Kesin mehil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9331 E. 2012/1698 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ çek karnesi↗ ek mehil↗ müterafik kusur↗ keşideci↗ limited şirket↗ çek↗ kusur↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bankanın yasanın üzerine yüklediği sorumluluklarını yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı bankanın özensiz davranarak çek karnesi vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Öncelikle çek karnesi veren bankaya karşı bu davanın açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek keşidecisine başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespiti gerekir. Bu anlamda, davacının delil olarak bildirdiği İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2007/1969 sayılı takip dosyasının davacı ve keşideci şirketle ilgili olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı vekiline ilgili takip dosyasını bildirmesi için mehil ve kesin mehil verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, ancak temyiz dilekçesinde takip dosyasının İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2007/1963 sayılı dosyası olduğu anlaşılmıştır. O halde, öncelikle bu dosyanın getirtilip incelenmesi ve yukarıda belirtilen hususların değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece bankanın çek hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi limitet şirket müdürünün sunduğu belgelere göre çek karnesi verdiği anlaşılmıştır. 3167 sayılı Çek Kanununun 4814 sayılı yasa ile değişik 2.maddesine göre, bankanın sadece hesap sahibinin sunduğu belgelerle yetinmeyip, hem hesap sahibinin hem de çek hesabı açacak şirketin yetkilisinin adresinden ekonomik durumlarını araştırması gerekir. Banka bu yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, davacının da çek keşidecisi hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla müterafik kusuru değerlendirilmeden davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6885 E. 2013/22348 K.
Ortak:çek karnesi · keşideci · limited şirket · çek
İncelediğiniz karardaÖncelikle «çek karnesi» veren bankaya karşı bu davanın açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespiti gerekir.
Mahkemece bankanın «çek» hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi «limitet şirket» müdürünün sunduğu belgelere göre «çek karnesi» verdiği anlaşılmıştır.
Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece her ne kadar bankanın «çek» hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi «limitet şirket» müdürünün sunduğu belgelere göre «çek karnesi» verdiği anlaşılmıştır.
Dava, davalı bankanın sahte kimliğe dayalı olarak ve özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Bankanın bu yükümlülüklerini yerine getirmediği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, davacının da «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla tarafların müterafik kusurları değerlendirilerek ve mahkemece aldırılan buna ilişkin olarak değerlendirme yapan «bilirkişi raporuna itirazlar» da nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · illiyet bağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava dışı şirkete «çek» hesabı açılırken, gerekli incelemelerin yapıldığı, belgelerin alındığı, fotoğrafı değiştirilmiş kimlik belgesine istinaden pek çok "resmi belgenin" dava dışı 3.şahıs tarafından bankaya sunulması nedeniyle, davalının kusuruna ilişkin «illiyet bağının» kesildiği ve davalının bu kimlik belgesinin gerçekliğinin tespiti konusunda her hangi bir kusurunun bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bankanın bu yükümlülüklerini yerine getirmediği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, davacının da «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla tarafların müterafik kusurları değerlendirilerek ve mahkemece aldırılan buna ilişkin olarak değerlendirme yapan «bilirkişi raporuna itirazlar» da nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaDava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Öncelikle «çek karnesi» veren bankaya karşı bu davanın açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespiti gerekir.
Mahkemece bankanın «çek» hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi «limitet şirket» müdürünün sunduğu belgelere göre «çek karnesi» verdiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n önce davacı bankaya iade edildiği kabul edildiğine ve bu sebeple de dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davacının haksız bulunmasına göre mahkemece yapılan «yargılama giderlerinin» buna göre tayini gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaDava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Öncelikle «çek karnesi» veren bankaya karşı bu davanın açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespiti gerekir.
Mahkemece bankanın «çek» hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi «limitet şirket» müdürünün sunduğu belgelere göre «çek karnesi» verdiği anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12237 E. 2014/20101 K.
Ortak:çek karnesi · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaÖncelikle «çek karnesi» veren bankaya karşı bu davanın açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespiti gerekir.
Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bankanın «çek» hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi «limitet şirket» müdürünün sunduğu belgelere göre «çek karnesi» verdiği anlaşılmıştır.
Benzer bu kararda2- Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bir banka, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise çek hesabının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/2. maddeler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · hamil · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekin «hamili» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmayı yaptığı, basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6399 E. 2014/12925 K.
Ortak:çek karnesi · müterafik kusur · keşideci · çek · kusur
İncelediğiniz karardaBanka bu yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, davacının da «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla «müterafik kusuru» değerlendirilmeden davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Öncelikle «çek karnesi» veren bankaya karşı bu davanın açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespiti gerekir.
Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 09.02.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı ayrıca çek keşidecisi aleyhine yapılan takipten sonra çek keşidecisinin alacaklı olduğu senetlerle ilgili adres araştırması, «haciz» uygulaması gibi yolları tüketmediği, davalı bankanın ise Yargıtay kararları kapsamında bir «güven kurumu» olarak, «objektif özen yükümlülüğünün» yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlardan dahi sorumlu olacağından tarafların olayda «kusurlarının» 1/2 oranında olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.250,00 TL «maddi tazminat» ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak söz konusu bozma ilamında, «çek karnesi» veren bankaya karşı bu türden davaların açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespitinin gerektiği yönünde saptama ve ilkeye yer verilmiş olup, davacı tarafça karşılıksız çıkan çeklere yönelik olarak başlatılan icra takibi sırasında, 10 adet «bononun» haczedildiği, bono borçlularına gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ancak söz konusu bonolarla ilgili olarak başkaca işlem yapılmadığı, eş söyleyişle, başlatıla …
1-Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıksız çek · objektif özen yükümlülüğü · güven kurumu · özen yükümlülüğü · bono · haciz · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 09.02.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı ayrıca çek keşidecisi aleyhine yapılan takipten sonra çek keşidecisinin alacaklı olduğu senetlerle ilgili adres araştırması, «haciz» uygulaması gibi yolları tüketmediği, davalı bankanın ise Yargıtay kararları kapsamında bir «güven kurumu» olarak, «objektif özen yükümlülüğünün» yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlardan dahi sorumlu olacağından tarafların olayda «kusurlarının» 1/2 oranında olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.250,00 TL «maddi tazminat» ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
S..’ın 1995’den beri «karşılıksız çek» vermekten yargılandığını, davalının gerekli özeni göstermeyerek bu şahsa «çek karnesi» verdiğini, bu kişiye iki adet çek bedeli olan 20.500,00 TL karşılığında kooperatif hissesini sattığını, bu kişinin çeklerin bedelini ödemediğini ileri sürerek elde …
Ancak söz konusu bozma ilamında, «çek karnesi» veren bankaya karşı bu türden davaların açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespitinin gerektiği yönünde saptama ve ilkeye yer verilmiş olup, davacı tarafça karşılıksız çıkan çeklere yönelik olarak başlatılan icra takibi sırasında, 10 adet «bononun» haczedildiği, bono borçlularına gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ancak söz konusu bonolarla ilgili olarak başkaca işlem yapılmadığı, eş söyleyişle, başlatıla …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9331 E. , 2012/1698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.12.2009 tarih ve 2009/145 - 2009/686 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, dava dışı Omala Gıda San. A.Ş. yetkilisi olan dava dışı ...’nın 1995’den beri karşılıksız çek vermekten yargılandığını, davalının gerekli özeni göstermeyerek bu şahsa çek karnesi verdiğini, bu kişiye iki adet çek bedeli olan 20.500,00-TL karşılığında kooperatif hissesini sattığını, bu kişinin çeklerin bedelini ödemediğini, bankanın özensiz davranarak bu kişiye çek karnesi verdiğini ileri sürerek çek bedelleri karşılığı olan 20.500,00-TL alacağının ve 200.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çek karnesi verirken gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bankanın yasanın üzerine yüklediği sorumluluklarını yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı bankanın özensiz davranarak çek karnesi vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Öncelikle çek karnesi veren bankaya karşı bu davanın açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek keşidecisine başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespiti gerekir. Bu anlamda, davacının delil olarak bildirdiği İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2007/1969 sayılı takip dosyasının davacı ve keşideci şirketle ilgili olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı vekiline ilgili takip dosyasını bildirmesi için mehil ve kesin mehil verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, ancak temyiz dilekçesinde takip dosyasının İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2007/1963 sayılı dosyası olduğu anlaşılmıştır. O halde, öncelikle bu dosyanın getirtilip incelenmesi ve yukarıda belirtilen hususların değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece bankanın çek hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi limitet şirket müdürünün sunduğu belgelere göre çek karnesi verdiği anlaşılmıştır. 3167 sayılı Çek Kanununun 4814 sayılı yasa ile değişik 2.maddesine göre, bankanın sadece hesap sahibinin sunduğu belgelerle yetinmeyip, hem hesap sahibinin hem de çek hesabı açacak şirketin yetkilisinin adresinden ekonomik durumlarını araştırması gerekir. Banka bu yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, davacının da çek keşidecisi hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla müterafik kusuru değerlendirilmeden davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047148500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz