6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi Tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9560 E. 2012/1652 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delillerin toplanmaması yemin teklifi acente yemin ek prim ispat yükü asıl alacak kötüniyet sigorta poliçesi cy/cy kaydı eksik inceleme ibraz temsil

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, belge içeriklerinde davalının davacı şirketten alacaklı olduğuna dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacının davalıya borçlu olduğunun anlaşılamadığı, sigorta poliçelerinin prim bedellerinin davalı tarafından kredi kartı ile ödendiği iddia edilmiş ise de, sigorta şirketleri tarafından gönderilen cevabi yazılarda ödemelerin olmaması sebebiyle poliçelerin iptal edildiğinin bildirildiği, davalının kredi kartı dökümlerinden de davacı adına ödeme yapıldığı sonucuna ulaşılamadığı, ispat yükü davalıda olduğundan davalı tarafından alacak iddiası yazılı belgelerle ispat edilemediğinden, iddiasını ispat yönünden davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığı, davacı şirket temsilcisi davalıya borçlu olmadığına dair yemin ettiğinden alacak iddiasının davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının icra tehdidi altında icra müdürlüğüne 3.000 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle davacının Serik İcra Müdürlüğü'nün 2008/1110 esas sayılı dosyasında takibe konu yapılan asıl alacak ve ferilerinden dolayı borçlu olmadığının tesbitine, takip dosyasına ödenen 3.000 TL'nın davalıdan tahsiline, davacı tarafın % 40 tazminat talebinin davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, acente çalışanı tarafından davacı aleyhine yapılan takibe karşı açılan borçlu olunmadığının tesbiti ve %40 tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise yapılan araştırma ve değerlendirme hüküm kurmaya yeterli değildir. Zira, davacı asil 06.02.2009 tarihli celse beyanında ve vekili tarafından verilen 04.05.2009 tarihli dilekçede, her ne kadar icra takibinin dayanağı olan belgelerde yen alan yazılar HDİ Sigorta A.Ş. atentli kağıtlara yazılmış ise de, belgelerin HDİ Sigorta Şirketi ile ilgisinin bulunmadığını, davacı adına düzenlenen sigorta poliçelerin Aviva Sigorta A.Ş. ve Axa Oyak Sigorta A.Ş.'lerine yaptırıldığını savunmuştur. Mahkemece bu yönde delillerin toplanması amacıyla Axa Oyak Sigorta A.Ş’ne yazı yazılmış ve bu sigorta şirketi tarafından 19.03.2009 tarihli yazı ile cevap verilmiş ise de, bu yazıda davacının 08.06.2008 tarihli poliçeleri hakkında açıklama yapılmıştır. Oysa davaya konu işlemler 2007 yılına ait poliçelere ilişkindir. Nitekim mahkemece yazılan yazı sonucu dava dışı Aviva Sigorta A.Ş. tarafından gönderilen yazıda ... plakalı aracın 27.04.2007/2008 tarihleri arasında sigortalı olduğu hatta aracın yaptığı kaza nedeniyle tazminatın ödendiği de belirtilmiştir. Ayrıca davalı tarafından Aviva Sigorta A.Ş. ve Axa Oyak Sigorta A.Ş.'lerine ait poliçeler ve prim ödemelerinin kendisi tarafından yapıldığına dair poliçe ve makbuzlar dosyaya ibraz edilmiştir. Yine mahkemece davacı temsilcisine yemin eda ettirilmiş ise de davaya konu belgelerde şirket kaşesi üzerinde şirket temsilcisinin imzası olup, şirket adına yapılan borçlanma nedeniyle sanki şirket temsilcisi borçluymuş gibi yemin eda ettirilmesi de doğru görülmemiştir. Bu itibarla mahkemece davalının savunması, dosyaya sunduğu poliçe suretleri ve takibe konu belgelerdeki tarihler dikkate alınmak suretiyle poliçelerin yaptırıldığı belirtilen Aviva Sigorta A.Ş. ve Axa Oyak Sigorta A.Ş.'lerine yazı yazılarak ilgili poliçeler ve bu poliçelerin primlerinin ödenmesine ilişkin belgeler ile davalının kredi kartı hesap ekstrelerinin celbedilerek davalı savunmasının değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1335 E. 2010/12385 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/672 E. 2012/7403 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11754 E. 2010/1258 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/9560 E.  ,  2012/1652 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.12.2009 tarih ve 2008/278 - 2009/553 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının HDI Sigorta A.Ş.nin acentası olan ... Sigorta Acenteliğinin çalışanı olduğunu, müvekkili şirkete ait ..., ...plakalı araçlarının koltuk sigorta poliçesi, trafik ve mali sigorta poliçeleri ile ... plakalı aracın kasko sigorta poliçelerinin HDİ sigorta tarafından yapıldığını, müvekkili şirket tarafından tarihsiz belgeler imzalandığını, müvekkilinin söz konusu sigorta poliçelerini iptal ettirerek, başka sigorta şirketine araçları sigorta ettirdiğini, davalının ise çalıştığı acentadan ayrılırken müvekkiline ait evrakları da yanında götürdüğünü ve Serik İcra Müdürlüğü'nün 2008/1110 sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğunu, tebligatların TK'nun 35.maddesine göre yapılması sebebiyle takipten yeni haberdar olunduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalının sigorta acentası olmayıp, her hangi bir borç-alacak ilişkisi var ise HDI Sigorta A.Ş ile olması gerektiğini, araçların davalı tarafından sigortalanmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkilinin çalıştığı sigorta acentesinden ..., ...ve ... plakalı araçlarını sigorta yaptırdığını, müvekkilinin davacının ödemesi gereken sigorta primlerini kendi şahsi hesabından ödediği için alacağını talep ettiğini, davacının poliçeleri iptal ettirmesinin müvekkilinin alacağını talep etmesine engel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, belge içeriklerinde davalının davacı şirketten alacaklı olduğuna dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, davacının davalıya borçlu olduğunun anlaşılamadığı, sigorta poliçelerinin prim bedellerinin davalı tarafından kredi kartı ile ödendiği iddia edilmiş ise de, sigorta şirketleri tarafından gönderilen cevabi yazılarda ödemelerin olmaması sebebiyle poliçelerin iptal edildiğinin bildirildiği, davalının kredi kartı dökümlerinden de davacı adına ödeme yapıldığı sonucuna ulaşılamadığı, ispat yükü davalıda olduğundan davalı tarafından alacak iddiası yazılı belgelerle ispat edilemediğinden, iddiasını ispat yönünden davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığı, davacı şirket temsilcisi davalıya borçlu olmadığına dair yemin ettiğinden alacak iddiasının davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının icra tehdidi altında icra müdürlüğüne 3.000 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle davacının Serik İcra Müdürlüğü'nün 2008/1110 esas sayılı dosyasında takibe konu yapılan asıl alacak ve ferilerinden dolayı borçlu olmadığının tesbitine, takip dosyasına ödenen 3.000 TL'nın davalıdan tahsiline, davacı tarafın % 40 tazminat talebinin davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, acente çalışanı tarafından davacı aleyhine yapılan takibe karşı açılan borçlu olunmadığının tesbiti ve %40 tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise yapılan araştırma ve değerlendirme hüküm kurmaya yeterli değildir. Zira, davacı asil 06.02.2009 tarihli celse beyanında ve vekili tarafından verilen 04.05.2009 tarihli dilekçede, her ne kadar icra takibinin dayanağı olan belgelerde yen alan yazılar HDİ Sigorta A.Ş. atentli kağıtlara yazılmış ise de, belgelerin HDİ Sigorta Şirketi ile ilgisinin bulunmadığını, davacı adına düzenlenen sigorta poliçelerin Aviva Sigorta A.Ş. ve Axa Oyak Sigorta A.Ş.'lerine yaptırıldığını savunmuştur.

Mahkemece bu yönde delillerin toplanması amacıyla Axa Oyak Sigorta A.Ş’ne yazı yazılmış ve bu sigorta şirketi tarafından 19.03.2009 tarihli yazı ile cevap verilmiş ise de, bu yazıda davacının 08.06.2008 tarihli poliçeleri hakkında açıklama yapılmıştır. Oysa davaya konu işlemler 2007 yılına ait poliçelere ilişkindir. Nitekim mahkemece yazılan yazı sonucu dava dışı Aviva Sigorta A.Ş. tarafından gönderilen yazıda ... plakalı aracın 27.04.2007/2008 tarihleri arasında sigortalı olduğu hatta aracın yaptığı kaza nedeniyle tazminatın ödendiği de belirtilmiştir. Ayrıca davalı tarafından Aviva Sigorta A.Ş. ve Axa Oyak Sigorta A.Ş.'lerine ait poliçeler ve prim ödemelerinin kendisi tarafından yapıldığına dair poliçe ve makbuzlar dosyaya ibraz edilmiştir.

Yine mahkemece davacı temsilcisine yemin eda ettirilmiş ise de davaya konu belgelerde şirket kaşesi üzerinde şirket temsilcisinin imzası olup, şirket adına yapılan borçlanma nedeniyle sanki şirket temsilcisi borçluymuş gibi yemin eda ettirilmesi de doğru görülmemiştir. Bu itibarla mahkemece davalının savunması, dosyaya sunduğu poliçe suretleri ve takibe konu belgelerdeki tarihler dikkate alınmak suretiyle poliçelerin yaptırıldığı belirtilen Aviva Sigorta A.Ş. ve Axa Oyak Sigorta A.Ş.'lerine yazı yazılarak ilgili poliçeler ve bu poliçelerin primlerinin ödenmesine ilişkin belgeler ile davalının kredi kartı hesap ekstrelerinin celbedilerek davalı savunmasının değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047070800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.