Maddi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6885 E. 2013/22348 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek karnesi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ illiyet bağı↗ keşideci↗ limited şirket↗ çek↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava dışı şirkete çek hesabı açılırken, gerekli incelemelerin yapıldığı, belgelerin alındığı, fotoğrafı değiştirilmiş kimlik belgesine istinaden pek çok "resmi belgenin" dava dışı 3.şahıs tarafından bankaya sunulması nedeniyle, davalının kusuruna ilişkin illiyet bağının kesildiği ve davalının bu kimlik belgesinin gerçekliğinin tespiti konusunda her hangi bir kusurunun bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın sahte kimliğe dayalı olarak ve özensiz davranarak çek karnesi vermesi ve çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar bankanın çek hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi limitet şirket müdürünün sunduğu belgelere göre çek karnesi verdiği anlaşılmıştır. 3167 sayılı Çek Kanunu'nun 4814 sayılı yasa ile değişik 2. maddesine göre, bankanın sadece hesap sahibinin sunduğu belgelerle yetinmeyip, hem hesap sahibinin hem de çek hesabı açacak şirketin yetkilisinin adresinden ekonomik durumlarını araştırması gerekir. Bankanın bu yükümlülüklerini yerine getirmediği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, davacının da çek keşidecisi hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla tarafların müterafik kusurları değerlendirilerek ve mahkemece aldırılan buna ilişkin olarak değerlendirme yapan bilirkişi raporuna itirazlar da nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9331 E. 2012/1698 K.
Ortak:çek karnesi · keşideci · limited şirket · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece her ne kadar bankanın «çek» hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi «limitet şirket» müdürünün sunduğu belgelere göre «çek karnesi» verdiği anlaşılmıştır.
Dava, davalı bankanın sahte kimliğe dayalı olarak ve özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Bankanın bu yükümlülüklerini yerine getirmediği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, davacının da «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla tarafların müterafik kusurları değerlendirilerek ve mahkemece aldırılan buna ilişkin olarak değerlendirme yapan «bilirkişi raporuna itirazlar» da nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaÖncelikle «çek karnesi» veren bankaya karşı bu davanın açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespiti gerekir.
Mahkemece bankanın «çek» hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi «limitet şirket» müdürünün sunduğu belgelere göre «çek karnesi» verdiği anlaşılmıştır.
Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · müterafik kusur · kusur · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu durumda, davacı vekiline ilgili takip dosyasını bildirmesi için «mehil» ve «kesin mehil» verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, ancak temyiz dilekçesinde takip dosyasının İzmir 17.
Banka bu yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, davacının da «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla «müterafik kusuru» değerlendirilmeden davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12237 E. 2014/20101 K.
Ortak:çek karnesi · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaDava, davalı bankanın sahte kimliğe dayalı olarak ve özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar bankanın «çek» hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi «limitet şirket» müdürünün sunduğu belgelere göre «çek karnesi» verdiği anlaşılmıştır.
Bankanın bu yükümlülüklerini yerine getirmediği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, davacının da «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla tarafların müterafik kusurları değerlendirilerek ve mahkemece aldırılan buna ilişkin olarak değerlendirme yapan «bilirkişi raporuna itirazlar» da nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «keşideci» hakkında davalı bankanın «çek» hesabının açılışı sırasında 3167 sayılı Kanun’un ve ilgili mevzuatın gereklerini yerine getirmediği, yeterli araştırma yapmadan keşideciye «çek karnesi» verdiği ve çekin karşılığının bulunmadığı iddialarına dayalı olarak, banka aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bir banka, «çek» hesabı açarken müşterisinin kimliği, ekonomik durumu ve ikameti v.s konularında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmadan «çek karnesi» vermiş ve çek karşılıksız çıkmış ise çek hesabının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile mülga 6762 sayılı TTK'nın 20/2. maddeler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik · hamil · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmaları yaptığı, davalının basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği, buna rağmen «sahteliğin» farkedilemediği, davacının zararının doğmasına davalının sebep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Çekin «hamili» de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın kendisine yapılan «çek karnesi» talebine yönelik başvuruyu usulüne uygun olarak incelediği ve gerekli araştırmayı yaptığı, basiretli bir «tacir» gibi hareket ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaDava, davalı bankanın sahte kimliğe dayalı olarak ve özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar bankanın «çek» hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi «limitet şirket» müdürünün sunduğu belgelere göre «çek karnesi» verdiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava dışı şirkete «çek» hesabı açılırken, gerekli incelemelerin yapıldığı, belgelerin alındığı, fotoğrafı değiştirilmiş kimlik belgesine istinaden pek çok "resmi belgenin" dava dışı 3.şahıs tarafından bankaya sunulması nedeniyle, davalının kusuruna ilişkin «illiyet bağının» kesildiği ve davalının bu kimlik belgesinin gerçekliğinin tespiti konusunda her hangi bir kusurunun bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n önce davacı bankaya iade edildiği kabul edildiğine ve bu sebeple de dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davacının haksız bulunmasına göre mahkemece yapılan «yargılama giderlerinin» buna göre tayini gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz karardaDava, davalı bankanın sahte kimliğe dayalı olarak ve özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar bankanın «çek» hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi «limitet şirket» müdürünün sunduğu belgelere göre «çek karnesi» verdiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava dışı şirkete «çek» hesabı açılırken, gerekli incelemelerin yapıldığı, belgelerin alındığı, fotoğrafı değiştirilmiş kimlik belgesine istinaden pek çok "resmi belgenin" dava dışı 3.şahıs tarafından bankaya sunulması nedeniyle, davalının kusuruna ilişkin «illiyet bağının» kesildiği ve davalının bu kimlik belgesinin gerçekliğinin tespiti konusunda her hangi bir kusurunun bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6885 E. , 2013/22348 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2008/95-2012/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Öz - Ay Gıda Ltd .Şti.'ne verdiği malın karşılığı olarak 18.03.2006 keşide tarihli 26.175 TL tutarlı çek aldığını, çekin 20.03.2006 tarihinde ibraz edildiğini ve ibraz tarihi itibarıyla karşılığı bulunmadığına dair banka tarafından şerh düşüldüğünü, müvekkilinin çeki keşide eden borçlu firma aleyhine icra takibine giriştiğini, ancak takibin semeresiz kaldığını, bu aşamada aynı firma ile alışveriş yapmakta olan başkaca firma yetkilileri ile görüşen müvekkilinin çek keşide eden firmanın açmış olduğu çek hesabının gerçekte var olmayan ya da var olsa dahi firma ile ilgisi bulunmayan bir şahıs tarafından yapılan müracaat neticesinde açıldığını öğrendiklerini, bu bilgi sonucu Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet dilekçesi gönderildiğini, davalı bankanın çek hesabı açarken kusurlu ve sorumlu olduğunu, Bankanın 3167 Sayılı Yasaya aykırı işlem tesis ettiğini, ileri sürerek 25.875 TL maddi tazminatın tahsilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından dava dışı şirkete çek hesabı açılırken, gerekli incelemelerin yapıldığı, belgelerin alındığı, fotoğrafı değiştirilmiş kimlik belgesine istinaden pek çok "resmi belgenin" dava dışı 3.şahıs tarafından bankaya sunulması nedeniyle, davalının kusuruna ilişkin illiyet bağının kesildiği ve davalının bu kimlik belgesinin gerçekliğinin tespiti konusunda her hangi bir kusurunun bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın sahte kimliğe dayalı olarak ve özensiz davranarak çek karnesi vermesi ve çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedelinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece her ne kadar bankanın çek hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi limitet şirket müdürünün sunduğu belgelere göre çek karnesi verdiği anlaşılmıştır. 3167 sayılı Çek Kanunu'nun 4814 sayılı yasa ile değişik 2. maddesine göre, bankanın sadece hesap sahibinin sunduğu belgelerle yetinmeyip, hem hesap sahibinin hem de çek hesabı açacak şirketin yetkilisinin adresinden ekonomik durumlarını araştırması gerekir. Bankanın bu yükümlülüklerini yerine getirmediği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi, davacının da çek keşidecisi hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla tarafların müterafik kusurları değerlendirilerek ve mahkemece aldırılan buna ilişkin olarak değerlendirme yapan bilirkişi raporuna itirazlar da nazara alınarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569540200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz