Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6507 E. 2010/12846 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının maaşını çekmek için ATM cihazına gittiği, 3.kişiler tarafından cihaza plastik film konulması nedeniyle kartın ATM'de kalarak el konulduğuna dair uyarı geldiği, oysa ATM'nin kartı içine almadığı halde bu şekilde uyarı vermesinin teknik arıza ve program eksikliğinden kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.625 YTL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacının ceza dosyasında “para çekerken yanımıza birisi geldi, şifreni gir,iptal tuşuna bas dedi “ şeklindeki beyanı ve ifadesinde belirttiği şekilde hareket ederek şifrenin ele geçmesine sebebiyet vermesi nedeniyle, olayda davacının da müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, yukarıda anlatılan husus nazara alınmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1093 E. 2014/8165 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · üçüncü kişi · kötüniyet · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın özen borcunu yerine getirmediği, zararın oluşmasından tamamen sorumlu olduğu, «kötüniyetli» «üçüncü kişinin» eyleminin sonucunun davacıya yükletilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.285 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak; dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece bankanın özen borcunu yerine getirmediği, «kötüniyetli» «üçüncü kişinin» eyleminin sonucunun davacıya yükletilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… müşteri hizmetlerinin aranmasından önce hesaptan 2.285 TL çekildiği, davacının yukarıda anlatıldığı üzere şifresini korumakta yeterle özeni göstermediği, bu nedenle «müterafik kusuru» bulunduğu açıklandığı halde, mahkemece davacının somut olayda müterafik kusuru olduğu nazara alınmadan, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi do …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2772 E. 2011/14316 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · tüketici işlemi · bloke · hamil · görevsizlik kararı · dava sebebi · temsil
Benzer bu kararda… en bakiye sorgulaması yapıldığı, iptal edilen kartın 04/03/2007 tarihinde Adana ATM'de alıkonulduğu, davalı bankanın ATM cihazına kartın sıkışmaması, sıkışan kartın «bloke» edilerek alıkonulmasının sağlanmaması, ATM cihazlarının bulunduğu yerleri kamera-kayıt sistemi ile donatmaması gibi tedbirleri almadığı için sorumlu olduğu, davacının «müşteri temsilcisine» ulaşmak için büyük bir gayret sarf etmiş olduğunun telefon görüşmelerinden anlaşıldığı, ancak davacının ATM arızasını fark etmeden kartı ATM'ye yerleştirmiş olduğundan kartın sıkıştığı ve "sistem arızası modunda" bulunan ATM'nin kart şifresi istememesi nedeniyle kartın ve şifrenin başkalarının eline geçmesinde kısmen kusurlu olduğu, 5464 Sayılı Banka Kartları Kredi Kartları Kanununun 12. maddesinde kart «hamilinin», yapacağı bildirimden önceki 24 saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlardan 150 YTL ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu gerekçesiyle, 3. …
Uyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda «tüketici işlemi» bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır.
Maddesi uyarınca bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2) Bozma «sebebine» göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8029 E. 2011/544 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · üçüncü kişi · görevsizlik kararı · yasal faiz · kusur · dava sebebi
Benzer bu kararda… hkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ATM cihazından maaş hesabını kontrol ederken ATM cihazında alıkonulan kartın «üçüncü kişiler» tarafından ele geçirilerek kullanılmasında davacının «kusuru» bulunmadığı, sorumluluğun gerekli önlemleri almayan davalıda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3,155 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu paranın çekildiği hesap maaş hesabı olup, olayda «tüketici işlemi» bulunmadığından 5464 sayılı Kanun’un 44/1. maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanmaması nedeniyle davanın genel mahkemelerce çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurularak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma «sebebine» göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şu aşamada gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6507 E. , 2010/12846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2007/127 - 2009/25sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada emekli maaş hesabının bulunduğunu, 04.11.2006 tarihinde ATM kartından maaş çekmek istediğini, kartın ATM'de kaldığını ertesi gün bankaya kartı ve maaşını almak için gittiğinde hesabından iki ayrı işlemle 2.625 YTL'nın çekildiğini anladığını, bankanın ödemede bulunmadığını ileri sürerek, 2.625 YTL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ATM kayıtlarında karta el konulduğuna dair bilgi olmadığını, aralarındaki sözleşme gereğince davacının kart ve şifre bilgilerini korumakla yükümlü bulunduğunu bankanın kusuru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının maaşını çekmek için ATM cihazına gittiği, 3.kişiler tarafından cihaza plastik film konulması nedeniyle kartın ATM'de kalarak el konulduğuna dair uyarı geldiği, oysa ATM'nin kartı içine almadığı halde bu şekilde uyarı vermesinin teknik arıza ve program eksikliğinden kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.625 YTL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davacının ceza dosyasında “para çekerken yanımıza birisi geldi, şifreni gir,iptal tuşuna bas dedi “ şeklindeki beyanı ve ifadesinde belirttiği şekilde hareket ederek şifrenin ele geçmesine sebebiyet vermesi nedeniyle, olayda davacının da müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece, yukarıda anlatılan husus nazara alınmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046464400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz