Normlar hiyerarşisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11171 E. 2011/4102 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
normlar hiyerarşisi↗ sigorta tazminatı↗ hayat sigortası↗ sigorta ettiren↗ emredici hüküm↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ geçersizlik↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 1328. maddesinde, intihar durumunda sigorta 3 yılın altında devam etmiş ise sigortacının o andaki riyazi ihtiyatını ödeyeceğinin belirtildiği, yine Hayat Sigortaları Yönetmeliği'nin 20/a maddesi gereğince 1 yıldan uzun süreli poliçeler için riyazi ihtiyatın geçerli olduğu, müteveffanın sigorta süresinin 1 yıldan az sürdüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacılar murisinin sigortalısı bulunduğu 05.09.2006 - 05.09.2007 vadeli kredili hayat sigorta poliçesine dayanılarak açılan ölüm sigorta tazminatının ödetilmesi istemine ilişkin olup, murisin ölüm nedeninin intihar olduğu çekişme konusu değildir.
TTK'nun 1328. maddesi uyarınca, sigortalının intiharı halinde hayat sigortası sözleşmesinin intihar tarihine kadar aralıksız üç yıl devam etmiş olması koşulu ile sigortacı sigorta bedelinin tamamını ödemekle yükümlüdür. Sözü edilen üç yıllık sürenin geçmesinden önce sigortalının intiharı anında akli melekeleri ne olursa olsun sigortacı sigortanın o andaki riyazi ihtiyatını (matematik karşılıklarını) öder. Riziko tarihinde yürürlükte olan 09.12.1996 tarihli Hayat Sigrotaları Yönetmeliği'nin 20/1. maddesinde ise aktüeryal matematiksel karşılıkların, bir yıldan uzun süreli hayat sigortaları için tarifelerin onaylı teknik eseslarında belirtilen formül veya esaslara göre ayrılacağı öngörülmüştür. Mahkemece, bu yönetmelik hükmünden yola çıkılarak sigortalının 29.01.2007 tarihinde öldüğü, sigorta poliçesinin ise bir yıl süreli olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TTK'nun 1264/4. maddesinde yukarıda anılan madde sigorta ettiren kimsenin zararına olacak biçimde sözleşme ile değiştirilemeyecek hükümler arasında sayılmıştır. TTK'nun 1328/1. maddesinde de, intihar anında üç yıl devam etme koşulunu taşımayan sigorta sözleşme ilişkisinden dolayı riyazi ihtiyatın hak sahiplerince istenebilmesi için hayat sigortasının bir yıldan daha uzun süreli olma koşuluna yer verilmediğine göre, bu yönde yapılacak sözleşme veya normlar hiyerarşisinde yasanın altındaki bir düzenleme hükmünün TTK'nun 1264/4. maddesinin emredici hükmüne aykırı ve buna bağlı olarak da geçersiz olacağı açıktır.
Mahkemece, özel yasa hükmü ile sigortalı veya başkaca hak sahibi lehine ihdas edilen bir hakkın yönetmelik hükmü ile ortadan kaldırılamayacağı ve koşullarının ağırlaştırılamayacağı gözetilerek, davacıların intihar eden sigortalı murislerinden dolayı riziko tarihinde geçerli olan Hayat Sigortaları Yönetmeliği'nin 20. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenen matematik karşılıklar bağlamında tazminat isteme haklarının varlığı, kapsam ve niceliği araştırılarak, bu konuda hayat sigortası alanında deneyimi olan uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle oluşacak uygun sonuç çerçevesinde hüküm kurulmak gerekirken, kaynağını yasadan almayan tazminat isteme hakkını daraltıcı yönetmelik hükmüne göre davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10534 E. 2012/2264 K.
Ortak:hayat sigortası · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, davacılar murisinin sigortalısı bulunduğu 05.09.2006 - 05.09.2007 vadeli kredili «hayat sigorta poliçesine» dayanılarak açılan ölüm «sigorta tazminatının» ödetilmesi istemine ilişkin olup, murisin ölüm nedeninin intihar olduğu çekişme konusu değildir.
TTK'nun 1328. maddesi uyarınca, sigortalının intiharı halinde «hayat sigortası sözleşmesinin» intihar tarihine kadar aralıksız üç yıl devam etmiş olması koşulu ile sigortacı sigorta bedelinin tamamını ödemekle yükümlüdür.
Riziko tarihinde yürürlükte olan 09.12.1996 tarihli Hayat Sigrotaları Yönetmeliği'nin 20/1. maddesinde ise aktüeryal matematiksel karşılıkların, bir yıldan uzun süreli «hayat sigortaları» için tarifelerin onaylı teknik eseslarında belirtilen formül veya esaslara göre ayrılacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaAncak, davacıların murisi dava dışı bankadan 15.03.2006 tarihli tarımsal kredi kullanmış, sonrasında «hayat sigorta poliçesi» tanzim edilmiş ve muris 19.08.2007 tarihinde intihar sonucu vefat etmiştir.
Dava, «hayat sigortasından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, TTK’nun 1328 maddesi uyarınca sigortanın 3 yıl süreyle devam etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 1328. maddesi gereğince intihar olayının «teminat kapsamında» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda anılan belgeler değerlendirilerek, gerektiğinde burada belirtilen poliçeler getirtilmek suretiyle, TTK’nun 1264/4. maddesi uyarınca, 1328. maddesindeki süre şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5851 E. 2017/6919 K.
Ortak:hayat sigortası
İncelediğiniz karardaDava, davacılar murisinin sigortalısı bulunduğu 05.09.2006 - 05.09.2007 vadeli kredili «hayat sigorta poliçesine» dayanılarak açılan ölüm «sigorta tazminatının» ödetilmesi istemine ilişkin olup, murisin ölüm nedeninin intihar olduğu çekişme konusu değildir.
TTK'nun 1328. maddesi uyarınca, sigortalının intiharı halinde «hayat sigortası sözleşmesinin» intihar tarihine kadar aralıksız üç yıl devam etmiş olması koşulu ile sigortacı sigorta bedelinin tamamını ödemekle yükümlüdür.
Riziko tarihinde yürürlükte olan 09.12.1996 tarihli Hayat Sigrotaları Yönetmeliği'nin 20/1. maddesinde ise aktüeryal matematiksel karşılıkların, bir yıldan uzun süreli «hayat sigortaları» için tarifelerin onaylı teknik eseslarında belirtilen formül veya esaslara göre ayrılacağı öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta başlangıç tarihinin 26/03/2008, süresinin 3 yıl olduğu, «sigorta teminatının» ilk yıl için 25.000, 00 TL 2. yıl için 18.750,00 TL 3. yıl için 11.250,00 TL olup, murisin vefat tarihine kadar 9.076,46 TL ödediği, vefat tarihinden sonra kooperatif hesaplarından 11.960,34 TL tahsil edildiği, 5.366,00 TL’nin ise, nakit ödendiği, murisin üç yıllık sigorta süresi dolmadan vefat ettiği, 6762 TTK’nın 1328. ve «hayat sigortası» genel şartlarının A.3 maddesine göre vefat yıllık sürenin geçmesinden önce meydana geldiğinden ve sigorta şirketi sigortanın o andaki matematik karşılığından sorumlu olacağından murisin ölüm nedeni intihar olsun ya da olmasın sigorta şirketinin ödemesi gereken tazminat tutarının 11.250,00 TL olduğu, davacı tarafça kredi borcuna karşılık ödenen tutarın banka tarafından iadesi gerekir ise de, davacı ... ...'ın yargılama sırasında vefat etmesi sonrasında dava yasal «mirasçıları» olan çocukları tarafından takip edilmiş ise de, ...
1- Davacı tarafça, davalı bankadan kredi kullanımı sırasında, diğer davalı şirketten «hayat sigortası» yaptırılmasına rağmen murisin ölümünden sonra «kredinin sigorta» tarafından karşılanmaması nedeniyle, krediyi sigorta şirketinin ödemesi gerektiğinin tespiti ile taraflarınca ödenen kredi taksitlerinin davalılardan tahsili talepli olarak açılan işbu davada, mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi sigortası · sigorta teminatı · mirasçılık · zamanaşımı def'i · olumsuz oy · def'i · vade · zamanaşımı
Benzer bu karardaAncak, davalı sigorta şirketi tarafından süresinde ve usulüne uygun «zamanaşımı def»’inde bulunulmuş, yargılama sırasında bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla, davalı sigorta şirketinin murisin vefatından sonra «kredinin sigortadan» karşılanmasına ilişkin hem davalı bankanın, hem de davacı tarafın yapmış olduğu başvuruların reddine dair 05/11/2010 tarihli cevabi yazıları da nazara alınarak «zamanaşımı def»’i hususunda değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken işin esasının incelenmesi sureti ile hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta başlangıç tarihinin 26/03/2008, süresinin 3 yıl olduğu, «sigorta teminatının» ilk yıl için 25.000, 00 TL 2. yıl için 18.750,00 TL 3. yıl için 11.250,00 TL olup, murisin vefat tarihine kadar 9.076,46 TL ödediği, vefat tarihinden sonra kooperatif hesaplarından 11.960,34 TL tahsil edildiği, 5.366,00 TL’nin ise, nakit ödendiği, murisin üç yıllık sigorta süresi dolmadan vefat ettiği, 6762 TTK’nın 1328. ve «hayat sigortası» genel şartlarının A.3 maddesine göre vefat yıllık sürenin geçmesinden önce meydana geldiğinden ve sigorta şirketi sigortanın o andaki matematik karşılığından sorumlu olacağından murisin ölüm nedeni intihar olsun ya da olmasın sigorta şirketinin ödemesi gereken tazminat tutarının 11.250,00 TL olduğu, davacı tarafça kredi borcuna karşılık ödenen tutarın banka tarafından iadesi gerekir ise de, davacı ... ...'ın yargılama sırasında vefat etmesi sonrasında dava yasal «mirasçıları» olan çocukları tarafından takip edilmiş ise de, ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1331 E- 2015/100 K. sayılı ilamından davacılar Hasan Türkan ve Ozan Hakan ...'ın babalarının mirasını reddetmeleri ve mirasın hem haklar hem de borçlarıyla bir bütün halinde gerçek reddinin söz konusu olması karşısında ödenen bedelin iadesini talep edemeyecekleri gerekçesiyle, davacıların murisi «vadenin» kullandığı kredinin, davalı ...
-
Telif Hakkı İhlaline Dayalı Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2131 E. 2017/5477 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, davacının somutlaştırdığı intihal iddiaları üzerinde içlerinde «denetime elverişli» şekilde inceleme yapılmak üzere dershanecilik sektöründe deneyimli Türkçe ve Matematik öğretmenlerinin de bulunduğu yeni bir heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11171 E. , 2011/4102 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2008/29 - 2009/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin eşi ve babası olan Barış Doğan'ın 29.01.2007 tarihinde intihar sonucu vefat ettiğini, vefatından önce davalı şirketle hayat sigortası poliçesi yaptığını, poliçede vefat durumunda 25.000 TL'nın ödeneceğinin belirtildiğini, buna rağmen sigorta şirketinin ödemede bulunmadığını ileri sürerek, şimdilik 7.000 TL'nın başvuru tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müteveffa ile 05.09.2006-05.09.2007 arası 1 yıl süreli hayat sigortası poliçesi tanzim edildiğini, sigorta genel şartında intihar halinde ödeme yapılamayacağının belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'nun 1328. maddesinde, intihar durumunda sigorta 3 yılın altında devam etmiş ise sigortacının o andaki riyazi ihtiyatını ödeyeceğinin belirtildiği, yine Hayat Sigortaları Yönetmeliği'nin 20/a maddesi gereğince 1 yıldan uzun süreli poliçeler için riyazi ihtiyatın geçerli olduğu, müteveffanın sigorta süresinin 1 yıldan az sürdüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacılar murisinin sigortalısı bulunduğu 05.09.2006 - 05.09.2007 vadeli kredili hayat sigorta poliçesine dayanılarak açılan ölüm sigorta tazminatının ödetilmesi istemine ilişkin olup, murisin ölüm nedeninin intihar olduğu çekişme konusu değildir.
TTK'nun 1328. maddesi uyarınca, sigortalının intiharı halinde hayat sigortası sözleşmesinin intihar tarihine kadar aralıksız üç yıl devam etmiş olması koşulu ile sigortacı sigorta bedelinin tamamını ödemekle yükümlüdür. Sözü edilen üç yıllık sürenin geçmesinden önce sigortalının intiharı anında akli melekeleri ne olursa olsun sigortacı sigortanın o andaki riyazi ihtiyatını (matematik karşılıklarını) öder. Riziko tarihinde yürürlükte olan 09.12.1996 tarihli Hayat Sigrotaları Yönetmeliği'nin 20/1. maddesinde ise aktüeryal matematiksel karşılıkların, bir yıldan uzun süreli hayat sigortaları için tarifelerin onaylı teknik eseslarında belirtilen formül veya esaslara göre ayrılacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, bu yönetmelik hükmünden yola çıkılarak sigortalının 29.01.2007 tarihinde öldüğü, sigorta poliçesinin ise bir yıl süreli olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TTK'nun 1264/4. maddesinde yukarıda anılan madde sigorta ettiren kimsenin zararına olacak biçimde sözleşme ile değiştirilemeyecek hükümler arasında sayılmıştır. TTK'nun 1328/1. maddesinde de, intihar anında üç yıl devam etme koşulunu taşımayan sigorta sözleşme ilişkisinden dolayı riyazi ihtiyatın hak sahiplerince istenebilmesi için hayat sigortasının bir yıldan daha uzun süreli olma koşuluna yer verilmediğine göre, bu yönde yapılacak sözleşme veya normlar hiyerarşisinde yasanın altındaki bir düzenleme hükmünün TTK'nun 1264/4. maddesinin emredici hükmüne aykırı ve buna bağlı olarak da geçersiz olacağı açıktır.
Mahkemece, özel yasa hükmü ile sigortalı veya başkaca hak sahibi lehine ihdas edilen bir hakkın yönetmelik hükmü ile ortadan kaldırılamayacağı ve koşullarının ağırlaştırılamayacağı gözetilerek, davacıların intihar eden sigortalı murislerinden dolayı riziko tarihinde geçerli olan Hayat Sigortaları Yönetmeliği'nin 20. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenen matematik karşılıklar bağlamında tazminat isteme haklarının varlığı, kapsam ve niceliği araştırılarak, bu konuda hayat sigortası alanında deneyimi olan uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle oluşacak uygun sonuç çerçevesinde hüküm kurulmak gerekirken, kaynağını yasadan almayan tazminat isteme hakkını daraltıcı yönetmelik hükmüne göre davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda aıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019195300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz