorta şirketinin murisin vefatından sonra «kredinin sigortadan» karşılanmasına ilişkin hem davalı bankanın, hem de davacı tarafın yapmış olduğu başvuruların reddine dair 05/11/2010 tarihli cevabi yazıları da nazara alınarak «zamanaşımı def»’i hususunda değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken işin esasının incelenmesi sureti ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta başlangıç tarihinin 26/03/2008, süresinin 3 yıl olduğu, «sigorta teminatının» ilk yıl için 25.000, 00 TL 2. yıl için 18.750,00 TL 3. yıl için 11.250,00 TL olup, murisin vefat tarihine kadar 9.076,46 TL ödediği, vefat tarihinden sonra kooperatif hesaplarından 11.960,34 TL tahsil edildiği, 5.366,00 TL’nin ise, nakit ödendiği, murisin üç yıllık sigorta süresi dolmadan vefat ettiği, 6762 TTK’nın 1328. ve «hayat sigortası» genel şartlarının A.3 maddesine göre vefat yıllık sürenin geçmesinden önce meydana geldiğinden ve sigorta şirketi sigortanın o andaki matematik karşılığından sorumlu olacağından murisin ölüm nedeni intihar olsun ya da olmasın sigorta şirketinin ödemesi gereken tazminat tutarının 11.250,00 TL olduğu, davacı tarafça kredi borcuna karşılık ödenen tutarın banka tarafından iadesi gerekir ise de, davacı ... ...'ın yargılama sırasında vefat etmesi sonrasında dava yasal «mirasçıları» olan çocukları tarafından takip edilmiş ise de, ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1331 E- 2015/100 K. sayılı ilamından davacılar Hasan Türkan ve Ozan Hakan ...'ın babalarının mirasını reddetmeleri ve mirasın hem haklar hem de borçlarıyla bir bütün halinde gerçek reddinin söz konusu olması karşısında ödenen bedelin iadesini talep edemeyecekleri gerekçesiyle, davacıların murisi «vadenin» kullandığı kredinin, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/463 E. 2011/8151 K.
Ortak:hayat sigortası · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaAncak, davacıların murisi dava dışı bankadan 15.03.2006 tarihli tarımsal kredi kullanmış, sonrasında «hayat sigorta poliçesi» tanzim edilmiş ve muris 19.08.2007 tarihinde intihar sonucu vefat etmiştir.
Dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, TTK’nun 1328 maddesi uyarınca sigortanın 3 yıl süreyle devam etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacılar tarafından murislerinin ölümü nedeniyle murisleri ile davalı şirket arasında düzenlenen «hayat sigortası poliçesi» gereğince davalıdan «sigorta tazminatı» talep edilmiş, davalı ise davacıların murisi tarafından kullanılan kredinin kalan borçlarının kapatıldığını ancak sigorta tazminatının bakiye kısmı için davacıların murislerinin öldürülmesinde suç ortağı olmadıkları yönünde savcılık soruşturması sonucunda hazırlanacak iddianame ya da koğuşturmaya yer olmadığına dair karar örneği sunmaları gerektiğini belirtmiş, mahkemece davacıların ilgili karar örneklerini sunmadıkları gerekçesiyle davanın reddi ile davalı lehine alacağın % 40 ı oranında «kötü niyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · kötüniyet tazminatı · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · kötüniyet · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Hayat Sigortası genel Şartları ve TTK'nun 1328. maddesi uyarınca davacıların murislerinin öldürülmesinde suç ortağı olmaması gerektiği, aksini ispatlamak üzere yapılacak ceza soruşturması sonucunda düzenlenecek iddianameyi «ibraz» etmesinin gerekli olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve alacağın % 40'ı oranında «kötüniyet tazminatının» davacılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davacılar tarafından murislerinin ölümü nedeniyle murisleri ile davalı şirket arasında düzenlenen «hayat sigortası poliçesi» gereğince davalıdan «sigorta tazminatı» talep edilmiş, davalı ise davacıların murisi tarafından kullanılan kredinin kalan borçlarının kapatıldığını ancak sigorta tazminatının bakiye kısmı için davacıların murislerinin öldürülmesinde suç ortağı olmadıkları yönünde savcılık soruşturması sonucunda hazırlanacak iddianame ya da koğuşturmaya yer olmadığına dair karar örneği sunmaları gerektiğini belirtmiş, mahkemece davacıların ilgili karar örneklerini sunmadıkları gerekçesiyle davanın reddi ile davalı lehine alacağın % 40 ı oranında «kötü niyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Davacıların murisinin ölümünde davacıların suç ortağı olmadıklarına ilişkin mahkemece istenebilecek belgeleri «ibraz» etmedikleri gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş ve davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/134 E. 2024/451 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihya davası · şirketin ihyası · sicilden terkin · derdestlik · ihya · tüzel kişilik · husumet yokluğu · ek tasfiye
Benzer bu kararda… şirketinin terkinine karar verildiği, ancak şirket aleyhine açılan ve yargılaması devam eden dava bulunduğundan bahisle şirketin ihyasına karar verilmesi talebiyle «ihya davası» açılmış ise de; ihya davasının ihyası istenen şirketin kayıtlı bulunduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü ve varsa «tasfiye» memurları hasım gösterilerek açılması gerektiği, «sicilden terkin» edilen şirketin «tüzel kişiliğinin» sona erdiği bu sebeple şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
İş Mahkemesinin 2022/297 E. sayılı dosyası ile açtığı alacak davasının «derdest» olduğunu, davalı şirketin «tüzel kişiliğinin» sona ermiş olması nedeniyle «ihya davası» açması gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «ihya» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10534 E. , 2012/2264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.03.2010 tarih ve 2008/376-2010/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin dava dışı Ziraat Bankası'ndan tarımsal kredi kullandığını, bankanın Adapazarı Şubesi tarafından hayat sigortası yapıldığını, murisin 19.08.2007 tarihinde intihar ederek hayatına son verdiğini, kalan kredi borcunu 01.10.2007 tarihinde bankaya ödediklerini, sigortanın kendilerine ödemede bulunmadığını, sigorta ettiren kimsenin bir başkasının hayatını sigorta ettirmesi durumunda TTK'nun 1328. maddesinin dikkate alınamayacağını, sigorta poliçesini murisin değil bankanın akdettiğini ileri sürerek, 6.500 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, intiharın teminat kapsamında olmadığını, TTK'nun 1328. maddesi gereğince sigortanın en az 3 yıl devam etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 1328. maddesi gereğince intihar olayının teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, hayat sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, TTK’nun 1328 maddesi uyarınca sigortanın 3 yıl süreyle devam etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacıların murisi dava dışı bankadan 15.03.2006 tarihli tarımsal kredi kullanmış, sonrasında hayat sigorta poliçesi tanzim edilmiş ve muris 19.08.2007 tarihinde intihar sonucu vefat etmiştir. Dosyada bulunan ve davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen 23.10.2008 tarihli belgede müteveffa ...’nün ilk sigorta yaptırdığı tarihin 09.09.2003 olduğu belirtilmiş, yine 26.05.2008 tarihli bilgisayar çıktısında da sigorta başlangıç tarihi 09.09.2003 tarihi olan ve sonrasında düzenli olarak 2007 yılına kadar devam eden poliçe bilgilerinden bahsedilmiş olduğu halde mahkemece anılan belgeler değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda anılan belgeler değerlendirilerek, gerektiğinde burada belirtilen poliçeler getirtilmek suretiyle, TTK’nun 1264/4. maddesi uyarınca, 1328. maddesindeki süre şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047375300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz