Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/463 E. 2011/8151 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta tazminatı↗ hayat sigortası↗ kötüniyet tazminatı↗ kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ kötüniyet↗ sigorta poliçesi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Hayat Sigortası genel Şartları ve TTK'nun 1328. maddesi uyarınca davacıların murislerinin öldürülmesinde suç ortağı olmaması gerektiği, aksini ispatlamak üzere yapılacak ceza soruşturması sonucunda düzenlenecek iddianameyi ibraz etmesinin gerekli olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve alacağın % 40'ı oranında kötüniyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacılar tarafından murislerinin ölümü nedeniyle murisleri ile davalı şirket arasında düzenlenen hayat sigortası poliçesi gereğince davalıdan sigorta tazminatı talep edilmiş, davalı ise davacıların murisi tarafından kullanılan kredinin kalan borçlarının kapatıldığını ancak sigorta tazminatının bakiye kısmı için davacıların murislerinin öldürülmesinde suç ortağı olmadıkları yönünde savcılık soruşturması sonucunda hazırlanacak iddianame ya da koğuşturmaya yer olmadığına dair karar örneği sunmaları gerektiğini belirtmiş, mahkemece davacıların ilgili karar örneklerini sunmadıkları gerekçesiyle davanın reddi ile davalı lehine alacağın % 40 ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. Davacıların murisinin ölümünde davacıların suç ortağı olmadıklarına ilişkin mahkemece istenebilecek belgeleri ibraz etmedikleri gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş ve davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13075 E. 2014/18039 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uzamış ceza zamanaşımı · ceza zamanaşımı · teminat kapsamı · zamanaşımı def'i · derdestlik · def'i · havale · ıslah
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nde 2010/111 Esas sayılı dosya ile kamu davası açıldığı, davanın halen «derdest» olduğu, davacının bu davadaki tazminat taleplerinin ceza dosyasındaki «uzamış ceza zamanaşımı» sürelerine tabi olduğu, «ıslah» edilen 90.000,00 TL tazminat talebi açısından uzamış ceza zaman aşımı sebebiyle zaman aşımı süresinin dolmadığı, davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacıların murisinin öldürülmesi olayının poliçe «teminatı kapsamında» olduğu gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş şekli ile kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.03.2014 günl …
Mahkemece, 15.05.2012 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi karşı tarafa tebliğ edildiğinde davalı vekili ıslahla arttırılan kısım yönünden zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de davacıların murisi ...'nın 17.08.2008 tarihinde öldürüldüğü, sanıklar hakkında .....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2212 E. 2012/12036 K.
Ortak:sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacılar tarafından murislerinin ölümü nedeniyle murisleri ile davalı şirket arasında düzenlenen «hayat sigortası poliçesi» gereğince davalıdan «sigorta tazminatı» talep edilmiş, davalı ise davacıların murisi tarafından kullanılan kredinin kalan borçlarının kapatıldığını ancak sigorta tazminatının bakiye kısmı için davacıların murislerinin öldürülmesinde suç ortağı olmadıkları yönünde savcılık soruşturması sonucunda hazırlanacak iddianame ya da koğuşturmaya yer olmadığına dair karar örneği sunmaları gerektiğini belirtmiş, mahkemece davacıların ilgili karar örneklerini sunmadıkları gerekçesiyle davanın reddi ile davalı lehine alacağın % 40 ı oranında «kötü niyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacılar murisinin dava dışı 3. bir şahıs tarafından öldürülmüş olması nedeniyle, kaza sonucu öldüğünün kabulü ile «sigorta poliçesi» gereği kredi borcunun sigorta şirketince karşılanması gerektiği, bu nedenle davacıların kredi kullandıran bankaya karşı borçlu olmadıklarının tespitine dair verile …
1-Dava, davalı bankaya «borçlu olunmadığının tespiti» veya ferdi kaza «sigorta poliçesinden» doğan alacağın davalı ... şirketinden tahsili istemlerine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.12.2011 günlü ilamıyla davanın tüm «mirasçılar» tarafından açılmadığı, davacılar dışında da mirasçıların bulunduğu, mirasçıların tümünün taraf olmadığı davada dava şartının yerine getirilmediği belirtilerek yapılan bozmada bozma neden ve şekline göre de davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.Davacılar vekili tarafından bozma kararına karşı yapılan karar düzeltme isteminde dava açan mirasçılar dışında kalan mirasçılar da yargılama sırasında verdikleri vekaletnameler ile davada «temsil» edilmiş olduklarından taraf teşkiline ilişkin dava şartının gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle Dairemizce …
2-Davacıların murisi ....’nın davalı bankadan kullandığı kredinin «teminatını» teşkil etmek üzere davalı bankanın «lehtarı» olduğu ferdi kaza «sigorta poliçesi» düzenlenmiştir.Teminat süresi içinde davacıların murisi olan....’nın karıştığı kavga olayı sonucu öldürüldüğü anlaşılmıştır.Murisin gerek iddianamede açıklanan gerekse ceza mahkemesi tarafından kabul edilen tartışma ve kavga sonucu kastın aşılması suretiyle meydana gelen ölümünün ferdi kaza sigortaları genel şartlarında düzenlenen ani ve harici bir hadisenin tesiri ile meydana gelen bir ölüm olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.Davalı ... tarafından poliçe kapsamında verilen teminat sigortalının ani ve harici bir olayın etkisi ile iradesi dışında ölmesi veya sürekli tam sakat kalması haline «münhasır» olup, somut olaydaki ölüm nedeni genel şartlarda tanımlanan ve teminat verilen ölüm halleri kapsamında olmadığından davalı ... şirketinin anılan poliçe kapsamında …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · lehtar · münhasırlık · mirasçılık · teminat · temsil
Benzer bu kararda1-Dava, davalı bankaya «borçlu olunmadığının tespiti» veya ferdi kaza «sigorta poliçesinden» doğan alacağın davalı ... şirketinden tahsili istemlerine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.12.2011 günlü ilamıyla davanın tüm «mirasçılar» tarafından açılmadığı, davacılar dışında da mirasçıların bulunduğu, mirasçıların tümünün taraf olmadığı davada dava şartının yerine getirilmediği belirtilerek yapılan bozmada bozma neden ve şekline göre de davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.Davacılar vekili tarafından bozma kararına karşı yapılan karar düzeltme isteminde dava açan mirasçılar dışında kalan mirasçılar da yargılama sırasında verdikleri vekaletnameler ile davada «temsil» edilmiş olduklarından taraf teşkiline ilişkin dava şartının gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle Dairemizce …
2-Davacıların murisi ....’nın davalı bankadan kullandığı kredinin «teminatını» teşkil etmek üzere davalı bankanın «lehtarı» olduğu ferdi kaza «sigorta poliçesi» düzenlenmiştir.Teminat süresi içinde davacıların murisi olan....’nın karıştığı kavga olayı sonucu öldürüldüğü anlaşılmıştır.Murisin gerek iddianamede açıklanan gerekse ceza mahkemesi tarafından kabul edilen tartışma ve kavga sonucu kastın aşılması suretiyle meydana gelen ölümünün ferdi kaza sigortaları genel şartlarında düzenlenen ani ve harici bir hadisenin tesiri ile meydana gelen bir ölüm olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.Davalı ... tarafından poliçe kapsamında verilen teminat sigortalının ani ve harici bir olayın etkisi ile iradesi dışında ölmesi veya sürekli tam sakat kalması haline «münhasır» olup, somut olaydaki ölüm nedeni genel şartlarda tanımlanan ve teminat verilen ölüm halleri kapsamında olmadığından davalı ... şirketinin anılan poliçe kapsamında …
Böyle bir durumda davalı bankanın «lehtarı» olduğu poliçeye dayalı olarak sigorta şirketinden de alacağını tahsil olanağı mevcut olup, ölen borçlunun «mirasçıları» ve sigorta şirketi bankaya karşı sorumlu olacaklarından bankanın alacağını istediğinden tahsil etme hakkının bulunması karşısında kredi borcu ödenmediği sürece dav …
Davalılar Muris ..... «mirasçıları» ... ve diğerleri vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9401 E. 2011/6836 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikrah · takipsizlik kararı · şikayet · protokol · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «protokol» yapıldığı, davacının bu protokolden sonra savcılığa başvurarak «şikayette» bulunduğu, davalı hakkında «takipsizlik» kararı verildiği, davaya konu şirket hisselerinin «ikrah» altında devredildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limitet şirket» hisse devir işleminin iptali istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından, dava konusu devir işleminin «ikrah» altında gerçekleştiğinden bahisle bir ceza koğuşturması bulunduğu iddia edildiğine göre, öncelikle söz konusu ceza davasının işbu dava dosyası ile irtibatının bulu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/463 E. , 2011/8151 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2007 tarih ve 2006/422 - 2007/664 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi olan ... ile davalı şirket arasında hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, ...’in silahlı saldırı sonucunda öldüğünü, sigorta tazminatının tahsili için davalı hakkında başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Hayat Sigortası genel Şartları ve TTK'nun 1328. maddesi uyarınca davacıların murislerinin öldürülmesinde suç ortağı olmaması gerektiği, aksini ispatlamak üzere yapılacak ceza soruşturması sonucunda düzenlenecek iddianameyi ibraz etmesinin gerekli olduğu gerekçesiyle davanın reddine ve alacağın % 40'ı oranında kötüniyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacılar tarafından murislerinin ölümü nedeniyle murisleri ile davalı şirket arasında düzenlenen hayat sigortası poliçesi gereğince davalıdan sigorta tazminatı talep edilmiş, davalı ise davacıların murisi tarafından kullanılan kredinin kalan borçlarının kapatıldığını ancak sigorta tazminatının bakiye kısmı için davacıların murislerinin öldürülmesinde suç ortağı olmadıkları yönünde savcılık soruşturması sonucunda hazırlanacak iddianame ya da koğuşturmaya yer olmadığına dair karar örneği sunmaları gerektiğini belirtmiş, mahkemece davacıların ilgili karar örneklerini sunmadıkları gerekçesiyle davanın reddi ile davalı lehine alacağın % 40 ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
Davacıların murisinin ölümünde davacıların suç ortağı olmadıklarına ilişkin mahkemece istenebilecek belgeleri ibraz etmedikleri gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş ve davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030361000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz