6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6885 E. 2013/22348 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek karnesi bilirkişi raporuna itiraz illiyet bağı keşideci limited şirket çek

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava dışı şirkete çek hesabı açılırken, gerekli incelemelerin yapıldığı, belgelerin alındığı, fotoğrafı değiştirilmiş kimlik belgesine istinaden pek çok "resmi belgenin" dava dışı 3.şahıs tarafından bankaya sunulması nedeniyle, davalının kusuruna ilişkin illiyet bağının kesildiği ve davalının bu kimlik belgesinin gerçekliğinin tespiti konusunda her hangi bir kusurunun bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı bankanın sahte kimliğe dayalı olarak ve özensiz davranarak çek karnesi vermesi ve çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece her ne kadar bankanın çek hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi limitet şirket müdürünün sunduğu belgelere göre çek karnesi verdiği anlaşılmıştır. 3167 sayılı Çek Kanunu'nun 4814 sayılı yasa ile değişik 2. maddesine göre, bankanın sadece hesap sahibinin sunduğu belgelerle yetinmeyip, hem hesap sahibinin hem de çek hesabı açacak şirketin yetkilisinin adresinden ekonomik durumlarını araştırması gerekir. Bankanın bu yükümlülüklerini yerine getirmediği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, davacının da çek keşidecisi hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla tarafların müterafik kusurları değerlendirilerek ve mahkemece aldırılan buna ilişkin olarak değerlendirme yapan bilirkişi raporuna itirazlar da nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kesin mehil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9331 E. 2012/1698 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek karnesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12237 E. 2014/20101 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek Sorumluluk Bedeli

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/6885 E.  ,  2013/22348 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2008/95-2012/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin Öz - Ay Gıda Ltd .Şti.'ne verdiği malın karşılığı olarak 18.03.2006 keşide tarihli 26.175 TL tutarlı çek aldığını, çekin 20.03.2006 tarihinde ibraz edildiğini ve ibraz tarihi itibarıyla karşılığı bulunmadığına dair banka tarafından şerh düşüldüğünü, müvekkilinin çeki keşide eden borçlu firma aleyhine icra takibine giriştiğini, ancak takibin semeresiz kaldığını, bu aşamada aynı firma ile alışveriş yapmakta olan başkaca firma yetkilileri ile görüşen müvekkilinin çek keşide eden firmanın açmış olduğu çek hesabının gerçekte var olmayan ya da var olsa dahi firma ile ilgisi bulunmayan bir şahıs tarafından yapılan müracaat neticesinde açıldığını öğrendiklerini, bu bilgi sonucu Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet dilekçesi gönderildiğini, davalı bankanın çek hesabı açarken kusurlu ve sorumlu olduğunu, Bankanın 3167 Sayılı Yasaya aykırı işlem tesis ettiğini, ileri sürerek 25.875 TL maddi tazminatın tahsilini, talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava dışı şirkete çek hesabı açılırken, gerekli incelemelerin yapıldığı, belgelerin alındığı, fotoğrafı değiştirilmiş kimlik belgesine istinaden pek çok "resmi belgenin" dava dışı 3.şahıs tarafından bankaya sunulması nedeniyle, davalının kusuruna ilişkin illiyet bağının kesildiği ve davalının bu kimlik belgesinin gerçekliğinin tespiti konusunda her hangi bir kusurunun bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı bankanın sahte kimliğe dayalı olarak ve özensiz davranarak çek karnesi vermesi ve çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece her ne kadar bankanın çek hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi limitet şirket müdürünün sunduğu belgelere göre çek karnesi verdiği anlaşılmıştır. 3167 sayılı Çek Kanunu'nun 4814 sayılı yasa ile değişik 2. maddesine göre, bankanın sadece hesap sahibinin sunduğu belgelerle yetinmeyip, hem hesap sahibinin hem de çek hesabı açacak şirketin yetkilisinin adresinden ekonomik durumlarını araştırması gerekir. Bankanın bu yükümlülüklerini yerine getirmediği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, davacının da çek keşidecisi hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla tarafların müterafik kusurları değerlendirilerek ve mahkemece aldırılan buna ilişkin olarak değerlendirme yapan bilirkişi raporuna itirazlar da nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569540200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.