Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11637 E. 2010/13047 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıslah↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulü ile 44.834,33 YTL’nin 1.000.00 YTL’sinin dava tarihinden itibaren, 43.834,33 YTL’sinin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile 4.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.06.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1930 E. 2011/14439 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · kar payı · yargılama giderleri · reeskont faizi · anonim şirket · kâr dağıtımı · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2001 ve 2002 yıllarında «dağıtılabilir» «kar payı» belirlediği, belirlenen bu miktardan davacının hissesine 2.834 TL düştüğü, bu miktarın davacıya ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.834 TL «kar payı alacağının» 27.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının «kar payı alacağının» 2.834.000 eski Türk Lirası olduğunun tespit edilmesine rağmen, bu husus gözden kaçırılarak 2.834 yeni Türk Lirası üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, «anonim şirket» «kar payının» tespiti ve tahsili istemlerine ilişkindir.
O halde, HUMK’nun 94/2. maddesi uyarınca davalının «yargılama giderlerinden» ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağının gözetilmemesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1012 E. 2010/6823 K.
Ortak:ıslah · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece davanın kabulü ile 44.834,33 YTL’nin 1.000.00 YTL’sinin dava tarihinden itibaren, 43.834,33 YTL’sinin «ıslah» tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile 4.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.06.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Benzer bu kararda… nedeniyle fiyat farkının 44.834.336.000 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 44.834,33 YTL’nin 1.000.00 YTL’sinin dava tarihinden itibaren, 43.834,33 YTL’sinin «ıslah» tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile 4.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç ifa · ticari itibar · ifa · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davacıya öncelikle inşaat maliyetleri artışından dolayı ne şekilde zarara uğradığı açıklattırılarak, varsa bu konuda delillerinin «ibrazı» istenmeli ve buna göre gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak hüküm kurulmalıdır.
Dava konusu olayda davalının edimini «geç ifa» etmesinin ne gibi bir manevi zarara neden olduğunun gerekçesi açıklanmadan davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Bu hususlar nazara alınmadan «eksik incelemeyle» oluşturulan hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan tüzel kişi olan davacının manevi tazminat isteyebilmesi için «ticari itibarının» sarsılmış olması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/11637 E. , 2010/13047 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.09.2008 gün ve 2007/617 - 2008/602 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.06.2010 gün ve 2009/1012 - 2010/6823 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait elektrik tellerinin müvekkilinin inşaatına engel olması nedeniyle, tellerin yükseltilmesi için davalıya 11.02.2002 tarihinde başvurduklarını, gerekli masrafı yatırdıklarını, davalı tarafça bir yıl sonra Aralık 2002 tarihinde tellerin yükseltildiğini, geçen bu zaman kaybı nedeniyle müvekkili firmanın inşaatı yapmak üzere anlaştığı taşeron ve kişilere fazladan ücret ödemek zorunda kaldığını, paranın alım gücü azaldığı için inşaat malzemelerine gelen zam nedeniyle inşaatın maliyetinin arttığını, inşaatın zamanında bitirilememesi ve plazanın açılmasının gecikmesi nedeniyle müvekkili firmanın mevcut işyeriyle 19.03.2002 tarihinde kira sözleşmesini yenileyerek bir yıl daha kira bedeli ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000.000.000 TL maddi, 4.000.000.000TL manevi tazminatın, ıslahla 44.834,33 YTL maddi tazminatın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, beton direk bulunamadığı için değişikliğin yapılamadığını, davalının daha sonra yatırdığı paranın iadesini talep ettiğini ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 44.834,33 YTL’nin 1.000.00 YTL’sinin dava tarihinden itibaren, 43.834,33 YTL’sinin ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile 4.000.00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 14.06.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046877000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz