Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6399 E. 2014/12925 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılıksız çek↗ objektif özen yükümlülüğü↗ çek karnesi↗ müterafik kusur↗ güven kurumu↗ özen yükümlülüğü↗ keşideci↗ bono↗ haciz↗ çek↗ maddi tazminat↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin 09.02.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının çek keşidecisi hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı ayrıca çek keşidecisi aleyhine yapılan takipten sonra çek keşidecisinin alacaklı olduğu senetlerle ilgili adres araştırması, haciz uygulaması gibi yolları tüketmediği, davalı bankanın ise Yargıtay kararları kapsamında bir güven kurumu olarak, objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlardan dahi sorumlu olacağından tarafların olayda kusurlarının 1/2 oranında olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.250,00 TL maddi tazminat ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı bankanın özensiz davranarak çek karnesi vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, dava dışı ... Gıda San. A.Ş. yetkilisi olan dava dışı H. S..’ın 1995’den beri karşılıksız çek vermekten yargılandığını, davalının gerekli özeni göstermeyerek bu şahsa çek karnesi verdiğini, bu kişiye iki adet çek bedeli olan 20.500,00 TL karşılığında kooperatif hissesini sattığını, bu kişinin çeklerin bedelini ödemediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak söz konusu bozma ilamında, çek karnesi veren bankaya karşı bu türden davaların açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek keşidecisine başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespitinin gerektiği yönünde saptama ve ilkeye yer verilmiş olup, davacı tarafça karşılıksız çıkan çeklere yönelik olarak başlatılan icra takibi sırasında, 10 adet bononun haczedildiği, bono borçlularına gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ancak söz konusu bonolarla ilgili olarak başkaca işlem yapılmadığı, eş söyleyişle, başlatılan icra takibinde alacağın tahsilinin imkansız olduğunun tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, uyulan bozma ilamında yer verilen tespit ve ilkeler ışığında sonuca gidilmesi gerekirken, değinilen hususun davacı yönünden müterafik kusur oluşturduğundan söz edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6199 E. 2013/21294 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz kararda1-Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
S..’ın 1995’den beri «karşılıksız çek» vermekten yargılandığını, davalının gerekli özeni göstermeyerek bu şahsa «çek karnesi» verdiğini, bu kişiye iki adet çek bedeli olan 20.500,00 TL karşılığında kooperatif hissesini sattığını, bu kişinin çeklerin bedelini ödemediğini ileri sürerek elde …
Ancak söz konusu bozma ilamında, «çek karnesi» veren bankaya karşı bu türden davaların açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespitinin gerektiği yönünde saptama ve ilkeye yer verilmiş olup, davacı tarafça karşılıksız çıkan çeklere yönelik olarak başlatılan icra takibi sırasında, 10 adet «bononun» haczedildiği, bono borçlularına gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ancak söz konusu bonolarla ilgili olarak başkaca işlem yapılmadığı, eş söyleyişle, başlatıla …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… n önce davacı bankaya iade edildiği kabul edildiğine ve bu sebeple de dava tarihi itibariyle davanın açılmasında davacının haksız bulunmasına göre mahkemece yapılan «yargılama giderlerinin» buna göre tayini gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçe ile davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı banka tarafından davalıya verilen «çek karnelerinin» dava tarihinden önce davalı tarafından davacı bankaya iade edildiği, çek karnelerinin iadesi davasının konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11827 E. 2012/17662 K.
Ortak:çek karnesi · çek
İncelediğiniz kararda1-Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
S..’ın 1995’den beri «karşılıksız çek» vermekten yargılandığını, davalının gerekli özeni göstermeyerek bu şahsa «çek karnesi» verdiğini, bu kişiye iki adet çek bedeli olan 20.500,00 TL karşılığında kooperatif hissesini sattığını, bu kişinin çeklerin bedelini ödemediğini ileri sürerek elde …
Ancak söz konusu bozma ilamında, «çek karnesi» veren bankaya karşı bu türden davaların açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespitinin gerektiği yönünde saptama ve ilkeye yer verilmiş olup, davacı tarafça karşılıksız çıkan çeklere yönelik olarak başlatılan icra takibi sırasında, 10 adet «bononun» haczedildiği, bono borçlularına gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ancak söz konusu bonolarla ilgili olarak başkaca işlem yapılmadığı, eş söyleyişle, başlatıla …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Banka'nın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12408 E. 2012/3890 K.
Ortak:çek karnesi · müterafik kusur · keşideci · çek · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin 09.02.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı ayrıca çek keşidecisi aleyhine yapılan takipten sonra çek keşidecisinin alacaklı olduğu senetlerle ilgili adres araştırması, «haciz» uygulaması gibi yolları tüketmediği, davalı bankanın ise Yargıtay kararları kapsamında bir «güven kurumu» olarak, «objektif özen yükümlülüğünün» yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlardan dahi sorumlu olacağından tarafların olayda «kusurlarının» 1/2 oranında olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.250,00 TL «maddi tazminat» ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak söz konusu bozma ilamında, «çek karnesi» veren bankaya karşı bu türden davaların açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespitinin gerektiği yönünde saptama ve ilkeye yer verilmiş olup, davacı tarafça karşılıksız çıkan çeklere yönelik olarak başlatılan icra takibi sırasında, 10 adet «bononun» haczedildiği, bono borçlularına gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ancak söz konusu bonolarla ilgili olarak başkaca işlem yapılmadığı, eş söyleyişle, başlatıla …
1-Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaKabul şekline göre de, mahkemece sahte belgeler ile başvuran kişiye «çek karnesi» verilmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının çeke «ciro» yolu ile «hamil» olduğu kabul edilerek müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği kabul edilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanlarından ve gerekse dosya içindeki çek fotokopisinden, davacının çekin «lehtarı» olduğu ve doğrudan «keşidecisinden» çekin davacı tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu durumda, davacının da basiretli bir «tacir» gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması gerekirken, bunu yapmaması davacının da zararın meydana gelmesinde «müterafik kusurun» bulunduğunu göstermektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın sahte belgeler ile kendisine başvuran kişi hakkında yeterli araştırma yapmadan «çek karnesi» verdiği, bu nedenle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, bankanın yeterli araştırma yapmadan dava dışı kişiye «çek karnesi» vermesi ve «üçüncü kişi» tarafından keşide edilen çekin karşılıksız kalması nedeniyle, banka aleyhine açılan tazminat davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehtar · ciro · üçüncü kişi · dolandırıcılık · hamil · tacir
Benzer bu karardaKabul şekline göre de, mahkemece sahte belgeler ile başvuran kişiye «çek karnesi» verilmesinde davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının çeke «ciro» yolu ile «hamil» olduğu kabul edilerek müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği kabul edilmiş ise de, gerek dava dilekçesinde davacı vekilinin beyanlarından ve gerekse dosya içindeki çek fotokopisinden, davacının çekin «lehtarı» olduğu ve doğrudan «keşidecisinden» çekin davacı tarafından alındığı anlaşılmakta olup, bu durumda, davacının da basiretli bir «tacir» gibi davranarak ticari ilişkiye girdiği kişileri seçmekte dikkatli davranması gerekirken, bunu yapmaması davacının da zararın meydana gelmesinde «müterafik kusurun» bulunduğunu göstermektedir.
Dava, bankanın yeterli araştırma yapmadan dava dışı kişiye «çek karnesi» vermesi ve «üçüncü kişi» tarafından keşide edilen çekin karşılıksız kalması nedeniyle, banka aleyhine açılan tazminat davasıdır.
Davacının, hakkında «dolandırıcılıktan» dava açılan çekin gerçek «keşidecisi» hakkında «çek» bedelinin tahsili için tüm hukuki yolları tüketmeden bankadan çek bedelini tazminat olarak istemesi mümkün değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8630 E. 2012/14847 K.
Ortak:çek karnesi · keşideci · çek · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin 09.02.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı ayrıca çek keşidecisi aleyhine yapılan takipten sonra çek keşidecisinin alacaklı olduğu senetlerle ilgili adres araştırması, «haciz» uygulaması gibi yolları tüketmediği, davalı bankanın ise Yargıtay kararları kapsamında bir «güven kurumu» olarak, «objektif özen yükümlülüğünün» yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlardan dahi sorumlu olacağından tarafların olayda «kusurlarının» 1/2 oranında olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.250,00 TL «maddi tazminat» ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak söz konusu bozma ilamında, «çek karnesi» veren bankaya karşı bu türden davaların açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespitinin gerektiği yönünde saptama ve ilkeye yer verilmiş olup, davacı tarafça karşılıksız çıkan çeklere yönelik olarak başlatılan icra takibi sırasında, 10 adet «bononun» haczedildiği, bono borçlularına gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ancak söz konusu bonolarla ilgili olarak başkaca işlem yapılmadığı, eş söyleyişle, başlatıla …
1-Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaÖncelikle, «çek karnesi» veren bankaya karşı bu davanın açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespiti gerekir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «çek» hesabı açtırıp, keşide eden kişinin gerçekte ... isimli kişi olduğu, bu kişinin sahte belgelerle çek hesabı açtırıp davacıya keşide ettiği, dava dışı çek hesabı sahibinin imza kartonu, «imza sirküleri», «ödeme planı» ve «kredi sözleşmesindeki» imzalarının farklı olduğu, davalının imzalar arasındaki farklılığı inceleyerek kontrol etmemesi sebebiyle gerekli özen ve dikkati göstermediğinden BK'nun 44. maddesi gereği müterafık kusurlu bulunduğu gerekçesiyle «kusur oranına» istinaden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:imza sirküleri · ödeme planı · kusur oranı · kredi sözleşmesi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «çek» hesabı açtırıp, keşide eden kişinin gerçekte ... isimli kişi olduğu, bu kişinin sahte belgelerle çek hesabı açtırıp davacıya keşide ettiği, dava dışı çek hesabı sahibinin imza kartonu, «imza sirküleri», «ödeme planı» ve «kredi sözleşmesindeki» imzalarının farklı olduğu, davalının imzalar arasındaki farklılığı inceleyerek kontrol etmemesi sebebiyle gerekli özen ve dikkati göstermediğinden BK'nun 44. maddesi gereği müterafık kusurlu bulunduğu gerekçesiyle «kusur oranına» istinaden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre, yasal takip yolları tüketilmeden ve ancak takibin neticesiz kalması halinde bankaya «husumetin» yöneltilebileceği dikkate alınmak suretiyle doğrudan banka aleyhine işbu davanın erken açılmış dava niteliğinde olduğu gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9331 E. 2012/1698 K.
Ortak:çek karnesi · müterafik kusur · keşideci · çek · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin 09.02.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı ayrıca çek keşidecisi aleyhine yapılan takipten sonra çek keşidecisinin alacaklı olduğu senetlerle ilgili adres araştırması, «haciz» uygulaması gibi yolları tüketmediği, davalı bankanın ise Yargıtay kararları kapsamında bir «güven kurumu» olarak, «objektif özen yükümlülüğünün» yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlardan dahi sorumlu olacağından tarafların olayda «kusurlarının» 1/2 oranında olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.250,00 TL «maddi tazminat» ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak söz konusu bozma ilamında, «çek karnesi» veren bankaya karşı bu türden davaların açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespitinin gerektiği yönünde saptama ve ilkeye yer verilmiş olup, davacı tarafça karşılıksız çıkan çeklere yönelik olarak başlatılan icra takibi sırasında, 10 adet «bononun» haczedildiği, bono borçlularına gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ancak söz konusu bonolarla ilgili olarak başkaca işlem yapılmadığı, eş söyleyişle, başlatıla …
1-Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBanka bu yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, davacının da «çek» «keşidecisi» hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı anlaşılmakla «müterafik kusuru» değerlendirilmeden davanın reddi uygun görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Öncelikle «çek karnesi» veren bankaya karşı bu davanın açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek «keşidecisine» başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespiti gerekir.
Dava, davalı bankanın özensiz davranarak «çek karnesi» vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · limited şirket · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu durumda, davacı vekiline ilgili takip dosyasını bildirmesi için «mehil» ve «kesin mehil» verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, ancak temyiz dilekçesinde takip dosyasının İzmir 17.
Mahkemece bankanın «çek» hesabı açılırken yeterli araştırmayı yaptığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankanın çek hesabı sahibi «limitet şirket» müdürünün sunduğu belgelere göre «çek karnesi» verdiği anlaşılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6399 E. , 2014/12925 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/11/2013
NUMARASI 2012/470-2013/241
Taraflar arasında görülen davada İzmir 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.11.2013 tarih ve 2012/470-2013/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, dava dışı ... Gıda San. A.Ş. yetkilisi olan dava dışı H. S..’ın 1995’den beri karşılıksız çek vermekten yargılandığını, davalının gerekli özeni göstermeyerek bu şahsa çek karnesi verdiğini, bu kişiye iki adet çek bedeli olan 20.500,00 TL karşılığında kooperatif hissesini sattığını, bu kişinin çeklerin bedelini ödemediğini, bankanın özensiz davranarak bu kişiye çek karnesi verdiğini ileri sürerek çek bedelleri karşılığı olan 20.500,00 TL alacağının ve 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çek karnesi verirken gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 09.02.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının çek keşidecisi hakkında gerekli araştırmayı yapmadan çeki aldığı ayrıca çek keşidecisi aleyhine yapılan takipten sonra çek keşidecisinin alacaklı olduğu senetlerle ilgili adres araştırması, haciz uygulaması gibi yolları tüketmediği, davalı bankanın ise Yargıtay kararları kapsamında bir güven kurumu olarak, objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlardan dahi sorumlu olacağından tarafların olayda kusurlarının 1/2 oranında olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.250,00 TL maddi tazminat ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı bankanın özensiz davranarak çek karnesi vermesi ve iki adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek bedellerinin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, dava dışı ... Gıda San. A.Ş. yetkilisi olan dava dışı H. S..’ın 1995’den beri karşılıksız çek vermekten yargılandığını, davalının gerekli özeni göstermeyerek bu şahsa çek karnesi verdiğini, bu kişiye iki adet çek bedeli olan 20.500,00 TL karşılığında kooperatif hissesini sattığını, bu kişinin çeklerin bedelini ödemediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak söz konusu bozma ilamında, çek karnesi veren bankaya karşı bu türden davaların açılabilmesi için davacının karşılıksız çıkan çek keşidecisine başvurduğu ve alacağının tahsilinin imkansız olduğunun tespitinin gerektiği yönünde saptama ve ilkeye yer verilmiş olup, davacı tarafça karşılıksız çıkan çeklere yönelik olarak başlatılan icra takibi sırasında, 10 adet bononun haczedildiği, bono borçlularına gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığı ancak söz konusu bonolarla ilgili olarak başkaca işlem yapılmadığı, eş söyleyişle, başlatılan icra takibinde alacağın tahsilinin imkansız olduğunun tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, uyulan bozma ilamında yer verilen tespit ve ilkeler ışığında sonuca gidilmesi gerekirken, değinilen hususun davacı yönünden müterafik kusur oluşturduğundan söz edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101912300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz