Kar Payı Alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1930 E. 2011/14439 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı alacağı↗ kâr payı alacağı↗ kar payı↗ yargılama giderleri↗ reeskont faizi↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2001 ve 2002 yıllarında dağıtılabilir kar payı belirlediği, belirlenen bu miktardan davacının hissesine 2.834 TL düştüğü, bu miktarın davacıya ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.834 TL kar payı alacağının 27.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, anonim şirket kar payının tespiti ve tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kar payı alacağının 2.834.000 eski Türk Lirası olduğunun tespit edilmesine rağmen, bu husus gözden kaçırılarak 2.834 yeni Türk Lirası üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalı taraf, davacı tarafça davadan önce kendilerine gönderilen ihtarnameye verdikleri cevabi ihtarnamede yukarıda belirtilen meblağı ödemeyi kabul ettiklerini savunmuş olup, ayrıca ilk celseden önce bu miktar üzerinden davayı kabul ettiklerini de cevap dilekçesinde açıklamıştır. O halde, HUMK’nun 94/2. maddesi uyarınca davalının yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağının gözetilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11637 E. 2010/13047 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulü ile 44.834,33 YTL’nin 1.000.00 YTL’sinin dava tarihinden itibaren, 43.834,33 YTL’sinin «ıslah» tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile 4.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.06.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9096 E. 2014/138 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · ticari faiz · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulü ile 9.201,00 TL'nin «temerrüt» (08/12/1999) tarihinden itibaren değişen oranda «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, faiz oranlarında fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalı banka ve «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
… den alacak isteminde bulunmuş, bu tutarın 9.201,00 TL'lik kısmının 08.12.1999 tarihinden, 22.12.1999 tarihine kadar %85 faiz ile, bu tarihten itibaren ise işleyecek «ticari faizi» ile, 6.633,00 TL'lik kısmına 26.11.1999 tarihine kadar %94 faiz ile, bu tarihten itibaren ise işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep etmiş ise de, mahkemece ta …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/1930 E. , 2011/14439 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2009 tarih ve 2007/497-2009/776 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 07.05.2001 tarihinde davalı şirketten toplam 26 adet hisse senedi aldığını, davalının bu güne kadar müvekkilini genel kurul toplantılarına davet etmediğini, şirketin genel durumu, bilançosu gibi konularda bilgi vermediğini, müvekkiline kar payı ödemesi de yapılmadığını, davalıya gönderilen ihtarname ile geçmiş yıllara ait kar payının ödenmesini talep ettiklerini, davalı şirketin yalnız 2001 ve 2002 yıllarında kar payı dağıtımının yapıldığını ve bu yıllar dışında kar payı dağıtılmadığını, müvekkilinin payına 2,60 TL kar payı isabet ettiğini kendilerine bildirdiğini, bu miktarın çok düşük olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 2001-2007 yılları arasındaki dönemde her yıl için şirket bilançosunda tahakkuk eden gerçek kar payının tespitine, müvekkilinin hissesine isabet eden miktarın ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anonim şirketlerde kar dağıtımına karar verme yetkisinin şirket genel kuruluna ait olduğunu, müvekkili şirketin genel kurul toplantılarında alınan kararlar gereğince davacının payına 2,83 TL kar payı düştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2001 ve 2002 yıllarında dağıtılabilir kar payı belirlediği, belirlenen bu miktardan davacının hissesine 2.834 TL düştüğü, bu miktarın davacıya ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.834 TL kar payı alacağının 27.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, anonim şirket kar payının tespiti ve tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kar payı alacağının 2.834.000 eski Türk Lirası olduğunun tespit edilmesine rağmen, bu husus gözden kaçırılarak 2.834 yeni Türk Lirası üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalı taraf, davacı tarafça davadan önce kendilerine gönderilen ihtarnameye verdikleri cevabi ihtarnamede yukarıda belirtilen meblağı ödemeyi kabul ettiklerini savunmuş olup, ayrıca ilk celseden önce bu miktar üzerinden davayı kabul ettiklerini de cevap dilekçesinde açıklamıştır. O halde, HUMK’nun 94/2. maddesi uyarınca davalının yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağının gözetilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 12,00 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1032501500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz