Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10063 E. 2012/1833 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici kredisi↗ tüketici işlemi↗ görevsizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kartının sıkışmasından sonra yapılan 3426 TL'lik harcamanın davacının önceki harcamalarına uygun düşmediği, bu işlemden sonra bankanın müşterisini koruyucu hiçbir güvenlik önlemi uygulamadığı, bankanın bu işlem ve sonraki 800 TL'lik işlemden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4226 TL'nin 16.04.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kredili maaş hesap kartının ATM cihazında sıkışması sonucu, kimliği belirsiz kişilerce hesaptan çekilen paraya yönelik alacak istemine ilişkindir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Yasa'nın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında, tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Yasa'nın 10. maddesinde, tüketici kredisi tüketicinin bir mal ve hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldığı kredidir, 10/A maddesinde ise, kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin 10. maddesi hükmüne tabi olduğu düzenlemesi getirilmiştir. Anılan Yasa'nın 23. maddesinde de, bu yasanın uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlığa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı bankadan maaş almaktadır. ATM cihazında sıkışan kart, davacıya ait maaş kartı olup, bu kart ile maaş çekilmekte ve ayrıca avans kredi çekim işlemi yapılabilmektedir. Kullandırılan bu kredi, 4077 Sayılı Yasa'nın 10 ve 10/Amaddesi kapsamına girmemektedir. O halde davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'nin değil, genel mahkemelerin görevi dahilinde kalmaktadır. Bu durumda, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1934 E. 2011/11675 K.
Ortak:tüketici kredisi · tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Yasa'nın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında, tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü «tüketici işlemini» kapsar." hükmüne yer verilmiştir.
Yasa'nın 10. maddesinde, «tüketici kredisi» tüketicinin bir mal ve hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldığı kredidir, 10/A maddesinde ise, kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin 10. maddesi hükmüne tabi olduğu düzenlemesi getirilmiştir.
Bu durumda, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Yasa'nın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında, tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü «tüketici işlemini» kapsar." hükmüne yer verilmiştir.
Yasa'nın 10. maddesinde, «tüketici kredisi» tüketicinin bir mal ve hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldığı kredidir, 10/A maddesinde ise, kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin 10. maddesi hükmüne tabi olduğu düzenlemesi getirilmiştir.
Bu durumda, «görevsizlik» kararı verilmesi veya davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5628 E. 2012/13403 K.
Ortak:tüketici kredisi · tüketici işlemi · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz kararda4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Yasa'nın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında, tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü «tüketici işlemini» kapsar." hükmüne yer verilmiştir.
Yasa'nın 10. maddesinde, «tüketici kredisi» tüketicinin bir mal ve hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldığı kredidir, 10/A maddesinde ise, kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin 10. maddesi hükmüne tabi olduğu düzenlemesi getirilmiştir.
Benzer bu kararda4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Yasa'nın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında, tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü «tüketici işlemini» kapsar " hükmüne yer verilmiştir.
Yasa'nın 10. maddesinde, «tüketici kredisi» tüketicinin bir mal ve hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldığı kredidir, 10/A maddesinde ise, kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin 10. maddesi hükmüne tabi olduğu düzenlemesi getirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta bankomat kartıyla davalı Banka'da mevcut davacıya ait maaş hesabından paranın çekildiği iddia edilmiş olup davalı Banka aleyhine açılan dava, niteliği itibariyle karar tarihinde yürürlükte olan TTK'nun 4. ve 5. maddesine göre «mutlak ticari» davalardandır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8029 E. 2011/544 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Yasa'nın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında, tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü «tüketici işlemini» kapsar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda «tüketici işlemi» bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üçüncü kişi · yasal faiz · kusur · dava sebebi
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ATM cihazından maaş hesabını kontrol ederken ATM cihazında alıkonulan kartın «üçüncü kişiler» tarafından ele geçirilerek kullanılmasında davacının «kusuru» bulunmadığı, sorumluluğun gerekli önlemleri almayan davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3,155 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Bozma «sebebine» göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15762 E. 2013/335 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · kusur · dahili dava
Benzer bu kararda… avacı bankanın müşterilerinin kullanımına sunduğu ATM cihazına dışarıdan yapılacak müdahalelere karşı müşterilerini koruyucu veya onları uyarıcı önlemleri sistemine «dahil» etmesi veya ATM cihazına kamera vs. gibi görüntü kaydedici cihazları yerleştirmesi ve buna ilişkin etkili güvenlik önlemlerini alması gerekmekte olup, bunları yerine getirmeyen davacı banka davalıların murisinin hesabından çekilen paradan asıl sorumlu olup, davalıların murisinin olaydan hemen sonra davacı bankayı uyarması gerekirken geç haber vermesi nedeniyle zararın oluşmasında ancak «müterafik kusuru» sözkonusu olmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, tüm «kusurun» davalıların murisinde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10063 E. , 2012/1833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 26.01.2010 tarih ve 2009/865-2010/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 15.04.2009 pazar günü davalı bankaya ait ATM cihazından para çekmek isterken kartının cihazda kaldığını, davacının ertesi gün hesabından defalarca usulsüz işlem yapıldığını öğrendiğini ileri sürerek, 5.400 TL zararın olay tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kartının sıkışmasından sonra yapılan 3426 TL'lik harcamanın davacının önceki harcamalarına uygun düşmediği, bu işlemden sonra bankanın müşterisini koruyucu hiçbir güvenlik önlemi uygulamadığı, bankanın bu işlem ve sonraki 800 TL'lik işlemden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4226 TL'nin 16.04.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kredili maaş hesap kartının ATM cihazında sıkışması sonucu, kimliği belirsiz kişilerce hesaptan çekilen paraya yönelik alacak istemine ilişkindir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 1. maddesinde Yasa'nın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında, tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Yasa'nın 10. maddesinde, tüketici kredisi tüketicinin bir mal ve hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldığı kredidir, 10/A maddesinde ise, kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin 10. maddesi hükmüne tabi olduğu düzenlemesi getirilmiştir. Anılan Yasa'nın 23. maddesinde de, bu yasanın uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü uyuşmazlığa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı bankadan maaş almaktadır. ATM cihazında sıkışan kart, davacıya ait maaş kartı olup, bu kart ile maaş çekilmekte ve ayrıca avans kredi çekim işlemi yapılabilmektedir. Kullandırılan bu kredi, 4077 Sayılı Yasa'nın 10 ve 10/Amaddesi kapsamına girmemektedir. O halde davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'nin değil, genel mahkemelerin görevi dahilinde kalmaktadır. Bu durumda, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken mahkemece davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmış olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047348400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz