Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6127 E. 2010/12559 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta tazminatı↗ hırsızlık↗ riziko↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işyerinde 17/03/2006 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle 40.447 TL hasarının meydana geldiği, rizikonun taraflar arasında akdedilen iş yeri paket sigorta poliçesi kapsamında kaldığı, ancak sigortalı işyerinde fiilen sayım yapılan mallar ile sigorta bedeli arasında farklılık bulunması nedeniyle TTK'nun 1288. maddesi uyarınca yapılan eksik sigorta hesabına göre davacının davalı ... şirketinden 22.483 TL talepte bulunabileceği gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, 27/10/2008 tarihli raporda bilirkişilerce poliçe kapsamında kalan riziko tarihindeki mal miktarının 207.834 TL olduğu, poliçedeki sigorta bedelinin ise 155.000 TL olduğu belirlenmiş, ancak eksik sigorta değerlendirmesi yapılarken hangi nedenle olduğu açıklanmadan 207.834 TL olması gereken mal mevcudu 278.834 TL olarak esas alınmış ve bu miktar üzerinden hesaplama yapılmıştır. Sigorta kapsamındaki mal miktarı 207.834 TL olarak belirlendiğine göre, mahkemece bu miktar esas alınarak sigorta tazminatının hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde yanlış hesaplamaya dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11637 E. 2010/13047 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulü ile 44.834,33 YTL’nin 1.000.00 YTL’sinin dava tarihinden itibaren, 43.834,33 YTL’sinin «ıslah» tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile 4.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.06.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1930 E. 2011/14439 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · kar payı · yargılama giderleri · reeskont faizi · anonim şirket · kâr dağıtımı · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2001 ve 2002 yıllarında «dağıtılabilir» «kar payı» belirlediği, belirlenen bu miktardan davacının hissesine 2.834 TL düştüğü, bu miktarın davacıya ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.834 TL «kar payı alacağının» 27.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının «kar payı alacağının» 2.834.000 eski Türk Lirası olduğunun tespit edilmesine rağmen, bu husus gözden kaçırılarak 2.834 yeni Türk Lirası üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «anonim şirket» «kar payının» tespiti ve tahsili istemlerine ilişkindir.
O halde, HUMK’nun 94/2. maddesi uyarınca davalının «yargılama giderlerinden» ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağının gözetilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6127 E. , 2010/12559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2009 tarih ve 2007/152 - 2009/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ... şirketine işyeri paket sigorta poliçesiyle işyerini sigorta ettirdiğini, işyerinde 17/03/2006 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayının davalı ... şirketine bildirildiğini, eksper incelemesi yapıldığını, ancak davalı şirketin rizikoyu tazmin etmediğini ileri sürerek, 40.000 YTL zararın tazminini talep ve dava olunmuştur.
Davalı vekili, hırsızlık olayı ile ilgili tutanakta, davacının kilitlenmeden çekerek kapattığı mağaza ve ofis demir doğrama kapılarının üzerine asma kilitleri taktığının, kilitlenmeyen kapı camının ise hırsızlıktan önce kırık olduğunun, ekspertiz raporunda ise kepenk asma kilitlerinde herhangi bir zorlama izine rastlanmadığının, daha önce kırılmış camdan el uzatılarak kilit mandalının açılabileceğinin, hırsızlık hadisesi için yeterli iz ve delilin mevcut olmadığının belirtildiğini, hırsızlık olayına bağlı olarak talep edilen tazminatın poliçe teminatın da olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işyerinde 17/03/2006 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle 40.447 TL hasarının meydana geldiği, rizikonun taraflar arasında akdedilen iş yeri paket sigorta poliçesi kapsamında kaldığı, ancak sigortalı işyerinde fiilen sayım yapılan mallar ile sigorta bedeli arasında farklılık bulunması nedeniyle TTK'nun 1288. maddesi uyarınca yapılan eksik sigorta hesabına göre davacının davalı ... şirketinden 22.483 TL talepte bulunabileceği gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, 27/10/2008 tarihli raporda bilirkişilerce poliçe kapsamında kalan riziko tarihindeki mal miktarının 207.834 TL olduğu, poliçedeki sigorta bedelinin ise 155.000 TL olduğu belirlenmiş, ancak eksik sigorta değerlendirmesi yapılarken hangi nedenle olduğu açıklanmadan 207.834 TL olması gereken mal mevcudu 278.834 TL olarak esas alınmış ve bu miktar üzerinden hesaplama yapılmıştır. Sigorta kapsamındaki mal miktarı 207.834 TL olarak belirlendiğine göre, mahkemece bu miktar esas alınarak sigorta tazminatının hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde yanlış hesaplamaya dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.031,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046839400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz